İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/392 E. 2026/66 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/392
Karar No
2026/66
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/392 Esas KARAR NO : 2026/66 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı yanın davalıya yaptığı iş karşılığı 27.02.204 tarih ve -------- seri nolu 276.000 TL bedelli fatura gönderdiğini, Davalı yandan ödeme alınamaması üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini” talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davalının davacı olduğunu iddia eden kişi ile ticari bir ilişkisi olmadığını, dolayısıyla ortada bir borcun olmasının da mümkün olmadığını, fatura keşide ederek alacak oluşturmaya çalışan kötü niyetli davacının bu eyleminin davalı yanca kabul edilmediğini, faturanın iade edildiğini, Davalının ile davacının sahibi olduğu ---------Şti.' den hizmet alımı yaptığını, Bu hizmetin karşılığı, dava dışı şirkete ödemeler yapıldığını, Keşide edilen faturalar da ödenerek hesabın kapatıldığını, davalının bahsi geçen şirkete de herhangi bir borcunun bulunmadığını, Takibe konu faturanın davalı yanın ticari defterlerine işlenmediğini, noter kanalıyla iade edildiğini, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, davanın reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına” karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER:Tarafların son tescil bilgileri Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp ve tetkik edilmiştir.--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden eklenerek bir örneği dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden davacının ve davalının BA-BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. 13.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait 2023-2024 yılı ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 5.1 Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2023 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu (ticari defterlerin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı), 2024 yılı ticari defterlerinin ise 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu (inceleme esnasında kapanış tasdikinin süresinin gelmediği,) 5.2 Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 5.3 Takibin dayanağının davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 27.02.2024 tarihli --------- no.lu 276.000,00 TL tutarlı, “--------” muhteviyatlı fatura alacağı olduğu, 5.4 Takibe konu faturanın davacı yanda kayıtlı olduğu, Davalı yanın ticari defterlerinde ise; takibe konu faturanın kayıtlı olmadığı, nihai takdirin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir. 17.10.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda ise kök raporu değiştirecek bir husus bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili için ------ İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı dosyası ile 276.000,00 TL asıl alacak ile 19.563,42 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Davacı tarafından takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak takibe konu faturanın usulüne uygun şekilde davalı şirkete tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir . Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu rapora göre, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturadan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 276.000,00 TL alacaklı göründüğü, faturanın portal üzerinden düzenlenen e-fatura olmayıp e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, söz konusu faturanın davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin belgenin bulunmadığı, bununla birlikte davalı tarafça 22.04.2024 tarihli ihtarname ile anılan faturanın davacıya iade edildiği anlaşılmıştır. Davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde fatura bedellerinin davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olup davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığı, her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ilgili taraf lehine delil teşkil ettiği, faturanın e-arşiv fatura olduğu, davalı tarafa tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, bununla birlikte 22.04.2024 tarihli ihtarname ile icra takibine konu faturanın davalı tarafça davacı tarafa iade edildiği, sırf bir faturanın ticari defterde kayıtlı olmasının fatura konusu malların/hizmetlerin teslim edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı tarafça faturada yer alan haliyle "fore kazık bedeli"ne ilişkin malların/hizmetlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin ve taraflar arasında bu konuda bir sözleşme olduğuna ilişkin ispata yarar bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olması hususu ile davalı tarafça davacının sahibi olduğu ---------- Şirketi'nden hizmet alımı yapıldığı ve bu hizmetten kaynaklanan ödemelerin de fatura karşılığında anılan şirkete yapıldığının savunulmuş olması karşısında davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf davalının mali müşavirine e-mail ile gönderilen faturanın davalıya tebliğ edilmiş sayılacağını ve 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağını iddia etmiş ise de 3. kişi konumundaki davalı tarafın mali müşavirine gönderilen faturanın TTK 21/2'deki faturaya itiraz süresini başlatmayacağından davalı şirket tarafından icra takibine konu faturaya süresi içinde itiraz edilmediği sonucuna varılamayacağı gibi bu haliyle fatura içeriği mal ve hizmetin davalı şirkete teslimine ilişkin karinenin oluştuğu sonucuna da varılamayacağı, davalı tarafın davacı ile aralarında ticari bir ilişki olmadığı savunması ile davacının fatura konusu ürünlerin/hizmetlerin tesliminin davalı tarafa yapılmış olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle faturaya süresinde itiraz edilmediği yönündeki iddianın işbu dava dosyası kapsamında sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 3.569,67 TL'nin başlangıçta alınan 732 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 2.837,67 TL'nin davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/392, K. 2026/66, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-392-e-2026-66-k-48385dd652e5