İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/557 E. 2024/331 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/557
- Karar No
- 2024/331
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/557 Esas KARAR NO : 2024/331
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas numarasına kayıtlı dosyadan takip başlatıldığını, takibe itiraz süresinin kaçırması neticesinde takibin kesinleştiğini, müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, yapılan takibin usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, müvekkilinin aracının .... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı olduğunu, davaya konu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 16.08.2020 günü saat 00.20 sıralarında ... Mahallesi ... Bulvarı sonu Çukurova/ADANA güzergahında meydana geldiğini, kaza esnasında .... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ... olduğunu, davacı müvekkilinin araçta bulunmadığını, söz konusu kazada yaralanan davadışı ...., yaralanma sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini için davalı .... Sigortaya başvurmuş ve zararını buradan tahsil ettiğini, davalı sigorta şirketinin kapsamlı bir araştırma yapmadan, salt mağdur tarafından bildirilen maluliyet oranına göre ödeme yaptığını, akabinde ödemiş olduğu 189.420,27 TL bedel ve bu bedele işleyen faizini, "Araç sürücüsünün kaza yerinden kaçmış olması" sebebine dayanarak, araç sahibi olan müvekkile rücu ederek icra takibi başlattığını, kusur oranı ve maluliyet oranının atk raporuyla yeniden tespitinin gerektiğini, konuya ilişkin olarak 22/9/2023 arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak anlaşılamadığını, açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak açılan davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir ile durdurulmasına, dosya kapsamında düzenlenen kaza kusur oranı ve maluliyet raporu oranının itirazen kaldırılarak, usulüne uygun alınacak ATK raporuyla, kaza kusur oranı ve mağdur ...'ın gerçek maluliyet oranının tespitine, konuya ilişkin düzenlenen icra ödeme emrinin geçersizliğine ve bu sebeple de haksız rücuya dayalı olarak başlatılan icra takibinin iptaline, mahkemeniz aksi kanaatte ise, usulüne uygun düzenlenecek gerçek kaza kusur durumu ve gerçek maluliyet oranını gösterir ATK Raporlarının düzenlenmesi neticesinde, tespit edilecek gerçek kusur ve maluliyet oranı üzerinden belirlenecek zararla, icra takibine konu fazla talep edilen ana para borcu ile söz konusu borca işletilen faiz hususunda müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile davalı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, menfi tespit davası açmasında hukuki yararın olmaması ve dava şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı ... ile müvekkili şirket arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sorumluluk sigortası akdedildiğini, sigortalı araç kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren ve olay yerini terk eden sürücü ... sevk ve idaresinde iken trafik kazasına karıştığını, sigortalı ve davacı ...'nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 16.08.2020 tarihinde sürücüsü olay yerini terk eden ... sevk ve idaresinde iken ölümlü/yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle zarar görenin Sigorta Tahkim Komisyonuna 22/03/2022 – ... sayılı başvurusu üzerine 02/01/2023 tarihinde 183.227,05-TL sürekli-geçiçi iş göremezlik tazminatı ve ferileri ödediğini, KDV ve STOPAJ dahil olmak üzere ödenen 189.420,27-TL'nin davalı taraftan rücunun gerektiğini, Buna istinaden başlatılan takibe konu Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacılar/borçlular tarafından süresinde itiraz edilmeyerek dosya kesinleştiğini, sürücü yaralanmalı trafik kazasını meydana getirip olay yerinden firar ettiğini, davacı taraf meydana gelen kaza sonrası haklı nedenle olay yerinin terk edildiğini ve kusur oranlarının hatalı değerlendirildiğini iddia ettiğini, müvekkil şirketin davacı tarafa karşı rücu imkanı bulunduğunu, davacı borçlu hakkında başlatılan icra takibi hukuka uygun olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olarak davayı açtığını, açıklanan nedenlerle, sigortalı aracın kazanın ardından olay yerini terk ettiği sabit olduğundan haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görene yapılan ödemenin sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalısı olan davacıya yönelik rücuen tahsili talepli başlatılan icra takibine istinaden davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir ... ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; Davacı sigortalının gerçek kişi olduğu, davacının kendi sigorta şirketi olan davalı ile arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, davacının kendi sigorta şirketine yönelik açtığı davada dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesi kapsamında tüketici vasfının bulunduğu, İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının da benzer şekilde olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır