İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/250 E. 2026/846 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/250
- Karar No
- 2026/846
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/250 Esas - 2026/846 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/250 Esas KARAR NO : 2026/846
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin emlakçılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile Kayseri ili, Hacılar ilçesi, Karpuzsekisi Mahallesi, 3220 ada, 19 parselde kain taşınmazın kiralanması hususunda 05.10.2023 tarihinde yer gösterme sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirket tarafından taşınmazın davalı şirket yetkilisi Muhammet Çağrı'ya gösterildiğini ve taşınmazın davalı şirketçe kiralandığını, müvekkil şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı şirketin ödemesi gereken bir aylık kira bedeli olan 400.000 TL tutarındaki komisyon bedeli ile %20 oranındaki KDV'yi ödemediğini, Kayseri 7. Noterliği'nin 16/01/2024 tarihli ve 1121 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talepte bulunulmasına rağmen davalı tarafın 29/01/2024 tarihli ve 2305 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşınmazın kendi imkanlarıyla kiralandığını ileri sürerek ödeme yapmadığını, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak olumlu sonuç alınamadığını, Yargıtay kararları uyarınca tellallık hizmet sözleşmesi gereği müvekkil şirketin ücrete hak kazandığını, davalının sözleşme ile üstlendiği ücreti ödemekle yükümlü olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL tutarındaki emlak tellaliye bedeli ile %20 oranındaki KDV'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketten şimdilik 100.000 TL ve sonrasında 480.000 TL artı yüzde 20 KDV ödemesi talep edildiğini, açılan davanın hukuka uygun olmadığını, davacının davaya konu taşınmazı gösterme, satış veya kiralama yetkisinin bulunmadığını, bu hususun taşınmaz maliki Cıngıllıoğlu Mad. Eşya Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti. yetkililerinden alınan yazı ile teyit edildiğini, taşınmazın fotoğraflarının çekilerek ilan oluşturulmasının yetkiyi ispatlamadığını, davacının malik ile imzaladığı sözleşmeyi sunması gerektiğini, kira bedelinin davacının iddia ettiği gibi yıllık 4.800.000 TL olmadığını, ekte sunulan fatura ve kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere yıllık kira bedelinin 200.000 TL olduğunu, davacının dayanak gösterdiği yer gösterme belgesinin tahrif edildiğini düşündüklerini, davacı tarafından müvekkil şirket yetkilisine başka bir taşınmaz gösterildiğini, o taşınmazın beğenilmemesi üzerine kira sözleşmesi aktedilmediğini, davaya konu taşınmaza ilişkin bilgilerin belgeye sonradan eklendiğini, şaibeli belge üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, davanın haksız olduğunu, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, emlak tellaliye ücreti/yer gösterme sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. Kayseri 7. Noterliğinin 19/04/2024 tarihli yazısı ile; 16/01/2024 tarih ve 1121 yevmiye ve 29/01/2024 tarih 2305 yevmiye numaralı evrakların onaylı birer suretleri mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Hacılar Tapu Müdürlüğünün 26/01/2026 tarihli yazısı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydı dosyamız arasına alınmıştır. Sahibinden.com İnternet ilan adresinden davacının beyan ettiği ilan sayfası temin edilmiştir. Mahkememizin 13/02/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; davalının bildirmiş olduğu tanığın gelecek celse dinlenmesi için meşruhatlı davetiye ile çağrılmalarına karar verilmiştir. Mahkememizin 11/06/2026 tarihli duruşmasında davalı tanığı Mehmet Adem Cıngıllı: "Davacı şirket kiracım olur, ben her iki taraf şirket sahiplerini de tanırım, davacı ile geçmişte bir ticaretimiz olmuştur, davalı şirketle ise çok eskiye dayalı bir ahbaplığımız vardır, dava konusu edilen hangarın mülkiyeti şirketime aittir, hangarın girişine şahsi numaramın yazılması sureti ile bu hangarı kiraya vermek istemiştik, Atilla abi bunu görmüş ben kiralayabilirim dedi, bende yapabilirsen olur diye şifaen söylemiştim, ancak aramızda bir sözleşme yoktu, taraf şirketleri birbirleri ile görüşüp burayı kiralamaları hususunu bilmiyorum, davacı şirket yönlendirmesi ile bir kira sözleşmesi imzalamadık, davalı kiracımı bana davacı getirmedi, biz burayı 2023 yılında yıllık 200.000,00-TL'ye davalı şirkete kiralamıştık, nakit şekilde kirayı aldık, Atilla Bey'e dükkan anahtarı vs. vermedik, o dönem inşaat olduğu için zaten taşınmaz açıktı, taşınmazın davacı tarafça davalıya gösterildiğinden benim haberim yok, benim sahibinden ilanından haberim yoktur, orada belirtilen yıllık kira bedeli doğru değildir, Atilla Bey yıllık kaç istiyorsun demişti, bende 250 ama ikram ederiz demiştim, piyasa hareketliydi, taşınmazın kirasında emlakçıya ihtiyaç yoktu, zaten yanındaki iki dükkanı ben kiraya verdim, yanındaki dükkan/hangar daha büyüktü onu 300'den onun yanıda daha da büyük olduğundan 350 diye hatırlıyorum, bu şekilde yıllık 300-350 bin bedellerle kiraya verdik, ben burayı 15 gün içerisinde belki 50 müşterinin gelmesi sonrası davalı şirkete eski dostluğumuz nedeniyle kiraya verdim, davacıyı yetkilendirmedim, bahsettiğim şekilde şifaen bir görüşme dışında birşey olmadı, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, emlak tellaliye ücreti/yer gösterme sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasında sözleşmenin varlığı ve imzalar hususunda çekişme bulunmamaktadır. Davacının ifa ve alacak iddiasına karşılık davalının sözleşmedeki bedele ve boş olarak imzalanmış sözleşme içeriğinin sonradan doldurulduğuna dair itirazı ile sözleşme gereği başka bir taşınmazın gösterildiği dolayısıyla ifanın yapılmadığı noktasında savunma ileri sürdüğü görülmüştür. Davacı vekili yer gösterme sözleşmesi, malik ile arasında geçen mesaj kayıtları, internet ilanı ve noter ihtarnamesi delillerini ileri sürmüştür. Davalı ise malik ile arasında imzalanan kira sözleşmelerini, malikin tanık olarak gösterildiği tanık listesini ibraz etmiştir. Anılan deliller kamilen tahkikat sürecinde toplanmıştır. Neticede, taraflar arasında tellaliye/taşınmaz yer gösterme sözleşmesinin bulunduğu; davalı şirket yetkilisinin imzayı inkar etmediği; sahibinden sitesindeki ilan meblağının yer gösterme sözleşmesinde belirtilen kira bedeli olduğu; davalı tarafından sunulan kira sözleşmesi içeriğindeki yıllık kira tutarı ile tellaliye sözleşmesindeki yıllık kira tutarının uyuşmadığı görülmüştür. Davalı tanığı taşınmaz malikinin duruşmadaki ifadesinde, davacı için "Atilla abi bunu görmüş ben kiralayabilirim dedi. Ben de yapabilirsen olur diye şifahen söyledim." şeklinde davacıyı yetkilendirildiğini beyan etmiştir. Bu durumda davacının taşınmazı kiralama noktasında yer gösterme sözleşmesi yapma yetkisi vardır. Davalı yer gösterme sözleşmesindeki imzayı inkar etmemiş; sahteliğe dair başkaca delil ikame etmemiştir. Boş/doldurulabilir evrakın imzalandığı beyanı ise basiretli olması beklenen tacir için niteliksiz bir savunmadır. Bu nedenle sözleşme içeriğindeki ve meblağa yönelik itirazlar dinlenilmemiştir. Ayrıca davalı tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinin her zaman düzenlenebilir evrak niteliğinde olduğu; emlakçının imzasını içermediği; ilan sitesindeki meblağın yer gösterme sözleşmesindeki meblağ ile uyuştuğu anlaşılmıştır. Şu halde taraflar arasında yer göstermeye dair sözleşme imzalandığı, bu hususta malikin davacıyı yetkilendirdiği, içeriğinin ve tutarlarının ilan ile uyumlu olduğu, davalının aksi yönde (sonradan oluşturulamayacak) delil ikamesi sağlayamadığı; davalının taşınmazı kiraladığı; basiretli tacir sıfatı ile ifa edilmemiş/yanlış bir yer gösterme durumunda sözleşmenin imzalanması durumunun uyuşmadığı; davacının HMK 190 maddesi ve TMK 6 maddesi gereğince yukarıda izah edildiği şekilde alacağına dair ispatı sağladığı; buna karşılık davalı tarafın aksini ispatı sağlayamadığı görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İhtarname tebliği ve kesin süre sonunda davacının temerrüde düştüğü anlaşılmakla 01/02/2024 tarihinden itibaren faiz başlatılmış; taraflar tacir olduğundan alacağın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile; -100.000,00-TL'nin 01/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 2.196,15-TL, posta ve tebligat masrafı 369,90-TL, olmak üzere toplam 2.566,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2026
Katip
Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır