İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/2 E. 2017/1 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/2
Karar No
2017/1
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/153 Esas KARAR NO:2025/508 DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ:07/03/2023 KARAR TARİHİ:01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davaya konu takip miktarına istinaden icra dosyasına takip dayanağı belge eklenmediğini, müvekkilinin alacaklı/davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu edilen herhangi bir cari hesap ekstresi de bulunmadığını, takip yetkili icra dairesinde açılmadığını, usulsüz, haksız ve hukuka aykırı icra takibine yetki itirazlarının olduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığını, davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde müvekkile ait böyle bir borç bulunmadığının görüleceğini, öncelikle takibin durdurulması ile müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti, haksız ve kötüniyetli başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptali ile kötüniyetli davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin müvekkili yönünden durdurulmasını, davanın kabulünü, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile haksız ve kötüniyetli başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptalini, kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili şirket aleyhine davacı şirket tarafından dile getirilen bu mesnetsiz iddiaları hiçbir surette kabul etmediklerini, davacının tamamen kötüniyetli olarak müvekkili şirkete zarar verme ve menfi çıkar elde etme gayesinde olduğunu, müvekkili şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla 138.900,00 TL'lik alacağına yönelik davacı aleyhine başlattığı icra takibi, davacının iddia ettiği gibi yasal dayanaktan yoksun olmadığını, cari hesap ekstrelerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından teslim edilen malların bedeli davacı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirket lehine çekler keşide edildiğini, davacı şirkete ait cari hesap ekstrelerinden de görüleceği üzere davacı, borçlarına teminat olarak bu çekleri keşide ettiğini, davacı tarafından keşide edilen çeklerin müvekkili şirkete karşı borçlu olduğu ikrarını içeren en büyük delil olduğunu, keşide edilen çekler müvekkili şirket lehine fayda sağlamadığını, karşılığı olmayan çekler olduğunu, müvekkili şirket ciddi anlamda zarar gördüğünü, davacının kötüniyetli olarak işbu davayı ikame etmesi sebebiyle, davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayıyla başlatılan icra takibinin devamını, davacı şirketin müvekkili şirkete borcunun sabit olduğunu, bu nedenle kötü niyetli olarak ikame edilen davadan dolayı davacı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde: 138.909,00 TL cari hesap, 30.324,03 TL işlemiş faiz, 169.233,03 TL toplam alacağın tahsili için takip başlatılmış, ödeme emri talep eden tarafa tebliğ edilmiştir. Bilirkişi İrfan Demirci tarafından hazırlanan 14.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacı Şirketten talep ettiğimiz defter dayanak belgeler tam olarak tarafımıza sunulmadığından (Yıllar itibariyle sunulan defterler yukarıda olup dayanağı belgeler 2018 yılından sonra tarafımıza sunulmamıştır.) Yukarıda görülen cari hesaba göre (Ticari defterlerdeki kapanış kaydı ile teyid edilmemiştir.) davacının davalıya 2018 yılı sonu itibariyle borcu ve alacağı gözükmemektedir. Ancak bu durumun 2022 yılına kadar ki ticari defterlerde incelenmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Davalının ticari defter incelemeleri ; Sayın Mahkemenin 19.09.2023 tarihli Ön incele duruşma tutanağının 3. maddesi gereği defter incelemesine davalı vekili gelmediği ve HMK.218. madde gereği yerinde inceleme talebi mevcut dosya içeriğinde görülmediğinden davalının ticari defterleri incelenememiştir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Neticeten ; Huzurdaki davanın nihai neticeye ulaşabilmesi için, takdir ve kararın tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, aşağıda talep edilen belgelerin HMK.219/2. maddesi gereği, aslının aynıdır ibareli, şirket mali müşaviri ve şirket müdürü imza ve kaşeli, okunur ve anlaşılır bir şekilde dilekçe ekinde sunulması halinde sonuca ulaşabileceği, ilgili taleplerin ; 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022yılları Envanter defteri açılış noter tasdik sayfa resimleri, 2013 Kebir açılış noter tasdik sayfa resimleri, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları muavin veya cari hesap dökümleri, 2018 ve 2022 yılları kapanış fişi, olduğu, sonuç ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Vergi Dairelerinden taraflara ait 2018-2022 yılları arasında BA-BS formlarının istenilmesine karar verilmiş, celbinden sonra ve davacı vekilince eksiklikler tamamlandıktan sonra ek rapor alınmasına karar verilmiş, belirtilen hususlar tamamlanarak dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişiden alınan 14.01.2025 tarihli ek rapor ile:"07.08.2024 tarihli İstanbul Vergi dairesi Başkanlığından gelen Davacı ... inş. Plast. ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 2018 ve 2022 yılları BA-BS formları ve 07.08.2024 tarihinde yine İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından gelen BA-BS formları detaylı incelenmiş ve aşağıda resim üzerinde yapılan açıklamalara ulaşılmıştır. Nihai Mali netice olarak; Yukarıda da ayrıntılı bir biçimde de görüleceği üzere, hem davacının hemde davalının 2018 ile 2022 arasındaki BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde Fatura yönünden birbirleri ile ticari münasebetleri olmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ek rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar ettiği, taraf defterlerinin ve ba-bs formlarının incelenmesinde herhangi bir kayda ulaşılamadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmış olup davalı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davalı vekiline yemin deliline dayanacak ise yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen sürede yemin metni sunulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, davalı vekilince yemin metninin sunulması halinde davacı asile HMK m. 228/2 şerhli yemin metninin tebliğine şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Davalı vekilinin 02/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile yemin metni sunmuş, davalıya tebliğ edilmiş, davalı asil duruşmada hazır bulunmuş, ' .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı ilamsız icra takibine konu edilen alacak, davacı/borçlu ile davalı/alacaklı arasında yürütülen ticari ilişki neticesinde doğmadığına, şahsıma yasal yollarla bildirilen cari hesap ekstresinde yer alan borç bakiyesinin, doğru ve gerçeğe uygun şekilde belirlenmediğine, cari hesap ekstresinde yer alan borcun gerçek ve kesin olmadığına, bu davalıya ait alacağın haksız veya uydurma bir nitelik taşıdığına namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.' şeklinde yemini eda etmiştir. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklinde düzenlendiği gibi usul hukukunun en önemli konularından biri olan ispat yükü kuralı, HMK'nın 190. maddesinde de "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 gün ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir.Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez (HMK. m. 227). Kendisine yemin teklif edilen taraf yemini eda ettiği takdirde, yemin teklif eden kimsenin iddia ettiği vakıanın doğru olmadığı ispat edilmiş olur. Yani, yeminin eda edilmesi üzerine, artık ortada uyuşmazlık konusu olan vakıa kesin delille kanıtlanmış olacağından, karşı taraf o konuda yeni bir delil getiremez, hâkim de yeni araştırmada bulunamaz.Yemin, eda eden kişi ve mirasçıları lehine kesin delil teşkil eder. Somut olayda davalı taraf davacı ile aralarında ticari ilişki olduğunu ve davacıdan alacaklı olduğunu iddiası ile icra takibi başlatmış, davacı ise aralarında ticari ilişki bulunmadığını iddia etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının davacıdan alacaklı olmadığı, davalı taraf defterlerini sunmadığından alacaklı olup olmadığının tespit edilemediğini bildirmiştir. Davalı taraf alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğundan kendisine cevap dilekçesinde açıkça dayanılan yemin delili hatırlatılmış, yemin metni doğrultusunda davacı asil davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığına, davalıya borçlu olmadığına dair yemini eda etmiş ve kesin delillerden olan yemin delili ile davacının davalıya borçlu olmadığı, davalının davacıdan alacaklı olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına konu alacak bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.488,87 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.372,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.116,65 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 2.372,22 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.577,72 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 239,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 4.239,00 TL yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı asilinin, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/2, K. 2017/1, T. 03.03.2017, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-2-e-2017-1-k-adc32f4cc9cf