İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/512 E. 2026/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/512
- Karar No
- 2026/637
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/512 Esas KARAR NO : 2026/637
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/07/2024 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat ... sıralarında davalılardan ...'nun kullandığı ve ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken ... Mahallesinde bulunan ... ... yaklaştığında orta refüjden karşıya geçmekte olan müvekkillerin babası ...'a emniyet şeridi içerisindeyken çarptığını ve ...'ın kaza neticesinde vefat ettiğini, Finike Cumhuriyet Savcılığı'nın ... tarihli ölü muayene tutanağında müvekkillerinin murisiinin trafik kazası sonucu vefat ettiğini tespit edildiğini, Finike Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... soruşturma numaralı dosyasında düzenlenen ... tarihli iddianamesi ile davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dava açılması talep edildiğini ve Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas saylı dosyasının açıldığını, iş bu dosyada verilen .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile sanık ...'nun cezalandırılması ile ceza içerir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bahkse konu dava dosyasında müvekkillerinin desteği müteveffanın kazada asli kusurlu olduğu belirlenmişse de ceza davasında bu kusuru oranını kabul etmediklerini bildirdiklerini ancak mahkemece itirazların dikkate alınmadığını, mahkemece bu hususta tekraren rapor aldırılmasını, davalı araç sürücüsü ...'nun emniyet şeridinlde yetkisi ve izni olmadığı halde aracını sürmeye devam ettiğini ve hız sınırına uymaksızın müvekkillerinin desteği ...'ın ölümüne sebebiyet verdiğini, davaya koun kazaya ilişkin ... tarihinde sigorta şirketine başvurulduğunu ancak şirket tarafından ... tarihinde verilen cevapta davalı araç sürücüsünün kusuru olmadığından tazminat ödemesinde bulunulmayacağının bildirildiğini, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığını, üzüntüyü atlatamadıklarını, bu nedenlerle müvekkilleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, (davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendilerine verilmesini, müvekkilleri için ayrı ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendilerine verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... ... ile davacıların mirasçısı müteveffa ...'ın ... tarihinde kaza yapması sonucu ...'ın yaşamını yitirdiğini, olay tarihi üzerinden 2 yıllık sürenin geçmesi sebebi ile iş bu davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle bu bakımdan reddini, olay günü müvekkilinin görevi sebebi ile ... ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile hemen yan koltuğunda da yine aynı kurumda görevli ... ... ile birlikte nikah işlemleri için ... ... kavşağından dönüp ... istikametine seyir halinde olduklarını, kazanın yyaşandığı noktaya gelmeden az berisinde kırmızı ışık yanması sebebi ile ışıkta beklediğini, yeşil ışığın yanması ile yola devam ederken refüjden aniden önüne çıkan ...'a çarptığnı, olay tarihinde müteveffa yaya yolu olmayan refüjden aniden yola çıkması sebebi ile müteveffanın kusuru ile kaza meydana geldiğini , kazanın meydana geldiği yerin akşam olması ve hiç bir sokak aydınlatmasının da olmadığı düşünüldüğünde müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını, Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin tali kusurlu müteveffanın asli kusurlu olduğu rapor düzenlendiğini, Yine ceza mahkemesi tarafından yazılan talimat ile hazırlattırılan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda da bu kez asli kusurlu müvekkilinin tali kusurlu ise müteveffa olduğu konusunda birbiri ile çelişkili raporlar mevcut olduğunu, olaya ilişkin hazırlanan üç ayrı kusur raporunda üçünün de birbiri ile çelişkili olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle eldeki davada kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusurunun bulunmaması sebebi ile davanın reddini, yargılama harç ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;İş bu davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğin, davanın süresinde açılmad ığını, bu nhedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve aynı zamanda ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, maddi ve manevi tazminat istemine sebep olan kazanın meydana gelmesinde müvekkili idarenin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davacıların miras bırakanın kusurlu olduğu yönünde rapor olduğunu, akabinde Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası içeriğinde birbiri ile çelişkili iki bilirkişi raporu bulunduğunu, kazaya ilişkin hazırlanan üç ayrı kusur raporu bulunduğunu, üçünün de birbir ile çeliştiğini, bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, oransal kusur alınması gerektiğini, aksi ispatlanıncaya kadar kaza tespit tutanağı kazanın oluşumunu gösterir resmi belge olduğunu, tazminat istemine konu olay üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçtiğini, her bir davacı için ... TL' den toplamda ... TL manevi tazminat talep edildiğini, talep edilen bu tazminatın kabulünün hukkuen mümkün olmadığını, manevi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihteki değil, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak hükmedileceğini, davacılar lehine bir manevi tazminata hükmedilecekse öncelikle oransal kusur durumunun tespiti yapılarak olayın meydana geldiği ... tarihindeki paranın alım gücüne göre bir karar verilmesi gerektiğini, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ayrıca davacının olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebini kabul etmediklerini, bu nedenlerle müvekkili idareye atfedilecek hiçbir kusuru kabul etmediklerini, müvekkili idare yönünden davanın reddini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Davaya koun kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle tazminat talebinin reddedildiğini, aksi kanaat halinde ise kusur oranlarının tespitinin zaruri nitelikte olduğunu, müteveffanın davacılara destek olduğu hususunun ispatlamasının zaruri olduğunu, davacılar tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle gerekçeli itirazlar doğrultusunda müvekkili şirket aleyhine ikame edilen haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, aleyhe hüküm kurulması halinde müterafik kusur durumunun değerlendirilmesini, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarını, harç yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce, Finike Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş, dava dışı müteveffa ...'ın SGK hizmet dökümü ile aile nüfus kaydının Uyaptan çıktı alınarak dosya arasına alınmış, Antalya SGK İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dosyamız arasına alınmış, kusur durumuna ilişkin Antalya Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış ve ardından Aktüerya bilirkişisinden davacının tazminat taleplerine ilişkin rapor alınnıştır. Aktüerya bilirkişisi ... ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle;""Davacıların kaza tarihinde ... yaşından büyük (..., ..., ..., ... ve ... yaşında) olmaları ve çalışmalarına engel fiziki bir halleri olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belge olmaması nedenleriyle davacılar yönünden destek payı ayrılmadığı ve bunun sonucu hesaplama yapılamadığı, Sayın Mahkemece bir ya da birden çok davacının destekten yoksun kaldığı kabul edilecekse, hangi davacı yönünden destek payı ayrılması istenildiğinin ara kararla gösterilmesi halinde, verilecek talimat doğrultusunda hesaplama yapılabileceği;" rapor edilmiştir." Antalya Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli Adli Tıp Raporunda özetle;""Mevcut bulgulara göre ;A)-Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde seyir halindeyken dikkat ve özenini yola vermesi, seyrini mahal özelliklerini dikkate alarak müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği kontrolsüzce seyri esnasında karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yayaya karşı etkin fren ve direksiyon tedbiri almadan çarptığı kazada kusurludur. B)-Müteveffa yaya ... olay mahallinde geçişini yaya geçidi üzerinden gerçekleştirmesi, karşıdan karşıya geçmeden önce yol üzerinde olan araçların seyir ve mesafelerine dikkat ederek ilk geçiş hakkını araçlara vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği kontrolsüzce taşıt yoluna girip geçiş yapmak istediği esnada davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasıyla meydana gelen kazada kusurludur. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Davalı sürücü ...'nun %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, B)-Müteveffa yaya ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu "rapor edilmiştir." Davanın; trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma maddi ve manevi tazminat istemli tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'nın maliki olduğu, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, davacıların murisi yaya ...'a çarpması sonucu davacıların babası olan destek ...'ın vefat ettiği, dava konusu kaza nedeniyle mahkememizce alınan Antalya Trafik İhtisas Dairesi tarafından Finike Asliye Ceza Mahkemesi .../... esas sayılı dosyasının kapsamında bulunan kusur raporları da incelenerek hazırlanan ... tarihli raporunda davalı sürücü ...'nun %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, davacıların desteği müteveffa yaya ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen ve Mahkememizce de benimsenen ... tarihli bilirkişi raporunda davacıların kaza tarihinde ... yaşından büyük (..., ..., ..., ... ve ... yaşında) olmaları ve çalışmalarına engel fiziki bir halleri olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belge olmaması nedenleriyle davacılar yönünden destek payı ayrılmadığı ve bunun sonucu hesaplama yapılamadığının mahkememize bildirildiği bu doğrultuda davacıların talebe konu destekten yoksun kalma zararının olmadığı anlaşıldığından davacıların destekten yoksun kalma zararına ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu trafik kazası neticesinde davacıların babasının vefat ettiği, dolayısıyla davacıların manevi zarara uğradığı ve davalı araç maliki/işleteninin ve davalı araç sürücüsünün yasal düzenlemeler gereğince davacı yanın manevi zararını gidermekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında anılı düzenleme ve içtihatlar kapsamında değerlendirme yapılmış, olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, davacıların murislerinin davaya konu kazada %60 kusurunun bulunması, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile aşağıda belirtilen miktarlarda manevi tazminat takdir edilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .../... esas ve .../... karar sayılı ilamında da "davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin..." şeklinde belirtildiği üzere kamu tarafından yapılan arabuluculuk yargılama giderinin davacılardan alınmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar ... ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın REDDİNE, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile; -Davacı ... ... için ... TL, davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL ve davacı ... için ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ndan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin Reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan ...-TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan ...-TL'nin mahsubu ile ...-TL'nin davacılar ... ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ..-TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam ... TL harcın davalılar ... ve ...'ndan müştereken müteselsilen alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, 6-Davacılar tarafından yapılan; ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL'lik kısmının davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 7-Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen manevi tazminat kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen manevi tazminat kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 9-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen manevi tazminat kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 10-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen manevi tazminat kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 11-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen manevi tazminat kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 12-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacılar ... ..., ..., ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davalılara verilmesine, 13-Kamu tarafından yapılan ...-TL arabuluculuk yargılama giderinin davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 14-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2026
Katip ... E imza
Hakim ... E imza