İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/45 E. 2026/226 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/45
Karar No
2026/226
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/45 Esas KARAR NO: 2026/226 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/01/2024 KARAR TARİHİ: 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ---- tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi ile davalı şirketin, ------- soğutma grubu için soğuk su tesisatı, deniz suyu hattı, donanımları, pompa ve filtreler, vanaların bağlantılarını yapma, koyulacak yerini altını ayarlama, yoğuşma suyu tahliye hattı, bağlantıları yapma, tesisatın testi ve havasının alınması ve bu boruların geçişleri için 12 ad zıvana delikleri açma, 6 adet chiller ve soğuk oda kompresör grubu braketlerini koyma ve kaynak yapma hizmetini üstlendiğini, davalı şirketin sözleşmeye konu hizmetlerin karşılığı olarak müvekkili şirkete ----- ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin, -------- çizelgesinde detaylı olarak görüldüğü üzere -------- tarihinde sözleşme konusu işin ifasına başladığı ve yüklendiği işleri eksiksiz ve özenli olarak yerine getirdiği, sözleşme konusu iş için sözleşmenin 5. maddesinde belirlenmiş olan 15 gün iş süresi, davalının malzeme tedariğindeki gecikmesinden ve alt yapı ile ilgili aksamalar gibi sebeplerden ötürü 12 gün aşıldığı ve işin 27 günde tamamlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. maddesi uyarınca "Hizmet Alan gerekli malzeme tedariği ve lojistik desteği sağlamakla yükümlüdür. Malzeme tedarik ve diğer imalatlardan yüklenici tarafın sorumlu olmadığı, sözleşme konusu işin yapılmasına davalı şirketin kusuru olduğunu, davalı şirketin gecikilen gün başına -------bedeli müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin ödemeyi yapmadığını, davalı şirketin söz konusu sözleşme ile kararlaştırılan en son bakiye olan 224,8 Euro +KDV bedel ve Hizmet Alan kaynaklı gecikmeler nedeniyle ödenmesi gereken ek tutar bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili şirket tarafından, işin tamamlanması ile sözleşme gereğince ödenmeyen 224,80 Euro +KDV tutarlı bedel ile davalının kusuru sebebiyle fazla çalışmadan ötürü doğan alacağına binaen --------bedelli fatura düzenlendiği ve davalıya gönderildiği, ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik ---- kısmi alacağın,---- faturanın davalıya tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun olmadığını, sözleşmenin 7.6 md. göre, işi yapacak davacı yüklenicinin, iş sahasında çalışacak kişinin ------ isimli işçi olduğunu ve bu kişinin maaşı ve her türlü masraflarını karşılamak kaydıyla işi yürüteceğini belirtiğini ve taraflarca bu hususun kabul edildiğini, işçinin ----- girişinin davacı şirket tarafından yapılmaması, davacının ------ çalışma izinlerinin olmaması nedeniyle, müvekkili şirket tarafından herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmaması için sözleşmenin 7.15. md. göre --- yapıldığını, buna göre, işçiye ait ------ masrafları gibi masrafların son ödeme bedelinden düşüleceği konusunda mutabık kalınarak anlaşıldığını, davacıya ait işçi ----- maaşı ve ---- ödenmediğini, bu kez davalı müvekkili şirketin----- yapmak zorunda kaldığını, işçinin maaşını ve primini ödemek durumunda kaldığını, davalı şirkete yaklaşık ---- mal olduğunu, bahse konu bu ödemelerin davacı hesabından düşülmediğini, davacının verilen sürede işi bitirmediğini, iş teslim süresi 15 gün iken, üzerinden 3 ay geçmesine rağmen işin bitirilmediğini, işi müvekkilinin kendisinin bitirmek durumunda kaldığını, müvekkili şirketin bahse konu fatura borcu da olmadığı gibi kayıtlarında böyle bir fatura da bulunmadığını, davacının işe başlaması ve devamı sürecince eksik ve tamamlanmayan bu işlere rağmen 3 defada ---- olmak üzere toplamda ------- fazla ödeme yapıldığını, davacının işin geç teslimini de kabul ettiğini, yüklenici malzeme tedariği, alt yapı ile ilgili aksamalar vs. sebeplerden ötürü gecikme olduğunu zaten açıkladığını, müvekkili şirketin davacıya ---- tarihlerinde işlerin geciktiğini maille bildirdiğini beyanla; davanın reddine, derdestlik itirazlarının kabulüne, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; "Sözleşme hükümleri nazara alındığında, davacı yüklenicinin götürü olarak kararlaştırılan bedeli talep edebileceği gibi, malzeme temini haricinde fazla çalışma durumundaki çalışma bedelini de talep edebileceği, davacı yüklenicinin fatura tarihi itibarıyla, ------ alacaklı olduğu, ilgili alacağa, TTK 1530. Maddesinin 4. Maddesinin a bendine göre tebliğ tarihinden 30 gün sonrasından itibaren ticari faiz işleyeceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Davaya konu çalışan ----- numaralı ----- gün çalıştığı, mahkemece ilgili dönemde -----adına ödeneceği hesaplanan ---işveren payının da,mahsubuna karar verilmesi durumunda, alacak bakiyesinin ---tekabül ettiği," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ikinci ek raporda özetle; " Dosya kapsamında sözleşmeye göre, --- bakiye olduğu, mahkemece ilgili dönemde----- adına ödeneceği hesaplanan------ işveren payının da, mahsubuna karar verilmesi durumunda, alacak bakiyesinin -------karşılık geldiği, mahkemece gecikmenin yükleniciden kaynaklanmadığı, gecikmede davalı iş sahibinin sorumlu olduğuna kanaat edilmesi ve bu geciken süredeki işçilik bedelinin iş sahibine yansıtılabileceğine kanaat edilmesi halinde davacının ---- daha talep edebileceği, bu durumda kalan sözleşme bedeli ve ----primleri mahsubu ile alacağın --- tekabül edeceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen üçüncü ek raporda özetle; Her üç raporda da, sözleşme bedeli, ödeme ve işçi --------- arasında bir fark bulunmadığı, son rapor ile önceki raporlar arasındaki tek fark tablolarda kırmızı ile işaretlenen işçilik bedelinden kaynaklandığı, taraflar arasında hangi alacağın dikkate alınacağı ile ilgili ihtilaf olduğundan,------- tarihli 2. Ek raporda Mahkemenin takdirine göre alacaklar detayların kademelendirildiği, bu kapsamda, sözleşme bakiyesi bakımından, dosya kapsamında sözleşmeye göre, ---- bakiye olduğu, ----Bakımından, Mahkemece ilgili dönemde ---- adına ödeneceği hesaplanan 2.927,34 TL işveren payının da, mahsubuna karar verilmesi durumunda, alacak bakiyesinin ---- karşılık geldiği, Gecikme Bakımından, Mahkemece gecikmenin yükleniciden kaynaklanmadığı, gecikmede davalı iş sahibinin sorumlu olduğuna kanaat edilmesi ve bu geciken süredeki işçilik bedelinin iş sahibine yansıtılabileceğine kanaat edilmesi halinde davacının ----- daha talep edebileceği, bu durumda kalan sözleşme bedeli ve ---- primleri mahsubu ile alacağın ----tekabül edeceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Taraflar tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiş olup, tanık ----- ----- tarihli beyanında; "Ben davalılardan--- paslanmaz çelik kaynak işlerinde çalışmakta idim, ben resmi olarak ---- girişli olarak davalı yanında çalışmakta idim, davacıyı da ----- tanımaktayım, dava konusu işi yapmak üzere davacı şirket yetkilisi, davacı şirket sahibi beni davalı şirket sahibi ile tanıştırdı, bu işi almamı davacı sağladı, ben davacı nezdinde çalışmaya başladım, benim maaşımı ve ------- ödemelerimi davalı taraf yapmakta idi, davalı tarafın çalışma anlayışı hızlı bir şekilde işi bitirip ücreti almak şeklinde idi, işler hızlı yapılınca da eksik yapılmakta idi, eksik yapılan işler de sökülüp yeniden yapılınca gecikmeler yaşanmakta idi, dava konusu iş de de bahsettiğim gibi yeniden sökülüp takma yani montaj, demontaj işi yapıldı, davalı taraf proje dışına çıkarak çalışmakta idi, davalının işi üstlendiği ana firmanın mühendisleri de, proje dışına çıkılma halini tespit edince sökülüp yeniden takılma işlemi yapıldığı için gecikmeler yaşandı, davalı yetkilisi gecikmelerden kaynaklı masrafları kendisinin karşılayacağını, davacı tarafa şifai olarak söylemekte idi, resmi olarak anlaşma yaptılarmı bilmiyorum, hatırladığım kadarı ile 8-10 günlük bir gecikme oldu, bu gecikme daha fazla da olabilir, ortalama iki hafta diyebiliriz, gecikmelerden ödemelere dair bir bilgim yoktur, çalıştığımız süre boyunca hatırladığım kadarı ile 4 kez söküp takma işi yapıldı, bu hatalar da davalıdan kaynaklanmakta idi, her söküm işleminin yeniden yapılması, malzemenin temini en az 2-3 gün sürmekte idi, davalı şirket yetkilisinin işçileri küçümseyen bir davranışı vardı, ödemelerini düzenli yapmazdı, ben kendi ödememi de alamadım, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, ---- Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir----- da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.----------Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. -----Öte yandan,-----sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un ispat yükü başlıklı 6.maddesinin düzenlemesi "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadelerini içerir .6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un ispat hakkı başlıklı 189/1.maddesinin düzenlemesi "Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir." şeklindedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un ispat yükü başlıklı 190.maddesinin düzenlemesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklindedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. Maddesinde eser sözleşmesi nedeniyle hak taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, eldeki davanın ---- tarihinde açıldığı, dava konusu işin 2023 tarihli olduğu dikkate alındığında davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Somut olayda davacı ile davalı arasında ----- tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme süresinin 15 gün olarak belirlendiği, sözleşmenin 6.2. maddesinde malzemelerin temini hariç işin süresinin uzaması halinde yükleniciye ilave bedel ödeneceğinin de kararlaştırıldığı, fakat sözleşmede bu halde birim miktarın ne olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, malzeme temini nedeniyle uzama halinde ücretlendirme yapılamayacağı anlaşılmıştır. Davacı taraf davalının gecikmesi sebebiyle doğan alacaklar ve fatura bakiye bedelinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Taraflar arasındaki ----tarihli eser sözleşmesinde bedelin götürü olarak ---- olarak belirlendiği, sözleşmenin 6.2. maddesinde malzemelerin temini hariç işin süresinin uzaması halinde ------yükleniciye ilave bedel ödeneceğinin de kararlaştırıldığı, fakat sözleşmede bu halde birim miktarın ne olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, tarafların anlaştığı işin geciktiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davalının gecikme sebebiyle sorumlu olacağı alacak kalemleri hususunda ihtilaf bulunduğu, sözleşme hükümleri nazara alındığında, davacı yüklenicinin götürü olarak kararlaştırılan bedeli talep edebileceği gibi, malzeme temini haricinde olan altyapı ile ilgili aksamalardan doğan gecikme bedelini isteyebileceği, işin 12 gün geciktiği, fakat bu gecikmelerin davalıdan kaynaklandığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı, yukarında da bahsedildiği üzere ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, salt tanık anlatımı ile gecikmenin davalıdan kaynaklandığının kabulünün hakkaniyete aykırı olacağı kanaati ile davacının gecikmeden kaynaklanan talepleri yerinde görülmemiş olup, davalı iş sahibinin yapmış olduğu ödemeler iş bedeli olan tutardan mahsubu ile davalı- yüklenicinin ---- karşılığı, ---- bakiye fatura bedeli kadar alacaklı olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kabulüne karar verilen tazminatın --- dava tarihinden ---- ise ıslah tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 15.775,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen 1000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren 14.775,91 TL'ye ise ıslah tarihi olan 23/01/2026 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar harcı 1.077,65-TL'nin davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 2.427,69-TL harcın mahsubu ile artan 1.350,04-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.077,65-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.505,25-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan 350,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.850,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.545,03-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 15.775,91 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 444,29-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 2.675,71 -TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/45, K. 2026/226, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-45-e-2026-226-k-bb59711aad1b