İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/602 E. 2026/101 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/602
Karar No
2026/101
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/602 Esas KARAR NO:2026/101

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:10/10/2024 KARAR TARİHİ:18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında "2015 Yılı ... ... Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Atıksu ve İçme Suyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşi" ihalesi imzalandığını, imzalanan ihale sözleşmesi gereğince Müteahhit firma yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmünün yer aldığını, davalının 22.06.2016 tarihinde ... adresinde yaptığı bağlantı çalışması esnasında ... boru hattına zarar verdiğini, ...'ın hasar gören altyapı tesisatının ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalı olduğunu, sigorta şirketince ... 19.12.2016 tarihinde 2.455,93 USD hasar tazminatı ödendiğinin beyan edildiğini, müvekkili aleyhine ve davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkilinin ve davalının yaptığı itiraz sonrası takibin durduğunu, itirazın iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... Esas sayılı dosyasının ikame edildiğini, ikame edilen 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, müvekkilince kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, ... Sigorta Anonim Şirketinin .... Asliye Tİcaret Mahkemesinin ilamını .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı icra dosyasında takibe konulduğunu, yapılan dosya hesabına göre müvekkilinin ilgili sigorta şirketine 105.582,50 TL borçlu olduğunun kaydedildiğini, müvekkilince ilgili icra dosyasına 21.05.2024 tarihinde 102.216,74 TL ödeme yaptığını, müvekkilinden ayrıca ilgili stopaj kesintisinin ve KDV tevkifatı kesintisinin de yapıldığını, ilgili sigorta şirketine ödenen tutarın tamamından davalının sorumlu olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, ödenen 105.582,50 -TL bedelin 21.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, yine müvekkili tarafından ödenen ilam karar harcı ve diğer harç ve giderlerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu alanda müvekkili şirketin çalışmasının olmadığını, tutanağın ... çalışanları tarafından tek taraflı olarak tutulduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, talebin müvekkilinden kaynaklı olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 05/02/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 22/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" İşbu raporun 2. maddesinde detaylı olarak arz edilen hususlar çerçevesinde, takdiri tamamen ve münhasıran yüce mahkemeye ait olmak üzere dosyadaki bilgi ve belgelerle sınırlı incelemelerimiz sonucunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağını, 23/12/2015 tarihli ve 2015/118008 İhale Kayıt Numaralı eser sözleşmesi kapsamında, 26.06.2016 tarihinde yüklenici tarafından yapılan altyapı çalışması sırasında ...'a ait doğal gaz hattına zarar verilmesi ve bu zararın davacı tarafından karşılanmasının oluşturduğu, Davacının, adam çalıştıran sıfatıyla, TBK m. 66 kapsamında, yüklenicinin işini görürken üçüncü kişilere (...'a) verdiği zarar sebebiyle adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğu, Davalının özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması halinde bu sorumluluktan kurtulma olanağına sahip olduğu ancak dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bilgi belge veya savunmaya rastlanmadığı, Davacının, TBK m. 66/IV hükmü gereği rücuen tazmin talebi hakkına sahip olduğu, TBKm.73/1 hükmü uyarınca davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, Rücu talebinin miktarı açısından, zararın meydana gelmesinde davalının kusurunun mevcut olup olmadığı ve/veya hangi oranda mevcut olduğu hususundaki değerlendirmede takdir hakkının münhasıran muhterem mahkemeye ait olduğu, davalının tam kusurunun varlığı halinde davacı ...'nin ödediği bedelin tamamı olan 102.216,74-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmin edilebileceği, ancak zararın meydana gelmesinde belirli oranda kusurlu olduğuna hükmedilmesi halinde, sayın Mahkemece takdir edilen oranda rücuen tazminden sorumlu olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 05/11/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 18/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Kök raporda ifade edilen yukarıda özetlenen sonuçlara ek olarak; Davacı idarenin kök raporda belirtilen harcamalarının yanı sıra; .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki yargılama süreci kapsamında ayrıca 1.109,74 TL yargılama gideri ödediği ve bu bedel yönünden rücu hakkına sahip olduğu, Yine davacı idarenin, 2.243,84 TL Gelir Vergisi stopajı ile 1.121,92 TL KDV tevkifatı olmak üzere toplam 3.365,76 TL'yi ilgili vergi idaresine ödediği, bu tutar bakımından da rücu hakkının bulunduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 22/12/2025 tarihli dilekçesi ile tahsilini talep ettikleri bedelin 1.109,74 TL daha arttırarak toplam 106.692,24 TL'nin 22/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı ve davalının aralarındaki sözleşme uyarınca, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1983 E., 2020/597 K. Sayılı ilamı uyarınca davacı tarafından dava dışı tarafa yapılmış ödemenin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce ilgili icra dosyasına müzekkere yazılarak, davacı tarafından ödeme yapılan tarihler itibari ile kapak hesaplarının tanzim edilerek dosyamıza gönderilmesinin istenilmesine ayrıca davacı tarafından ilgili icra dosyasına hangi tarihte ne tutarda ödeme yapıldığının sorulmasına karar verilmiş, davacı vekiline yapılan ödemelere ilişkin ödeme dekontlarını dosyaya sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, akabinde dosyanın ihale sözleşmeleri- hesap bilirkişine tevdi ile; dosya arasındaki bilgi belgeler incelenerek ve taraflar arasındaki ihale sözleşmeleri de incelenek davacının dava dışı firmaya ne tutarda ödeme yaptığı, bu ödemenin davalıdan rücuen talep edilip edilemeyeceği yahut ne kadarının talep edilebileceği hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " İş bu raporun 2. maddesinde detaylı olarak arz edilen hususlar çerçevesinde, takdiri tamamen ve mu nhasıran yu ce mahkemeye ait olmak u zere dosyadaki bilgi ve belgelerle sınırlı incelemelerimiz sonucunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlıg ın kaynag ını, 23/12/2015 tarihli ve 2015/118008 I hale Kayıt Numaralı eser so zleşmesi kapsamında, 26.06.2016 tarihinde yu klenici tarafından yapılan altyapı çalışması sırasında ...’a ait dog al gaz hattına zarar verilmesi ve bu zararın davacı tarafından karşılanmasının oluşturdug u, ➢ Davacının, adam çalıştıran sıfatıyla, TBK m. 66 kapsamında, yüklenicinin işini görürken üçüncü kişilere (...’a) verdiği zarar sebebiyle adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğu, ➢ Davalının özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması halinde bu sorumluluktan kurtulma olanağına sahip olduğu ancak dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bilgi belge veya savunmaya rastlanmadığı, ➢ Davacının, TBK m. 66/IV hükmü gereği rücuen tazmin talebi hakkına sahip olduğu, ➢ TBK m. 73/I hükmü uyarınca davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, ➢ Rücu talebinin miktarı açısından, zararın meydana gelmesinde davalının kusurunun mevcut olup olmadığı ve/veya hangi oranda mevcut olduğu hususundaki değerlendirmede takdir hakkının münhasıran muhterem mahkemeye ait olduğu, davalının tam kusurunun varlığı halinde davacı ...’nin ödediği bedelin tamamı olan 102.216,74-TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmin edilebileceği, ancak zararın meydana gelmesinde belirli oranda kusurlu olduğuna hükmedilmesi halinde, sayın Mahkemece takdir edilen oranda rücuen tazminden sorumlu olacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır. Sayın mahkemenin görevlendirmesi kapsamında tarafımıza çizdiği sınırlar çerçevesinde değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/II ve m. 279/IV hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/III hükmü icabı tamamen ve münhasıran mahkemeye ait olmak üzere, Muhterem Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, muhterem mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Muhterem Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kök raporun dosyaya sunulmasına müteakip mahkememizce tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 19/12/2025 tarihli ek raporda " Kök raporda ifade edilen yukarıda özetlenen sonuçlara ek olarak; ➢ Davacı idarenin ko k raporda belirtilen harcamalarının yanı sıra; ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki yargılama su reci kapsamında ayrıca 1.109,74 TL yargılama gideri o dedig i ve bu bedel yo nu nden ru cu hakkına sahip olduğu, ➢ Yine davacı idarenin, 2.243,84 TL Gelir Vergisi stopajı ile 1.121,92 TL KDV tevkifatı olmak üzere toplam 3.365,76 TL’yi ilgili vergi idaresine ödediği , bu tutar bakımından da rücu hakkının bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/... Esas, 2020/... Karar sayılı ilamına dayanılarak, 26.06.2016 tarihinde yapılan alt yapı çalışması sırasında dava dışı sigortalı bir iş yerinde 1 ay süreyle su basma hasarının meydana geldiği ve bu hasardan davalı şirketin sorumlu olduğu savunulmuş, ilgili mahkeme kararına bakıldığında 1.778,72-USD alacağın dosyamız davacısı ve davalısından tahsilini sağlayacak şekilde hüküm kurulduğu, ilgili mahkeme kararına istinaden dosyamız davacısı tarafından ilgili icra dosyasına yapılan ödemenin davalıdan tahsili için huzurdaki davanın açıldığı görülmüştür. Davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde her ne kadar rücu alacağına temel teşkil eden mahkeme kararının gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verildiği, maddi gerçeğe ulaşmak adına mahalde herhangi bir keşif ve incelemenin yapılmadığı, işlemlerin evrak üzerinden yürütüldüğü, bu nedenle yanlış ve eksik bilirkişi raporlarına dayanan mahkeme kararının hukuki temelden yoksun olduğu yönünde itirazlarda bulunulmuş ise de; davacının rücu alacağının temelini teşkil eden ödemenin istinaf denetiminden geçmiş mahkeme ilamına dayandığı görüldüğünden davalının bu itirazlarının huzurdaki davada dinlenme olanağı yoktur. Yine davalı her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuş ise de huzurdaki davada alacağın rücu talebine ilişkin olduğu ve genel zamanaşımı süresi içerisinde talep edilebileceği anlaşıldığından zamanaşımı definin de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9/6 maddesi incelendiğinde yüklenici yani davalının işin devamı süresince meydana gelebilecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kayıplarından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zarardan yüklenicinin doğrudan sorumlu olacağının hüküm altına alındığı , öte yandan ilgili mahkeme ilamı uyarınca hasarın davalı yüklenicinin çalışması sırasında meydana geldiği tespit edilmiş olup davalının kusurlu fiili sebep olduğu zarardan TBK 49. Maddesi uyarınca da sorumlu olacağının anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle gerek taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gerekse TBK 'nun haksız fiile ilişkin sorumluluk hükümleri uyarınca davacının ödediği bedeli davalıdan rücu hakkının bulunduğu anlaşılmış, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök raporu ve bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamalar da dikkate alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davalının tazminata hükmedilen dava ve icra dosyasının tarafı olduğu ve zarardan da haberdar olduğu hususu dikkate alınarak; davacının dava dilekçesinde bildirdiği bedele ödeme tarihinden, bakiye bedele ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 105.582,50-TL nin 21/05/2024 tarihinden, bakiye 1.109,74-TL nin ise ıslah tarihi olan 22/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 7.288,15 TL harçtan peşin alınan 1.822,05 TL harcın ( 1.803,09 dava açılırken + 18,96 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 5.466,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davacı tarafından yatırılan 1.822,05 TL harcın ( 1.803,09 dava açılırken + 18,96 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 204,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 7.692,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/602, K. 2026/101, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-602-e-2026-101-k-bd234bcd7a21