İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/469 E. 2025/362 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/469
- Karar No
- 2025/362
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/469 Esas - 2025/362
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/469 KARAR NO : 2025/362
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 Yazım Tarihi: 15/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“Davacının ... merkezli parfümeri, kozmetik, sabun ve kişisel bakım ürünleri üreticisi olduğu, 1872 yılında kurulduğu, ...’nın en büyük, dünyanın da beşinci büyük kozmetik şirketi olduğu, Türkiye’de de dünyaca tanınmış ... markasını taşıyan ürünlerini satışa sunduğu, ... markalı ürünlerin .... Parfümeri gibi tanınmış mağazalarda, online satış sitelerinde, birçok kozmetik ve bakım satış platformunda satıldığı, ürünlerle ilgili birçok haber ve makale yazısının yayınlandığı, Türkiye’de birçok ünlü oyuncu, sunucu ve internet fenomeni tarafından kullanıldığı ve övgüyle bahsedildiği, .... markasının yanı sıra ünlü lüks moda markası .... yapmış olduğu uzun süreli lisans sözleşmesi sonucu bünyesine kattığı .... ve birçok tanınmış markayı ve ürünlerini de bünyesinde barındırdığı, özellikle kozmetik ve parfüm ürünleri için kullanmakta olduğu ... markasının 3 ve 25. Sınıflarda ... sayı ile tescilli olduğu, davacının ... markalarının yurt dışında da .... gibi birçok ülkede koruma altında olduğu, ... sayılı başvuru markası ile davacının ... markasının son derece benzer olduğu, 3. Sınıftaki mallarla aynı/benzer olması karşısında doğacak karıştırılma ihtimali olduğu, davacının tanınmış markasının ününden haksız yarar sağlanmasının mümkün olacağı, itibarına zarar verebileceği, ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği, başvuru markasının tescili halinde 3. Sınıftaki mallar bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, başvuru markasının esas unsuru olan ... ibaresinin, davacının itiraza gerekçe markasının ... ibaresine son derece benzer olduğu, tek harf farkının olduğu, ... ibaresinin de tescil edilmek istenen mallar bakımından yaygın olarak kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin”öne sürülerek ...’nın ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "airmed" ibareli markanın tescil başvurusunun iptaline ve 3. Sınıfta yer alan mallar bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... sayılı başvuru markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının davalı başvurusuna engel oluşturup oluşturmayacağı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde kısmen hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 13/09/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 12/11/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı, bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6(5) maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazın da haklı görülmediği, her markanın özgünlük derecesinin, tasarımının, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özelliklerinin, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurların kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesinin de haklı bulunmadığı”gerekeçeleriyle, yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... (...) ... (...)
23/06/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE ;"SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu... sayılı tescili talep edilen ibareli davalı markasının tescile konu 3. Sınıf “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; Sabunlar, Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” emtiaları bakımından davacının itiraza/davaya mesnet ibareli, ... sayılı markasının 3. Sınıfta tescilli emtiaları kapsamında emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, Davacının itiraza mesnet ... sayılı ibareli markası ile ... sayılı ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, Davacının davaya mesnet gösterdiği markasının davaya konu olan çekişme konusu mallarda 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 hükmü açısından bir tanınmışlığının bulunmadığı, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden başvuru markasının kapsamında olan 3. Sınıftaki " Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları." mallarının davacı markası kapsamındaki emtialar ile aynı/benzer/ilişkili olduğu; Davalının "... " ibareli marka başvurusu dolayısıyla Davacının " ... " ibareli tescilli markasını birlikte gören hedef tüketicilerce davacı markasındaki ... ibaresini de görüğünde bu mallar açısından aralarında aynı/ benzer emtialar olduğu kanısı ile bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak değil birbiri ile ilişkili/bağlantılı markalar şeklinde algılayabileceği , yani markalar arasında SMK 6/1 maddesindeki karıştırılma ihtimali olduğu düşünüleceği; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Bunun dışında kalan emtialar açısından ise emtia benzerliği veya ilişjkili /bağlantılı emtia oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu da oluşmadığı; Diğer yönden ise ; Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Ancak bu durum yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebep oluşturmadığından neticeden dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- Dava konusu ... ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 3. Sınıftaki " Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları." yönünden ... kararının kısmen İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 3- Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 470,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.085,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.042,70 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı , davalı firma temsilcisinin yokluğunda , 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.24/09/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır