İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/398 E. 2024/911 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/398
Karar No
2024/911
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/398 Esas KARAR NO : 2024/911 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/05/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 28/07/2023 günü, saat 03:10 sularında sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı... firmasına ait otobüsü ile otoyolu takiben İzmir istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı... plakalı yarı römork araç ile çarpışması nedeniyle gerçekleşen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, araçta YOLCU olarak bulunan müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı şirkette KZMSS ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK madde 84/d:"Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: d)Arkadan çarpma Hallerinde asli kusurlu sayılırlar." gibi çok temel bir trafik kuralını ihlal ettiği anlaşılmış olup asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... plakalı araç davalı sigorta şirketine... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğunu, 27/03/2024 tarihli PTT Kep başvurusu ile davalı sigorta şirketine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkilinin sakatlık durumunun bildirildiğini, zararının karşılanması gerektiği aksi halde dava yoluna başvurulacağı ihtar ve ihbar edildiğini, fakat söz konusu sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk sistemi çerçevesinde İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, öncelikle dava konusu kazaya ilişkin, aynı kazada yaralanan müvekkilinin kardeşi olan...Sigorta A.Ş. arasında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosyasının derdest olduğunu, davaların aynı sebepten doğmuş ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceğini, bu sebeple tensiple birlikte huzurda bulunan dosyanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. Madde uyarınca ilgili dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10,00-TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Tensiple birlikte huzurda bulunan dosyanın İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde bu eksikliğin giderilmesi için Davacı tarafa kesin süre verilmesine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas dairesinden Davacının maluliyeti ve kaza ile illiyetinin tespiti hususunda rapor alınmasına, Aktüer Bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, Temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş Müvekkili Şirket aleyhine yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama gideri ve ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2-Dava dilekçesinde davacının yolcu olarak seyahat ettiği dava dışı... Turizm Ticaret A.Ş.'nin işleteni olduğu, dava dışı... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı otobüsün 28/07/2023 tarihinde dava dışı ... plaka sayılı çekici ve ona bağlı... plaka sayılı yarı römorka çarpmasıyla oluşan trafik kazası neticesinde ciddi şekilde yaralandığı ve malul kaldığı, kazanın oluşumunda davacının yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu ileri sürülerek ... plaka sayılı aracın KZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden kalıcı iş gücü kaybı tazminatı talebinde bulunulmuştur. 3-Davalı tarafça sair itiraz nedenleri ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. 4-Görev hususu kamu düzeninden olup mahkeme tarafından her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. 5-Somut olayda dosyaya kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturmasında yer alan kayıtlara göre davacının kaza sırasında dava dışı ... Turizm Ticaret Anonim Şirketi tarafından "..." markasıyla işletilen ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile yolcu otobüsü işleteni arasında tüketici ilişkisi kurulmuş olup uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olacağı değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulaması da bu doğrultudadır. (Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan trafik kazası sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan 06/11/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğu nazara alınıp görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 22/01/2019 T. 2018/5725 Esas 2019/601 Karar sayılı ilamı)" 6-Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalının sigortalısı araç işleteni şirket arasında tüketici ilişkisi bulunduğu, tüketici işleminden kaynaklanan dava ve uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği, her ne kadar davanın yalnızca zarar veren aracın ZMMS sigortacısına açıldığı görülmüş ise de, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 88/2. Maddesinde düzenlenen "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmü uyarınca, tüketici işleminden doğan zararın giderilmesi talepli tazminat davasında tüketici işlemiyle davacının kazandığı tüketici sıfatına uygun hukuki durum dikkate alınarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında bir tüketici ilişkisi mevcut değil ise de davacının zarar görmesine yol açan yolcu taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu ve davacının bu işlemden dolayı zarar gördüğü, nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi..Hukuk Dairesi'nin...i ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 23/03/2022 tarihli ilamlarında yalnızca ZMMS sigortacısına karşı açılan davaların da yine görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun değerlendirildiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2024

Katip... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/398, K. 2024/911, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-398-e-2024-911-k-b25673e957c7