İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/547 E. 2026/83 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/547
Karar No
2026/83
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/547 Esas KARAR NO :2026/83

DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:10/06/2022 KARAR TARİHİ:11/02/2026

.... Tüketici Mahkemesi'nin 2022/301 Esas 2024/212 Karar sayılı dosyasında verilen Gönderme kararı kesinleşmiş olup, dosya tevzien mahkememize gönderilmiş olmakla, dosya 2024/547 Esas numarasına kaydedilmiş olup yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili ... ... Şirketi’nin ... isimli şirketin franchise şirketi olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında 22/12/2021 tarihinde; ‘Alıcı/Kiralayıcı Aracılık ve Taahhüt Sözleşmesi’ imzalandığını, sözleşmenin konusunu tapuda kayıtlı ‘107 Ada 3 Parselde kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Mahallesi ...’ adresinde bodrum+zemin kattan oluşan bir adet villanın davalı tarafa gösterildiğini, yukarda yazılı gayrimenkulü ilk kez ve sadece müvekkil şirket temsilciliği aracılığı ile gösterilip pazarlandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 18 ay içerisinde şahsı eşi, kan ve sıhri hısımlarını, ya da ortağı veya çalışanı olduğu şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kişi ya da kuruluşlar tarafından satın alınması durumunda tapu devrinin yapıldığı tarihte satış bedelinin%2+ KDV’sini hizmet bedeli olarak ödemeyi, hizmet bedelinin ödenmemesi halinde sözleşmeden doğan borcun yıllık%10 faiziyle ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ve müvekkilinin tellaliye ücretine hak kazandığını beyan etmiştir. davacı vekili; sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 18 ay boyunca ( 540 gün ) geçerli olduğunu ve bu sırada davalı tarafın yukarıda açık bilgileri yazılı taşınmazı davacı şirketin haberi olmaksızın satın aldığını ve sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkil şirketin satıcı taraf ile anlaştığını ve taşınmazı davacı müvekkilinin haberi olmaksızın satın aldığını, davacı vekili müvekkil şirketin satıcıya kaparo bedelini yatırdığını, burada davacı müvekkiline hizmet bedelinin ödenmemesi kastıyla davalının hareket ettiğini belirterek; davanın kabulüne, 15.500,00-TL hizmet bedelinin, taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren faizi ile hizmet bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle tapu devrinin yapıldığı tarihten itibaren yıllık %10 faiz ile birlikte ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı yan üzerine bırakılması talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının 22/12/2021 tarihli sözleşmeyi davalıdan habersiz gerçeğe aykırı doldurduğunu, davaya konu taşınmazın 107. Sokakta olduğunun yazıldığı fakat taşınmazın 107. Sokakta olmadığını, davacının taşınmazın satışına aracılık etmediğini, davacının etik dışı davranışları nedeniyle davalının davacı ile ilişkisine son verdiğini, taşınmazın eski maliki ... Ltd. Şti. ile davacının ilişkisi olduğu ve bu ilişkisinin sona ermesi üzerine ... Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında bu taşınmazın satışı için anlaşma yapıldığı, taşınmazın satışı neticesinde dava dışı ...A.Ş tarafından ... Tic. Ltd. Şti.’ye komisyon ödemesi yapıldığını Ek’te faturasını dosyaya sunduklarını beyan etmiştir. Davacı vekili beyanında; bir taşınmazın satışında iki aracı birden aracılık etmiş olamayacağını, buna göre ya davacının sözleşmesinin gerçeği yansıtmadığını ya da davalı müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti’ye zuhulen ödeme yapıldığı anlamına geleceğini, zuhulen ödeme yapıldığına karar verilmesi halinde bu şirkete rücu davası ikame edileceğini bu nedenle davanın ihbar edilmesi gerektiğini beyan etmekle birlikte, % 2 tellallık komisyonunun fahiş olduğunu, sözleşme yazılı 18 aylık tellaliye süresinin çok uzun olduğunu, sözleşme koşullarının haksız şart ve genel işlem koşullarını içerdiğini, davacının damga vergisi mükellefi olduğunu eğer sözleşme 2021 Aralık ayında imzalandıysa damga vergisinin yatırılmasının gerekeceğini, yatırılmadıysa sözleşmenin var olmayacağına kanaat getirmiş ve davanın reddini talep etmiştir. Tüketici Mahkemesine hitaben yazılan dava dilekçesi ile açılan dava, .... Tüketici Mahkemesi ... esas sırasına kaydedilmiş, anılan MAhkemece dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmış, tahkikata geçilerek tarafların tanıkları dinlenmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. .... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında 20/07/2023 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...; "Ben davacı şirkette 2019 yılından beri danışman olarak çalışıyorum. Davalı alıcı ve dava dışı satıcı ... ... arasındaki satış sürecini sonuna kadar ben yürüttüm. Dava dışı satıcı ... ...'dan yetki aldıktan sonra dava konusu yeri ilana koydum ve ilan sürecinde davalı beni aradı ve dava konusu taşınmazı gösterdim. Yaklaşık 3 ay bir müzakere süreci oldu. 3 ay sonra satış bedeli kararlaştırıldı. 10.500.000,00-TL bedel ile anlaşıldı. Bu hususu yazılı olarak kayıt etmek istediğimizde davalı biz Sivaslıyız, hemşehriyiz böyle şeylere gerek yok dedi ve bunun üzerine bu husus yazılı olarak kayıt altına alınmadı ve davalı tarafından dava dışı satıcı ... ...'ya verilmek üzere oğlu üzerinden 1.600.000,00-TL kaparo bedeli benim tanıklığımda banka hesabı üzerinden gönderildi. Arada 2-3 ay geçti ve satış gerçekleşmedi. Ben ara ara her iki tarafa da sordum ancak net bir cevap alamadım. Beni oyaladıklarını düşündüm ve yine bu süreçte dava dışı satıcının dava konusu taşınmazı yeniden ilana koyduğunu gördüm. Bunu bana dava dışı satıcı kendisi söyledi ve daha fazla para veren olursa satabileceğini söyledi. Bunun üzerine ben o zaman kaparoyu iade etmesini gerektiğini söyledim ancak etmedi. Davalı ise kaparoyu kendisinin alacağını, benim bu tartışmaya girmemem gerektiğini, satış olursa bana komisyon parasını vereceğini söyledi. Ben daha sonra dava konusu taşınmazın ilanda kalıp kalmadığını kontrol etmedim ancak devam süreçte durumdan şüphelendiğim için belediyeye gidip taşınmazı araştırdım ve taşınmazın vergisinin davalı alıcı tarafından ödendiğini gördüm ve böylece taraflar arasında satış işleminin gerçekleştiğini öğrendim. Davalı alıcı aradım ve bana taşınmazı satın aldığını ancak bana paramı ödemeyeceğini söyledi. Tüm süreci ben yürüttüm. Kaparo da benim tanıklığımda dava dışı satıcının oğlu ... ...'ya ödenmiştir. Eğer satış gerçekleşseydi alınacak komisyon bedeli üzerinden prim alacaktım. Taşınmazın satışına ilişkin ilanı ben yönetiyordum ancak davalı ile anlaşma sağlandıktan sonra ben kendi yönettiğim ilanı kaldırdım. Daha sonradan konulan ilan dava dışı satıcı ... ... tarafından konulmuştur. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında 26/10/2023 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ... ... ...; "Ben emlak işi ile uğraşırım, kendime ait ... isimli bir limited şirketim vardır, davacı ... gayrimenkul şirketi ile herhangi bir alakam yoktur, 2022 Nisan aylarındanet olarak tarihi hatırlamıyorum, dava dışı satıcı ... ... Sarıyer'deki ...Mahallesinde bulunan İstanblue Villalarındaki villasını satmak üzere benimle iletişime geçti, ben de bu taşınmazı satış için aracılık ettim, taşınmazı sahibinden sitesi üzerinden ilana çıkardım. Dava dışı satıcı daha önce başka bir emlakçı ile anlaştığını ancak anlaşmanın bozulduğunu söylemişti. Davacı ile dava dışı satıcı arasındaki anlaşmaya ilişkin başka bir bilgim yoktur. Sahibinden sitesi üzerinden davalı ... taşınmazı satın almak için bana ulaştı ve taraflar arasındaki alım satıma aracılık ettim, taşınmaz 2 milyon bedelle satıldı. Dava dışı satıcıdan taşınmaz bedeli üzerinden %1+ KDV, davalı alıcıdan ise taşınmaz bedeli üzerinden %2 + KDV komisyon bedeli aldım. Ödemeleri banka yoluyla şirket hesabına yaptılar. Tapudaki gerçekleşene dek alım satıma aracılık ettim, başka bir emlakçı yoktu. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında 14/05/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... ...; "ben dava konusu taşınmazın maliki ... ürünleri şirketinin sahibiyim. Davacı tarafla taşınmazın satımına aracılık edilmesi hususunda anlaştık. Anlaşma süresi bittiğinde dava dışı başkaca bir emlakçı şirketle anlaşma yaptım, bu şirkette ... isimli şirketti, ... tarafıma bizzat ulaşmadı, anlaştığım emlakçı şirket tarafından yapılan aracılık sonunda taşınmaz satımı gerçekleşti. The gayrilmenkul şirket hem benim adıma hem de alıcı davalı adına fatura kesti, komisyon ödemelerimizi dava dışı emlakçı şirkete yaptık. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında alınan TKHK Mevzuatı Nit. Hesap Uzm. Bilirkişi ... tarafından imzalı 14/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Somut olayda; Dosyaya sunulan ... SİSTEMİNE ALINMA TAŞINMAZIN SATILMASI/KİRALANMASI HAKKINDA GAYRİMENKUL SÖZLEŞMESİ bulunmaktadır. Bu sözleşmeler iki tanedir birincisi 23/11/2021 tarihlidir diğeri ise 22/12/2021 tarihlidir. 1-) 23/11/2021 tarihli sözleşme açısından değerlendirildiğinde; Bu sözleşmenin tarafları Gayrimenkul Danışmanı ... ... kaşesi ve üzerinde kime ait olduğunu tespit edemediğimiz birine ait imza, ... ÜRÜNLERİ PAZARLAMA İNŞAAT OTOMOTİV GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ kaşe ve kime ait olduğunu tespit edemediğimiz bir imza bulunmaktadır. Davacı tanığı ... beyanında aramızda yazılı bir husus yoktur beyanında bulunmuş, dosya da ise davacı vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı matbu iki sözleşme ve ...'nin imzası bulunmaktadır. Ayrıca davalı vekilinin bu sözleşmenin hukuka aykırı bir şekilde doldurulduğu iddiası bulunmaktadır. İddiaların değerlendirilmesinin takdiri Sayın Mahkemenize aittir. 23/11/2021 tarihli sözleşmede yer alan düzenlemelere göre; taşınmaz gayrimenkulün satımı konusunda anlaşmışlardır. Taşınmaz için belirlenen ücret 750.000.000 TL” dir. Sözleşme ile .../...'e verilen yetki süresi 90 gündür. Sözleşmenin geçerli olduğu yetki süresi 23/11/2021 — 21/02/2022 tarihleri arasındadır. Dava dışı satıcı taşınmazı dosyaya sunulan resmi senede göre 16/05/2022 tarihinde 2.000.000,00 TL bedelle satmıştır. 23/11/2021 tarihli sözleşmeye göre taşınmazın satımı zamanında .../... satış için yetkili değildir. 2-) 22/12/2021 tarihli sözleşme açısından değerlendirildiğinde; Bu sözleşme .../... — ALICI / KİRALAYICI ARACILIK ve TAAHHÜT SÖZLEŞMESİ bulunmakatadır. Burada ...'ın el yazısı ile ad soyad imzası ile ... ... A.Ş'nin kaşesi ve kimin imzası olduğunu tespit edemediğimiz ıslak imza bulunmaktadır. İmzanın şirket yetkilisi tarafından atılıp atılmadığının tespiti ile davalı yanın sözleşmenin davalının haberi olmaksızın doldurulduğuna ilişkin inceleme ve değerlendirme hususunda nihai takdir Mahkemeye aittir. Bu sözleşmeye göre .../... yetki süresi 18 ay belirlenmiş , telllaliye ücreti satış bedelinin binde 2'si * KDV “si olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin geçerli olduğu yetki süresi 22/12/2021 — 22/06/2023 tarihleri arasındadır. Dava dışı satıcı taşınmazı dosyaya sunulan resmi senede göre 16/05/2022 tarihinde 2.000.000,00 TL bedelle satmıştır. 22/12/2021 tarihli sözleşmeye göre taşınmazın satımı zamanında .../... satış için yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre 2.000.000,00 TL'nin *62'si 40.0000,00 TL olarak hesaplanmıştır. 16/05/2022 tarihinde yürürlükte olan 9018 üzerinden 40.000,00 TL'nin KDV'si 7.2000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Toplam tellaliye ücreti 47.200,00 olarak hesaplanmıştır. 1. a-) Koşul; 23/11/2021 tarihli sözleşme açısından değerlendirildiğinde tellaliye ücretine hak kazanamayacağı kanaatindeyiz. 2. a-) Koşul; 22/12/2021 tarihli sözleşme açısından değerlendirildiğinde eğer Sayın Mahkemeniz sözleşmeyi geçerli sayıyorsa 47.200,00 TL tellaliye ücretine hak kazanacağı kanaatindeyiz. Somut olayda tarafların imza inkarı yoktur, sözleşmenin tarafların iradesine aykırı doldurulduğu iddiası Sayım Mahkemenizin nitelikli yargılaması sonucu netlik kazanacaktır. Davacı şirketin hata, kusur, ihmal ve zararına ilişkin beyan ve somut delil dosyada bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği yönündeki beyanların takdiri Mahkemeye aittir. Damga vergisinin kim tarafından ne zaman ödeneceğine husus sözleşmede yer almamaktadır. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 114. maddesine göre damga vergisinde vergiyi doğuran olay damga vergisine bağlı kâğıdın düzenlenmesi anıdır, zamanaşımı bu esasa göre belirlenmektedir. Damga vergisinin ödenmemiş olması veya noksan ödenmiş olması kâğıtta yer alan sözleşmenin geçerliliğine veya sözleşme içeriğinde yer alan alacağın ispatına bir etki etmemektedir. Ancak DVK 24. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca kendisine damga vergisi ödenmeyen evrak ibraz veya tevdü edilen resmi daire yetkilileri bu evrak hakkında vergi cezası tarh ve tahsil edilmesi için tutanak tutmak ve ilgili vergi dairesine bildirimde bulunmak yükümlülüğü altında olduğu tespit ve rapor edilmiştir. .... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında, "...Dosya kapsamının incelenmesinde; davacı şirket simsar konumundadır. Davalı tarafça dava konusu sözleşmenin ... A.Ş. Adına yapıldığı anlaşılmış olup, her iki tarafça sözleşmeye konu taşınmazın davalının bizzat kişisel kullanımı nedeniyle satın alınacağına ilişkin bir açıklama bulunmayıp, tapu kayıtlarına bakıldığında da sözleşmeye konu taşınmazın dava dışı ... A.Ş. Yi temsilen davalı ... tarafından satın alındığı, dolayısıyla davalının tüketici sıfatıyla değil mesleki veya ticari amaçla bu sözleşmeyi imzaladığı ve 6502 Sayılı Kanunun 3.maddesi kapsamında tüketici kabul edilemeyeceği, sözleşmenin davalının temsil ettiği ... A.Ş. ile ilgili olduğu anlaşıldığından bu halde uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu..." gerekçesiyle 14/05/2024 tarihinde 2024/212 karar sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın taraflarca istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2024/547 esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, gayrimenkul simsarlık sözleşmesinden doğan hizmet bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce alınan 20/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; 22.11.2021 tarihli Alıcı/Kiracı aracılık ve taahhüt sözleşmesi bakımından incelendiğinde: Bu sözleşme yer gösterme sözleşmesi olup Sözleşmenin D. maddesi “Müşteri satın almak veya kiralamak amacı ile kendisine pazarlanan yukardaki gayrimenkul veya gayrimenkulleri ilk kez ve sadece ... ... in müşteri temsilcisi aracılığı ile kendisine gösterilip pazarlandığını, yalnız ... ... ile işlem yapacağını, görüldü imzası ile onayladığını bu gayrimenkullerden birini, iş bu sözleşmenin imza tarihinden itibaren 18 ay içinde şahsı, eşi, kan ve sıhri hısımları yada ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kişi veya kuruluşları tarafından satın alınması halinde yukarda yazılı satış bedelinin +2 si+ KDV sini , kiraladığı takdirde ise 1 aylık kira bedelini, aksi yazılı olarak kararlaştırılmadığı sürece tapu devrinin yapıldığı veya kira sözleşmesinin imzalandığı tarihte nakden ve defaten ... A.Ş. ye hizmet bedeli olarak kayıtsız ve şartsız kabul ve taahhüt eder.” denildiği, Sözleşme geçerlilik tarihi :22.11.2022+18 ay = 22.06.2023 olup 16.05.2022 tarihli satış işlemi sözleşme süresi içerisinde yapıldığı Alınması gereken komisyon : 2.000.000 x 0,02 = 40.000 TL, KDV = 40.000 x 0,18 = 7.200 TL Toplam komisyon : 47.200 TL olarak hesaplandığı, Faizin ise yıllık %10 şeklinde kararlaştırılmış olması hasebi ile satış tarihinden (16.05.2022) dava tarihine kadar (10.06.2022) 323,29 TL olarak hesaplandığı, Davacının sözleşmenin hile ile yahut hataen imzalandığı yönündeki iddiasının ispatı gündeme gelmedikçe davaya konu sözleşmenin geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunun söylenebileceği, heyetimizce somut olaydaki satışın davacı vasıtasıyla mı yoksa dava dışı şirket vasıtasıyla mı gerçekleştiğinin tespit edilemediği, Şayet satışın dava dışı ... Tic. Ltd. Şti aracılığıyla gerçekleştirildiği kabul edilirse bu hususun davacının tellallık ücretini hak kazanmaya yeterli olmadığını tevsik ettiğinin söylenebileceği, Somut olaydaki satışın davacı aracılığıyla gerçekleştiği kabul edilirse davacının tellallık ücretine ve bununla beraber sözleşmede yer alan gecikme ücretine hak kazabileceği, ifade edilebileceği, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Eldeki dava .... Tüketici Mahkemesi'nde açılmış, .... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında tarafların tanıkları dinlenmiş ve bilirkişiden de rapor alınmış ve yapılan hesap neticesinde davacının 47.200,00-TL alacaklı olduğu belirlenmiş, davacı tarafından da yine tüketici mahkemesinde ıslah dilekçesi sunularak raporda belirlenen 47.200,00-TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10 faizi ile tahsilini talep etmiş olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 15.500,00-TL'nin satış tarihinden itibarin yıllık %10 faizi ile tahsili talep edilmiş, bu hali ile kısmi dava açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava kısmi dava olarak açıldığından ve ıslah dilekçesi sunulduktan sonra davalı tarafça 11/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Öncelikle ıslaha karşı davalı vekilince sunulan beyan dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazı incelendiğinde; davacının talebi simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağına ilişkin olup, 6098 sayılı TBK'nın 147/5. Maddesine göre simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar için zamanaşımı süresi 5 yıl olduğundan ve yine 6098 sayılı TBK'nın 149. maddesi uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağından, taşınmazın dava dışı malik tarafından 16/05/2022 tarihinde satıldığından ve 16/05/2022 tarihinde işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin arabuluculuk sürecinde (27/05/2022-03/06/2022 tarihleri arasında) duran süreler de dikkate alındığında ıslah tarihi olan 05/02/2024 tarihi itibariyle ıslahla artırılan kısım için de 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan raporda,.... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında alınan raporla uyumlu olarak davacının alacaklı olduğu tutar 47.200,00-TL olarak belirlenmiş, dosya kapsamındaki 2 sözleşmeye değinilmiş olup yapılan incelemede, sözleşmelerden birinin davacı ile davalı arasında 22/12/2021 tarihli, diğerinin ise davacı ile dava dışı malik arasındaki 23/11/2021 tarihli olduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan raporda sonuç kısmında her ne kadar satışın davacı vasıtasıyla yapıldığı ve yapılmadığı durumlarına göre seçenekli değerlendirme yapılmışsa da burada dikkat edilmesi gerekenler; öncelikle davalı tarafça, tarih kısmının sonradan doldurulduğu savunmasında bulunulsa da, davalının açıkça imza inkarında bulunmadığı anlaşılmış, bu durumda davacı ile dava dışı malik arasında imzalanan sözleşmenin tarihi (23/11/2021), yetki süresi (90 gün), davalının imza inkarının bulunmaması ve satışın da 18 aylık süre içerisinde olan 16/05/2022 tarihinde yapılmış olması, ayrıca davalının da taşınmazı satın alan şirketin çalışanı olması nedeniyle 22/12/2021 tarihli sözleşmede kararlaştırılan koşulların davacı lehine yerine gelmiş olduğu ve satış bedelinin de 2.000.000,00-TL olması dikate alındığında davacının talep edebileceği toplam komisyon alacağının KDV dahil 47.200,00-TL olduğu ve bu tutarın da ıslahla talep edilen tutar ile aynı olduğu anlaşılmış, ancak davacı taraf satış tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmişse de dava konusu edilen komisyon alacağı yönünden davacının dava açılmadan evvel davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair somut veri bulunmadığından temerrütün davanın açılmasıyla gerçekleştiği değerlendirildiğinden 47.200,00-TL'nin dava tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren, davalının tacir olmaması nedeniyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulüne, 47.200,00-TL'nin dava tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.058,80-TL harçtan 264,71-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 794,09 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 317,25-TL posta gideri, 23.000,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL başvurma harcı, 264,71-TL peşin harç, 541,36-TL ıslah harcı, 80,70-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 24.284,72-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/547, K. 2026/83, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-547-e-2026-83-k-5f821dfe1316