İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/476 E. 2026/45 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/476
Karar No
2026/45
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/476 Esas KARAR NO : 2026/45 Karar

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 25/09/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari vasıfta olduğundan tarafımızca arabuluculuğa başvurulmuş ve ..... numaralı arabuluculuk süreci 27/04/2023 tarihinde tarafların anlaşamaması ile son bulduğunu, müvekkilinin talebi üzerine dava dışı ..... Teknoloji Çözümleri Ticaret Limited Şirketi'ne ait emtia 12/05/2021 tarihinde davalının sorumluluğundaki ..... plakalı araç ile taşınmaya başlandığını, 17/05/2021 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkili şirkete iletilen mailde ..... plakalı aracın kaza yaptığı, malların ise ...... plakalı araca aktarıldığı müvekkiline bildirildiğini, kaza veya aktarım sırasında taşımaya konu emtiada hasar meydana geldiğini, söz konusu kaza ve hasara davalı şirketin sebep olduğunu, araç değişimi yapılırken de yine davalı şirket tarafından hasar verilmiş olabileceğini, her iki halde de söz konusu hasardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen 25/08/2022 tarihli mail ekinde yer alan ..... Sigorta'nın vermiş olduğu cevapta ise hasara ilişkin söz konusu kazadan bahsedilmemiş olup depodan hasarlı yüklendiği yönünde evrak düzenlenmiş olduğunu, hasarlı bir yükleme söz konusu olsa idi yüklemeyi yapan firmanın davalı şirket olması sebebiyle yüklemeden önce hasarlı ürünlerinin fotoğraflarının çekilmiş olması gerekeceğini, oysa yükleme yapılırken herhangi bir hasar olmadığından çekilen fotoğraf bulunmadığı gibi yüklenen ürünlerin hasarlı olarak yüklendiğine dair müvekkiline gönderilen bir bildirim de söz konusu olmadığını, hasarsız olarak yüklenilen ürünlerin, yolda kaza neticesinde hasar aldığı müvekkiline atılan ve ekte sunmuş oldukları mailler ile de sabit olduğunu, doğan zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zira hem malı yükleyen firma olarak hem de söz konusu kazadan sorumlu lojistik firması olarak oluşan zararın davalı tarafça karşılanması gerektiğini, ..... Teknoloji Çözümleri Ticaret Limited Şirketi'nin taraflarına iletmiş olduğu hasarın giderilmesine ilişkin tadilat/tamir onarım masrafları ile nakliye sebebi ile doğan zarar tutarı 4.980,80 Euro ve 3.678,99 TL'nin müvekkil şirketin hesabına ödenmesi gerektiği hususunda davalı ile yapılan telefon görüşmelerinde davalının borcunu ödemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde de alacaklarının haklılığının görüleceğini beyan ederek, yasalar ve sözleşmelerden kaynaklanan fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; Davanın kabulüne, 3.975,32 Türk Lirasının 27.04.2023 (arabuluculuk anlaşamama tarihi) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, 4.980 EURO'nun 27.04.2023 (arabuluculuk anlaşamama tarihi) tarihinden itibaren kamu bankalarının EURO para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek temerrüt faizi oranına göre işletilecek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; bu dava ile navlun alacağının tahsili istendiğine göre bir yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, 12/05/2024 tarihinde dava dışı ..... Teknoloji çözümleri Tic. Ltd Şti. Firmasına ait malların taşımasının, alt taşıyıcı ..... firması tarafından yapılmış olup, müvekkilinin işbu davanın muhatabı olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, 12/05/2024 tarihinde ..... firması tarafından ..... plakalı araç ile taşıması yapılan emtia, tır dorse tavanının köprüye sürtmesi sebebiyle, ....... plakalı araca yüklenmiş ve taşıma bu araç ile nihai varış yerinde sonlandırılmış, iş bu taşıma usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmiş olup, taşıma esnasında oluşan herhangi bir hasar, ziya veya geç teslim söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği üzere, dava dışı ...... Teknoloji çözümleri Tic. Ltd Şti. Firmasına ait emtialardaki hasarın, kaza sebebiyle oluşmadığını, CMR Konvansiyonu 17.4.b maddesi uyarınca kötü ambalajlanma sebebiyle emtiada hasar oluştuğunu, emtianın dorseye kötü bir şekilde ambalajlanarak yüklenmesi ve bunun sonucunda hasarın oluşmasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, taşınan emtianın, araca gönderici adına hareket eden ..... tarafından yüklendiğini, malın hasarlı olarak araca yüklenmiş olduğu, ....... Sigorta firması tarafından atanan ...... firmasınca tespit edilmiş olup, hasarın taşıma esnasında meydana gelmediği sabit hale gelmişken, davacının ikame etmiş olduğu işbu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacının davayı ikame etmede kötü niyetli olması sebebiyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesini istediklerini beyan ederek, davanın zaman aşımı veya hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun iş bu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.

Dava, taşıma sırasında emtialarda meydana gelen hasar sebebiyle taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle alacak talebine ilişkindir. Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ..... Numaralı dosyasında; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının 27/04/2023 tarihinde düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davanın, taşıma işlemi sırasında aracın kaza yapması nedeniyle taşımaya konu emtiadan meydana gelen hasar sonucu davacının alacaklı olup olmadığı, davacının alacağının ne kadar olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 09/01/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; " Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ve Davalı .... Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının Alacak talebinden ibaret olduğu, Davacı .... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 25.09.2024 tarihinde T.C. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiğinin belirlendiği, Davacı ile Davalı şirketin ticari defterlerinin açılış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun 2021-2022 yılı Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaatinin oluştuğu, Teknik incelemede malların hasarının tespit edildiği, Davalı tarafından davacı yana taşıma sırasında kaza olduğunu ve ürünleri başka plakalı araca taşırken hasar olduğunu beyan eden mail yazıldığının görüldüğü, Grup Ekspretiz Alınan ...... numaralı 07.08.2022 Tarihli Raporda ELLEÇLEME OPERASYONLARI ESNASINDA DÜŞÜRÜLMESİSONUCU HASAR 1 ADET BRÜT. 74,50 KG NET. 54.50 KG SIGMA 300 ELEKTRONMİKROSKOP'UN STAGE KİT 54,079.93 TL/ 5,288.68 EUR. Olduğunun tespit edildiği, bu durumun rücu hakkının olmadığı, Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde Uyuşmazlığın niteliği itibariyle 12.05.2021 tarihinde davalının sorumluluğundaki ..... plakalı araç ile taşımaya başladıklarını, söz konusu plakaya ait aracın kaza yaptığını malların ise .... plakalı araca aktarıldığını Teslim alınan bir kısmının taşıma sırasında zarar gördüğünün anlaşıldığı, taşıyıcının sorumluluğunun irdelenmesinin önem arz ettiği, Taşıma sürecinde köprüye çarpma şeklinde hasarın davalı yanca da teyit edildiği, dava dışı FİİLİ taşıyıcı ..... Lojistik firması olduğu, Yük ilgililerine karşı davacının, davalı ve fiili taşıyıcının CMR m.34 gereği birlikte sorumlu olduğu ancak iç ilişkide tüm sorumluluğun CMR m.37 gereği fiili taşıyıcı ve sorumluluk sigortacısı tarafından üstlenilmesi gerektiği, Davacının 1. akdi taşıyıcı, davalının 2.akdi taşıyıcı olduğu, fiili taşıyıcının dava dışı ..... Lojistik olduğu, buna göre davacının tazminat talebinin ancak RÜCUEN TAZMİNAT TALEBİ olabileceği, bunun için kendisinin zarara katlandığını ortaya koyması gerektiği, Davacının rücu edebilmesi için zamanaşımı süresi dolmadan önce tazminatı ödemiş ve yine ödemesinden itibaren CMR m.39 gereği zamanaşımı süresi içinde rücu hakkını kullanıyor olması gerektiği, Dosya mevcut içeriğinde davacının rücuen tazminat bakımından, ödemede bulunan taşıyıcı sıfatının sabit olmadığı, Davanın zamanaşımı süresi içinde ikame edildiğinin davacı yanca ortaya konulması gerektiği, Davacının ödediği tazminat tutarı ile sınırlı dava dışı fiili taşıyıcı ve fiili taşıyıcının sigortacısına rücu hakkını kullanabileceği, bunun için zamanaşımı süresi içinde ödemesi ve rücu ettiğinin dosya içinde delillerle sabit olmadığı, hukuki takdir ve tavsif münhasıran mahkemeye ait olduğu, " görüş ve sonuç kanaatine vardığı raporunu ibraz etmişlerdir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekiline 25/12/2025 tarihli duruşmada muhtıra çıkarılarak hasar bedelinin ödendiğine dair ödeme dekontlarını sunması için süre verilmesine karar verilmiş olup, muhtıra doğrultusunda 16/01/2026 tarihli beyan dilekçesi dosyaya sunulmuştur. Taraf sıfatı; Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin (davacının) veya o hakka uymakla yükümlü olan borçlunun (davalının); bir başka deyişle o davada davacı ve davalı sıfatının kime ait olacağı tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın taraflarının, o dava yönünden davacı veya davalı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde; taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Kuru, Baki-Arslan, Ramazan-Yılmaz, Ejder: Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara 1995, 7.baskı, s.231). O halde, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, dava da bu hakka uymakla yükümlü olan kişilere karşı açılması gereklidir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir(Kuru, Baki-Arslan, Ramazan-Yılmaz, Ejder: a.g.e., s.231-232; Üstündağ, Saim: Medeni Yargılama Hukuku, Alfa Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 1997, s.307). Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan; taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel teşkil etmekle def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. ( Hukuk Genel Kurulu’nun 23.06.2004 gün ve 2004/4-371 E. 2004/375 K.; 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K.; 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K.; 04.11.2009 gün ve 2009/2-402 E., 2009/484 K.) Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından incelendiğinde; davacı, Almanya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında meydana geldiği ileri sürülen zararın CMR konvansiyon hükümlerine göre

tazmini amacı ile talepler yöneltilmiştir. Taşıma senedi incelendiğinde, gönderilen dava dışı ..... Teknoloji Çözümleri Ticaret Limited Şirketi olduğu gönderenin dava dışı ....., taşıyıcı ise dava dışı ..... Lojistik olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, dava dışı gönderilen-..... firmasının uğradığı hasarın giderilmesine ilişkin tadilat/tamir onarım masrafları ile nakliye sebebi ile doğan zarar tutarı 4.980,80 Euro ve 3.678,99 TL tutarını dava ve talep etmektedir. CMR taşıma senedinde hasar notu yer aldığından CMR m.17/1 gereği hasarın taşıma sürecinde meydana geldiği kabul etmek gerekmektedir. Ancak davacının bu hasar nedeni ile tazminat talep edebilmesi için 29/09/2025 tarihli raporun 12. Ve 14. Sayfalarında da tespit edildiği gibi tazminat ödemesini yapmış olması gerekmektedir. Şöyle ki davacının davalı taşıyıcı veya fiili taşıyıcıya rücu hakkı ile iş bu davayı ikame edebilmek için önce taşıma kaynaklı hasar zararını tazmin etmesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafından bu kapsamda yapılan bir ödeme dekontu dosyaya sunulmamış ve ödemenin yapılmadığı celse arası kurulan ara karar neticesinde 25/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde de beyan edilmiştir. Bu hali ile davalının zamanaşımı yönündeki itirazları, rapordaki kusura ilişkin tespitlerden önce davacının iş bu davayı açmakta aktif husumeti bulunmadığı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; AÇILAN DAVANIN AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 3.291,14-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 2.559,14-TL harcın davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) -Davalı tarafça yatırılın gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 5-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026 Katip ..... ¸e-imzalı Hakim .... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/476, K. 2026/45, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-476-e-2026-45-k-17a49b1c0984