İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/417 E. 2026/250 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/417
Karar No
2026/250
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/417 Esas KARAR NO : 2026/250

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... İç ve Dış Ticaret A.Ş tarafından davalı- borçlu firma adına ticari ilişkilerden kaynaklı faturalar düzenlenmiş borçluya tebliğ edildiğini, borçlu, borcunu ödemekten imtina etmiş ve bu sebeple davalı borçlu hakkında takip tarihi itibarı ile hesaplanan müvekkilin asıl alacağı, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık en yüksek mevduat faiz oranında ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi, icra harç ve masrafları ve vekâlet ücreti birlikte tahsili talebi ile ... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, ancak; borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrinde belirtilen borca ve fer’ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı-borçlunun itirazı üzerine, müvekkil şirket adına itirazın iptali amacıyla arabuluculuk başvurusunda bulunulup görüşmeler sağlandığı fakat arabuluculuk sonuç belgesi anlaşmama şeklinde düzenlendiğini, davalının itirazı haksız ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu, söz konusu icra takibine dayanak faturalar ile müvekkil şirket muavin defter kayıtlarında borçlunun kalem kalem borcu, bakiye borç miktarı düzenlendiği, icra takibi borçlunun ödeme yapmamasından kaynaklanmış olup borçlu icra dosyasına hiçbir ödemede bulunmadığı gibi sırf zaman kazanmak için kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği, ticari defterler incelendiğinde haklılığımız sübuta ereceğini, davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... esas sayılı dosyası vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini, davalı- borçlunun ... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı- borçlunun takip talebinde yazılı müvekkilin alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan ve emanet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 10.917,50-USD fatura, 132,06-USD işlemiş faizi, 17.867,30-USD fatura, 77,96-USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 28.994,82-USD alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının iki adet fatura olduğu, 01/06/2022 tarihinde .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, 01/06/2022 tarihli ödeme emrinin 09/06/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 13/06/2022 tarihinde süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı vekilinin dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ettiği ve 14/06/2022 tarihli karar tensip tutanağı ile dosyanın yetkisizlikle kapatılarak yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verildiği görülmüş, icra dairesinin yetkisizlik kararı üzerine 20/06/2022 tarihli yazı ile ... İcra Tevzi Bürosuna gönderildiği ve ... İcra Dairesinin 2022/... esas sırasına kaydedildiği, bu dosyada 01/09/2022 tarihinde yeniden ödeme emri düzenlendiği ve 01/09/2022 tarihli ödeme emrinin e tebligat nedeniyle 07/10/2022 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlu adına vekilinin 04/10/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazılan dilekçe ile 12/12/2022 tarihinde açıldığı, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/310 esas sırasına kaydedildiği, anılan dosyada dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması üzerine 13/12/2022 tarihinde 2022/294 karar sayılı kararında "...Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5/3. maddesine göre ise "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava dilekçesi kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; görev kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekli bir husus olduğu, davacı vekili tarafından da dilekçesinin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla hazırlandığı, ... Adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin olmadığı, HSK'nın 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı gereğince ... Adliyesinin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresine dahil olduğu anlaşıldığından dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 20/09/2023 tarih ve 2023/823 esas 2023/1399 karar sayılı ilamında; "..Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve dilekçe teatisi tamamlanmadan dosya üzerinde görevsizlik kararı verilip verilemeyeceği, verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından, davalı şirket hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine ise işbu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yukarıda yer verildiği üzere ... Adliyesinde asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı, HSK'nın 24.03.2005 tarihli kararı gereğince ... Adliyesinin asliye ticaret mahkemesi olarak İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresine dahil olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih ve 2017/15-2141 E, 2019/442 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere; yasal düzenleme, dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında mahkemeye takdir hakkı tanımış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğinden önce görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı ve davalı şirketler arasındaki dava TTK'nın 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava olması nedeniyle nispi ticari davadır. TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevi, aksine düzenleme bulunmadıkça asliye ticaret mahkemelerine aittir. Dava dilekçesinin içeriğinden görev konusu açıkça anlaşılabiliyorsa, HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmadan da görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Bu durumda dilekçelerin teatisi işlemleri görevli mahkemece yapılacağından, davalının savunma haklarının kısıtlandığından da söz edilemez..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği ve kararın 20/09/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2023/... esas sırasına kaydedilmiş, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasında, 20/12/2023 tarihinde 2023/... karar sayılı kararında; "...Dava dilekçesi davalıya 05/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı 19/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını ileri sürerek mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuştur. HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır," hükmü getirilmiştir. Gerçekten de taraflar arasındaki emanet sözleşmenin 8. maddesinde de İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı, her iki tarafın da tacir olduğu ve yetki şartının geçerli olduğu, yetki itirazının süresi içinde HMK nun 116/1-a maddesine göre ilk itiraz olarak ileri sürüldüğü, mahkememizin yetkisine itirazın haklı olduğu görülmüş; yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir... " gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen yetkisizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2024/417 esas sırasına kaydedilmiştir. Bilirkişi 18/11/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, davalı defterleri ibraz edilmediği, davacının düzenlediği faturanın 10.917,50 USD dolar olarak düzenlendiği, yasal defterler TL olarak düzenlenmesi gerektiğinden 129.156,22 TL karşılığının da faturada var olduğunun görüldüğü, 8.640 KG Hurma Suyu Konsantresinin her ne kadar 30.12.2021 tarihinde faturası düzenlenmiş olsa da, davalı şirkete tesliminin 14.01.2022 tarih 202201 irsaliye numarası ile teslim edildiği ve e irsaliye üzerinde teslim alındığına dair bir de imzanın var olduğu, 8.640 KG Hurma Suyu Konsantresi ile ilgili olarak davalı da cevap dilekçesinde " Taraflar arasındaki emanet sözleşmesinin 2. maddesi kapsamında müvekkil şirketçe 30/12/2021 tarihli faturaya konu 8.640 kg hurma suyu konsantresi davacıdan alındığı, bu hususun 14/01/2022 tarihli e-irsaliyeden de bellidir. " yazılı olduğundan, malların alındığı davalı tarafından da kabul edildiğinden davalının davacıya 01.09.2022 takip tarihi itibariyle 8.640 KG Hurma Suyu Konsantresi karşılığı 10.917,50 USD borçlu olduğunun kabul edilmesinin gerekiği, davacının düzenlediği faturanın 17.867,30 USD dolar olarak düzenlendiği, yasal defterler TL olarak düzenlenmesi gerektiğinden 263.029,93 TL karşılığının da faturada var olduğunun görüldüğü, 15.120 KG Hurma Suyu Konsantresinin davalıya teslimi ile ilgili dava dosyasında yasal ve kabul edilebilir hiç bir bilgi yada belgenin var olmadığı, dolayısıyla, davalının davacıya 15.120 KG Hurma Suyu Konsantresinden dolayı 17.867,30 USD karşılığı 263.029,93 TL borçlu olmadığının değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu, İcra takibinin davalıya tebliğinin var olmadığı, davalı borçlunun ise 10.10.2022 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği hususları tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi 22/03/2026 tarihli ek raporunda özetle; davacı ve davalı tarafın rapora yönelik itirazları hususunda Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 10.917,50-USD fatura, 132,06-USD işlemiş faizi, 17.867,30-USD fatura, 77,96-USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 28.994,82-USD alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının iki adet fatura olduğu, 01/06/2022 tarihinde .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, 01/06/2022 tarihli ödeme emrinin 09/06/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 13/06/2022 tarihinde süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı vekilinin dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ettiği ve 14/06/2022 tarihli karar tensip tutanağı ile dosyanın yetkisizlikle kapatılarak yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verildiği görülmüş, icra dairesinin yetkisizlik kararı üzerine 20/06/2022 tarihli yazı ile ... İcra Tevzi Bürosuna gönderildiği ve ... İcra Dairesinin 2022/... esas sırasına kaydedildiği, bu dosyada 01/09/2022 tarihinde yeniden ödeme emri düzenlendiği ve 01/09/2022 tarihli ödeme emrinin e tebligat nedeniyle 07/10/2022 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlu adına vekilinin 04/10/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 12/12/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamında bulunan delil ve belgeler incelendiğinde, davalının savunmasında ve cevap dilekçesinde bildirdiği emanet sözleşmesi, davacı vekilince yetkisizlik kararı veren .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasında sunulan 15/11/2023 tarihli delil dilekçesi ekinde bulunmakta olup, anılan bu sözleşmenin 2. Maddesine göre 8640 kg emtianın Beringer tarafından satın alındığı ve karşılığında 129.156,22-TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, geriye kalan 15120 kg'ın ise beringere ait depoda muhafaza edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüş, delil dilekçesinin devamındaki ekleri incelendiğinde 8640 kg emtia için ve 15120 kg emtia için e faturaların düzenlendiği, her iki e faturanın da sonuç kısmında irsaliye yerine geçer ifadelerinin bulunduğu, 8640 kg emtia için ise e irsaliye düzenlendiği ve bu e irsaliye üzerinde davalının kaşesi ve imza bulunduğu görülmüş, bu durumda 15120 kg emtia için e irsaliye sunulmadığı gibi 15120 kg ürün için bu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair dosya kapsamında somut veri bulunmadığı görülmüş, bu durumda Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki bu husustaki tespitlerin yerinde olduğu ve incelenen ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerine göre de davacının davalı adına düzenlediği faturaların kayıtlı olduğu ve ödendiğine dair veri bulunmadığı, davacının davalı adına düzenlediği faturalardan 8640 kg emtia için düzenlenen fatura ve bu emtialara dair davalının kaşesi ile üzerinde imzasının bulunduğu e irsaliye bulunması nedeniyle bu tutar yönünden alacak talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği, ancak 15120 kg emtia için fatura düzenlenmişse de, taraflar arasındaki sözleşmeye göre bu ürünlerin davalıya ait depoda muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı ve yine sözleşmede satılan 8640 kg emtianın karşılığı olan bedel kararlaştırılmakla birlikte 15120 kg emtianın davalının deposunda emanet olarak saklanması hizmeti için bedel hususunda açıklık bulunmadığı gibi bu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair somut veri bulunmadığından, davacının düzenlediği 15120 kg ürüne dair fatura nedeniyle davalıdan talepte bulunamayacağı değerlendirilmiş, ayrıca takiple işlemiş faiz talebinde bulunulmuşsa da, faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin takip öncesi davalının temerrütünün oluşmadığı ve sözleşmede de bu hususta düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla davalının temerrütünün takiple gerçekleştiği ve işlemiş faiz talebinin de bu nedenle yerinde olmadığı değerlendirilmekle davalının takibe itirazının 10.917,50-USD alacak üzerinden iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın (takip talebinde 1 USD=16,4418-TL olarak belirtilmiş olup, kabulüne karar verilen 10.917,50-USD'nin TL karşılığı olan 179.503,36-TL üzerinden hesaplanan) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, ... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 10.917,50-USD alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 10.917,50-USD asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 35.900,67-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.904,07-TL harçtan peşin alınan 6.871,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.032,87-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 1.172,42-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 1.947,58-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 764,00-TL posta gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.764,00-TL'nin haklılık durumuna göre 7.051,04-TL tutarındaki kısmı ile 80,70-TL başvurma harcı, 6.871,20-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.014,44 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 53.924,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/417, K. 2026/250, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-417-e-2026-250-k-438b8c5f325f