İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/496 E. 2025/488 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/496
Karar No
2025/488
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/496 Esas - 2025/488

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/496 KARAR NO : 2025/488

DAVA : Marka ... Sayılı ... kararı iptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 Yazım Tarihi: 15/12/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı ile davalı şirketin aynı ve/veya benzer sektörde faaliyet göstediği, başvuruya konu marka ile davacı markalarının aynı ve/veya benzer emtialar için kullanılmakta olduğu, taraf markalarını oluşturan kelimeler ve bu kelimelerin yazılışı, okunuşu, sesleri ve anlamlarının benzer olup aralarında iltibas oluşmakta olduğu, davacı markalarının taklit edilmeye çalışıldığı, itiraza konu markanın davacının birebir kendi markası/seri markalarından bir yenisi zannedileceği, davacının “... VE ...” ibareli birçok ve seri markası bulunduğu; itiraza konu “...” ve “...” ibareli marka ile karıştırılacağı, iltibas oluşacağı, seri marka izlenimi yaratacağı, davacının “...” unsurlu markalarının 05 / 07 / 11 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 35 / 39 / 40 / 43 ve 44. Sınıflarda tescilli ve piyasada bilenen bir marka olduğu, itiraza konu firma tarafından yapılan “...” ve “...” marka başvurusun da, davacı adına daha önceki zamanda tescil altına alınmış ve gerek yurt içinde gerekse yurt dışında büyük bilinirliğe sahip 29. Sınıfa dahil ürünler için tescil altına alınmak istendiği, davacının markalarına ciddi şekilde yatırım yapmış olup markalarını sektörel bazda tanınmış hale getirdiği, davacının markalarının kullanıldığı ürünlerin yurt içi ve yurt dışında ciddi miktarlarda satış rakamına ulaşmış olduğu, davalı başvurucu şirketin davacı markaları ile iltibas oluşturacak şekilde bir marka başvurusu yaparak davacının markalarının bilinirliğinden ve itibarından yararlanmayı amaçlamakta olduğu, davalı şirketin davacıyla aynı sektörde faaliyet gösterdiği, aynı emtia sınıfındaki ürünleri üretip pazarladığı, taraf ürürnlerinin aynı satış kanalları ile aynı satış noktalarında pazarlanıp aynı tüketici kitlesine hitap etmekte olduğu, davalının kötüniyetli olduğu, “...” ibaresinin davacı ... Anonim Şirketi tarafından ilk süt ürün grubunda 1956 yılında kullanılmaya başlandığı, 1995 yılında tescil başvurusunun yapıldığı, 1999 yılında da tescilin genişletildiği, davacının kuruluşunda 1956 yılında ... iline bağlı ... ilçesinde önceleri sadece beyaz peynir üretimi üzerine kurulan mandıranın, 28 Şubat 1990 tarihinde halen üretim yapılan modern tesislerine taşınmış olduğu, yaklaşık 8000m² kapalı alanda 500’e yakın personel ile hizmet veren davacı firmanın günlük 500 ton süt işleyip, tüketici kitlesine sunmakta olduğu, davacı adına tescilli “...” markasının; ... başta olmak üzere, gerek ... sistemi üzerinden gerekse ülkesel başvurular yapılarak ... ülkeleri gibi pek çok dünya ülkesinde tescilli olmakla birlikte pek çok ülke bazında da işlemleri devam etmekle birlikte hem ulusal hem de uluslararası platformda tanınmışlığa sahip olduğu, ... vb. firmalarla ... ve pek çok ildeki yerel marketlere; ayrıca ...’ daki yine bir çok restoranda ürün satışı yapmakta ve ... numaralı “... ...” ve ... “... ...” tescilli markaları ile 43.sınıfta tüketicilerine hizmet vererek kendi bölgesinde ve diğer illerde tanınmışlığa sahip olduğu, basın ve reklam filmleri ile marka ve ürünlerin ülkemizde ve uluslararası platformda tanıtılmış olduğu” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve/veya iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/6 maddesine göre isim ve unvan hakkı, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddialarına dayalı itirazlarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 18/11/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/11/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvurunun tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında, itiraz gerekçesi markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunmadığı görüşüne varılmış olduğu, bu tespit ve ihtilaf konusu ".../..." ibareleri arasındaki güçlü kavramsal farklılıklar dikkate alındığında, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itirazın yerinde görülmemiş olduğu, belirtilen tespitler ışığında, SMK m.6/6 koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından, söz konusu iddianın da kabul edilmemiş olduğu, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, ... başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden bu gerekçeye dayalı itirazın da yerinde ve haklı görülmemiş olduğu” gerekeçeleriyle yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Davalı başvuru Markası Davacı Markaları

.. ... Bilirkişi heyetinden alınan 06/11/2025 tarihli raporda ÖZETLE: " SMK md. 6/1 kapsamında; Dava konusu ... sayılı tescili talep edilen “...” ibareli davalı markasının 29. Sınıf içerisinde yer alan; “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)” mallarının itiraza mesnet gösterilen ..., ... sayılı “kullanım ispatı talep edilmeyen” davacı markalarının tescili kapsamında yer alan 29. Sınıf mallarıyla birebir aynı olduğu, 29. Sınıf kapsamında belirtilen emtiaların itiraza mesnet ... sayılı davacı markalarının 35. Sınıftaki“..mallarının Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından da birebir aynı mal/hizmet niteliği taşıdığı, Başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29. Sınıf içerisinde yer alan; “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” mallarının itiraza mesnet gösterilen ..., ... sayılı “kullanım ispatı talep edilmeyen” davacı markalarının tescili kapsamında yer alan 29. Sınıf mallarıyla birebir aynı olduğu, 29. Sınıf kapsamında belirtilen emtiaların itiraza mesnet ..., ... sayılı davacı markalarının 35. Sınıftaki “..mallarının Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından da birebir aynı mal/hizmet niteliği taşıdığı, Başvuru markasının 30. Sınıfta belirtilen “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” mallarının satışına ilişkin itiraza mesnet “kullanım ispatı talep edilmeyen” ... sayılı davacı markalarının 35. Sınıftaki “..mallarının Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından da birebir aynı mal/hizmet niteliği taşıdığı, Dava konusu ... sayılı “...” ibareli başvuru markası ile davaya ve itiraza mesnet gösterilen davacının “kullanım ispatı talep edilmeyen” “...” esas unsurlu markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, Davacının ... Kararına mesnet “fiili markasal kullanımının ispatı talep edilen” ...sayılı “...” esas unsurlu markaların tescilleri kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından davaya konu markanın başvuru tarihi/10.10.2022’den önceki beş yılda yani “10.10.2017-10.10.2022 dönemine ait “piyasada bir satış noktasında gözlemlenerek sembolik olmayan/gerçek anlamda/ticari etki yaratacak şekilde fiili markasal kullanımını ispatlayan delile rastlanmadığı ve markaların esas unsurları itibarıyla görsel, işitsel veya kavramsal olarak bütünsel genel izlenimde yeterince uzaklaştığı, SMK’nun m. 6/6’nin koşullarının bulunmadığı, Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, ... tarafından 15.11.2024 tarihinde tesis edilen ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı taraf vekilinin yeni heyetten rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; ... iptalinde ;( SMK 19/2 var) Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Davacının kullanım ispatına tabi olmayan ... ibareli markaların (bilirkişi raporunda ... şeklinde ayrı ayrı belirtilen ) anın kapsamında olan emtialar ile davalıya ait markanın kapsamındaki 29 ve 30. Sınıftaki tüm mallar yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin 29 ve 30. Sınıftaki tüm mallar yönünden davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait kullanım ispatı gerekmeyen(yukarıda) "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ...sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Bunun dışında kalanlar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Hükümsüzlük açısından; (...) Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Davacının ... ibareli markaların kapsamında olan emtialar ile davalıya ait markanın kapsamındaki 29 ve 30. Sınıftaki tüm mallar yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin 29 ve 30. Sınıftaki tüm mallar yönünden davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Bunun dışında kalanlar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Hem .../Hem Hükümsüzlükte; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- Dava konusu ... ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 29 ve 30. Sınıftaki tüm mallar yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına 3- Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'na verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı; 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.315,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.242,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.621,30 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 08/12/2025

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/496, K. 2025/488, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-496-e-2025-488-k-4b064d5fff9c