İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/335 E. 2025/188 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/335
- Karar No
- 2025/188
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/335 Esas - 2025/188 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/335 KARAR NO : 2025/188
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 09/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
TALEP: Davacı vekili 09/08/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2022/154164 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şahsın 2021/035487 sayılı "parladent ağız & diş sağlığı polikliniği" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin TÜRKPATENT'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; müvekkilinin 2020 yılından beri "... ..." adı altında diş hekimliği hizmeti verdiğini, "parladent ağız & diş sağlığı polikliniği" ile "... ..." arasındaki farklılıkların markaların karıştırılmasının önüne geçeceğini, davalı markasının "ağız & diş sağlığı polikliniği" tali unsuruyla birlikte kullanıldığını, markaların görsel anlamda farklılıklar taşıdığını, markaların kullanım alanlarının birbirlerinden çok uzakta olduğunu, müvekkilinin İstanbul, davalının Kayseri ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 2021/087403 sayılı markasının halihazırda tescilli olduğunu ileri sürerek; YİDK'in 2024-M-2446 sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik unsurunun bulunduğunu, kapsamlarında bulunan hizmetlerin aynı/aynı tür olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle: Markaların benzer olduğunu, “...” ibaresini ortak olarak içerdiklerini, davacının markasının açıkça müvekkilin markasının kısaltmasından oluştuğunu, davacı yanın diş denince akla parlamak gelmekte olduğunu ve diş hekimliği sektöründe sıklıkla kullanıldığını iddia etmekte ise de bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili markasının bütün olarak yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, tarafların farklı şehirlerde faaliyet göstermesinin bir önemi olmadığını, davacı yanın 2021/087403 sayılı markasına hükümsüzlük davası açacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Davanın; davacı başvurusu olan 2022/154164 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TPMK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşıldı. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın 2022/154164 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 14/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 09/08/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/154164 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu "..." ibaresinin 44. sınıf hizmetleri kapsar şekilde tescili için 15.10.2022 tarih ve 2022/154164 sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.01.2023 tarih ve 412 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür. Söz konusu ilana karşı davalı tarafın önceki tarihli bir markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiği görülmüştür. Anılan karara karşı bu defa davacı tarafça itiraz edilerek verilen ret kararının kaldırılması talebinde bulunulduğu, davacı itirazını inceleyen YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır. TÜRKPATENT YİDK'in 2024-M- 7739 sayılı kararında; "2022/154164 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 2021 035487 sayılı "parladent ağız & diş sağlığı polikliniği" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ... Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer oldukları, markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğu dikkate alındığında ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir deyişle başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "..." (2022/154164) 44. sınıf.
Davacı Markası "parladent ağız & diş sağlığı polikliniği" (2021/035487) 44. sınıf .
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 21/04/2025 havale tarihli raporda özetle; "- Taraf markalarının 44. Sınıf hizmetleri birebir kapsadıkları, - Ayrıntıları rapor kapsamında açıklanan nedenlerle aralarında SMK m. 6/1 kapsamında iltibas riski bulunduğu, heyet değerlendirmelerinin YİDK kararı ile aynı doğrultuda olduğu" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2022/154164 başvuru numaralı davacı başvurusunun 44'üncü sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "44: Tıbbi hizmetler. İtiraza dayanak 2021/035487 sayılı davacı markasının kapsamında ise 44. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu durumda, taraf markalarının kapsamı birebir aynıdır. Bu bağlamda ayrıntılı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç olmaksızın markaların doğrudan birbiri ile rekabet halinde olan, aynı ihtiyaçlara yönelik, benzer tüketici profillerine hitap eden, benzer şekilde tüketicinin erişerek yararlanacağı, sunum ve pazarlama yöntemleri benzer nitelikte hizmetleri ortak olarak ihtiva ettikleri görülmüştür.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan hizmetlerin ilgili tüketici kitlesi, hem nihai tüketicileri (hizmeti doğrudan alan bireyler) hem de sağlık profesyonellerini kapsar nitelikteki bu hizmet grubundan kaynaklı nispeten dikkat ve özen düzeyi, ortalamadan daha yüksek olacak bir tüketici profilidir. Ancak bahsi geçen tüketici grubunun bu dikkat düzeyi, birbiririne benzer mahiyetteki işaretler arasında herhangi bir şekilde yanılgı yaşamayacağı yönünde karine teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu marka incelendiğinde dava konusu başvurunun "..." şeklinde iki sözcükten oluştuğu, “clinic” kelimesinin Türkçe’ye “klinik” olarak yerleşmiş “Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer” anlamına gelen ve bu nedenle ihtilaf konusu hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelikteki bir ibare olup “...” kelimesi ise “parlamak” fiilinden çekimlenen ve ışıldamak, parıldamak, alev çıkarmak, yükselmek gibi anlamlarda kullanılan Türkçe bir sözcüktür. Anılan kelimenin ihtilaf konusu hizmetleri doğrudan tanımlayan bir niteliğinin mevcut olmadığı, markanın asli unsurunun “...” kelimesi olduğu değerlendirilmiştir. Davalı yanın redde mesnet markası ise "parladent ağız & diş sağlığı polikliniği" şeklinde olup markadaki “ağız & diş sağlığı polikliniği” ibarelerinin dava konusu markadaki “clinic” ibaresinin kullanımına benzer jenerik nitelikte bir kullanım olduğu, markanın üst kısımda bir “diş” görseli ve bu görselin hemen altında ise “PARLADENT” asli unsurundan oluştuğu, kelimenin sonunda yer alan “DENT” eki İngilizce “diş” anlamına gelen bir ibare olup ilgili sektörde de yaygın kullanılan bir sektörel ektir. Bu halde davalı yanın mesnet markasında da kelimenin ön sesini oluşturan “...” ibaresi doğrudan ön plana çıkan unsur olacaktır. Dava konusu "..." ve redde gerekçe "parladent ağız & diş sağlığı polikliniği" markalarının her ikisinde de “...” kelimesinin ön ses olarak yer aldığı, dolayısıyla tüketicinin taraf markalarını gözlemlediğinde, görsel algıyı ilk üstlenecek olan unsurun bu kelime olacağı, markalardaki ek sözcüklerin jenerik mahiyette olduğu, davalı markasında diş figürü içeren şekil unsuru yer almakta ise de gerek kullanılan şekil ile yine sektör arasındaki doğrudan ilişki, gerekse de şekil ve sözcük unsurundan oluşan markalar bakımından, tüketici algısında sözcük unsurunun daha ön planda ve akılda kalıcı oluşu, başka bir ifadeyle "söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi" çerçevesinde, bu farklılık, markaların bütünsel algılarını doğrudan farklılaştırmaya yeterli görülmemiştir. Bu halde taraf markaları arasında görsel anlamda ortalama üstü olarak kabul edilebilecek bir benzerlik bulunmaktadır. Keza yine taraf markaları işitsel olarak karşılaştırıldıklarında ortak kelime unsuru taşımalarından kaynaklı, başlangıç seslerinin birebir aynı oldukları tartışmasızdır. Bu halde taraf markalarının “par-la-kı-li-nik” ve “par-la-dent” şeklindeki telaffuzları arasında güçlü bir işitsel benzerlik mevcuttur. Nitekim markaların başlangıç seslerini oluşturan ibareler normal şartlarda tüketicinin daha fazla dikkat edeceği kısımlardır. Zira soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle tüketiciler markaların başlangıç seslerine daha fazla odaklanmaktadırlar. Dolayısıyla bu durum işitsel açıdan da taraf markalarının birbiri ile karıştırılma riskini beraberinde getirmektedir. Ayrıca yine taraf markaları “...” ortak sözcük unsurunu ihtiva etmelerinden kaynaklı kavramsal olarak da yine bu kelimeden türetilmiş markalar olarak algılanacaklardır. Davacı yanın anılan ibarenin ayırt edici vasfının zayıf olduğu yönündeki iddiası, “...” kelimesinin 44. Sınıf hizmetler açısından yarattığı nihai algı itibariyle doğru bir argüman olarak değerlendirilmemiştir. Pek tabi “diş“ ve “parlamak” fiili arasında olumlu bir çağrışım yaratan (parlak, güzel, sağlıklı diş gibi ) bir ilişki kurulabilir ise de bu durum anılan ibarenin markaların asli ve ayırt edici unsuru olarak kullanıldığı somut uyuşmazlık gibi kullanımlar bakımından, anılan ibareye ayırt edici bir vasıf yüklenmeyeceği sonucunu beraberinde getirmeyecektir. Böyle bir ihtimal ancak ve ancak ayırt edici bir kelimenin yanında tali nitelikte “..., parlamak, parlak” gibi kullanımların gerçekleştirilmesi, başka bir ifadeyle markasal algı yaratır düzeyde bir kullanımın mevcut olmaması halinde değerlendirilebilir bir durumdur. Bu halde taraf markalarının kapsamlarında yer alan 44. sınıfların birebir aynı olduğu bir durumda, işaretler arasında bu düzeyde bir benzerliğin, taraf markalarının ilgili tüketicileri nezdinde dahi işaretlerin birbiri ile ilişkilendirilmeleri sonucunu beraberinde getireceği, “...” ve “PARLADENT” şeklindeki ibarelerdeki ilave unsurların, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde faaliyet gösterdiği anlaşılan taraflar yönünden jenerik ibareler olmalarından kaynaklı markalardaki asli ve ayırt edici yegane unsurun “...” kelimesi olarak görülebileceği, bunun neticesinde taraf markaları ile fiili olarak veyahut söz gelimi internet arama motoru sonuçlarında aynı ekranda karşı karşıya kalma ihtimali bulunan tüketicilerin, markalar arasındaki mevcut farklılıkları ilk anda algılasa dahi her iki markayı da aynı işletmenin markaları olarak algılamasının mümkün olacağı düşünülmüştür. Neticeten; dava konusu marka kapsamında YİDK kararı neticesinde reddedilen 44. sınıf hizmetler bakımından, taraf markalarının kapsamları aynı olduğu gibi işaretler arasındaki benzerlik düzeyinin de nihai algıda yüksek olduğu, bu iki hal bir bütün olarak gözetildiğinde, işaretler arasında iltibas riskinin ortaya çıkabileceği olduğu kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025