İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/412 E. 2024/751 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/412
- Karar No
- 2024/751
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/412 Esas - 2024/751 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/412 KARAR NO : 2024/751
HAKİM : ... KATİP : .... DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :.... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün maliki olduğu ... plakalı araç 12.01.2024 tarihinde ...' ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde hasar gördüğünü, müvekkili maliki olduğu aracın ... Şirketi tarafından ... numaralı poliçe numarası ile 01.09.2023 - 01.09.2024 tarihleri arasında " Genişletilmiş Kasko" poliçesi ile sigortalı olduğunu, trafik kazası neticesinde davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve müvekkilinin aracına pert-total işlemleri uygulandığını, ödenen bedeli kesinlikle kabul etmemek kaydıyla müvekkile 20.03.2024 tarihinde 1.450.000-TL araç bedeli ödendiğini, ödemenin eksik olması nedeniyle davalı sigorta şirketine 04.05.2024 tarihinde ... Kep sistemi üzerinden ihtarname çekildiğini ancak çekilen ihtarnameye davalı yan tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede dava açıldığını, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevli olduğunu, davacı tarafın taraf ehliyeti olmadığını, dava konusu mevcut taahhütname ile sigortalının taraflarına yapılan ödemeyi kayıtsız şartsız kabul ettiği, müvekkili firma tarafından yapılan ödeme akabinde borç sona erdiğini, sigortalının tazminat talebi haksız ve fahiş olduğunu, sigortalı taahhütnameyi iradi olarak imzaladığını, müvekkili şirketin sigortalıya karşı herhangi bir borcu kalmadığını, sigortalı araçta meydana gelen hasarın karşılamış olup fazlaya ilişkin tazminat istemi haksız ve fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -21/05/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Hasar Dosyası, Kasko Poliçesi, Trafik Kazası tutanakları, Fotoğraflar, Mutabakatname, -.... Şubesinden alınan yazı, -.... yazılan müzekkere cevabı, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalının sigortacısına açtığı bakiye alacak istemine ilişkindir. Davacının maliki olduğu ... plakalı hususi nitelikli aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu rizikonun kasko sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde gerçekleştiği dosya içeriği ile sabittir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde,"Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olak üzere her türlü sözlşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca ise sigorta hukukundan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Somut olayda, dava 07/06/2024 tarihinde, 6502 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Bu durumda, davaya konu olay yönünden 6502 sayılı yasanın uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Eldeki davada davalı sigorta şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç ruhsatından sigortalı aracın hususi nitelikte olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Davacının ise gerçek kişi tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almamaktadır. Bu durumda davacı tüketici sıfatına haizdir. O halde taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketici işlemi olduğu, dolayısıyla anılan Yasa hükmü gereği Tüketici Mahkemelerinin görev alanında kalan bu davada göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle mahkememizin görevsizliğine davanın usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal ... Dairesinin 13.06.2016 tarihli ve ..... Sayılı, .... Dairesinin 13.06.2016 tarihli ve .... sayılı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu karar taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına (bu kararın tebliği ile birlikte taraflara ihtarat yapılmış sayılmasına) Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalılar vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14.10.2024
Katip ... ¸[e-imzalıdır]
Hakim .... ¸[e-imzalıdır]