İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/239 E. 2026/219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/239
Karar No
2026/219
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/239 KARAR NO : 2026/219

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının taşımacılık sektöründe faaliyet göstermekte olup davalı şirket ile arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu. Davalı davacı tarafından düzenlenen ---- fatura nolu 20.11.2023 fatura tarihli e-fatura, ----- Fatura Nolu 06.11.2023 fatura tarihli e-fatura ve ----- fatura nolu 31.10.2023 tarihli faturalara ait toplam 8.150 USD bakiye borcunu ödemediğini. Bunun üzerine davacı, davalı ile ticari ilişkiye dayalı olarak cari hesap ve faturalara dayalı bakiye 8.150,00 USD alacağının tahsili için davalı aleyhine -----. İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyası genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını. Takip dosyasında ödeme emri borçluya tebliğ olunmuş, davalı borçlu tebligatı aldıktan sonra 14.03.2024 tarihinde borca itiraz ettiğini. Davalı taraf takip dayanağı faturalardan ------ Fatura Nolu 20.11.2023 fatura tarihli fatura ile ------ Fatura Nolu 06.11.2023 fatura tarihli faturaya karşı yasal sekiz günlük süre sonrası, 08.03.2024 tarihinde iade faturaları düzenlemiş ve---- Noterliği 11.03.2024 tarih ve ------- yevmiye nolu ihtarname ile söz konusu fatura iadelerini taraflarına bildirmişse de işbu ihtarnameye cevaben taraflarınca ----. Noterliği 21.03.2024 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarname ile davalı tarafın fatura iadelerinin tarafımızca kabulünün mümkün olmadığı ve faturaların kesinleşmiş olduğunun bildirildiğini, davanın kabulü ile davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dilekçesinde özetle, -- Fatura Nolu - fatura tarihli e-fatura, ---- Fatura Nolu -fatura tarihli e-fatura ve ----- Fatura Nolu - tarihli faturalara ait toplam ---bakiye borcunu ödemediğini, ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz sonucunda durdurulan takibin devamı ve inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı açtığını. ---- Fatura Nolu -fatura tarihli efatura, ----- Fatura Nolu -- fatura tarihli e-faturalar ----. Noterliği' nin ------ yevmiye sayılı --- tarihli ihtarname ile iade edildiğini, davacının dilekçesinde belirttiği ------- Fatura Nolu --- tarihli fatura 1.300,00 EUR bedelli olup takibe konu edilmediğini, davacının dilekçesinde takibe konu olmayan e-faturanın ödenmediği iddiasını kabul etmelerinin söz konusu olmadığını, hukuki mesnetten yoksun ve ispat edilemeyen işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.----- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 18.10.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında; Uyuşmazlığın; --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali, icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. Her iki ticari defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA ve BS Formlarının İncelenmesi, d) İhtarnamelerin İncelenmesi, 4.a DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2023 - 2024 Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 - 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2 DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı------- vekili 24.10.2024 tarihli beyan dilekçesinde, Mahkemenizin 18.10.2024 tarihli celsesi gereğince, müvekkil-----ticari defterleri ------ adresinde bulunuyor olup, yerinde inceleme için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz.’’ Şeklinde beyanda bulunmuştur. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b.1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defterlerinde, yevmiye defterinde alıcılar ile satıcılar hesabının grup olarak kayıt edilerek, her bir alıcı ve satıcı için ayrı hesap kodu takip edilmediği, ancak arka planda çalışan yardımcı defterlerinde cari hesap modülünde davalı şirkete ait olan --- yılları ------ kodlu cari hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının --- ------ no.lu faturası ile başladığı, davacı tarafından --- tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile--- tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan ---ödeme aldığı ve buna göre ---- tarihi itibariyle davalı taraftan --- alacaklı olduğu görülmektedir. 4.b.2 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı----vekili ---tarihli beyan dilekçesinde, davalının ticari defterleri ------adresinde bulunduğu, bildirilmiş olduğundan, davalı defter hesap incelemesi yapılamamıştır. 4.c BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere ---Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ---döneminden itibaren e.belgelerin - formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi ---- tarihli yazı cevabında, davacının --- formlarını dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin --- Formunda, davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 271.854,70 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı şirketin 2024 yılı BA Formunda, davalı tarafından davacı tarafa düzenlemiş herhangi bir fatura bulunmadığı görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ------ -tarihli yazı cevabında, davalının --- formlarını dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 271.854,70 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalı şirketin 2024 yılı BA Formunda, davalı tarafından davacı tarafa düzenlemiş herhangi bir fatura bulunmadığı görülmüştür. 4.d- İhtarnamelerin İncelemesi: Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan deliller arasında, 2 adet ihtarname bulunmaktadır. İlgili ihtarnameler aşağıdaki gibi incelenmiştir. Davalı tarafından keşide edilen---- Noterliği --- tarihli ----- yevmiye sayılı ihtarname içeriğinde; ‘’Şirketimiz nezdinde tarafınızca kesilen-----Fatura Nolu --fatura tarihli istisna fatura tipindeki vergiler dahil toplamı -- bedelli, -/----- Navlun Bedeli mal ve hizmet konusu adı altında düzenlenmiş olan iş bu e.faturaya istinaden---- fatura nolu --- tarihli iade fatura tipindeki e-fatura ile tarafınıza iade edilmiştir. Yine; Şirketimiz nezdinde tarafınızca kesilen ------- Fatura Nolu --- fatura tarihli istisna fatura tipindeki vergiler dahil toplamı --- bedelli, ------ Bedeli mal ve hizmet konusu adı altında düzenlenmiş olan iş bu e.faturaya istinaden------ fatura nolu --- tarihli iade fatura tipindeki e-fatura ile tarafınıza iade edilmiştir. İşbu faturaların da kayıtlarımızın tetkiki neticesinde fatura muhteviyatı ve bilgilerine rastlanmadığı için tarafınıza yukarıdaki fatura bilgileri ile iade edildiği’’ ihtar edilmiştir. Davacı tarafından keşide edilen ----- Noterliği --- tarihli ------ yevmiye sayılı ihtarname içeriğinde; ‘’…her ne kadar fatura ve fatura içeriğini kabul etmediğinizi ve yazı ekinde tarafımıza iade ettiğinizi, tüm borç ve düşümlerin ihtar etmiş olsanız da söz konusu iade taleplerinizin kabulü mümkün olmadığı’’ ihtar edilmiştir. 5) GENEL DEĞERLENDİRME: Vergi Usul Kanunu’nun 215. maddesinde döviz cinsisinden fatura düzenlenmesi konusu yer almaktadır. Buna göre; Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.”. İlgili maddeye istinaden hem yurt içindeki hem yurt dışındaki şirketlere döviz cinsinden fatura düzenlenmesi mümkündür. Yurt içindeki şirketlere düzenlenen dövizli faturada Türk Lirası karşılığının gösterilme zorunluluğu bulunmaktadır. Döviz cinsinden kesilen fatura, yine döviz cinsinden tahsil edilecek ise ----- Bankası döviz alış kuru ile faturanın Türk Lirası karşılığı hesaplanmalıdır. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi------Kararında; Asıl faturalarda satış bedelinin “döviz karşılığının” gösterilmesi de taraflar arasında yabancı para birimine endeksli ticari ilişki bulunduğunun ispatı için yeterlidir.’’ Hükmünün yer aldığı. Davası söz konusu olayda, davacı tarafın davalı 1 adet fatura ile 38.828,53 TL karşılığı 1.300 Euro tutarlı, 2 adet fatura ile 233.026,17 TL karşılığı 8.150,00 USD tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı, karşılığında 43.243,20 TL ödeme aldığı ve buna göre göre 21.02.2024 tarihi itibariyle davalı taraftan 228.611,50 TL alacaklı olduğu. İcra takibinde, 8.150,00 Usd alacağının tahsili talep edilmiştir. Dava dosyasına sunulan ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların incelenmesinde, e.fatura (temel senaryoda düzenlenen) olarak düzenlendiği ve elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiği, Davalı tarafından keşide edilen ---- Noterliği - tarih ----- yevmiye numaralı ihtarname -tarihli ------ seri no.lu---- tutarlı,- tarihli ------ seri no.lu ---tutarlı faturalara itiraz edilerek, ihtarname ekinde davacı tarafa, - tarihli ----- seri no.lu -- tutarlı,-- tarihli ------ seri no.lu ---tutarlı iade faturalarını göndermiştir. Davacı tarafça ----- Noterliği - tarih ------ yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafın iade faturalarına itiraz edildiği, davacı defterlerinde faturalarının kayıtlı olmadığı ve davalının iade faturalarının -- tarihinden itibaren GIB tarafından oluşturulan tarafların ---formlarında gözükmediği görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı tarafından -tarihli ----- seri no.lu -tutarlı faturaya itiraz edilmediği. - tarihli ----- seri no.lu -- tutarlı, - tarihli ------ seri no.lu-- tutarlı faturalara, Davalı tarafından keşide edilen---- Noterliği - tarih ---- yevmiye numaralı ihtarname ile sekiz günlük kanuni süreden sonra iade faturası düzenlendiğinden teslim tesellüm karinesinin oluştuğu, aksinin ispatının davalıya geçtiği, dosya kapsamında bu yönde delil olmamasına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. Maddesine göre yapılan ödemenin ilk fatura borcuna istinaden yapıldığı kabul edilerek, T.C. ----- Bankasının günlük döviz kurları her gün saat 15:30'da ilan edildiğinden, Ödeme tarihinden 1 gün önceki ----- Gazete'de yayımlanan T.C. ----- Bankası döviz alış kuruna göre yapılan hesaplamada davacının alacağı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, davacı tarafın davalı taraftan - takip tarihi itibariyle - karşılığ-alacaklı olduğu. İş bu alacağın;- tarihli ----- seri no.lu - tarihli ------ seri no.---tutarlı faturalardan kaynaklandığı görülmektedir. Faiz Konusunun İncelenmesi: 3095 sayılı Kanun Faiz ve Temerrüt Faizie İlişkin Kanun'un (“3095 sayılı Kanun”) 4/a maddesi uyarınca, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faz oranının esas alınacağı düzenleme altına alınmıştır. TBK madde 99 uyarınca, alacaklının seçimlik hakkını fili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesi yönünde kullandığı hallerde, talep konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacağa 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden filen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletecektir. Yabancı para alacağının vade tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek suretiyle talep edildiği hallerde ise 3095 sayılı Kanun’un 2. Maddesi uyarınca alacağın adî veya ticarî işten doğması ayırımına göre Türk Lirası üzerinden temerrüt faizi işletilmesi söz konusu olacaktır. Şeklinde olduğu. Somut olayda; Takip alacaklısı davacı taraf -- tarihli takipte --- alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek ----- Bankası Bankalarca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz oranı ile tahsilini talep etmiştir Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl için takip tarihinden itibaren 3095 SK. Md. 4/a uyarınca Kamu Bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları faiz oranına göre döviz faizi de yürütülebileceği, 6 ) S O N U Ç : Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 - 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı ------vekili --- tarihli beyan dilekçesinde, davalının ticari defterleri ------adresinde bulunduğu, bildirilmiş olduğundan, davalı defter incelemesi yapılamamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından --- tarihinden -- tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile--- tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan --- ödeme aldığı ve buna göre - tarihi itibariyle davalı taraftan --- alacaklı olduğu görülmüştür. Dava dosyasına sunulan ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların incelenmesinde, e.fatura (temel senaryoda düzenlenen) olarak düzenlendiği ve elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiği, Davalı tarafından keşide edilen --- Noterliği - tarih ---- yevmiye numaralı ihtarname ile - tarihli ----- seri no.lu - tutarlı, - tarihli ------ seri no.lu -tutarlı faturalara itiraz edilerek, ihtarname ekinde davacı tarafa, - tarihli ----- seri no.lu---tutarlı,- tarihli ---- seri no.lu ----- tutarlı iade faturalarını göndermiştir. Davacı tarafça ---- Noterliği - tarih ------- yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafın iade faturalarına itiraz edildiği, davacı defterlerinde faturalarının kayıtlı olmadığı ve davalının iade faturalarının - tarihinden itibaren GIB tarafından oluşturulan tarafların - formlarında gözükmediği görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı tarafından - tarihli ---- seri no.lu-tutarlı faturaya itiraz edilmediği. - tarihli ----- seri no.lu-- tarihli ----- seri no.lu -tutarlı faturalara, Davalı tarafından keşide edilen ----Noterliği -tarih ----- yevmiye numaralı ihtarname ile sekiz günlük kanuni süreden sonra itiraz edildiğinden teslim tesellüm karinesinin oluştuğu, aksinin ispatının davalıya geçtiği, dosya kapsamında bu yönde delil olmamasına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. Maddesine göre yapılan ödemenin ilk fatura borcuna istinaden yapıldığı kabul edilerek, T.C. ----- Bankasının günlük döviz kurları her gün saat 15:30'da ilan edildiğinden, Ödeme tarihinden 1 gün önceki ---- Gazete'de yayımlanan T.C. ----- Bankası döviz alış kuruna göre yapılan hesaplamada; Davacı tarafın davalı taraftan - takip tarihi itibariyle 8.150,00 USD alacaklı olduğu. İş bu alacağın; --tarihli ----- seri no.lu - tutarlı,- tarihli------ seri no.lu 4.400,00 USD tutarlı faturalardan kaynaklandığı Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl için takip tarihinden itibaren 3095 SK. Md. 4/a uyarınca Kamu Bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları faiz oranına göre döviz faizi de yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada, davalı tarafın ticari defterleri talimat yolu ile incelenerek mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 271.854,70 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, Davaya konu faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediği , Davalı tarafından keşide edilen -----.Noterliği 11.03.2024 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarname ile sekiz günlük yasal süreden sonra itiraz edildiğinden ispat yükünün davalıda olduğu, Davalı yan tarafından düzenlenen -tarihli 2 adet faturadan müteşekkil - tutarlı fatura düzenlediği, defter kayıtlarında 610-SATIŞTAN İADELER olarak kaydının olduğu bu haliyle, yapılan kayıt mal ve hizmet alımına konu iade olmayıp, davalının Mal ve Hizmet Satışına konu faturanın kendisine iade edilmesi olduğu, Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 271.854,70 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, Davalı şirketin 2024 yılı BA Formunda, davalı tarafından davacı tarafa düzenlemiş herhangi bir fatura bulunmadığı görülmüştür. Takibe dayanak faturaların bildirildiği davalıya ait Ba formlarının takip tarihi olan---den önce 30.01.2024 tarihinde bağlı olduğu vergi dairesine bildirildiği görülmüş olup , Formu düzenleyen davalının 8 günlük faturaya itiraz süresi içinde faturaya itirazının olduğu yönünde bir delil bulunmadığı, Defter kayıtlarına göre , rapor madde 6.3 de değinilen hususlarla birlikte davacı tarafın düzenlediği faturaların davalı ticari defter kayıtlarında mevcut olmadığı, bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda;Davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, Davacı tarafından -- tarihinden --- tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 271.854,50 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 43.243,20 TL ödeme aldığı ve buna göre - tarihi itibariyle davalı taraftan 228.611,50 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Dava dosyasına sunulan ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların incelenmesinde, e.fatura (temel senaryoda düzenlenen) olarak düzenlendiği ve elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiği, Davalı tarafından keşide edilen -----seri no.lu --- tutarlı, - tarihli ------ seri no.lu ---tutarlı faturalara itiraz edilerek, ihtarname ekinde davacı tarafa, --- tarihli ---- seri no.lu --- tutarlı,-- tarihli ------- seri no.lu --- tutarlı iade faturalarını göndermiştir. Davacı tarafça ---- Noterliği ---- tarih ----- yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafın iade faturalarına itiraz edildiği, davacı defterlerinde faturalarının kayıtlı olmadığı ve davalının iade faturalarının -- tarihinden itibaren GIB tarafından oluşturulan tarafların 2024 yılı BS ve BA formlarında gözükmediği- tarihli ----- seri no.lu --- tutarlı, --- tarihli ----- seri no.lu 4.400,00 USD tutarlı faturalara, Davalı tarafından keşide edilen ---- Noterliği 11.03.2024 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarname ile sekiz günlük kanuni süreden sonra itiraz edildiğinden teslim tesellüm karinesinin oluştuğu, aksinin ispatının davalıya geçtiği, dosya kapsamında bu yönde delil olmamasına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. Maddesine göre yapılan ödemenin ilk fatura borcuna istinaden yapıldığı kabul edilerek, T.C. ----- Bankasının günlük döviz kurları her gün saat 15:30'da ilan edildiğinden, Ödeme tarihinden 1 gün önceki ----- Gazete'de yayımlanan T.C. ----- Bankası döviz alış kuruna göre yapılan hesaplamada; Davacı tarafın davalı taraftan -takip tarihi itibariyle --- alacaklı olduğu. İş bu alacağın; - tarihli ----- seri no.lu 3.750,00 USD tutarlı, -tarihli ------ seri no.lu 4.400,00 USD tutarlı faturalardan kaynaklandığı, 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, ticari defterler incelenmesi sonucunda, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak davacının davalıdan 8.150,00 USD cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 8.150,00 USD asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca USD mevduat hesabına uygulanan yıllık en yüksek faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 8.150,00 USD üzerinden takip tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 17.948,86-TL harçtan peşin alınan 3.147,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.801,46-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 11.335,00 TL yargılama gideri ve 3.147,40 TL peşin harç toplamı 14.482,4-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/239, K. 2026/219, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-239-e-2026-219-k-a6837779cbdd