İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/326 E. 2025/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/326
- Karar No
- 2025/288
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/326 Esas - 2025/288
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/326 KARAR NO : 2025/288
DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/07/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 Yazıldığı Tarih : 15/07/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilleri firmanın, 35. 36. 37 ve 42. sınıflardaki mal/hizmetler yönünden tescil ile korunan “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, Davalı şahıs tarafından ... sayılı ve “....” ibareli markanın 25. ve 35. sınıflarda tescil edilmesi için başvuruda bulunulduğunu, Söz konusu markanın yayınına karşı 29.08.2022 tarih ve .... sayılı evrak ile itiraz edildiğini ve işbu itiraz neticesinde ... ... tarafından kısmen kabul edildiğini, itiraza konu marka başvurusundan 35. sınıftaki emtiaların çıkartıldığını ancak 25. sınıftaki emtialar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, ... ... kararının iptali için ... ... nezdinde itirazda bulunduklarını, ancak söz konusu itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, Her ne kadar taraf markaları arasında 25. sınıf açısından ayniyet olmadığı düşünülse dahi, taraf markalarının içerdiği 35. sınıftaki satış hizmetlerine ilişki emtiaların benzer olduğunu, ... ... tarafından tesis edilen kararda da, taraf markalarının benzer olduğu aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadığının belirlendiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali sonucuna varıldığını ve 35. sınıftaki emtiaların başvuru konusu markadan çıkartıldığını, Dolayısıyla, markalar arasında 35. sınıftaki satış hizmetleri bakımından benzerlik bulunuyor ise, 25. sınıftaki mallar yönünden de benzerliğin kabul edilmesi gerekti; Bununla birlikte, müvekkilleri şirkete ait “...” ibareli markaların 6769 Sayılı SMK'nın 6/5. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, “...” ibaresi üzerinde 6769 Sayılı SMK'nın 6/3. maddesi yönünden önceye dayalı haklarının bulunduğunu, Son olarak, davalı tarafın başvuruya konu ettiği markasının kötü niyetli olduğunu, ifade ederek, dava konusu 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptali ile ... sayılı ve “kg kaşmirgold” ibareli markanın tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ... sayılı .... ibareli tescilli marka arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ticaret ünvanı , isim hakkı , SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... Sayılı ... Kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 03/06/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/07/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "kg kaşmirgold" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki .... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalarda ortak unsur konumunda bulunan "..." ibaresinin başvuru kapsamında kalan ihtilaf konusu giyim ürünleri bakımından ayırt ediciliğinin yüksek olmaması ve söz konusu mallar ile aynı/aynı tür malların itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunmaması hususları birlikte dikkate alındığında başvuru kapsamında kalan mallar bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Kurul, itiraz incelemesinin devamında tanınmışlık ve kötü niyet iddialarını incelemiş, ancak itiraz gerekçesi markaların tanınmışlığı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde ileri sürülen iddiaların yeterli bilgi, belge ve delil ile desteklenmediği anlaşıldığından, söz konusu gerekçeler de haklı bulunmamıştır. Belirtilen nedenlerle iş bu itirazın da reddi gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası .... ....
Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Davalının tescil talebinde bulunduğu 25. Sınıf “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” malları ile davacının tescilli hizmetlerin benzer olduğu, Dava konusu marka ile davacı markalarının benzer olduğu, Dava konusu başvuru ile redde gerekçe marka arasında SMK m. 6/1 kapsamında Karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, 6769 s. SMK'nın 6/5maddesinin uygulanamayacağı, SMKm.6/9 gereğince kötü niyetin varlığına ilişkin değerlendirme salt hukuki nitelikte olduğundan, bilirkişi olarak kötü niyet konusunda herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı , ... ... tarafından verilen 28.05.2024 Tarih ve ... sayılı kararının yukarıda yer verilen emtialar bakımından iptali koşullarının oluştuğu, ... sayılı dava konusu markanın SMK m.6/1 hükmü bakımından yukarıda yer verilen emtialar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu; Ayrıca davalının başvuru kapsamında kalan ihtilaf konusu 35 sınıftaki 25.nci sınıfa ait malların satış hizmetleri ile davacı markasının kapsamındaki emtiaların aynı/benzer/ilişkili /bağlantılı olması nedeniyle emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/ hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının ".... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " .... " ibareli tescilli markalı mallarından/ hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...." ibareli başvuru markalı malları/ hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu ".... " ibareli işaret ile davacının " ...." ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan iltibası ortadan kaldırmadığından aksi yöndeki ... kararı yanlış olduğundan davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... kararının iptaline, 3-Dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000 TL bilirkişi ücreti, 860,00 tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.287,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/07/2025 Katip .... E-imza
Hakim .... E-imza