İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/298 E. 2025/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/298
- Karar No
- 2025/97
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/298 Esas - 2025/97 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/298 KARAR NO : 2025/97
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 05/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili .... markasının eki olduğunu düşüneceğini, ... ..." markalarının benzer olduğunu, taraf markalarının köklerinin de aynı okunması karşısında ortalama tüketicilerin kulağında kalan izin aynı biçimde yazılan okunan ... ibaresinde yoğunlaşmasının umumi intiba bakımından da benzerliği anlamına geldiğini, ... kelimesinin sonundaki ...." ekinin davalı markasını müvekkile ait markalardan farklı kılmaya yeterli olmadığını, markaların görsel-sesçil kavramsal benzerlik içerdiğini, ... ibaresindeki .... ibaresinin ek olup, esas unsurun ... olduğunu, karıştırılma olasılığının varlığı araştırılırken müvekkiline ait markaların ayırt edici gücünün ve tanınmışlığın dikkate alınması gerektiğini beyan ederek.... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, .... sayılı başvuru markasının kapsamında kalan mal/hizmetler bakımından, dava konusu diğer davalı şirkete ait başvuru markası ile davacı şirkete ait itiraza mesnet markalar ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer markalar olmadığını, başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 6/5. Maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı firmanın yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, .... kararının yerinde olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu ....sayılı markanın 14, 18 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için marka tescil başvurusunda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 12.08.2022 tarih ve 402 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, başvuruya .... firması tarafından itiraz edildiği, dava dışı .... tarafından da itiraz edildiği, davacı tarafından çok sayıda ... ibaresini içeren markalarını mesnet gösterilerek 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 maddelerine dayanılarak itiraz edildiği, davalının karşı görüş sunduğu ve kullanım ispatı talep ettiği, davacı tarafından kullanım delillerinin sunulduğu, delillerin çok sayıda fatura, katalog içerdiği, MDB tarafından davacının ve .... tarafından yapılan itirazın kısmen kabul edildiği ve markadan “SINIF KODU : 14Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar.Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).SINIF KODU : 18Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler.Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar.SINIF KODU : 35Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” mal ve hizmetlerinin çıkarıldığı, davalı tarafından bu karara itiraz edildiği, davacı tarafından karşı görüş sunulduğu, davacı tarafından bu karara dava konusu markanın tümden reddi yönünde yeniden itiraz edildiği, itirazların .... sayılı kararı ile itirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; MARKALAR ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir.
EMTİALARIN BENZERLİĞİ- KULLANIM İSPATI ; Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde; uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispat etmesi gereklidir. Sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. İtiraz sahibi tarafından kullanımın ispatlanamaması halinde söz konusu gerekçe markalar SMK’nın 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılacak inceleme açısından dikkate alınmaz. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. Markanın ciddi olarak kullanımının öngörülmesinin ve bu şekilde kullanmamanın sonucunun yaptırıma bağlanmış olmasının amacı, marka sahibinin salt markadan doğan tekel haklarını kullanmak amacıyla, aslında kullanım amacı olmaksızın gerçekleştirdiği göstermelik/sembolik kullanımların önüne geçebilmektir. Bu tür kullanımlar, markayı kullanmamadan doğan sonuçlardan kaçınmak için gerçekleştirilen düzensiz, geçici kullanımlardır. Markanın kullanımını kanıtlayan deliller eğer marka sahibi dışındaki bir kuruluş adına ise, bu kuruluş ile marka sahibi arasındaki ilişkinin ortaya konulması oldukça önemlidir. Hem Yargıtay uygulamasında hem de ....uygulamasında tek başına sözleşmelerin varlığı da ciddî kullanımın ispatı için yeterli görülmemektedir. ...’ın içtihadında da, ciddî kullanımın ispatı için yalnızca sekiz sözleşme sunulmuş olmasını ve söz konusu hizmetlerle ilgili olarak imzalanan tüm sözleşmelerin bir listesi veya üretilen ciroya ilişkin bir belge gibi ek belgeler olmamasını yetersiz olarak değerlendirmiştir. .... Markanın işlevine uygun kullanımının değerlendirilmesine yönelik olarak markanın yenilenmesi veya sadece lisans sözleşmesinin yapılması ya da lisans bedelinin ödenmesi, marka hakkının devredilmesi, markanın işlevine uygun kullanımını karşılamaz. (...., s. 464.) Benzer şekilde, .sicil kaydının veya Vergi Dairesi kaydına dayalı olarak markanın kullanılmış sayılmayacağına karar vermiştir. Ayrıca, marka sahibinin, markasına dayanarak bir başkasına “ihtarname göndermesi” veya “dava açması” da markanın işlevine uygun kullanımı manasına gelmeyecektir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra...’nın kararında hangi markaların hangi mallar bakımından kullanımının ispatlandığına dair açık bir ibare yer almadığı, ancak davalı tarafın kısmi redde yapmış olduğu karara itiraz bakımından verilen davaya konu edilmeyen ....kararında “SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde .... tescil numaralı itiraz gerekçesi markaların "Sınıf 25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler." Mallarında kullanımının ispatlandığı sonucuna ulaştığı görülmektedir.Kurul, kullanım ispatı talebine ilişkin Markalar Dairesi Başkanlığınca yapılan değerlendirmede herhangi usül hatası tespit etmemiş olup söz konusu tespiti onamaktadır.” Şeklinde kararının bulunduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde, çok sayıda fatura sunulduğu, fatura içeriğinde ... ibareli çok sayıda mal grubunun ( gömlek, kazak, pantolon, ayakkabı, jean, t-shirt vb.) yer aldığını tespit etmiş, bu noktada “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler." Mallarında kullanımı olduğu, Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim .... nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Davacının itirazı kısmen kabul edilmiş olup, zaten yukarıda kullanımı ispatlanan mallar ile aynı/benzer olan emtialar başvuru kapsamından çıkarılmıştır. Davacının itirazları kalan sınıflar bakımından da reddinin gerektiğine ilişkindir. Dava konusu markada 18. Sınıfta kalan “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” malları ile davacının kullanım ispatına konu olan markaları bakımından “Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler." Malları ile bir benzerlik kurulması mümkün değildir. Her ne kadar deriler ayakkabı emtiasının temel girdisi olarak düşünülebilecekse de nihai ürünlerin üretilmesinde kullanılan parçalar ile nihai ürün arasında sırf nihai ürünün üretilmesi sırasında karşılaştırmaya konu parça kullanılıyor diye benzerlik vardır şeklinde bir değerlendirme yapılması mal/hizmet benzerliği anlamında doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Aksinin kabulü halinde piyasada sunulan her ürün bakımından bir benzerlik kurulmasının mümkün olduğu ve bu yaklaşımın hukuka uygun bir değerlendirme olmayacağı açıktır. Mal/hizmet karşılaştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Örnek olarak “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler” mallarının hiçbir ayakkabı mağazasında ayakkabılar ile beraber satıldığı görülmemektedir. Bu ürünlerin kullanıcıları ve hedef kitleleri tamamen farklıdır. Ayakkabı emtiasının hedef kitlesi son tüketiciyken, “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar,yapay deriler,köseler,astarlık deriler” mallarının hedef kitlesi ayakkabı üreten, teknik bilgiye sahip, uzman kişilerdir. Bu noktada bir malın diğer malın yapımında kullanılması bu mallar arasında benzerlik olduğu anlamına gelmez. Bu malların beraber satılma, birbiri yerine kullanılma, rekabet edebilme, benzer ihtiyaçları giderme gibi özellikleri bulunmamaktadır. Diğer yandan kullanım ispatına konu olmayan markası bakımından yapılan değerlendirmede ise, ilgili 18. Sınıf mallarının satış hizmetinin davacı markasında yer aldığı, mal ve o malların satışı arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir. Nitekim.... kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. Yine aynı yönde, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.” denilmektedir. Sayılan nedenle ilgili mal ve hizmet birbiri ile benzer bulunmuş, davaya konu markada kalan “18 İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” malları bakımından SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Dava konusu marka incelendiğinde kelime+şekil markası olduğu, bir arma şeklini andıran yuvarlak içerisinde T harfinin yer aldığı, şekil unsurunun ayırt edici gücünün düşük olduğu, kelime ibaresinin bir bütün şeklinde twingold şeklinde yazılmasına rağmen, görsel algıda T ve G harfinin büyük yazılması nedeniyle ... ve gold şeklinde iki ayrı kelimeden oluştuğunun direk fark edilebileceği, davacı markasının ise kelime markası olduğu, İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Dava konusu markada yer alan ibareler İngilizce olup ... ibaresi “ikiz”, gold ibaresi de “altın” anlamına gelmektedir. Bu noktada ikiz altın gibi bir anlamı olacaktır. Davacı markasında yer alan ... ibaresi de yine İngilize olup “ara” anlamına gelmektedir. Bu noktada kelimelerin anlamını bilenler açısından anlamsal bir benzerlik kurmak mümkün gözükmemektedir. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markaların yabancı kelimeler olduğu yukarıda belirtilmiştir. Bu noktada dava konusu marka .... birçok kararında, tüketicilerin zihninde, kelime markalarında başta yer alan harflerin ortada veya sondaki harflere nazaran daha fazla akılda kaldığını, bu bağlamda sözcüklerin ilk heceleri, ilk seslerinin farklı olmasının kulaktaki izi değiştirdiği vurgulanmaktadır. Sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyetin karıştırma ihtimaline yol açabileceği gibi tam tersi de geçerli olacaktır. .... adlı eserde; “Soldan sağa okuma prensibi gereği tek sözcükten oluşan markalarda sözcüğün ilk hecesi, birden fazla sözcükten oluşan markalarda ise ilk sözcük ortalama tüketicilerin dikkatini daha fazla çekmekte ve bu kısımlar diğer kısımlara nazaran daha fazla hatırlanmaktadır. Bu nedenle sözcük markalarında başlangıç kısmındaki benzerliğin markaların benzer olma ihtimalini arttırdığı, buna karşılık markaların başlangıç kısmındaki farklılıkların markaların benzerlik ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir.” denilmektedir. Bu noktada taraf markalarının aynı seslerle başladığı aşikardır. Bu nedenle fonetik benzerlik olduğu, Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. Dava konusu markada yer alan şekil unsurunun ilk bakışta dikkat çeken bir yanı bulunmamaktadır. Bu nedenle ... ve .... ibareleri geneli itibariyle benzerlik göstermektedir, markalar 2 kelimeden oluşmakta bu nedenle belli bir ölçüde görsel benzerlik paylaştıkları, Bütünsel açıdan markalar değerlendirildiğinde, öncelikle davacının çok sayıda ... ibaresini içeren markası bulunduğu ve farklı yazım stilleri olduğu (...., ... vb.) , ve ek ibareler alarak seri markaları bulunduğu, tüketicinin piyasada bu duruma aşina olduğu, dava konusu markanın ... ibaresi ile başlaması ve görsel olarak ikiye bölünerek gold ibaresi ile devam etmesinin, davacı markasının serisi algısını pekiştirebileceği, taraf markaları arasında yer alan farklılıkların, benzerlikler dikkate alındığında bertaraf edilebileceği, davacı markasının iyi bilenen markalardan olduğu, bu bağlamda akılda kalma ve hatırlanma oranının yüksek olduğu, markaların her zaman yan yana kıyaslanmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, tüketicinin zihinde kalan marka hatırasıyla satın alım kararı verebileceği düşünülmüş ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, Sonuç olarak dava konusu .... markada yer alan “18. sınıftaki; İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” malları bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu ve SMK 6/1 maddesinde aranılan benzerlik kriterinin karşılandığı, TANINMIŞLIK İDDİALARI; Davacının .... sayı ile Tanınmış Markalar Sicilinde kayıtlı olduğu, mahkememiz bilgi, tecrübesi ve davacı tarafından sunulmuş faturalar, haberler, kataloglar, sosyal medya kullanımları, performans raporları da bu durumu destekler yöndedir. Ancak bir markanın tanınmış marka olması, o markanın 6/5 maddesi anlamında korumadan faydalanması için yeterli değildir. Zira kimi zaman tanınmış olarak kabul edilen bir marka tescilli olmadığı sınıflarda, tescilli olduğu sınıflardaki kadar büyük bir ayırt edicilik vasfına sahip olamayabilmektedir. Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanmadan bahsedilebilmesi için, her şeyden önce imaj transferinin gerçekleşmesi gerekir (....). İmaj transferi, tanınmış markanın özdeş veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması suretiyle, tüketicinin markanın imajı ile ilgili olumlu düşüncelerinin, ikinci markanın kullanılacağı ürünlere aktarılması ve bu suretle satışların arttırılması stratejisidir ....). Tanınmış markanın tüketici zihninde oluşan olumlu çağrışımlar, bu markanın özdeşi veya benzerinin kullanılması suretiyle sonradan oluşturulmuş markanın ilgili olduğu ürünlere aktarılabilir olmalı ki, tanınmış markanın itibarının istismarından söz edilebilsin. Ancak bu tür durumlarda tanınmış markaya ait imaj, istismar eden tarafından ekonomik açıdan kendi lehine haksız yere değerlendirilmiş ve ekonomik menfaat sağlanmış olur. Somut olayda, davacı markasının genel anlamda giyim mallarında tanınmış olduğu, dava konusu başvuruda kalan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” hizmetleri bakımından bir imaj transferinin mümkün olmadığı, zira bahse konu faaliyet alanları birbiri ile ilintili, benzerlik kurulabilecek alanlar değildir. Bu noktada haksız bir yararlanma söz konusu olamayacaktır. Keza yine, ....-... ibaresi davacı tarafından yaratılmış bir ibare olmayıp, başka unsurlarla başka sınıflarda kullanımı bulunmaktadır. Bu noktada ayırt edici karakterinin zedelenmesinin mümkün olmadığı, maddede aranılan şartların gerçekleşmemesi nedeniyle davacı markasının bu korumadan yararlanamayacağı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI; Somut olayda, davacı tarafından davalının kötü niyetine ilişkin somut bir delil sunulmamıştır. Davacı markasının tanınmış olduğunu, davalı markasının bu tanınmışlıktan faydalanma gayesi taşıdığını belirtmektedir. Ancak her ne kadar davalı davaya cevap vermese de davalı kurum nezdinde yapmış olduğu karşı görüşlerinde 2006 yılına ait aynı görsel ile markasının bulunduğu, bu markanın müddet olduğu, yani iş bu başvuru davacı tanınmışlığından faydalanma gayesinden ziyade müddet olan markasını yeniden tescil ettirme çabası olarak değerlendirilmiştir, Netice itibariyle, Dava konusu...sayılı markada yer alan “18. sınıftaki; İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” malları bakımından benzerlik sağlandığı, Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, ....kararının “18. sınıftaki; İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” emtiaları bakımından kısmi iptal koşullarının oluştuğu, Davaya konu markanın kısmen hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, sonuç ve kanaatlerine varılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, ....sayılı kararının 18. Sınıf "işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, kurşun takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları " emtiaları bakımından iptaline, Davaya konu markanın yukarıda belirtilen emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalı kurumun kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60.-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 10.023,40.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı şirketin vekil veya temsilcisinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06.03.2025
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 488,40.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.P : 1.535,00.-TL TOPLAM :10.023,40.-TL