İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/527 E. 2024/773 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/527
Karar No
2024/773
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/527 Esas

KARAR NO : 2024/773 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 28/06/2024

KARAR TARİHİ : 15/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 28/06/2024 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili davacının dava konusu uyuşmazlık tarihinde kuru temizleme hizmeti veren bir işletme olduğunu, davalı borçlu ile müvekkilinin bedeli karşılığında çamaşır yıkama hizmeti verilmesi hususunda anlaştığını, müvekkilinin davalıya çamaşır yıkama hizmeti verdiğini, 10/10/2022 tarihinde 29.702,19 TL değerli fatura ile 15/09/2022 tarihinde 68.193,78 TL değerli e-faturalar kesilerek sistem üzerinden davalı firmaya bildirildiğini, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, ve faturalara itiraz edilmediğini, dava borçlu aleyhine İzmir .... İcra Md.... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek duran takibin devamına, davalı borçlunun kötü niyetli olarak hukuki mesnedi bulunmayan itirazının iptali ile alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, söz konusu faturaların ödendiğini, davaya konu edilmeyen müvekkili şirket tarafından itiraz edilerek iade edilmeye çalışılan 24/09/2022 tarihli, 17.069,82 TL tutarlı ve 08/12/2022 tarih 9.521,35 TL bedelli iki adet faturanın söz konusu olduğunu, işbu faturaların davalı müvekkilinin işletmekte olduğu otelin sezon sonu döneminde olduğunu, otelin kapalı olduğu yıkama işlerinin olmadığı döneme ait olduğunu, taraflar arasında ihtilafın bu faturalar nedeniyle yaşandığını, uzlaşma aşamasında davacının elinde fatura tarihlerine ilişkin "hizmete ait fiş" ibraz etmesinin istendiğini, ancak davalı müvekkilinin talebinin sonuçsuz kaldığını, davacının alacak iddiasının haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Dava, davacı tarafça davalıya verildiği iddia edilen çamaşır yıkama hizmeti nedeni ile düzenlenen iki adet fatura bedelinin tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasında olduğu beyan edilen İzmir .... İcra md. ... esas sayılı takip dosyası, dosyamız içine alınmıştır. Yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı gerçek kişi, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, genel haciz yolu ile başlatılan takipte davalının süresinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

Davacının tacir olup olmadığının belirlenmesi için yapılan yazışmalara göre, davacının İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü kaydının olmadığı, bağlı olduğu, Vergi Dairesi kayıtlarına göre gerçek usulde gelir vergisine tabi ikinci sınıf tüccar olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan incelemeye göre davacının ikinci sınıf tacir olduğu görülmüş ve bu haliyle tacir sayılmaması gerektiği, bu durumda davanın nispi ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. TTK md. 5 'e göre, aksine hüküm olmadığı sürece ticari davalara bakma görevinin dava konusunun değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olmakla birlikte dava konusu uyuşmazlık doğrudan mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde değildir. ( Bu hususta İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2022/1320 Esas ve 2022/1789 K. Sayılı kararı ,Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi'nin 2024/634 Esas ve 2024/1011 K. Sayılı kararı.)

Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı olup, hizmet sözleşmesine ilişkin düzenleme Türk Borçlar Kanununda bulunmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlığın bu hali ile TBK hükümlerine göre incelenmesi gerekli olup bu durumda davanın ticari dava olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

TTK mad. 4 ile ticari davaların tanımı yapılmış her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarında görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın hangi uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre TBK hükümlerine göre düzenlenen hizmet sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların doğrudan doğruya ticari dava niteliğinde kabul edilmediği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.

Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu uyuşmazlıkların TTKmd.5 te açıklandığı ve buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK md 2 de ise Asliye Hukuk Mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğu hüküm altına alınmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

Dosya kapsamında, gerçek kişi olan davacının tacir olmadığı, davacı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin yazı yanıtlarına göre davacının kayıt tarihi olarak 24/06/2021 ve mesleğin çamaşırhane, kuru temizleme, ütücülük hizmetileri şeklinde kaydının devam ettiğinin bildirildiği, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen cevapta davacının kaydının bulunmadığı yönünde bildirimde bulunulduğu, beyan edilen gelirin esnaf sınırını aşmadığı görülmüştür.

Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine,

Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına,

HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,

Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.

15/10/2024

Yazman ... Yargıç ...

e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/527, K. 2024/773, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-527-e-2024-773-k-a38038fb9d6c