İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/511 E. 2025/474 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/511
- Karar No
- 2025/474
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/511 Esas - 2025/474
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/511 KARAR NO : 2025/474
DAVA : Marka ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 Yazım Tarihi: 05/12/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkillerinin Türkiye’nin önde gelen sanayi ve ticaret topluluklarından olduğunu, ... ve ... ile et ve et ürünleri başta olma üzere çeşitli gıda maddelerinin üretim ve satış faaliyetleriyle iştigal eden sektörde öncü kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirketler adına tescilli “...” ve “... ...” markalarının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markanın tescili istenilen ürünler de dahil olmak üzere, çeşitli mal ve hizmet sınıflarında tescilli ve önceki tarihlerden beri kullanılmakta olan çok sayıda “...” ibareli markalarının bulunduğunu, davalı yanın “...” ibareli markasının 29.sınıfa bağlı eşyalar ve hizmetler için tescil ettirmek istediğini, üçüncü kişileri yanıltmak amacı ile müvekkili şirketlere ait markaların tanınmışlık düzeyinden haksız ve kanunsuz bir şekilde yararlanma amacı taşıdığını, müvekkili şirketler üzerine tescilli olan “...” ibaresini içeren markaların uluslararası 05., 29., 30., 32. ve 35. Sınıfa bağlı eşya ve hizmetler için (gıda ürünleri) itiraza konu markanın başvurusundan çok daha önce tescil edildiğini ve uzun yıllardır kullanıldığını, davalı yanın “...” ibaresi ile müvekkillerinin muhtelif “...”ibareli markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede birebir aynı olduğunu, markaların kapsadığı eşya sınıflarında yine birebir aynı ürünler için tescil edilmek istendiğini, müvekkil şirkete ait olan “... ...” markası 21.05.2010 tarihinde herkes tarafından yaygın olarak bilinen TANINMIŞ MARKA olarak kabul edildiğini, “...” ya da benzeri ibarelerin, tanınmış “... ...” markasının haklı olarak sağladığı ünden haksız avantaj sağlayacak olması nedeniyle, hangi sınıfta olursa olsun tescili veya herhangi bir surette kullanımı mümkün olmadığını, müvekkilinin adına tescilli markaların varlığı, tanınmışlık kararı ve tüketici nezdindeki bilinirliğine rağmen, müvekkil şirketle aynı sektör olan gıda sektöründe faaliyet gösteren davalı ... tarafından 05/06/2023 tarih ve ... sayılı başvuru ile “...” ibareli markanın tescili talebinde bulunduğunu, dava konusu “...” ibareli markayı 29. ve 35. Sınıfta sayılan mal ve hizmetler için adına tescil ettirmek isteyen davalı şirket, üçüncü kişileri yanıltmak amacı ile müvekkil şirkete ait markaların tanınmışlık düzeyinden haksız ve kanunsuz bir şekilde yararlanma amacı güttüğünü, davalı şirketin tescil başvurusunun öncelikle 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu’nun 5/1-(ç) maddesi gereğince reddinin gerektiğini, davalı başvurusuna konu “...” ibaresi ile müvekkil şirket adına tescilli muhtelif “...” ibareli markalar ayırt edilemeyecek derecede aynı hatta birebir aynı olup, aynı zamanda davalı şirket başvurusu, müvekkil şirketin markalarının kapsadığı eşya sınıflarında birebir aynı ürünler için tescil edilmek istendiğini, davalının markasındaki “...” ibaresinin esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, hem görsel hem de işitsel olarak tüketicinin kulağında kalan ses “...” olacağını, davalı başvurusuna konu “...” ibaresi ile müvekkil şirket adına tescilli muhtelif “...” ibareli markaların ayırt edilemeyecek derecede aynı, hatta birebir aynı olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresini uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesini sağladığını, , maruf ve meşhur hale getirerek büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, markadaki "..." ibaresinin, ürünün kaynağına atfen kullanılan bir ibare olduğundan tali unsur olarak kullanıldığını, "SB" ibaresinin ise davalı başvuru sahibinin isim ve soyisminin baş harflerini ihtiva ettiğini, bu ibarelerin davalı markasında yer alması markaları farklılaştıramadığını, dava konusu “...” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı sınaî mülkiyet kanunu’nun 6/3 ve 6/6 maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiğini, davalının gerek "..." ve gerekse farklı markalar altında piyasaya sunduğu bir kısım ürünlerin ... tarafından kamuoyuna duyurulan taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen ürünler listesinde yer alması dahi tek başına ilgili ibarenin davalı tarafından kullanılmasının müvekkil şirket markasının itibarını zedelediğini ve zedeleyeceğini, müvekkil şirket markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlama durumunun bulunduğunu ve müvekkil şirket markasının ayırt edici niteliğinin zedeleneceğini açıkça gösterdiğini, müvekkilinin tanınmış “... ...” markası ile 05.05.1998 yılından bu yana özellikle gıda sektöründe çalışmakta olup, itibarı yüksek, müşterilerinin damak zevklerine, gelişim çağındaki çocukların beslenmelerine ve onların tercihlerine göre ürün kalitesi ve geniş ürün yelpazesi ile üstün başarı kaydetmiş olup, başarılarından dolayı yurtiçinde ve yurtdışında adına yakışan haklı bir ün ve pazar edinerek kalitenin simgesi haline geldiğini, ilk defa 1998 yılında tüketicisi ile buluşan “... ...” ibareli tanınmış markası resmi araştırma sonuçlarından da görüldüğü üzere tercih oranı yüksek bir ürün olmuş, kendisine özgü tadıyla - uzun ömürlük sağlayan ambalajı ile sektörünün başlıca markalarından biri haline gelmiştir. 05.05.1998 yılından bu yana kullanmakta olup, “... ..." ve “..." esas unsurlu markasını uluslararası 05 / 29 / 30 / 31 / 32 /35 sınıflara bağlı emtia ve hizmetler için Türkiye'de tescil ettirmiştir. Ayrıca ... ... markası ...’da tescilli olduğunu, bakanlık internet sitesinde yapılan incelemede, 02.10.2024 tarihli duyuru kapsamında, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen ürünler listesinde, dava konusu "..." ibareli markanın da yer aldığı tespit edildiğini, ... ... tarafından tescil edilerek hukuka aykırı bir karar verildiğini de ileri sürerek; ... tarafından tesis olunan 11/10/2024 gün ve ... sayılı kararın İPTALİNE, dava konusu marka tescil edilmiş ise tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkiline ait “...” markası ile davacıya ait ... ... markaları asli / esaslı unsurlarının aynı olmadığını, her iki markanın işitsel olarak tek ortak noktasının ... kelimesi olduğunu, ... kelimesinin, renk anlamında olup tamamlayıcı unsur olduğunu, tek başına ayırt edicilikten uzak ve bir şahıssa veya kuruma özgülenemeyeceğini, renklerin anonim olduğunu, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararlarda her ne kadar “... ...” ibaresinin asli unsur olarak belirtildiği görülse de gerek tanınmışlık yönünden yapılacak incelemede gerekse ayırt edicilik ve karıştırılma ihtimali yönünden yapılacak incelemede “...” kelimesi çıkarıldığında sadece ... kelimesinin ortalama tüketicide bir şey ifade etmeyeceğini, ... ifadesinin penir ve ... ürünlerine yönelik tanımlayıcı olduğunu, ... ürünlerinin ... dışında renk olması zaten beklenemeyeceğini, peynir adı olduğunu, müvekkilinin markasındaki “...” kelimelerini yok sayarak sadece ... kelimesine dayalı olarak markayı hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını, markalar arasında benzerliğin bulunmadığını, dolayısıyla bir karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, davacının müvekkilin ... tarafından ifşa edilen listede yer aldığını belirterek kendisine ait markaya zarar verdiğini iddia ettiğini, ortalama düzeydeki bir tüketici ... sayfasında yer alan listelerde üreticiye dikkat edebilir ve her iki markanın farklı şahıslara ait olduğunu ayırt edebildiğini, kaldı ki ... ... Ürünlerine ait birçok ürünün tağşiş iddiasıyla ... tarafından kamuya ifşa edildiğini, davacının, müvekkil firmanın ... sayfasında tağşiş yapılan ürünler kapsamında yer aldığı iddiası bu davanın konusu olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına karşı davacı tarafın SMK 5/1-b-c-ç maddelerine bağlı MUTLAK RED; SMK 6/1-3-5-6-7-8-9 maddelerine göre NİSBİ RED sebeplerine bağlı yaptığı itirazın nihai olarak reddi konusunda verilen ... ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 14/10/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 11/12/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı " ...", "... ..." ibareli markalar ileri sürülerek 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, itiraz dilekçesinde belirtilen eskiye dayalı kullanım iddiası incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Çekişme konusu markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından SMK m. 6/4 kapsamındaki itirazın da reddi gerekmiştir. Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi itiraza gerekçe markanın, 6769 s. SMK'nın 6/6 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın tüm gerekçeleriyle reddi gerekmiştir. KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) 4. Maddesinde "Marka,......... her türlü işaretten oluşabilir", 5.nci maddede ise "b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç ) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tesçil edilemez. Buna göre; SMK 5/1-a maddesi yönünden; 4.ncü maddede sayılan ve marka tanımına uygun olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. SMK 5/1-b maddesi yönünden; Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır. SMK 5/1-c yönünden ; Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz. Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır. SMK 5/1-ç yönünden ; Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (...). SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları için olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir. Tanınmış marka kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. SMK madde 6/7-8.nci bentlerdeki (yukarıdaki madde metinleri karşısında ) hususların (koşulların) somut olayda oluşmadığı ; Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... .../.../... ... ve diğerleri
01/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1. Davalının dava konusu edilen ... sayılı markası ile davaya mesnet olan davacının ... ..., ... ... ve ... markaları arasında görsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu, 2. Davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan 29. Sınıftaki TÜM MALLAR ve ve 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29. Sınıf, 30. SINIF, 31. SINIF, 32. SINIF TÜM mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler davaya mesnet gösterilen markaların tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı 3. Bu bakımından Markalar arasında 2. Nolu madde yer alan mal ve hizmetler bakımımdan SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin oluşacağı, 4. Davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 33. Sınıf ve 34. Sınıftaki TÜM mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) davaya mesnet gösterilen markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, benzer ya da ilişkili olmaması nedeniyle bu mal ve hizmetler bakımından SMK’nın 6/1 maddesi anlamında mal ve hizmet benzerliği koşulunun oluşmadığı sonucuna varılmıştır. 5. Davacının mesnet olan markalarının 29. SINIF: “... ve ...” yani peynir malları ile 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ... ve ... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler bakımından 6769 S. SMK’nın 6/3 maddesi kapsamında gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının bulunduğu 6. Davaya mesnet gösterilen ... ... ibareli markanın özellikle 29. SINIFTAKİ “... ve ...” malları bakımından toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinin yüksek olması nedeniyle SMK 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşacağı, 7. Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiası ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, 8. Davacı yanın ... ... SAN. A.Ş. dayalı ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkı bulunmadığı, zira dava konusu marka ile davacının ticaret unvanın çekirdek unsurunun farklı olduğundan bu hakkın davacı lehine ayrıca bir koruma sağlamayacağı " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ek rapor ; davalı şahıs vekilinin de yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markaları , ilgili birimlerden gelen yazılar, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ; SMK 5/1-a ve b yönünden değerlendirme; "... " ibareli başvuru markası marka tanımına uyduğu; başvuru markasının kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını/hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu; SMK 5/1-c yönünden değerlendirme: "... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı,coğrafi kaynak belirten bir durum olarak algılanmayacağı sonucuna varıldığı; SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme: Davalının başvuru markasının"... " ibareli şeklinde, davacı markasının ise " .../.../... ... ve diğerleri " görselini içermesi karşısında markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, başvurunun SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı; NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN; Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli başvuru markası ile davacının ".../..." ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, sesçil benzerlik oluştuğu; Diğer yönden taraf markaları arasında bilirkişi raporunda sayfa 14-15-16-17 deki tablo ile " 29. Sınıftaki TÜM MALLAR ve ve 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29. Sınıf, 30. SINIF, 31. SINIF, 32. SINIF TÜM mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler " yönünden KISMEN emtia benzerliği de oluştuğu; Bunun dışında olanlarda ise emtia benzerliği oluşmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıdaki mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ".../..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının yukarıda belirtilen emtiaların benzerliği kısmında ".../..." ibareli tescilli markalı mallarından /hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıdaki emtialarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu "... " ibareli işaret ile davacının ".../..." İbareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden yukarıda belirtilen emtialarda SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Bu emtialar dışında kalanlar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Diğer yönden; Davacı tarafın "... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın "... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu başvuru markası açısından SMK madde 6/7-8 .nci bentlerdeki nisbi red sebepleri de oluşmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklandığı üzere var olan iltibası ortadan kaldırmadığı; Tüm bu gerekçelerle dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KISMEN KABULÜNE 2- Dava konusu ... ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan " 29. Sınıftaki TÜM MALLAR ve ve 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29. Sınıf, 30. SINIF, 31. SINIF, 32. SINIF TÜM mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler " yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 3- Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 470,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.397,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.198,80 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 01/12/2025
Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır