İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/262 E. 2025/48 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/262
Karar No
2025/48
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/262 Esas - 2025/48 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/262 KARAR NO : 2025/48

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili firmanın 1961 yılından bugüne kadar özellikle; bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, Sadece ... ibaresi ile değil birçok başka ibarelerle de markalar yaratmış ve bu markaları da tüketici nezdinde bilinir hale getirdiğini, Müvekkilin, ... nezdinde “...” esas unsurlu birçok tescilli markası olup, söz konusu markalarını belli bir düzeye getirmek için yıllardır emek ve para harcamış ve tüketiciler nezdinde tanınan markalar haline getirmek için uğraş sarfettiğini ve ... ... ibareli markası .... tanınmış marka olarak sicile kayıt edildiğini, ... ibareli markaları.... nezdinde .... ülkelerinde tescilli olup uzun yıllardır kullanıldığını, müvekkile ait ... esas unsurlu markalar ile davaya konu ... ... ibareli marka yan yana incelendiğinde, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait ... ... ibareli markasının bulunduğunu, dava konusu markada ibarelerin sadece yerinin değiştirğini, taraf markalarının emtia listesinin aynı olduğunu, davalı markasında 43. Sınıfta yer alan hizmetlerin müvekkil şirket markalarının tescilli olduğu emtia ve malların sunumuna ilişkin olduğunu, zira 43. Sınıfta yer alan hizmetlerin yerine getirilebilmesi için müvekkil şirketin tescilli olduğu sınıf ve emtialara ihtiyaç olup işbu sınıftaki hizmetlerin tamamlayıcısı konumunda olduğunu, her iki markanın kullanıldığı söz konusu ürünlerin gıda sektörüne ait ve günlük kullanıma yönelik hemen her marketten kolaylıkla elde edilebilen ve çabuk tüketilebilen ürünler olması; bu ürünlerin alımında tüketicilerin göstereceği dikkat derecesi ile harcayacağı zamanın normalden daha az olduğu; tüketici grubunun önemli bir kısmını, ayırt etme ve dikkat kabiliyeti ortalama bir erişkine nazaran daha az olan çocukların oluşturması gibi faktörlerin söz konusu markaların karıştırılmasını ve iltibas riskini arttırdığını, tanınmış bir markanın normal markalara nazaran daha geniş bir marka korumasından faydalanması ve iltibas riskinin çok daha geniş yorumlanması gerektiğini, müvekkilinin “...” ibareli markalarını tanınmış hale getirdiğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu beyan ederek ... .... bahse konu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasını talep etmiş, davacı vekili uyap sisteminden göndermiş olduğu dilekçesi ile davalı şirket ile dava konusu ihtilafın sulh yoluyla çözümlenmesi hususunda karşılıklı anlaştıklarını beyan ederek ... nezdinde 06.09.2021 tarih ve.... başvuru numarası ile kayıtlı “... ...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde 35.sınıfın altında bulunan 30.sınıfın tamamı ve 43.sınıfın altında bulunan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine yönelik taleplerinden feragat etmiş, davalı şirketten herhangi bir ücreti vekalet ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmişlerdir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davalı markasının içerdiği bütünsellik göz önüne alındığında itiraza mesnet.... sayılı markalarla kısmen benzer oldukları ancak, itiraza mesnet diğer markalar ile davalı markasının benzer olmadığını, İdari aşamada yapılan incelemede, başvuru kapsamında yer alan bir kısım emtialar, bu markalar nedeniyle başvuru kapsamından çıkartıldığını, kalan emtialar yönünden aralarında iltibas ihtimali bulunmadığını, SMK 6/5 den yararlanmak için ortaya çıkabilecek koşulların ispatlanamadığı, kötü niyete ilişkin somut delil bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketin yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, 2021/123680 numara ile “... ....” markasının 30, 35 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 28.02.2022 tarih ve 391 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, dava dışı ...tarafından ... unsurlu markasını mesnet gösterilerek itiraz edildiği, MDB tarafından bu itirazın reddedildiği, davacı tarafından çok sayıda ... ... unsurlu markalarını mesnet gösterilerek 6/1,6/4, 6/5, ve 6/9 maddelerine dayanılarak itiraz edildiği, MDB tarafından davacı markalarından bazıları ile benzerlik bulunduğu gerekçesi ile “SINIF KODU : 30 Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.Makarnalar, mantılar, erişteler.Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.Bal, arı sütü, propolis.Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar.Mayalar, kabartma tozları.Her türlü un, irmikler, nişastalar.Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.Çaylar, buzlu çaylar.Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.Sakızlar.Dondurmalar, yenilebilir buzlar.Tuz.Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.Pekmez.” malları bakımından itirazın kısmen kabul edildiği, davacının bu karara yeniden itiraz ettiği, huzurdaki davada iptali istenen 02.04.2024 tarih ve .... sayılı kararı ile; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki .... sayılı "...", "... ...", "... ... ... vişneli kek şekil", "... ... ... kakao kremalı kek şekil", "...", "... ...", "... ...", "... ... şimdi de minilendi", "...” ... mutluluk büyüdü paylaşmak için", "... ... mutlu et kendini", "... ... intens", "... ... intense", "... ... intense şekil", "... ... intense şekil", "... ... ... şekil", "... ... ... intense+şekil", "... ... ...+şekil", "... ... ...+şekil", "... ... intense", "... ... intense", "... ... intense", "... ...", "...", "... ... intense serin lezzet+şekil", "... ... mousse+şekil", "... ... intense", "... ... intense", "... ... intense", "... ... intense", "... ...", "... ... ...", "... ... ...", "... ... ", "... ... ...", "... passion", "... extreme", "... ... mousse", "... ...", "... ... intense", "... ... classic", "... ... mutluluk büyüdü paylaşmak için", "... ... mutlu et kendini", "...", "... passion", "... ... glow", "... ... intense glow", "... extreme", "... ... mousse", "lady ...", "... kulübü", "... club", "... ...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği üzere, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü içermektedir. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma olasılığı, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, markaların ve malların veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir, ancak bu yapılırken işaretlerin ayırt edici ve baskın unsurları özellikle dikkate alınmalıdır. Karıştırılma olasılığına ilişkin genel değerlendirmede, malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin markalara ilişkin algısı belirleyici etkiye sahiptir. Bu bağlamda, ortalama tüketiciler markayı genellikle bütün olarak algılar ve markanın çeşitli detaylarına ilişkin kapsamlı bir analize girişmez. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirmede, ilgili malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı varsayılır. Bununla birlikte, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunu yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Buna ilaveten, ortalama tüketicilerin dikkat seviyesinin, ihtilafa konu malların veya hizmetlerin niteliğine göre değiştiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Önceki tarihli markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılmanın ortaya çıkması olasılığı da artar. Bu nedenle, ayırt edici gücü, tabiatı gereği veya piyasada sahip olduğu bilinirlik (ün) nedeniyle, daha yüksek olan markalar, ayırt edici gücü düşük olan markalara kıyasla daha geniş korumadan yararlanılırlar. Bu nedenle, karıştırılma olasılığının varlığı araştırılırken önceki markanın ayırt edici gücü ve özellikle sahip olduğu bilinirlik (ün) dikkate alınmalıdır. Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir. Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir. Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda ....sayılı markaların bütüncül algı çerçevesinde başvuruya konu marka ile farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılanacağı kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen söz konusu markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Öte yandan, .... sayılı markalar benzer görülmekle birlikte, başvurunun "..." ve "..." ibareleri ile şekil unsurlarının bütünleşmesinden oluşması, muteriz markaları kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile aynı ya da benzer sınıfların yayına ilk itiraz aşamasında başvuru kapsamından çıkartılmış olması gibi somut olaya özgü tüm hususlar birlikte göz önüne alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler yönünden ilişkilendirilme/ karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Md. 6/4 kapsamında yapılan inceleme sonucunda "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir" hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır. Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir. " biçimindeki gerekçeler ile itirazın reddine karar verildiği, verilen kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER MARKALAR ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dava konusu marka başvurusu ile ilgili olarak dikkate alınması gereken 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu, EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Davalı başvurusunda 35.05 perakendecilik diye nitelendirilen satış hizmetinin altında 30.sınıfta yer alan malların, incelemeye alınan .... markasındaki mal sınıflarıyla(davacının tüm markalarında bu sınıfın yer aldığı), mal ve satışının arasındaki ayrılmaz ilişki nedeniyle benzer görülmüştür. Marka İnceleme Kılavuzunda belirtildiği üzere, mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir. Nitekim .... sayılı “Dontoro” kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. Yin ek olarak “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.” Ek olarak davacı 43. Sınıftaki Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından da benzerlik bulunduğunu belirtmektedir. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri temel olarak restoran, lokanta, kafe ve bu bağlamda yiyecek ve içeçeklerin sunulması hizmetini kapsamaktadır. Gıda malları ile bu malların tüketiciye sunulması arasında direk olarak bir benzerlik kurulması doğru olmayacaktır. Marka İnceleme Kılavuzunda belirtildiği üzere gıda ürünleri ile 43. Sınıfa dâhil “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” karşılaştırılmasında benzerlik durumu gıda ürününün niteliğine göre değişiklik gösterir. Örneğin, 30’uncu sınıfta bulunan “her türlü un, irmik ve nişasta; toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri; tuz; yiyecekler için çeşniler” gibi mallar başka gıdalar ile birlikte veya gıda yapımında kullanılan emtialardır; bu nedenle tek başlarına servis edilmeleri söz konusu olmaz. Dolayısıyla, tüketicilerin bu tarz malları tüketmek amacıyla restorana ya da kafeteryaya gitmesi beklenmezken; çay, kahve, pastacılık mamulleri, dondurma veya et gibi servise konu olabilecek malların tüketimi için herhangi bir restorana gidilebilir veya bir restoranda sunulan/servis edilen yemekle birlikte tuz, baharat, ketçap-mayonez gibi ürünlerin de bulunması, bu malların da restoran sahibi tarafından üretildiği anlamına gelmeyecektir. Restoranlarda yiyeceklerin ve içeceklerin tüketiliyor olması tek başına yiyecek ve içecek ürünleri ile restoran hizmetleri arasında benzerlik bulunması için yeterli değildir. (AB Genel Mahkemesi, 09.03.2005 tarih ve T-33/03 sayılı karar) , Bununla beraber, bazı durumlarda, yiyecek veya içecek ile “yiyecek içecek hizmetinin sağlanması” arasında tamamlayıcılık söz konusu olabilir. Bilindiği üzere, malların (veya hizmetlerin) birinin diğerinin kullanımı için zorunlu ya da önemli olması nedeniyle birbirleriyle yakın bağlantı içinde olmaları ve bu yakın bağlantı nedeniyle tüketicilerin de bu malların üretiminin ya da hizmetlerin sağlanmasının aynı işletmenin sorumluluğunda olduğunu düşünebilecek olması durumlarında tamamlayıcı mallar (veya hizmetler) olarak kabul edilir. Bu kapsamda, gıda ürünleri ile yiyecek içecek hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi kurulabiliyorsa bu durum genellikle düşük de olsa benzerliğe sebep olacaktır. Ayrıca, ilgili sektörde yiyecek içecek sağlanması hizmetlerini sunan işletmelerin aynı zamanda yaygın olarak yiyecek veya içecek ürünlerinin üretimini de gerçekleştirdiği durumlarda da benzerlik bulunduğu sonucuna varılabilecektir. Bu açıklamalar kapsamında çaylar ve kahveler açısından inceleme yapılacak olursa, çaylar ve kahveler ile kafe hizmetleri birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olan mallar ve hizmetlerdir. Söz konusu malların ve hizmetlerin dağıtım kanalları da aynı olabilir, örneğin bir kafede kahvenin veya çayın kendisi paket halinde müşterilere satılabilir. Dolayısıyla, belirtilen mallar ve hizmetler arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu, Dava konusu başvuruda yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından da benzerlik olduğu, Sonuç olarak, davacının itiraz ettiği kısım olan 35-05 (30) ve 43. Sınıf bakımından SMK 6/1 de aranılan mal/hizmet benzerliği koşulunun sağlanmış olduğu, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ...kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. Somut olayda, tarafların marka benzerliğine dair bir itirazlarının olmadığı, Taraf markalarında çok detaylı bir değerlendirmeye girilmeden bile markaların benzer olduğunın direk olarak söylenebileceği, zira davacı kelime markası.... ibaresinde oluşurken, davalı markası da .... ibaresinden oluşmakta, sadece kelimelerin yerinin değiştirildiği, .../... ibarelerindeki tek harf değişikliğinin çok küçük ayrıntıda bir değişiklik olduğu ve tüketici nazarında dikkat edilmeyeceği, anlamsal ve fonetik açıdan aynı kelimelerin yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu, görsel açıdan ise, davacının ambalaj tasarımlı markaları incelendiğinde, aynı tonda renklerin kullanıldığı görülmüştür. Bu noktada tasarımsal açıdan farklılık taşısa dahi tüketicinin hızlı bir karar verme anında-ki bahse konu emtialar bakımından dikkat seviyesi düşüktür- aynı renklerin kullanılması ve bütününde oluşan bu baskın renkler nedeniyle (kelime unsurları zaten aynıdır) karışıklık yaşayabileceği, ... ibaresinin “ıslak kek” olduğu bilinmekle beraber, davacının bu ibare ile tescillerinin bulunduğu bu bağlamda korunmak zorunda olduğu, ek olarak davacının bu marka için yapmış olduğu reklam-pr çalışmalarının yoğunluğu düşünüldüğünde ayırt edicilik kazandığı, Sonuç olarak .../... ibaresine markasal bir değer atfedilmiş olup, davacı firmaya bağlanmıştır. Bu nedenle bu ibarenin “markasal” kullanımlarını engellemeye hakkının bulunduğu, somut olayda da dava markasında yer alan kullanımın, ürünün cinsine bir atıftan ziyade markasal bir kullanım olduğu görülmüş bu noktada markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, TANINMIŞLIK İDDİALARI: Davacının ..... no ile tanımış marka sicilinde kayıtlı olduğu, karara itiraz dilekçe ekinde de çok sayıda emsal karar ve Pazar araştırma raporu sunulduğu görülmüştür. Mahkememiz bilgi ve tecrübesi de ilgili markanın tanınmış olduğu yönündedir. Ancak davacının itiraz ettiği hizmetler hali hazırda SMK 6/1 kapsamında benzer bulunduğundan davacı tanınmışlığının somut olay bakımından bir etkisinin bulunmadığı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI; Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren herhangi somut bir kanıt sunulmadığı, somut olayda davalının markasının davacı markalarıyla karışıklığa yol açması, tek başına kötü niyet oluşturmadığı, Netice itibariyle, Dava konusu markada yer alan “35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” hizmetleri ile davacı markalarında yer alan malların benzer olduğu, Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davacı markası tanınmışlığının somut uyuşmazlık bakımından bir etkisinin olmadığı, Davalının marka tescil başvurusunda bulunması eyleminin kötü niyetli bir eylem olarak kabul edilmeyeceği, Davacının dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davasından feragat ettiği, sunmuş olduğu vekaletnamede feragata yetkisinin bulunduğu, görülmüş davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : 1-Davanın Kabulüne, ....sayılı kararının “35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, Dosya kapsamında yapılan giderlerin 525,00.-TL dışında kalan kısmının yidk kararının iptali istemi yönünden yapıldığının tespitine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalı kurumdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.196,00.-TL yargılama giderinin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı vekili hükümsüzlük yönünden davasından feragat ettiğinden hükümsüzlük yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Davacının işbu talep bakımından yapmış olduğu 525,00.-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 4-Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06.02.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti :8.000,00.-TL P.P : 280,00.-TL TOPLAM :9.196,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/262, K. 2025/48, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-262-e-2025-48-k-38ead9896ca9