İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/513 E. 2025/928 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/513
Karar No
2025/928
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/513 Esas KARAR NO: 2025/928 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Abonelik SözleşmesinE Aykırılıktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2024 KARAR TARİHİ: 27/11/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Abonelik Sözleşmesine Aykırılıktan Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ---- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullandığını, ---- No'lu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı ile davalının ---- tüketici hizmetleri yönetmeliği madde 42/1-a uyarınca perakende satış sözleşmesi / ikili anlaşması olmaksızın elektrik enerjisi tüketimi yaptığının tespit edildiğini, yapılan kontrolde ---- tüketici hizmetleri yönetmeliğinin ilgili maddelerine aykırı hareketle kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş olan davalının elektriğinin kesilerek ---- numaralı tutanak düzenlendiğini, davalının kaçak kullanımının devam etmesi nedeniyle ---- seri numaralı tutanak ile ---- tarihinde mühürlendiğini, davacı şirketin kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili maksadıyla davalı aleyhine huzurdaki davanın konusu----- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek; belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı gerçek kişi tacire dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı kişi tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Ancak davalı duruşmalara bizzat katılmış; "ben davaya yazılı bir dilekçe vermedim, dava konusu olayda hakkımda tutanak tutulduğu doğrudur, ben bu adreste mahalle marketi işletiyordum, bu sırada benim markette elektrik aboneliğim bulunuyordu, ancak faturaları ödeyemediğim için bana kaçak elektrik kullandığım gerekçesiyle tutanak tuttular ve hakkımda fahiş faturalar düzenlediler, benim icra takibine konu edildiği gibi bir borcum yoktur, açılan davayı kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş ve aşamalarda davanın reddine karar verilemesini talep etmiştir.

DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, -----Vergi Dairesi Kayıtları, ----- Esas sayılı takip dosyası, Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları, Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesap Detayı, Faturalar,--------- ve ------- Kayıtları, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarına dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.---------- 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin ve davalının sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalının sözlü açıklamaları da dinlenip tutanağa geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas------- üzerinden dosyamıza eklenmek ve yanı zamanda bir örneği çıkarılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, ödeme emrine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. Burada davalının vergi dairesi kayıtlarına göre bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve abone türünün ticarethane olduğu ve beyanına göre de ticari işletme (bakkal) işlettiğinden tacir sıfatı taşıdığından her iki tarafın ticari işletmesinden doğan işbu davada mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir. Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ----Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ----- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -----yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ---- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından-------- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları kapsamında geçerli bir icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri gönderildiği ,ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlu tarafından yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyalarına yapılan itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her durumda (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın, taraflar arasında sözleşme ilişkisi yönünden bir itilaf bulunmadığından temelde kaçak elektrik tespit tutanakları ve bu kapsamda düzenlenen faturalara göre çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak davalının davaya cevap vermemesi nedeniyle iddianın inkar edildiği kabul edilerek yukarıda açıklanan genel ilkeler doğrultusunda işin esasının incelenmesine geçilmiş, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde gösterilen tüm deliller aşamalarda toplanmış, kaçak elektrik tespit tutanağı, fatura, ile ilgili tüm bilgi ve belgeler celbedilip incelenmiştir. Buna müteakip uyuşmazlığın çözümü teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden dosya, alacağın varlığı ve varsa miktarı bakımından bilirkişi raporu düzenlenmesi için İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen bir Elektrik Mühendisi bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ----tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ----- tarihli raporda özetle; ----- Sayılı Kaçak Elektrik Tutanağı; Davalının, davacı şirketin kestiği açarak kullandığı -------- sayılı kaçak elektrik tutanağıyla saptanmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde; (1) ç) bendi; Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimidir. ---- Sayılı Kaçak Elektrik Tutanağı ;Davalının, sözleşme yapmadan elektrik enerjisi kullandığı ------sayılı kaçak elektrik tutanağıyla saptanmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde; (1) a) bendi; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmaksızın elektrik enerjisi tüketimesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimidir b) Davacı Şirketin Takip Tarihi İtibariyle Alacakları: Raporun yukarısında ---- sayılı kaçak elektrik tutanağına ilişkin; davacı --- takip tarihi itibariyle davalı ---- olarak hesaplanmıştır. Raporun yukarısında ----- sayılı kaçak elektrik tutanağına ilişkin; davacı -----takip tarihi itibariyle davalı ----alacağı 80.268,71 TL olarak hesaplanmıştır. Bu nedenle, davacı------ takip tarihi itibariyle davalı ------ toplam alacağı 2.317,47 TL+80.268,71 TL=82.586,18 TL olarak hesaplandığı yönünde tespit, hesap ve görüş beyan edilmiştir. Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili ve davalı tarafından bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Mahkememizce itirazlar gereği özellikle davalının tacir sıfatı bulunduğu da kabul edilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş ve bilirkişi tarafından davalının tacir sıfatı gözetilerek ticari faiz üzerinden yeni bir hesaplama yapılmış; davacı vekilinin diğer hususlara yönelik itirazları yönünden kök raporda sebat edildiği görülmüştür. Öncelikle ifade edilmelidir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir --------- sayılı ilamları) Bu kapsamda olayımızda takibe dayanak kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu açıktır. Buna göre bilirkişi kök ve ek raporunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat gözetilerek hazırlandığı ve genel olarak gerekçeli, denetime açık ,hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiştir. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını; yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince kaçak elektrik tespit tutanakları, tahakkuk hesabı, faturalar ve gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre esastan kısmen de olsa ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalı-borçlunun --------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının; 75.260,25 TL asıl alacak, 6.758,19 TL gecikme zammı, 1.351,63 TL gecikme zammı ------ olmak üzere toplam 83.370,07 TL kısmı yönünden iptali ile ile icra takibinin asıl alacağa (75.260,25 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %42 ve 6183 sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz ve gecikme zammına %20 ----- uygulanmak suretiyle toplam 83.370,07 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (42.216,39 TL) talebin reddine karar verilmiştir. ------------Davacı tarafın icra inkar tazminatı isteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; ------- kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku açısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibin ve davanın dayanağının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle abonelik sözleşmesine aykırılığa dayanmakla birlikte; takipte gösterilen alacak ile hükmedilen alacağın önemli ölçüde farklı olmasına göre davalının kısmen haksız çıkması karşısında, davalının kaçak elektrik tüketimi yapıp yapmadığı, tahakkuk ettirilen borcun mevzuata uygun olup olmadığının, kısaca alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılamaya göre belirlendiğinden davalı borçlu yönünden takip tarih itibarıyla muayyen ve likit bir alacaktan söz edilemeyeceği anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacı vekilinin mütemerrid icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.(-------------Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE, 2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun -------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının; 75.260,25 TL asıl alacak, 6.758,19 TL gecikme zammı, 1.351,63 TL gecikme zammı KDV olmak üzere toplam 83.370,07 TL kısmı yönünden iptali ile ile icra takibinin asıl alacağa (75.260,25 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %42 ve 6183 sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz ve gecikme zammına %20 KDV uygulanmak suretiyle toplam 83.370,07 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (42.216,39 TL) talebin reddine, 3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 4-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 5.695,01 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.516,78 TL harç ile icra dosyasından alınan 627,93 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.550,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Arabuluculuk Kanunun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,66) üzerinden hesaplanan 2.376,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -- bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,34) üzerinden hesaplanan 1.224,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.516,78 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.005,18 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Davacı tarafından yapılan 735,00 TL posta ücreti ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.235,00 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,66) ve ret (%0,34) oranına göre 5.435,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 9-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. madde 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin ve davalının yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -------------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/513, K. 2025/928, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-513-e-2025-928-k-87760a65002a