İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/508 E. 2025/492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/508
Karar No
2025/492
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/508 Esas - 2025/492

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/508 KARAR NO : 2025/492

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 09/12/2024 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 Yazıldığı tarih : 15/12/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun ilanına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itiraz üzerine marka başvurusunun reddine karar verildiğini, ret kararına karşı müvekkilinin itirazının ... ...’nın ... sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını ve iltibas oluşmasının söz konusu olmadığını, yapılan incelemede sadece “...” ibaresinin ayırt edici unsur olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili markasının antrasit gri zeminde beyaz renk ile diş logosu ve ... ibarelerinden oluştuğunu, redde mesnet markanın ise beyaz zemin üzerine mavi tonlarıyla oluşturulmuş üst üste çift logo ve ... ... ibarelerinden oluştuğunu, davalı şirket markasında baskın ana unsurun logo olduğunu, markaların kompozisyonunda yer alan ibarelerin birbirinden son derece farklı olduğunu, taraf markalarında ayırt edici ana unsurun “... ...” ve “... ...” ibareleri olduğunu, markaların hitap ettiği sektörün tüketicilerinin bilinçli tüketiciler olduğunu, ilgili tüketici nezdinde markaların karıştırılması ihtimali bulunmadığını beyanla; ....’nın ... sayılı kararının iptaline, müvekkilinin marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma vekili davaya cevap vermediği, bilirkişilere yazılı soru sorup , rapora kaşı beyan dilekçesi sunduğu, son duruşmaya iştirak ederek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 10.10.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 09.12.2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... yapılan incelemede başvurunun ihtilaf konusu "..." ibaresini ayırt edici unsur olarak içermesi dikkate alınarak başvuru ile ret gerekçesi olarak gösterilen markanın görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Takiben başvuru ile ret gerekçesi markanın kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu hizmetler üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiş ve başvuru hakkında ... 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen ret kararı yerinde görülmüştür. KARAR; İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ...+... ...+... ...

31.10.2025 tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle: "1. Dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan hizmetlerin, davalı şirketin redde mesnet kabul edilen markası kapsamında yer alan emtia ile aynı/aynı tür olduğu, 2. Taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, 3. Taraf markaları arasında, dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, 4. İşbu raporda varılan sonucun ... kararı ile aynı doğrultuda olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı takdiri Sayın Mahkemenin taktirlerine olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ...+... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden başvurunun kapsamında olup da reddedilen hizmetlerin davalı markasındaki hizmetlerle aynı/benzer olduğu bilirkişi raporu 3.ncü sayfasında kırmızı taralı kısım ile gösterildiği; bu açıdan emtia benzerliği şartı da gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ...+..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının " ...+..." ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının " ...+... " ibareli başvuru markalı hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden ve taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu sebeplerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60-TL'nin düşümü ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.08/12/2025

Katip ... E imza

Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/508, K. 2025/492, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-508-e-2025-492-k-29bb4c2561f8