İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/27 E. 2024/585 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/27
Karar No
2024/585
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/27 Esas KARAR NO : 2024/585 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; Müvekkili...'ın, Antalya ilinde ikamet ettiğini ve Eskişehir - Antalya arasında ... plakalı kamyoneti ile taşımacılık yapan, kendi adına vergi kayıtlı bir taşımacı olduğunu, müvekkilinin Ağustos ayı sonunda yine taşımacılık yaptığı esnada aracı ile bir trafik kazası yaptığını ve aracının hasar aldığını, aracını yaptırmak için ... Sitesi... Blok No:... Bucak-BURDUR adresinde bulunan ...Servis Hizmetleri Yedek Parça (...) ile anlaşan müvekkilinin kaza sonrasında vinç ile kamyonetini oraya taşıttırdığını, oradaki usta ile aracını 160 Bin TL' ye tamir ettirmek üzere anlaştığını ve aracını 2023 yılı Eylül ayı başında oraya teslim ettiğini, daha sonra yaptığı araştırmalar ve aramalarda davalılar ... ve babaları ...' in de birlikte işlettiği İzmir Bornova' da servisleri olduğunu, baba oğul... marka kamyonet tamiri yaptıklarını öğrenen müvekkilinin davalılar ile irtibata geçtiğini, davalılardan...'in müvekkilinden aracının fotoğraflarını istediğini, müvekkilinin de aracının fotoğraflarını davalılara gönderdiğini, davalıların 110.000,00 TL karşılığında kamyonetini anahtar teslim şekilde tamir edebileceğini, tamiratın 10 gün süreceğini müvekkiline bildirdiğini, İzmir' deki servisin Burdur ili Bucak ilçesindeki servise kıyasla daha hesaplı olduğunu gören müvekkilinin kamyonetini yine Bucak' tan vinçe yükletip ve davalıların... sk. N:... San. Sit. Pınarbaşı-Bornova/İZMİR adresindeki tamirathanesine 8 eylül 2023 tarihinde aracını bıraktığını, müvekkilinin aracı servise bıraktıktan sonra karşı taraf vekil edenle 20 EYLÜL 2023 tarihinde telefonla irtibata geçtiğini, aracın şasesinde de bozukluk olduğunu, fotoğraflardan bunun farkedilmediğini belirttiğini, bu şasenin düzeltmesi için 12 Bin TL daha masraf çıkacağını bildirdiğini, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, anahtar teslim araç tamirat bedelinin toplam 122 bin TL' ye yükseldiğini, vekil eden ...ın ise bu süreçte karşı tarafla 12 EYLÜL 2023 tarihinde 90.12 EYLÜL 2023 tarihinde 90.000,00 TL ve 04/10/2023 tarihinde ise 15.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL ödeme yaptığını, aracı Bornova' daki servise bırakmasının üstünden değil on gün, bir aya yakın süre geçmesine rağmen aracı tamir edilmeyen müvekkilinin 29 Eylül Cuma günü davalı ... ile görüşmüş olup, aracını ne zaman alabileceğinin bilgisini sorduğunu, karşı taraf yanca 4 Ekim Çarşamba sabahı aracın hazır olacağı bilgisini müvekkiline ilettiğini, 3 Ekim günü müvekkilinin karşı tarafı aramış ancak telefonları açmadığını, öte yandan yine müvekkilinin Antalya'dan geleceğini, otobüs biletini whatsapp üzerinden karşı taraf...' e gönderdiğini, karşı tarafın yine cevap vermediğini, cevap alamayan ve kamyonetinin akıbetini merak eden müvekkilinin 4 Ekim günü Antalya' dan otobüsle İzmir' e gittiğini, 4 Ekim Çarşamba sabahı İzmir'e geldiğinde müvekkilinin aracının büyük kısmının yapılmadığını, hala birçok eksiğinin olduğunu gördüğünü, davalıların ise aracın akşama hazır, sen bekle diyerek müvekkilini oyaladığını, aracın o gün teslim edilmediğini, müvekkilinin 4 Ekim Çarşamba gecesi İzmir' de otelde kalmak zorunda kaldığını, 5 Ekim Perşembe günü karşı yanı aradığını,, karşı taraflar ise müvekkiline hitaben "Büyük ihtimalle bugün akşam biter ancak sen garanti olsun diye 6 Ekim Cuma sabahı gel" dediklerini, müvekkilinin 5 Ekim Perşembe gecesi de otelde kaldığını ve 6 Ekim Cuma sabahı Bornova' daki servisine gittiğini, 6 Ekim Cuma sabahı servise gittiğinde aracında hala birçok eksik olduğunu, aracın tamiratının tamamlanmadığını gören müvekkilinin akşama kadar serviste bekletildiğini, bu esnada servis yetkililerinin aracın eksikliklerini tamamlamaya çalıştığını, tamamlayabildikleri eksikleri tamamlamış olduklarını, ancak yine de araç içindeki ve kaportadaki birçok eksikle akşam 18:00 sularında müvekkiline araç hazır diyerek vekil edeni teslime çağırdıklarını, karşı yan..., müvekkilini araç teslimine çağırmış ve müvekkiline bu aşamada önceki 122 Bin liralık hesaba ek olarak 58 Bin Liralık ek bir fatura daha çıkardığını, Müvekkilinin kendileri ile anahtar teslim anlaştıklarını, sonradan 12 Bin Lira şase düzeltme masrafı çıkarttıklarını, bunu dahi kabul ettiğini ancak 58 Bin Liralık ek maliyetin çok fazla olduğunu, bunu ödemeyeceğini, zaten anlaşmada da bunun olmadığını, anahtar teslim 110 Bin TL' ye anlaşıldığını belirttiğini, karşı tarafın ise aracın tamir maliyetinin 180 Bin TL olduğunu, bu paranın ödeneceğini, ödenmezse bir şekilde müvekkilinden alacağını bildirerek müvekkiline hitaben ben paramı bırakmam, alırım dediklerini, karşı tarafın müvekkiline hitaben "ben paramı bırakmam, alırım" sözleri karşısında tehdit edildiğinin farkına varan müvekkilinin derhal polis merkezini aradığını, olay yerine kolluk kuvvetlerinin geldiğini, bu esnada ise karşı taraflar ve karşı tarafın tamirathane çalışanlarının arabayı parçalayarak sökmeye başladıklarını, müvekkilinin İzmir Pınarbaşı karakoluna şikayet için gidip geri geldiğini, geri geldiği esnada aracın hala parçalanarak sökülmekte olduğunu, video görüntülerinin delilleri arasında olduğunu, karşı yan ve çalışanlarının aracın hasarlı anında dahi araçta sağlam şekilde duran radyatör, turbo intercoler gibi malzemeleri araçtan söktüklerini ve geri takmadıklarını, bunun yanı sıra aracın hasarı ile ilgisi olmayan ve sökülebilir ne varsa düğme, buton, vites başı, fren pedalı, elektrik aksamı, kablolar karşı taraf ve oranın çalışanlarınca müvekkilininin aracından söküldüğünü, davalılarca vekil edenin çekici vasıtasıyla aracını dahi almalarına müsaade edilmemiş, müvekkilinin polis çağırarak, polis nezaretinde aracını almak zorunda kaldığını, polis nezaretinde vekil eden aracınını çekiciye yüklediğini, aracın Bucak' a tesliminden sonra hem araç yönünden Sulh Hukuk Mahkemesince delil tespiti işlemlerinin başladığını, hem de aynı zamanda aracın tamiri işlemleri başlatıldığını, tüm bu süreç 1,5 ayı aşkın bir süre tuttuğunu, ekte faturaları ve ödeme belgeleri detaylı şekilde gösterildiği üzere müvekkilinin Bucak ilçesinde aracın tamiri için 131.849,92 TL ödeme yaptığını ve neticeten müvekkilinin 22 Kasım 2023 tarihinde aracını teslim alarak işine başlayabildiğini, müvekkilinin aracını Bucak' tan İzmir' e çekici ile götürdüğünü, İzmir' den Bucağa çekici ile getirdiğini, çekici için verdiği ücret giderken 12 bin TL, dönüşte ise 16.900,00 TL olduğunu, bildirdikleri delillerin toplanmasını, tanıkların dinlenmesini ve tüm delillerinin celbi sonrasında dosyanın içinde otomotiv mühendisi, sanayi araç tamir ustası ve makina mühendisinden mütevellit bir bilirkişi heyetine tevdiini ve vekil edenin belirttikleri alacak kalemlerine dair zararlarının tespitini, müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebildiği anda artırılmak ve fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile aracın davalılara teslim edildiği 08/09/2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak sureti ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un Iveco marka ticari araçların özel servis hizmetini verdiğini, kurumsal bir yapıya sahip olan müvekkilinin uzun yıllardır araç tamir işi ile uğraşmakta olduğunu, müvekkilinin, davacıya borcunun bulunmadığını, davacının haksız iddialarının reddi gerektiğini, kazaya konu olan aracın müvekkiline hangi halde geldiği, davacının dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu "aracın kazalı fotografları"ndan açıkça görüldüğünü, kamyonetin ön kabin bölümünün kaza sonucunda tamamen kullanılamaz hale geldiğinin görüldüğünü, müvekkilinin kendisine gelen aracın kazalı ve kullanılamaz halde olan kabin bölümününün yeni bir kabin takmak suretiyle değiştirmiş olduğunu ve bunu takarken de elektronik aksamının başta olmak üzere gerekli arızaların bakımlarının da gerçekleştirdiğini, davacının, müvekkiline yönelik haksız ithamlarının gerçeği yansıttığını, müvekkilinin aracın tamiratı için elinden geleni yapmışsa da davacı bakiye borcunu ödememek için haksız iddialar ile borçtan kurtulma yoluna başvurduğunu, davacının delil tespiti olarak ortaya koyduğu rapor karşısında ise tamamen akıl tutulması yaşadıklarını, Zira, bu aracın zaten müvekkiline geldiğinde kullanılamaz halde iken kabin gövdesinin tamamen değişmiş ve araç çalışır halde davacıya teslim edildiğini, davacının müvekkilinin kardeşine gönderdiği 105.000 TL ise yapılan işin bedelini dahi karşılamadığını, davacının halihazırda bakiye borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile anlaştığı gibi kazalı aracın kabinini ve buna bağlı tüm aksamını değiştirerek onardığını, bu sebeple doğan alacağını dahi tam alamamış bakiye alacağı için her türlü hukuki ve icra yola başvurma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili ...'un dükkanın sahibi olmadığını,...'in eski bir oto tamir ustası olarak boş zamanlarında oğlu ...'un yanına gelerek dükkanda oturduğunu, bu davada taraf olarak gösterilmesi hukuken mümkün olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini,...'un...'in kardeşi olduğunu, ...'un davacı ile olan ticari ilişkisi gereği...'un işbu davada taraf olarak gösterilmesi mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, kötü niyetli ve haksız davacı taraf aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. . Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır. Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları “ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir. Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde;t, davacının tacir sıfatını haiz olmadığı ve ticari işletmesinin bulunmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, 1.sınıf tacir olmak için gereken şartları taşımadığı, davalılardan...'un tacir olmadığı, vergi kaydının bulunmadığı, diğer davalılar ... ve ...'un esnaf kaydının bulunduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla, davalılar... ve... yönünden tacir vasfının bulunduğu kabul edilse dahi davacının tacir kaydının bulunmadığı, davacının tacir olmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5-Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2024

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/27, K. 2024/585, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-27-e-2024-585-k-f4bea7a21b27