İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/295 E. 2025/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/295
Karar No
2025/225
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/295 Esas - 2025/225 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2024/295 Esas KARAR NO : 2025/225

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI :..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... İLİŞKİLİ KİŞİ : ..... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... güvenlik işlerinin davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı bünyesinde çalışmakta olan işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemiyle başlatılan ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itiraz üzerine ..... Esas sayılı itirazın iptali davası açıldığını ve mahkeme kararı uyarınca İcra Müdürlüğüne 28/02/2024 tarihinde dava dışı işçi ... adına 61.599,63 TL ödeme yapıldığını, işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürüp şimdilik 61.599,63 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin teminat mektubunun nakde çevrilmiş olup ayrıca rücu davası açılmasının mükerrer tahsilata yol açacağını, dava dışı işçiye yapılan ödemelerin müvekkili şirkete rücu edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu, sözleşmenin müvekkili şirkete bir sorumluluk yüklemediğini, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile müvekkilinin bu tutarın yarısından sorumlu olabileceğini bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış; dava dışı işçi ...'a ait ... hizmet döküm cetveli ve işe giriş- çıkışlarını gösterir belgelerin UYAP sureti, ..... Esas sayılı dosyası, ..... sayılı icra dosyası ve ..... Esas sayılı dosyaların UYAP sureti ile işçilik alacaklarından anlayan bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporları aldırılmıştır.

Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firma arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir. Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun (Kanun No. 6552, Kabul Tarihi: 10/09/2014, Resmi Gazete Tarih: 11 Eylül 2014 Perşembe, Sayı: 29116) hükümlerinin yerleşmiş içtihat hükümleri ve yasanın madde gerekçeleri kapsamında söz konusu düzenlemenin (4857 sayılı Kanun'un 112. maddesine eklenen fikra hükümleri) işçilerin mağduriyetinin önlenmesi ve yasal haklarına bir an evvel kavuşmaları için bu şekilde asıl işveren - kamu kurumuna yükümlülükler getirildiğinden rücu hakkının kullanılmasına engel değildir. Yine, 21.02.2019 tarihli 7166 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 22.05.2003 tarihli 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesine eklenen 6.fıkrası ile 12. maddesiyle 4857 Sayılı Kanun'a eklenen geçici 9.maddenin birinci cümlesi, 15.10.2019 tarih ve 30919 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 19.09.2019 tarih ve ..... . Sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı olduklarından iptallerine karar verilmiş olup, dava konusu somut ihtilaf bakımından uygulanma imkanı kalmamıştır. Eldeki davada davacı kurum, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme ve sözleşme eki ihale dokümanı uyarınca, davalının ihale döneminde doğan işçilik alacaklarının tamamından davalıya alt yüklenicinin sorumlu olacağını bildirmiştir. Bu kapsamda olmak üzere taraflar arasında akdedilmiş hizmet alım sözleşmeleri ve eki ihale dokümanının incelenmesinden, davacı kurum tarafından, davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmesi ve sözleşmeler eki teknik, idari ve genel şartnamelerin dava dosyasına sunulmuş olduğu görülmüştür. Davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmeleri eki, 2014 Yılı Teknik Şartnamesinin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığını taşıyan 10.11. maddesinde; “Yüklenici istihdam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur. Personelin, 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici tarafından istihdam edilen personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine, 10.23. maddesinde; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici aynen uygulamakla yükümlüdür. Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez” düzenlemesine, 2015-2016 Yılı Teknik Şartnamesinin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığını taşıyan 10.20.maddesinde; Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici aynen uygulamakla yükümlüdür. Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez...” düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Bu nedenle, mevcut dosya kapsamı itibariyle, davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmelerinde işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin sorumlu olacağının ön görülmüş olduğu anlaşıldığından, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin hizmet dönemine tekabül eden tutarların tamamının davacı İdarece rücuen tahsilinin talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Kaldı ki; konuya ilişkin olarak, ..... Dairesi'nin son tarihli güncel kararlarında, asıl işveren ve yüklenici arasında akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına dair bir sözleşme hükmünün bulunmaması halinde, asıl işveren tarafından ödenen İşçilik alacaklarının tamamının rücu konusu yapılabileceği içtihat edilmekte olup, ..... Dairesi'nin 10.02.2020 tarih ve ..... . sayılı kararında; “Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen İşin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici İle işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir." hükümlerine yer verildiği tespit edilmekte olup, davalı yükleniciler ile akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olacağına dair sözleşme hükmünün de bulunmadığı görülmektedir. Dava konusu ihtilafa ilişkin güncel Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Daireleri ve Yüksek Yargı kararları ile, genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinde, işyeri devri hükümleri uyarınca yapılan hesaplamalar kabul edilmeyerek, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasındaki ihtilafın T.B.K. ve Sözleşme Hukuku esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, "alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmının sınırlı sorumlu olacağı" ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına ilişkin sorumluluğun sadece son alt işverende olacağı, yargılama neticesinde ödenmiş işçilik alacağı bulunması halinde hesaplamaların İş Mahkemesince esas alınan ücret üzerinden (işçinin son ücreti) yapılması gerektiği, hesaplamalarda işçilik alacakları davası neticesinde asıl işverenin ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti vs feri alacaklar yönünden de alt yüklenicilere rücu edilecek asıl işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak asıl işverenin her bir davalıdan ayrı ayrı bu alacağını da talep edebileceği, ilkeleri ile yüklenicilerin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 04/03/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dosyadaki belge ve diğer delillerin incelenmesiyle tespit edilen hususlar şunlardır; Davacı ve davalı iddialarını içeren beyanlar, davacı ile yüklenici firmalar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri, Şartnameler, ... Hizmet cetveli, ..... , ..... sayılı Kararı, ..... sayılı Arabuluculuk dosyasında düzenlenen Arabuluculuk Son Tutanağını, ..... E. Sayılı hesabına yatırlan 59.388,58 TL ödemeye ilişkin Vakıfbank 28.02.2024 tarihli dekontu, emanet hesaba aktarılan 1.899,16 TL Stopaj belgesi görülmüştür. ..... dosya numaralı takip ile hesaplanan tutar; İşe Başlatmama Tazminatı: 19.042,35 TL - İşlemiş Faiz: 136,17 TL, Boşta Geçen Süre Alacağı : 8.531,04 TL 4 İşlemiş Faiz: 386,12 TL, Dava dışı işçiye yapılan ödemelerin içeriğine ilişkin diğer dokümanlar görülmemiştir. Dava dışı işçinin 31.12.2016 tarihli iş akdinin fesih edildiği, “18” İşten Çıkış kodu ile, ... işyeri sicil numarası ile ... A.Ş. uhdesinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere davacı kurum ile davalı alt işverenler arasında imzalanan sözleşme ve Teknik şartnamelerde bulunan maddeler uyarınca; Teknik Şartname Madde 10.5. Yüklenici çalıştırdığı özel güvenlik personelinin her türlü özlük haklarını karşılamak, ödemek ve personelinin can güvenliğini sağlamak zorundadır. Bu konularda ... hiç bir sorumluluğu yoktur Madde 10.20. Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür. Yüklenici istihdam ettiği personelin İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez. Sözleşme; Madde 7 Sözleşme bedeline dahil olan giderler Taahüdün yerine getirilmesine ilişkin ulaşım,sigorte,vergi,resim ve harç giderleri ile personel ücretleri, vergi ve sigorta primleri, personele ilişkin diğer yasal yükümlülükler, personelin yemek,yol, kıyafet,ve teçhizat bedelleri, silah atış eğitim bedeli,müteahhit karı,mali sorumluluk sigortası bedeli sözleşme bedeline dahildir. Yukarıda bulunan maddeler uyarınca Davacı kurum tarafından dava dışı işçiye yapılan 61.599,63 TL (stopaj dahil) ödemelerin rücu edilip, edilemeyeceği kanaati sayın mahkemeye ait olmak üzere; Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederim.. " bildirmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 04/03/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum ile davalı yüklenici arasında 01.03.2011-31.12.2016 tarihleri arası akdedilmiş ..... İ.K.N'lı hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım sözleşmeleri eki, 2014 Yılı Teknik Şartnamesinin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığını taşıyan 10.11. maddesinde; “Yüklenici istihdam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur. Personelin, 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici tarafından istihdam edilen personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine, 10.23. maddesinde; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici aynen uygulamakla yükümlüdür. Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez” düzenlemesine, 2015-2016 Yılı Teknik Şartnamesinin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığını taşıyan 10.20. maddesinde; Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici aynen uygulamakla yükümlüdür. Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez...” düzenlemelerine yer verildiği, bu nedenle, davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmelerinde işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin sorumlu olacağının ön görülmüş olduğu anlaşıldığından, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin hizmet dönemine tekabül eden tutarların tamamının davacı İdarece rücuen tahsilinin talep edilebileceği, ..... Dairesi'nin kararlarında, asıl işveren ve yüklenici arasında akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına dair bir sözleşme hükmünün bulunmaması halinde, asıl işveren tarafından ödenen İşçilik alacaklarının tamamının rücu konusu yapılabileceği içtihat edilmekte olup, ..... Dairesi'nin 10.02.2020 tarih ve ..... . sayılı kararında; “Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen İşin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici İle işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir." hükümlerine yer verildiği tespit edilmekte olup, davalı yükleniciler ile akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olacağına dair sözleşme hükmünün de bulunmadığı görülmektedir. Dava konusu ihtilafa ilişkin güncel ..... kararları ile, genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinde, işyeri devri hükümleri uyarınca yapılan hesaplamalar kabul edilmeyerek, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasındaki ihtilafın T.B.K. ve Sözleşme Hukuku esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, "alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmının sınırlı sorumlu olacağı" ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına ilişkin sorumluluğun sadece son alt işverende olacağı, yargılama neticesinde ödenmiş işçilik alacağı bulunması halinde hesaplamaların İş Mahkemesince esas alınan ücret üzerinden (işçinin son ücreti) yapılması gerektiği, hesaplamalarda işçilik alacakları davası neticesinde asıl işverenin ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti vs feri alacaklar yönünden de alt yüklenicilere rücu edilecek asıl işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak asıl işverenin her bir davalıdan ayrı ayrı bu alacağını da talep edebileceği" ilkeleri ile yüklenicilerin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinin kabul edildiği, bilirkişi raporu ile davalı yüklenici ... A.Ş.'den rücuen talep edilebilecek alacak miktarının bilirkişi raporu ile davalı yüklenici ... A.Ş.'den rücuen talep edilebilecek alacak miktarının; ...'a yapılan ödemenin 61.599,63 TL’ rücuen tahsilinin gerektiği, iş bu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işçinin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı şirket yanında yukarıda belirtilen dönemler içinde çalıştığı, bu çalışması karşılığı davacı tarafça dava dışı işçiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödendiği, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak kıdem tazminatı ve ferilerinden işçinin alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden dönemler dikkate alınarak tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olduğu nazara alınarak, yargısal denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacının taleple bağlılık ilkesi gereği istem konusu ettiği ve ödediği tüm bedeli bu esaslara göre davalıdan rücuen tazmini talebinin yerinde olduğu, ödeme tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan bu tarihten itibaren tespit edilen tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE; 61.599,63 TL'nin ödeme tarihi olan 28/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken toplam 4.207,87 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.051,97 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.155,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.051,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.479,57‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 70,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.070,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/295, K. 2025/225, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-295-e-2025-225-k-ca74288c0113