İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/5001 E. 2024/8971 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/5001
Karar No
2024/8971

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) DAVA TARİHİ : 18/03/2024 KARAR TARİHİ : 31/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında davalı banka tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak hukuk dışı borç yüklendiğini ve zorla ödettirildiğini, davalı bankanın takibin kesinleşmesine müteakip kötü niyetli olarak ve müvekkilini ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla maaşına haciz koydurduğunu, konulan hacizlerin müvekkillerinin tüm işlerini olumsuz etkilemiş ve davalı taraf ile hiçbir alacak verecek ilişkisi yokken fahiş bir faiz miktarı ile işbu parayı haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, icra dosyasına dayanak evraklardan, ...asıl borçlu ve davacı ...kefil olarak göründüğü kredinin Ticari Kredi olup iş bu krediye teminat olarak, değeri toplam ...-TL değerinde olan taşınmazların banka lehine ipotek olarak tesis edildiğini, asıl borçlu ...tarafından iş bu dava konusu ...E sayılı icra takibine süresinde itiraz edildiğini, itirazın iptali davası açıldığını, iş bu davada öncelikle müvekkilleri hakkında davalı banka tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına ilişkin hacizlerin dava sonuçlanıncaya dek tedbiren durdurulmasını, bakiye borca ilişkin müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile ödemiş olan bedelin istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davanın esasa girilmeden, yetki, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre vb. itirazları ile usulden reddini talep ettiklerini, davacı ..., dava dışı ...ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine "Müteselsil Kefil" sıfatı ile kefil olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ...lehine kredi tahsis edilmiş ve kullandırılmış olduğunu, Kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek kredi borcunun ödenmesi için Diyarbakır ...Noterliğinin ...tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı taraf ihtar edildiğini, bu ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Diyarbakır ...İcra Müdürlüğünün ...(...yeni esas numarası) sayılı dosyası borçlular hakkında takip başlatıldığını, anılan takibe, asıl borçlu ...tarafından itiraz edilmiş olup, bu itiraz üzerine Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) itirazın iptali davası açıldığını, açılan bu dava neticesinde ...tarihinde Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesi ...E. Ve ...K. sayılı kararı ile itirazın iptaline ve takibin 69.299,74 TL üzerinden devamına karar verildiğini, bu karar neticesinde takip kesinleşmiş ve belirtilen miktar üzerinden takibe devam edildiğini, ancak devam eden takip dahilinde davacı ...tarafından, banka müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebepten ötürü istirdat davasının şartlarından olan ''borcun tamamen icra veznesine ödenmesi'' şartının gerçekleşmediğini ve davanın istirdat yönüyle reddi gerektiğinden bahisle davanın reddini, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE; Dava, istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının; davacı ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan Diyarbakır ...Esas sayılı icra takibi nedeni ile davacı yönünden geçerli kefalet sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı, sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü halinde davacıya başvuru şartlarının oluşup oluşmadığı, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, buradan varılarak sonuca göre davalının takibe konu borçtan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının belirlenmesi, menfi tespit istemi ve ödenen bedeller yönünden ise istirdat istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davacı dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosuna başvurmuş olup, ...dosya numarası ile ...tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. Diyarbakır İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası ile davalının davacı aleyhine kredi alacağı, çek yaprak bedeli ve kredi kartı alacağının tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacı/borçlu ....tarihinde tebliğ ediliş olduğu anlaşılmıştır. Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ...Karar sayılı dosyası incelendiğinde davacısının ...Bankası A.Ş. Olduğu, davalısının ise ...olduğu, Diyarbakır ...İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptalinin istendiği, bu icra dosyasının mahkememiz dosyasının eski icra dosya esası olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; davacı banka ile davalı ...arasında ...nolu ...tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ...ve ...müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeye imza attıkları, bu sözleşmeye istinaden davalı borçlu ...lehine ...tarihinde 500.000 TL bedelli kredi tahsis edilerek kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek kredi borcunun ödenmesi için Diyarbakır ...Noterliğinin ...tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalının ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafından kredi borcu ödenmemesi nedeniyle Diyarbakır ...İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, bu icra dosyasında davalı borçludan ...bedelin talep edildiği, ...tarihinde İcra Dairesine borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisindeki itirazı üzerine takibin İİK m. 66 hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, bu nedenle davacının dava açmakta haklı olduğunun belirtildiği, mahkemece dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, banka kayıtları ve dosyaya sunulan delillere göre bilirkişi tarafından ...icra takibi tarihi itibari ile davacı Bankanın toplam alacak tutarının 299.304,18 TL olduğunun, talebe bağlılık ilkesine bağlı kalınarak ...takip tarihinde borç tamamen ödeninceye kadar davalı borçludan teminat olarak değeri toplam 225.000,00 TL değerinden olan taşınmazlara banka lehine ipotek tesis ettiğinden söz konusu ipotek tutarı tüm borçların toplamından düşürüldüğünde kalan tutar için borcun 69.299,74 TL kısımından sorumlu olduğu, söz konusu tutar üzerinden temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV isteyebileceğinin rapor edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bilimsel ve gerekçeli olması nedeniyle itibar edildiğinin belirtildiği, davalının haklılığına ilişkin herhangi bir belge sunamaması nedeniyle itirazında haksız olduğu kanaatine varılarak taleple bağlılık ilkesi gereği 69.299,74 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiş olduğu, kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine ...tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili de dava dilekçesinde Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ...Karar sayılı dosyasına atıf yaparak burada asıl borçlu yönünden verilen menfi tespit hükmü gereğinde davacı kefil yönünden istenilen rakamın asıl borçludan daha yüksek miktar istenildiğini ödenen bedellerin iadesi gerektiğini belirterek işbu davayı ikame etmiştir. Davalı banka ile dava dışı ...arasında ...nolu ...tarihli 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı,davacı ...ve dava dışı ...müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeye imza attıkları, kefalet tutarına "625.000,00 TL", kefalet tarihine "..." yazılmak sureti ile müteselsilen imzalandığı anlaşılmıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafa ...tarihli ihtarname gönderilmiş, söz konusu borcun ifa edilmemesi sebebiyle Diyarbakır İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile dava dışı asıl borçlu ile kefiller hakkında takip başlatılmıştır. İcra takip dosyası ve dosya kapsamı incelendiğinde davacı ...tarafından, davalı bankaya ödeme yapıldığına dair bir evrak sunulmamıştır. Davacı vekili her na kadar istirdat davası olarak davayı ikame etmiş ise de ...tarihli ıslah dilekçesi ile ipotek limiti itibari ile 225.000,00TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesi olup, kefil asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Müteselsil kefalet ise asıl borçlunun borcunu ödemede gecikmesi, alacaklı tarafından borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması halinde "Müteselsil Kefil" ibaresiyle birlikte sözleşmeye imza atanları da asıl borçlu gibi kefil olduğu miktarın tamamından sorumlu olduğu kefalet türüdür. Davacı ..., müteselsil kefil sıfatını taşımakta olup, müvekkil banka rehnin paraya çevrilmesinden önce de müteselsil kefile başvurulabilecektir. Şöyle ki İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, İİK'nın 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer almaktadır. Şayet müteselsil kefil kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını dava konusu yapabilecektir. Müteselsil kefili olduğu borç için ayrıca ipotek alınmış ise, 6018 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 586. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekmektedir(Aynı yönde karar için bakınız: Yargıtay 12. HD'nin 2024/5001 E., 2024/8971 K. Sayılı kararı). Dosya içerisinde bulunan ipotek belgeleri incelendiğinde ise ipoteğin Diyarbakır Kayapınar, ...ada ...parsel numaralı mesken üzerinde ve ...ada ...parsel numaralı mesken üzerinde ...adına,ipotek alacaklısının davalı banka olduğu ve dava dışı ...borçlu ya da kefil sıfatı ile imzaladığı nakdi/gayrinakdi kredi sözleşmelerinden ve banka ile imzaladığı tüm sözleşme ve taahhütnamelerinden doğmuş ve doğacak alacakları için 200.000TL ve 250.000TL limitler ile ipotek tesis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile de ipotek akitleri incelendiğinde, akitlerin davacı borçlu/kefil ...kefalet sözleşmesi nedeni imzamış olduğu ile borçlarını kapsamadığı, yukarıda açıklandığı üzere davacı kefil yönünden alacaklı bankanın, taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, asıl borçlu yönünden ve davacı kefil yönünden davalı tarafça ihtarın sonuçsuz kaldığının anlaşıldığı dolayısı ile de davacının icra takibindeki borç nedeni ile menfi tespitini isteyemeyeceği kanaat edilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL peşin alınan harçtan peşin yatan 427,60TL ve 3.843‬,00TL ıslah harcından mahsubu ile 3.655,2‬0TL harcın davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/5001, K. 2024/8971, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-5001-e-2024-8971-k-5daca416cf27