İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/21 E. 2026/188 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/21
Karar No
2026/188
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/21 KARAR NO : 2026/188

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 10/01/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davalının müvekkili bankanın ... Şubesi müşterisi olduğunu, davalının kredi, pos ve diğer işlemden kaynaklanan borcunu ödemediğini, bunun üzerine ... 18.Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve dayanıksız olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştr. CEVAP : Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibindeki borcun sebebinin açık ve net olmadığını, müvekkili şirketle yapılan sözleşme gereği hangi borçların muaccel hale geldiğinin somut bir şekilde belirtilmediğini, müvekkil şirketin 'Leylak Suites' adında konaklama tesisine sahip olup, yerli ve yabancı misafirlerine konaklama hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ile davacı banka arasında 1 yıl geçerli olan 18.03.2019 tarihli "Üye İşyeri Sözleşmesi(Standart)" bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında ise müvekkil şirket tarafından sağlanan konaklama hizmeti için ilgili davacı bankanın 'mail order' yöntemi ile ödeme almakta olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında 25.12.2019 tarihinde 'Aracılık Hizmet Sözleşmesi' yapılmış olduğunu, hizmet sözleşmesi gereği konaklama yapmak isteyen kişi/kişiler bu aracı kişi aracılığıyla mail order ödeme yöntemini kullanarak rezervasyon oluşturduğunu, müvekkil şirketse anlaşmalı olduğu davacı banka ile konaklama bedellerini konaklama gerçekleştirmek isteyen kişi/kişiler teyit edildikten sonra konaklama bedellerini müvekkil şirkete ödemekte olduğunu, lakin dava dışı şahıs aracılığıyla müvekkil şirkete ait suitte birden fazla kişiye konaklama hizmeti verildiğini ve bu hizmet karşılığında da müvekkil şirket konaklama bedellerini davacı bankadan tahsil ettiğini, davacı banka ile müvekkil arasındaki sabit sözleşmenin 7. Maddesi 1.fıkrasında "Üye iş yeri, mail order’la yapılacak işlemden önce Kart Hamili'nden ıslak imzalı ödeme talimatı almakla yükümlüdür. Üye iş yeri, Banka'nın bu belgeyi talep etmesi halinde yedi (7) gün içerisinde Banka'ya ibraz edecektir." şeklinde hüküm bulunduğunu, müvekkil tarafından tüm sorumlulukların yerine getirildiğini ve akabinde de davacı tarafından yapılan inceleme ve kontroller sonucu ödemelerin müvekkil şirkete yapıldığını, dolayısıyla müvekkil şirket ile davacı banka arasında başka bir iş ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı borçlu olabileceğine dair somut ve geçerli bir sebep olmadığını, davacı tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeksizin müvekkilini temerrütte düşürerek var olduğu iddia edilen borcu meşrulaştırmak adına ihtarname çekildiğini ve hesaplarına bloke konularak var olduğu iddia edilen borcun 164.584,54 TL'sinin müvekkil şirketin banka hesaplarından tahsil edildiğini, bankaların, ağırlaştırılmış sorumluluğunun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında olduğunu ve bununla birlikte hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunduklarını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu md. 76'daki düzenleme gereği bankaların, müşterilerinin verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlü olduklarını, davacı bankanın bir müşterisi olan müvekkili şirkete karşı hiçbir bilgilendirme yapmaksızın borç tahsil ettiğini ve bu borcu tahsil etmek üzere icra takibi yaptığını belirterek; haksız davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, Üye İşyeri Sözleşmesi, ihtarnameler, ... 18.Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 12.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 12. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka tarafından davalıya Üye İşyeri Sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredi kartı, pos ve sair işlemlerden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı- alacaklı banka tarafından davalıya karşı 94.783,00 TL asıl alacak üzerinden 26.10.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 01.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -borçlunun da 01.11.2022 tarihinde, borca, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 19.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Takibe konan alacağın, üye işyerinin konaklama bedeli olarak kredi kartlarıyla yaptığı bazı tahsilatların kart hamilleri tarafından kendi bilgi ve rızaları dışında yapılmış usulsüz işlemler olduğu gerekçesiyle chargeback yapılarak üye işyerine iade edilmesi, iade edilen tutarların banka tarafından kart hamillerine iade edilmiş olmasına rağmen üye işyerinden tamamen tahsil edilememesi neticesinde oluştuğu, İşlemlerin kredi kartları mevzuatında talimatlı işlemler olarak (mail order/telefon order) bilinen, kartın fiziksel olarak kullanılmayıp yalnızca kart bilgileri kullanılarak uzaktan yapılan işlemler olduğu, 3D secure olarak bilinen güvenli e ticaret işlemleri kapsamında olmadığı için chargeback işlemlerine, işlemin itiraz eden kart hamili tarafından yapıldığı kanıtlanmadığı sürece, itiraz edilemeyecek işlemler niteliğinde olduğu, konunun Uluslararası chargeback kuralları ve 5464 sayılı kanun kapsamında da düzenlenmiş bir işlem türü olduğu, ayrıca taraflar arasında imzalanmış sözleşme gereği de üye işyerine ödenmesi gereken işlem bedelleri olduğu anlaşıldığından, bankanın chargeback işlemlerini üye işyerinden talep etme hakkı bulunduğu, 164.584,54 liralık chargeback alacağından, takas ve mahsup haklarının kullanılmasına rağmen, tahsil edilemeyen 94.232,13 lira için bankaca icra takibi başlatıldığı, banka tarafından tespit edilen alacağın takip tarihinden itibaren %49 yasal faiz oranı ile tahsilinin talep edildiği, tarafımızdan yapılan hesaplamalara göre bankanın dava tarihi itibariyle alacağının %49 faiz oranı uygulandığı takdirde 105.120,94 lira olması gerektiği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, davacı bankadan dava konusu chargeback işlemleri için davalıya evrak ve kayıtlarını sunmak üzere bildirimde bulunup bulunulmadığı, buna göre yapılan işlem ve kayıtlar ile yapılan tahsilat evrakları ve yabancı para üzerinden yapılmış olması halinde tahsilat ve iadenin dayanağı olan bu tarihteki merkez bankası kurlarına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmış ve bilirkişiden tüm bu hususlarda değerlendirme yapılmak ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bankacı bilirkişi İlhan Sungur'dan alınan 10.09.2025 tarihli ek raporda özetle; " Banka mailleri içerisinde yer almayan yukarıda belirtilmiş 4 adet işlem için, yeniden chargeback prosedürü başlatılabilmesine imkan olmamasına rağmen, üye işyeri tarafından bu işlemlere ait chargeback işlemini iptal etmeye yeterli kanıtlar ibraz edilecek olduğunda, bankanın işlem kusurundan söz edilebilmesi ve bu işlemlerden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi söz konusu olabilecektir. O takdirde, zarar ile bankanın kusuru arasında bir illiyetten söz edilmesi mümkün olabilecektir. Sayın Mahkemenin takdirinin bu dört işlem için kusur nedeniyle bankanın sorumluluğu yönünde olması halinde, kök raporumuzda belirlenen talep edilebilecek zarar tutarının bu işlemlerin düşülmesi ile yeniden, aşağıdaki şekilde düzeltilmesi gerekecektir: Tespit Edilen Chargeback alacakları tutarı 164.584,54 TL, Bildirimi kanıtlanamayan işlemlerin tutarı 43.341,20 TL, Kalan Chargeback alacağı 121.243,34 TL, tahsilatlar dikkate alınarak, talep edilebilecek chargeback alacak tutarı yeniden hesaplandığında; Tahsil edilemeyen Chargeback alacağı 94.232,13 Bildirimi kanıtlanamayan işlemlerin tutarı 43.341,20 TL, Tahsili talep eidlebilecek chargeback alacağı 50.890,93 TL, 50.890,93 lira talep edilebilir işlem tutarları olarak tespit edilmektedir. Bu tespite bağlı olarak, talep edilebilecek yasal faiz tutarı da, 49 oran üzerinden, yeniden hesaplandığında, 94.232,13 lira için hesaplarımış olan 105.120,94 liralık faiz, 50.890,93 lira için 56.771,53 liraya düşecektir" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava; 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... 12. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerini ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile aralarında imzalanan üye işyeri sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredi, pos cihazı ve diğer işlemler nedeni ile başlatılan chargeback işlemi nedeni ile muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu, Davalının savunmasının ise, borcun sebebinin belirsiz olduğu, mail order yöntemi ile yapılan tahsilatların konaklama hizmetinin karşılığı olduğu, davacının istediği tüm evrakların eksiksiz olarak davacı bankaya sunulduğu, bankanın özen ve dikkat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve davalıya bilgi verilmeyip resen tahsilat yapmasının kabul edilemez olduğu şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Taraflar arasındaki "Üye İşyeri Sözleşmesi" kapsamında, davalı şirketin "mail order" yöntemiyle gerçekleştirdiği işlemlerin kart hamilleri tarafından itiraza uğraması (chargeback) neticesinde, davacı bankanın ödemek zorunda kaldığı tutarların rücuen tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının söz konusu alacaktan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 10/01/2024 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Ticari işletmeler arasında gerçekleşen işlemlerde chargeback (ters ibraz) süreci, Türk Ticaret Kanunu (TTK), Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile uluslararası kart kuruluşu (..., ..., ... vb.) kurallarında düzenlenilmiştir. 1. Hukuki Dayanak ve Bankanın Özen Yükümlülüğü Uyuşmazlığın çözümünde temel dayanak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur. 5464 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, kart çıkaran kuruluşlar, kartların usulsüz kullanımını önleyecek tedbirleri almakla yükümlüdür. Ancak aynı kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, bankalar "güven kurumu" sıfatını haizdir. TTK m. 18/2 uyarınca her tacir, ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Bankaların bu yükümlülüğü "objektif özen yükümlülüğü" seviyesinde olup, hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulmaları esastır. 2. Chargeback (Ters İbraz) Süreci ve İspat Külfeti Davaya konu somut olayda, davalı üye işyerinin "mail order" sistemi üzerinden tahsilat yaptığı, ancak kart hamillerinin bu işlemlere "hizmetin alınmadığı" veya "işlemin kendilerine ait olmadığı" gerekçesiyle itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Uluslararası kart kuruluşu kuralları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca; 3D Secure (güvenli ödeme) protokolü kullanılmadan yapılan işlemlerde, işlemin kart hamili tarafından yapıldığını ispat yükü tamamen üye işyerine (davalıya) aittir. Davalı şirket, bu işlemleri gerçekleştirdiğini tevsik edici harcama belgelerini (slip), hamile ait kimlik fotokopilerini ve konaklama hizmetinin fiilen verildiğini gösteren kayıtları sunmakla mükelleftir. Satıcı, ödemenin itiraza uğramaması veya itiraz durumunda haklılığını kanıtlaması için şu hükümlere uymalıdır: Hizmet/Mal Teslimatının Belgelenmesi: Satıcı, malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini gösteren sevk irsaliyesi, teslim tesellüm tutanağı veya dijital log kayıtlarını saklamak zorundadır. 3D Secure Kullanım Zorunluluğu: Tacirler arası işlemlerde "Sanal Pos" kullanılıyorsa, 3D Secure (doğrulanmış işlem) kullanımı satıcıyı "ters ibraz" riskine karşı koruyan en önemli delildir. 3D Secure ile yapılan işlemlerde sorumluluk genellikle kart hamiline veya bankaya geçer. Fatura ve Sözleşme Uyumu: Kesilen faturanın içerik ve tutar olarak pos çekimi ile birebir örtüşmesi gerekir. İtiraza Cevap Süresi: Banka tarafından iletilen chargeback bildirimine, uluslararası kurallarla belirlenen süreler (genellikle 10-15 gün) içinde geçerli belgelerle yanıt verme sorumluluğu satıcıdadır. Alıcı (Kart Hamili) Tacirin Sorumlulukları; Ayıp İhbar Sürelerine Uyma (TTK m. 23): Alıcı tacir, teslim aldığı malda açık bir ayıp varsa 2 gün, gizli bir ayıp varsa 8 gün içinde satıcıya ihbarda bulunmalıdır. Kartın Güvenliğini Sağlama: Tacir, ticari kredi kartının ve şifre bilgilerinin yetkisiz kişilerce kullanılmasını engelleyecek önlemleri almalıdır. Haksız ... Yasağı: Malı/hizmeti tam ve eksiksiz alan bir tacirin, nakit akışını yönetmek veya keyfi nedenlerle chargeback başlatması "dürüstlük kuralına" (TMK m. 2) aykırıdır ve tazminat sorumluluğu doğurur. Bankanın Sorumluluğu ve Rolü; Banka, bu süreçte uluslararası kuralların (Visa/Mastercard) uygulayıcısı olan bir aracıdır. Süreç Yönetimi: Banka, gelen itirazı karşı tarafa iletmek ve taraflar arasındaki belge akışını yönetmekle yükümlüdür. Bloke Koyma Yetkisi: İtiraz geldiğinde banka, uyuşmazlık konusu tutarı üye işyerinin hesabında bloke etme hakkına sahiptir. Ancak bu işlem, sözleşme hükümlerine ve somut delillere dayanmalıdır. İnceleme Yükümlülüğü: Banka, sunulan belgelerin (örneğin imza sirküleri ile teslim fişindeki imzanın uyumu) şekli incelemesini yapmak zorundadır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Üye İşyeri Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı banka tarafından takip talebine konu charge back işlemi bakımından yapılan incelemede, davacı bankaya 4837 chargeback kodu ile chargaback kayıtlarının geldiği, davacı tarafından iletilen charge back işlemleri bakımından davalı üye iş yeri ile bir takım yazışmalar yaptığı, maillerde yer alan işlemler incelendiğinde davaya konu işlemlerin 4 adet işlem dışında tamamının üye işyerine bildirildiği, işlemler 3D secure işlemi olmadığı için üye işyeri chargeback'leri geri çevirebilmek için işlemin gerçek kart hamili tarafından yapıldığını kanıtlamakla mükellef olduğu, bunun için de ya POS'tan kart okutularak alınmış slip ibraz edilebileceği ya da işlemlerin 3D ile yapıldığının kanıtlanmasının gerektiği, bu iki hal dışında üye işyerinin chargeback işlemlerine itiraz hakkının bulunmadığı ve bankaca da yapılabilecek başkaca bir işlemin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından yukarıda yazılı bulunan evraklar yerine kimlik fotokopileri, slip fotokopileri, rezervasyon formları gibi belgelere dayanarak, chargeback işlemlerini tekrar kart hamilleri hesaplarına geri gönderilmesi talebinde bulunmuş ve banka tarafından da chargeback süreci bu evraklar iletilerek yönetilmesine rağmen bu belgeler geçerli kabul edilmediğinden iadelerin yeniden geldiği ve işlemin olumsuz sonuçlandığı anlaşılmıştır. Davalı üye işyeri, bu işlemlerin kart hamillerinin rızası dahilinde yapıldığını ve hizmetin ifa edildiğini kanıtlayan geçerli belgeleri dosyaya sunamamıştır. 6100 sayılı HMK m. 190 uyarınca, ispat yükünü yerine getiremeyen davalı, bu tutarlardan doğrudan sorumlu hale gelmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı bankanın 4 işlem bakımından bildirim yükümlülüğünü ihmal etmesi, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 52 kapsamında "zarar görenin kusuru" olarak değerlendirilmiştir. Bankanın bu ihmali olmasaydı, davalı işyerinin bazı işlemleri kurtarma ihtimalinin bulunacağı göz önüne alınarak, tespit edilen toplam zarardan bankanın kusuruna isabet eden tutarlar mahsup edildiğinde davacı bankanın davalıdan (94.232,13 TL - 43.341,20 TL) 50.890,93 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmuş ise de; alınan raporun bilim ve fenne uygun olduğu, itirazda bulunulan hususların raporunda değerlendirildiği ve tartışıldığı, bu kapsamda itirazların yargılamaya yenilik katmayacağı ve davalının savunmalarının ispatına yönelik yeni ve ispata yarar delil sunmadığı anlaşıldığından davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. Toplanan deliller, taraf vekilinin beyanları ve hüküm kurmaya elverişli, bilimsel verilere dayalı bilirkişi ek raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının mail order işlemlerindeki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, ancak davacı bankanın da operasyonel süreçte bir kısım işlemler bakımından bildirim kusurunun bulunduğu anlaşıldığından söz konusu kusuruna isabet eden miktarlar çıkarıldığından davacının kısmen haklı olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, 2001/6-469 E., 2001/503K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davacının talebine konu hususlar bakımından taraflar kusur ve sorumluluklarının değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yaptırılması gerektiğinden alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine hükmedilmiştir. Yukarıdaki açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın KISMEN KABULÜNE, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 50.890,93 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 50.890,93 TL üzerinden takip tarihinden 01/06/2024 tarihine kadar %9, bu tarihten sonra ise %24 oranında yasal faiz UYGULANMASINA, Alacak tutarı likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.476,35 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.145,83 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.330,52 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 1.145,83 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 427,40 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 4.305,50 TL olmak üzere toplam 4.733,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.538,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.673,56-TL'sinin davalıdan, 1.446,43-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 -TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 43.982,07 -TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13.03.2026

KATİP e-imzalıdır

HAKİM e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/21, K. 2026/188, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-21-e-2026-188-k-24a3b748b2e6