İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/328 E. 2026/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/328
- Karar No
- 2026/49
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/328 Esas KARAR NO : 2026/49 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı ... müvekkili şirkette 18.06.2018-06.11.2023 tarihleri arasında havayolu departmanında "..." olarak, Davalı ... müvekkili şirkette 08.11.2021-07.11.2023 tarihleri arasında “..." olarak havayolu departmanında çalıştığını, müvekkili şirket ile aralarında rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, her iki çalışanın, hizmet ilişkisi süresince müvekkili şirketin müşteri çevresi veya yapılan işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlandığını ve ayrılırken de şirket bilgilerini kopyaladıklarını, bu bilgilerin kullanılmasının, müvekkili şirketin önemli bir zararına sebep olacağını, ... ve ... 2 gün ara ile istifa dilekçesi vererek iş sözleşmesini feshettiği ve birlikte diğer davalı ... A.Ş. çalışmaya başladıklarını, diğer davalı ... A.Ş ticari şirket olup tüm davalılar haksız fiil eylemlerini birlikte gerçekleştirdiğini, yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi veya haksız rekabet temelde bir haksız fiil olduğu için zararın meydana yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili şirket ve davalı şirketin ulusal ve uluslararası rekabet piyasasını bilen ve aynı faaliyet alanında çalışan şirketler olduğunu, davalı gerçek kişiler haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunduklarını, yine davalı ... ve ...'nin davalı şirkette çalışmaya başlamasından itibaren, müvekkili şirket nezdinde imzaladıkları rekabet yasağı sözleşmesine aykırı şekilde müvekkili şirketin müşteri portföyünde yer alan ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ...( ...) vd. iletişime geçtiklerinin taraflarınca öğrenildiğini, bu şirketlerden bazılarının davalı Yeniay ile çalışmaya başladığını, davalı gerçek kişilerin kıta mail adreslerine hataen gelen maillerden öğrenildiğini, davalı gerçek kişilerin, davalı şirkette de müvekkili şirkette çalışmakta oldukları hava departmanında çalıştıklarını, Borçlar Kanunu madde 396 uyarınca davalı işçiler işçi özen ve sadakat borcu altında olduğunu, davalılar işçinin iş sözleşmesinin devam ettiği ve işten ayrılma süreci içerisinde yapmış oldukları rekabete aykırı eylemleri nedeni ile hukuka aykırı hareket ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı davalıların müvekkili şirkete karşı yaptıkları haksız rekabet eylemlerinin tespiti, men'i ve bu haksız rekabetten dolayı oluşan tüm maddi ve manevi zararın giderilmesi için işbu davanın açıldığını, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında rekabet yasağına aykırı davranan işçi ve bu eyleme iştirak eden yeni şirketleri, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğunu, davalı gerçek kişilerin, müvekkili şirketin devamlı çalıştığı şirketler ile iletişime geçerek diğer davalı şirket ile çalışma ve uygun fiyat teklifinde bulunduklarını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak HMK madde 107'ye göre, şimdilik ve ileride arttırılmak kaydıyla 10.000 TL’lik maddi 10.000.-TL lik manevi belirsiz alacak davası olarak açılan davanın kabulünü, davalıların haksız rekabetlerinden dolayı davacı şirketin halen doğmuş ileride doğacak ekonomik maddi ve manevi zararlarının engellenmesi ve ticari itibar kaybının önlenmesi, mağduriyetinin giderilmesi amacıyla, davalıların haksız rekabete konu eylemlerinin tespitini, men'ini, engellenmesini, davalıların, davacı şirketi haksız rekabetleri nedeniyle uğrattıkları ve uğratacakları muhtemel maddi kayıplarının dava sırasında belirlenecek bedel ile ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber giderilmesini, zararın artmasını önlemek için davalının haksız rekabet faaliyetinin durdurulması için gerekli ihtiyati tedbir kararının verilmesini, dava sırasında belirlenecek bedellerle, davalıların kusurları nedeniyle davacı müvekkilinin zarar ve ziyanlarının tazminini, davalıların birlikte hareket etmesi de gözetilerek ortaya çıkan zararın davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminini, haksız rekabet sonucunda müvekkili lehine, davalı şirketin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında belirlenecek bedelin ihtarname tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesini, davalı şirketin davacı şirketten çalışan transferi ile haksız rekabet eylemlerinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça manevi tazminat talebi bakımından da belirsiz alacak davası açmış olduğu belirtilmekle, manevi tazminat talebinin bölünmezliği ilkesi gereği manevi tazminata ilişkin talepler belirsiz ve/veya kısmi alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, bu sebeple öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddini, davacının maddi tazminat talebinin somutlaştırmadığını, davanın, soyut açıklamalarla, somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı, haksız ve kötüniyetle ikame edildiğini, müvekkil şirketin, 2017 yılından bu yana faaliyet yürüten, ...üyesi, dünyanın birçok noktasına hizmet sunan, Türkiye’de, ...’nde uzun yıllardır ilk 10 acenteden biri olan, grup Gümrükleme Şirketi ile müşterilerine bütüncül bir hizmet sunabilen, sektöründe yurt dışı ve yurt içinde tanınan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ..., ..., ..., ..., ... ..., ... (...), ..., .... ve ... gibi üyelikleri ve ... global partneri olan bir şirket olup, müvekkili şirket merkezinin bünyesinde dava tarihi itibarı ile 40 işçi çalıştığını, müvekkili şirketin gerek sektördeki öncülüğü, alanda eğitimlere, konferanslara ev sahipliği yapması sebepleri ile tanınırlığı, gerekse de çalışanlarına sağladığı standartlar, kariyerlerinde ilerleme imkanı sağlaması gibi sebeplerle her zaman lojistik alanında çalışanların öncelikli olarak çalışmak istedikleri şirketlerden biri olduğunu, bu bakımdan bu alanda çalışan işçilerin müvekkili firmada çalışmak istemesinin son derece doğal ve yaygın bir durum olduğunu, diğer davalı işçiler bakımından ise müvekkili iş ve ihtiyaçları doğrultusunda yapılan tüm başvuruları değerlendirdiği gibi bu işçilerin başvurularını da değerlendirdiğini, karşılıklı anlaşmaları üzerine de bu kişilerle çalışmaya başlandığını, müvekkili diğer davalılar henüz davacı şirket yanındayken onlarla iletişime geçmediği gibi, bu kişilere iş teklifi de müvekkili şirketten gelmediğini, müvekkilinin bildiği kadarı ile işçiler bir çok şirkete iş için başvurduğu ve tek başvurdukları ve görüştükleri şirketin müvekkili şirket olmadığını, işçilerin bir araya gelerek davacı yanından ayrıldıktan sonra müvekkili ile birlikte, davacıya rekabet eden yeni bir şirket kurması veya müvekkili şirkete ortak olmasının da söz konusu olmadığını, esasen müvekkilinin her hangi işçinin kendisine haksız rekabet sağlamasının getireceği bir avantaja ihtiyacı olmadığını, müvekkili bu işçilerle çalışmaya başlamadan önce de zaten özellikle hava taşımacılığı sektöründe Türkiye'de ilk beş şirket içerisinde yer aldığını, davacının soyut iddiasını destekleyecek belge bulunmadığını, haksız rekabetin var olmadığı beyanı ile işbu dosyada davacının fahiş, usule aykırı olarak belirsiz alacak davası şeklinde açtığı, somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı ve haksız maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalılardan ... ve ... vekilinin sunduğu cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın, haksız ve kötü niyetle ikame edildiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, dava dilekçesi incelenmesinde davacının hangi sebeple ne miktarda zarara uğradığına dair hiçbir açıklaması olmadığı ve haksız rekabetin ve zararın hangi vakadan doğduğunu somutlaştırmadığını, dava dilekçesinin soyut ve genel anlamlar içerdiğini, davacının kötü çalışma şartları gibi nedenlerle sorun yaşayan işçilerini çeşitli sebeplerle çalışmalarını engellemek için kötü niyetle dava açtıklarını, müvekkillerinin birçok şirkete başvuru yaptıklarını, şartlarının uyuşması sebebi ile diğer davalı yanında çalışmaya başlandığını, bu bakımdan çalışırken işçilerin transfer edilmesinin gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin uzun yıllar taşımacılık sektöründe çalıştığını, spesifik bir alanda çalışan işçilerin mevcut işlerinden ayrıldıktan sonra yine benzer sektörde çalışmak zorunda olmalarının izahtan uzak olduğunu, müvekkillerinin çalıştıkları süre boyunca sadakat yükümlülüklerine uygun davrandıklarını, davacı tarafı zarara uğratacak, haksız rekabete sebebiyet verecek herhangi bir eylemde bulunmadığını, davacı devamla işçilerin işten ayrıldıktan sonra müşterilerinin yeni işveren şirkete kaydırdıklarını iddia ettiğini, davacının müvekkillerden ...'in ... isimli şirkete gönderdiği çalışmaya davet teklifine dair maili ile haksız rekabet ettiğini iddia etmiş oysa ki dava dışı ... şirketine yollanan davet niteliğindeki mailin muhatabı olan şirket ile davacı arasında münhasır bir çalışma bulunmadığı gibi bu yönde bir belge veya sözleşmenin sunulmadığını, yine davet niteliğinde bir beyandan ibaret olduğunu, müvekkilinin ... isimli şirkete çalışma teklifini sunduğu, şirketin teklifi kabul etmemesi üzerine teşekkür ederek görüşmeyi sonlandırdığını, sadece çalışma teklifinde bulunmasının haksız rekabet yaratmayacağını, müşteriler ve yükleniciler bakımından münhasırlık söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle yetki itirazının kabulünü, hukuka aykırı maddi ve manevi tazminat davası belirsiz alacak olarak açılmakla davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddini, işbu davada müteselsil sorumluluk söz konusu olmadığından davacının bu talebinin reddini, esasen de hukuka aykırı haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ibraz edilen 04/02/2025 tarihli raporda sonuca göre: Davacının bir takım çalışanlarının davalı şirket tarafından işe alındığı, bununla birlikte davacının iş yaptığı bazı firmalarla davalıların iletişime geçmeye çalıştıkları dolayısıyla davalıların haksız rekabet eyleminde bulundukları, davacının, haksız rekabet eyleminde bulunan davalılara karşı haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men'i, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası, zarar ve ziyanın tazmini ve mahkeme hükmünün ulusal bir gazetede ilanı taleplerinde bulunabileceği, davacının uğramış olduğu zararın ticari defterler üzerinde mali müşavir tarafından yapılacak bir inceleme sonucunda tespit edilebileceği, bununla davacının uğramış olduğu zararın TBK. m. 50 hükmü dikkate alınarak, Sayın Mahkemece de takdir edilebileceği, manevi tazminat talep etme şartlarının da gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz dosyası toplanan deliller ışığında bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 02/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı ... A.Ş.'nin ticari kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının dava dilekçesinde haksız rekabet kapsamında belirtilen firmalar ile 2023-2024 döneminde gerçekleştirilen işlemler edildiğini, borçlar mevzuatına göre yapılan incelemede ise Davalı gerçek kişiler ile davacı şirket arasında kurulan Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nin 2. Maddesinin "İşçi, şirketteki işinden ayrılması halinde Kıta'nın gizli bilgi ve ticari sır olan/kabul edilen Kıta tarafından müşteri ilişkileri kapsamında geliştirilmiş özel çözü: yöntemlerini ve müşteriye verilen fiyat bilgilerini her ne amaçla olursa olsun süresiz olarak üçüncü kişilerle paylaşamaz, işçinin kendisi de bu bilgi ve çözüm yöntemlerini bizzat kullanamaz." şeklinde olduğu; ayrıca sayfanın arkasında “...İşçi, bilgileri gizli tutacağını ve bu bilgileri kendi yararına kullanmayacağını veya herhangi bir üçüncü kişiye ifşa etmeyeceğini kabul eder.” şeklindeki hükmün de taraflarca sözleşme özgürlüğü ilkesine göre geçerli olarak kabul edildiği, TBK m. 396/son hükmünün “İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.” şeklinde olduğu; dolayısıyla davacı ile davalı gerçek kişiler arasında TBK m. 393 hükmünce hizmet sözleşmesi kurulduğu kabul edilirse bu halde davalı gerçek kişilerin sır saklama yükümlülüğünün istifadan sonra da devam edeceğini, Davalı gerçek kişilerin davalı şirkette işe başlamasının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda: Davacı tarafından, davalılardan ...'in davacı şirkette 18.06.2018-06.11.2023 tarihleri arasında havayolu departmanında "..." olarak; diğer davalı ...'nin ise 08.11.2021-07.11.2023 tarihleri arasında havayolu “..." olarak çalıştığını, iki gün arayla istifa ederek davalı şirkette çalışmaya başladıklarının iddia edildiği; ticaret mevzuatı kapsamında inceleme yapıldığında: Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, her iki davalının da davacı şirkette çalıştıkları dönemde müşteri portföyü, fiyatlandırma ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgilere erişim imkanlarının bulunduğu; çok kısa bir süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirkette benzer pozisyonlarda işe başlamalarının, Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet halleriyle örtüşebilecek nitelikte olduğunu, “06/11/2023-27/05/2024 tarihleri arasında davacının daha evvelki müşteri çevresi ile davalı şirketin, davalı gerçek kişilerin davalı şirkette işe başladığı tarih olan 06/11/2023 tarihinden sonra yeni iş yapmaya başlayıp başlamadığı; yeni iş yapmaya başlamış ise bu iş yapma sebebi” hususunda ticaret mevzuatı kapsamında inceleme yapıldığında; Dosya kapsamındaki defter kayıtları, muavin dökümler ve müşteri listeleri incelendiğinde; davalı ... A.Ş.'nin, davalı gerçek kişilerin işe başladığı 06/11/2023 tarihinden hemen sonra davacının müşteri portföyünde bulunduğu bildirilen ..., ..., ..., ..., ... ve benzeri firmalarla ticari ilişkiye başladığı ve toplam 5.336.153,70 TL tutarında işlem gerçekleştirdiği tespit edildiğini, işlem başlangıç tarihlerinin davalıların işe başlama tarihleriyle örtüşmesi, davalıların önceki görevleri itibarıyla bu müşteri bilgilerine erişim imkanlarının bulunması dikkate alındığında, söz konusu ticari ilişkilerin davalı gerçek kişilerin katkısı ile kurulduğu ve haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceğini, Davalı gerçek kişiler ... ve ...'nin, davacı şirkette uzun süre görev yapıp Müşteri çevresi, fiyatlandırma ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgilere erişim imkânına sahip oldukları; çok kısa bir süre içerisinde rakip konumda bulunan davalı şirkette benzer pozisyonlarda işe başlamalarının, Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55.maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, 06/11/2023 — 27/05/2024 döneminde, davalı ... A.Ş.'nin, davalı gerçek kişilerin işe başlamasından sonra davacının müşteri portföyünde yer aldığı bildirilen ..., ..., ..., ..., ...ve benzeri firmalarla toplam 5.336.153,70 TL tutarında işlem gerçekleştirdiğinin tespit edildiği; bu ticari ilişkinin başlangıç tarihleri ile davalıların işe başlama tarihlerinin çakışmasının, müşteri ilişkilerinin davalı gerçek kişilerin katkısı ile kurulduğu ihtimalini güçlendirdiği, bu nedenlerle, davalı gerçek ki; şirkette işe başlamalarının ve davalı şirketin davacının müşteri çevresiyle yeni iş yapmaya başlamasının haksız rekabet unsurlarıyla örtüşebileceği, ancak nihai hukuki nitelendirmenin ve takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığını, davacının kar kaybı ve zararının olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu hususunda mali yönden inceleme yapıldığında: Mevcut verilerle davalılar yönünden elde edilen ciro ve davacının ortalama kâr oranı esas alındığında yaklaşık 800.423,05 TL tutarında zararın ihtarname tebliğ tarihi 04.12.2023 den dava tarihine kadar işlemiş 177.984,49TL reeskont faizi ile talep edilebileceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; zararın miktarının tam olarak belirlenememesi hâlinde TBK m. 50 hükmü uyarınca hâkimin takdir yetkisinin bulunduğu yönündeki kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili 03.11.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; 10.000,00-TL maddi tazminat olarak talep edilen alacağın maddi tazminat istemini 968.407,54-TL artırarak, toplam 978.407,54-TL maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkil şirkete ödenmesini, manevi tazminat talebinin ise 10.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkil şirkete ödenmesini, maddi ve manevi tazminat taleplerin toplamının 988.407,54-TL olarak, maddi tazminat asıl alacak toplamının 800.423.05-TL ve manevi tazminat 10.000-TL olmak üzere toplam 810.423,05-TL (sayın bilirkişilerin hesaplamış olduğu 177.984,49.-TL işlemiş faiz hariç olmak üzere ve faize faiz işletilmemek kaydıyla) asıl alacağın dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalılardan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti, men'i haksız rekabetten dolayı oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalılardan ...'in şirketlerinde ... müdürü, ...'nin ise ... olarak çalıştığını ve davalılar ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmesinin bulunduğunu davalıların işten ayrılırken davacı şirketin bilgilerini kopyalayarak işten ayrılıp diğer davalı ... A.Ş de çalışmaya başladığını ... A.Ş. İle davacı şirketin aynı faaliyet alanında çalıştığını, davalılar ... ve ...'nin davacının fiyat, işleyiş vs. Bilgilerini kopyaladıklarını ve meslek sırrı niteliğindeki bilgileri davalı şirket ile paylaşarak haksız rekabet eyleminde bulunduklarını, davacı şirketin müşterileri arasında yer alan bazı şirketlerle iletişime geçerek bu şirketlere ... şirketinde çalışmaya başladıkları yönünde mailler attıklarını belirterek haksız rekabetin tespiti, men'i ve haksız rekabetten dolayı oluşan maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Dosya kapsamında bulunan mail yazışmalarının incelenmesinde davalı ...'in maili üzerinden 28 Kasım 2023 tarihli mail ile dilonni isimli iş yerinin yetkililerine 8 Kasım itibariyle ...ayrıldığı ve yeni şirkette daha iyi servis sağlayıp daha uygun navlun ücreti sunabileceğine dair mail attığı ve bu maile ... isimli kişi tarafından " ... ile olan hukukumuzdan dolayı kendilerinden ayrılan eski personelleri ile iş yapmıyoruz anlayış rica eder iyi günler dilerim " şeklinde dönüş yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından davalı ... A.Ş.'ye ... 14. Noterliğinin ... yevmiye...tarihli ihtarnamesi ile haksız rekabet eylemini sonlandırmasına ilişkin ihtar çekilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı ...'ye ... 14. Noterliğinin ... yevmiye... tarihli ihtarnamesi ile haksız rekabet eylemini sonlandırmasına ilişkin ihtar çekilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı ...'ye ... 14. Noterliğinin ... yevmiye ... tarihli ihtarnamesi ile haksız rekabet eylemini sonlandırmasına ilişkin ihtar çekilmiştir. Davacı şirket ile davalı işçi ... arasında 25/11/2021 tarihli ve 01/05/2023 tarihli 2 adet rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin 2. Maddesinde işçinin şirkette çalıştığı süre boyunca elde ettiği bilgi ve verileri ve ticari sırları işi ilişkisinin sona ermesinden sonra süresiz olarak şirketin yazılı onayı olmadıkça açıklamayacağı ve 3. Kişilere sunmayacağı, işçinin şirketteki işten ayrıldıktan sonra Kıta'nın gizli bilgi ve ticari sırı niteliğindeki özel çözüm yöntemleri ve müşterilere verilen fiyat bilgilerini süresiz olarak 3. Kişilerle paylaşamayacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı şirket ile davalı işçi ... arasında 31/12/2019 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin bulunduğu ve sözleşmede işçinin ticari sırlara, müşterilere ve diğer gizli verilere ilişkin bilgileri gizli tutacağı ve herhangi bir 3. Kişiye ifşa etmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Dosya davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı yönünde rapor sunmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 04/02/2025 tarihli raporda davacının bir takım çalışanlarının davalı şirket tarafından işe alındığı, bununla birlikte davacının iş yaptığı bazı firmalarla iletişime geçmeye çalıştıkları dolayısıyla davalıların haksız rekabet eyleminde bulundukları, davacının haksız rekabet eyleminde bulunan davalılara karşı haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men'i haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası, zarar ve ziyanın tazmini ve mahkeme hükmünün ulusal bir gazetede ilanı taleplerinde bulunabileceği davacının uğramış olduğu zararın ticari defterler üzerinde mali müşavir tarafından yapılacak bir inceleme sonucunda tespit edilebileceği, manevi tazminat talep şartlarının gerçekleştiği yönünde rapor ibraz etmiştir. Dosya davalı işçilerin davalı şirkette çalışmaya başladıkları dönemden önceki ve sonraki davalı şirketin müşteri çevreleri karşılaştırılarak, davacının bir zararının olup olmadığı yönünde rapor tanzim etmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 08/09/2025 tarihli raporda her iki davalının da davacı şirkette çalıştıkları dönemde müşteri portföyü, fiyatlandırma ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgilere erişim imkanının bulunduğu, çok kısa bir süre içerisinde sektörde faaliyet gösteren davalı şirkette benzer pozisyonlarda işe başlamalarının TTK 54. Ve 55. Maddelerinde düzenlenen haksız rekabet halleriyle örtüşebilecek nitelikte olduğu, davalı ... A.Ş'nin davalı gerçek kişilerin işe başladığı 06/11/2023 tarihinden hemen sonra davacının müşteri portföyünde bulunduğu bildirilen..., ..., ... ...., ..., ...ve benzeri firmalarla ticari ilişkiye başladığı ve 5.336.153,70 TL tutarında işlem gerçekleştiğinin tespit edildiği, işlem başlangıç tarihlerinin davalıların işe başlama tarihleri ile örtüşmesi, davalıların önceki görevleri itibariyle bu müşteri bilgilerine erişim imkanlarının bulunması dikkate alındığında söz konusu ticari sırların davalı gerçek kişilerin katkısı ile kurulduğu ve haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği, sonuç olarak davalı gerçek kişiler ... ve ...'nin davacı şirkette uzun süre görev yapıp müşteri çevresi, fiyatlandırma ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgilere erişim imkanına sahip oldukları, çok kısa bir süre içerisinde rakip konumda bulunan davalı şirkette benzer pozisyonlarda işe başlamalarının TTK 54. Ve 55. Maddelerinde düzenlenen haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, 06/11/2023-27/05/2023 döneminde davalı ... A.Ş. 'nin davalı gerçek kişilerin işe başlamasından sonra davacının müşteri portföyünde yer alan ... ve benzeri firmalarla toplam 5.336.153,70 TL tutarında işlem gerçekleştiğinin tespit edildiği, bu ticari ilişkinin başlangıç tarihleri ile davalıların işe başlama tarihleri ile çakışmasının müşteri ilişkisinin davalı gerçek kişilerin katkısı ile kurulduğunu güçlendirdiği bu nedenle davalı gerçek kişilerin davalı şirkette işe başlamalarının ve davalı şirketin davacının müşteri çevresiyle yeni iş yapmaya başlamasının haksız rekabet unsurları ile örtüşebileceği, mevcut verilerle davalılar yönünden elde edilen ciro ve davacının ortalama kar oranı esas alındığında yaklaşık 800.423,05 TL tutarında zararın ihtarname tebliğ tarihi olan 04/12/2023 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 177.984,49 TL reoskont faizi ile talep edilebileceği yönünde rapor ibraz etmişlerdir. Mahkememizce yapılan incelemede davacı şirlket ile davalı gerçek kişilerle yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin, TBK. m. 445/1 hükmünde yer alan “yer, zaman ve işlerin türü bakımından ” uygun sınırlamalar içeren geçerli bir sözleşme olduğu, sözleşmenin TBK. m. 444/2 hükmünde öngörülen “müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde idilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması” şartını da taşıdığı, TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başkaca bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır.” (Yargıtay 11.H.D.' nin ... E - ...K.sayılı, 16.06.2016 tarihli kararı) Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelemesinde davalı ...'in davacı şirkette Havayolu ihracat müdürü, ...'nin ...'e bağlı bir pozisyonda çalıştığı ve her iki çalışanın da peş peşe davacı şirketten istifa edip davalı şirkette ile başladığı ve davalı ...'nin dosyaya yansıyan mail yazışmalarıyla dava dışı dilonni isimli iş yerinin yetkililerine 8 Kasım itibariyle ... ayrıldığı ve yeni şirkette daha iyi servis sağlayıp daha uygun navlun ücreti sunabileceğine dair mail attığı ve bu maile ... isimki kişi tarafından olumsuz yanıt verildiği, davalı gerçek kişilerin davacı şirkette çalışma süreleri ve pozisyonları dikkate alındığında davacının müşteri çevresine ulaşabildiği ve davacının fiyat tekliflerini bilmesi sebebiyle yeni işe başladıkları davalı ... A.Ş.'de bu bilgilerden faydalandıkları ve davadışı şirkete attığı mailde ... lojistikten ayrıldığı ve yeni şirkette daha iyi servis sağlayıp daha uygun navlun ücreti sunabileceğine belirmesinin de bu durumu doğruladığı değerlendirilmiş ve davacı ve davalı şirketlerin defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı işçiler davalı ... A.Ş.'de işe başladıktan sonra davacının müşterileri arasında yer alan ... ve benzeri firmalarla davalı şirketin çalışmaya başladığı ve 5.336.153,70 TL tutarında işlem gerçekleştiğinin bilirkişi raporu ile tespit edilip bu işlem tutarı üzerinden davalılar yönünden elde edilen ciro ve davacının ortalama kar oranı esas alındığında yaklaşık 800.423,05 TL tutarında zararın ihtarname tebliğ tarihi olan 04/12/2023 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 177.984,49 TL reoskont faizi ile talep edilebileceği yönünde rapor ibraz edilmesi karşısında davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile davalıların fiillerinin TTK 55/1 maddesi gereği haksız rekabet olduğunun TTK 56/1-a maddesi gereğince tespitine, davalıların TTK 55/b maddesine uygun olarak haksız rekabetlerinin menine, 978.407,54 TL maddi tazminatın 800.423,05 TL'sine davalılar ... ve ... yönünden dava tarihinden işleyecek kanuni faiz ile birlikte, davalı ... A.Ş yönünden dava tarihinden işleyecek reoskont avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve TBK 58/1 maddesi şartlarının gerçekleşmesi sebebiyle TTK 56/1-e maddesi gereğince 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden dava tarihinden işleyecek kanuni faiz ile birlikte davalı ... A.Ş yönünden dava tarihinden işleyecek reoskont avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, a)Davalının fiillerinin TTK 55/1 maddesi hükmü gereğince haksız rekabet olduğunun TTK 56/1-a maddesi gereğince tespitine, davalılarn TTK 55/b maddesine uygun olarak haksız rekabetlerinin menine, b-978.407,54 TL maddi tazminatın 800.423,05 TL'sine davalılar ... ve ... yönünden dava tarihinden işleyecek kanuni faizi ile, davalı ... yönünden dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine c)-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜNE, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden dava tarihinden işleyecek kanuni faizi ile, davalı ... yönünden dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 54.676,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL + 16.537,98 TL ıslah harcından oluşan toplam 16.965,58-TL harçtan mahsubu ile bakiye 37.711,31-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı + 427,60 TL peşin harç ile 16.537,98 TL ıslah harcından oluşan toplam 17.393,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 18.535,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 126.063,46-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen haksız rekabet yönünden AAÜT uyarınca hesap olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.14/01/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır