İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/22 E. 2025/1010 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/22
Karar No
2025/1010
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/911 Esas KARAR NO : 2025/1006 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/07/2015 KARAR TARİHİ : 24/12/2025

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın denizcilik işi ile uğraştığını, -------- tersane yapım işini müvekkili firmaya verdiğini, ancak müvekkili firmanın cari hesaplarında alacak olarak görülen 48.300,00 TL bedeli ödemediğini, davalı şirkete defalarca başvurulması ve ödeme talebinde bulunulmasına rağmen, borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine --------- icra Müdürlüğü' nün ---------- E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiklerini, alacaklarının likit bir alacak olduğunu iddia ederek, davalı şirketin vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20' den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sözleşme/ ilişki nedeniyle davacının onayı ile bir kısım kesinti ve cezalar uygulanmış; davacının hak edişlerinin tam ve eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu kapsamda İş Bitim İbranamesi' nin incelenmesinde de görüleceği üzere, davacının, taraflar arasındaki tüm sözleşmelerden dolayı müvekkili şirketi geçmişe ve geleceğe yönelik olarak gayrikabili rücu ibra ettiğini, hal böyle iken davacının alacak taleplerinin reddi gerekmekte ve talep edilmekte olduğunu, davacı tarafın sözleşmede belirtilen şartlar ile teslimat yapması gerekmekte iken, muacceliyet şartları gerçekleşmemiş olup; dava konusu alacak haksız olmakla birlikte hukuken talep edilebilir nitelikte de olmadığını, Davacının Alacaklı Olduğuna Dair İspat Yükümlülüğünü Yerine Getirmediğini, bilindiği üzere, itirazın iptali davalarında borca itiraz nedeniyle duran takibi devam ettirmek isteyen davacı alacaklı, "takip anında alacağın varlığını ve muaccel istenilebilir olduğunu" ispatla yükümlü olduğunu, alacaklı ifa zamanı gelmeden yani alacak muaccel olmadan borçludan edimini ifa etmesini isteyemeyeceği için henüz muaccel hale gelmemiş bir borç için takip başlatılmasında korunmaya değer bir menfaat olduğundan söz edilemeyeceğini, bu kapsamda işbu davada ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olup, davacı müvekkili şirketten alacaklı olduğunu, alacağının muaccel olduğunu yani alacağın varlığını ve istenebilir durumda olduğunu ispat edebilecek nitelikte her hangi bir delil sunmadığını, davacının başkaca bir delil sunmasına muvafakatleri de bulunmadığını, buna göre, davacı alacaklı muaccel olmamış bir borç için icra takibinin ve itirazın iptali davasının hukuki himayesinden yararlanamayacağını, bu nedenlerle ispat edilmeyen davanın reddini talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olması, alacağın belirli ya da belirlenebilir (hesaplanabilir) olması gerekmekte olduğunu, Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, dosyadaki beyanlarında açıklanmış olan hususlar ile re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Mahkememizin ------- Esas ve --------- karar sayılı ilamı --------- sayılı kararı ile "Dosya kapsamına göre, davalı şirket adına davacı tarafça bildirilen "------- Mahallesi ------- sokak No: -------- --------" adresi esas alınarak çıkarılan tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesi esas alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Tebligatlar üzerine -------- memuru tarafından düşülen şerhte en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye sorulduğu ve muhatabın işe gittiğinin beyan edildiği, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı ve en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye haber verildiği belirtilmiştir. Tüzel kişilere yapılacak tebligatlarda tüzel kişilerin ticaret sicil kayıtlarındaki adreslerinin esas alınması gerekmektedir. -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısına göre davalı şirketin adresinin "-------- Mahallesi --------- sokak No:-------- ----------" olduğu halde bu adrese tebligat çıkarılmadığı gibi, davacı tarafından bildirilen adrese Tebligat Kanununun 21.maddesine göre çıkarılan tebligatlarda beyan veren ve kendilerine haber verilen yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isminin belirtilmediği anlaşıldığından, davalı şirkete yapılan tebligat usulsüz olmuştur. Davalı şirketin davacı tarafça bildirilen adresine yapılan tebligatların usulsüz olduğunun anlaşılmasına göre, usulsüz tebligat yapılması nedeniyle davalı şirketin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesi bakımından dava dilekçesi tebliğinden itibaren yapılan usuli işlemlerin yeniden yapılarak davalı tarafça sunulacak deliller de toplandıktan sonra, gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar göz önüne alınmadan davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde yargılamaya devam edilerek işin esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamıştır." denilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. İstinaf ilamından sonra dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından dosya kapsamına yukarıda anılan cevap dilekçesi sunulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi 13/10/2025 Tarihli raporunda; davacının ticari defterlerinin yazdırılmamış olduğu, usul ve yasaya uygun olmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhine delil olma özelliği taşıdığı, davacının ticari defterlerinin yazdırılmamış olduğunun önceki bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı şirketin yerinde yapılan incelemesinde tüm yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olarak defterlere kaydedildiği tespit edilmiş olmasına nazaran, usulüne uygun olarak tutulan davalı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağının 46.711,76 TL olduğu, (Talep 48.300,00 TL) davacının işlemiş faiz miktarının 24.232,21 TL olarak hesaplandığı, talebiyle bağlı kalınarak işlemiş faiz alacağının 23.991,21 TL olduğu, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceği rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin yeniden rapor aldırılması ve ek rapor aldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Davacı vekilinin davaya 48.300,00 TL asıl alacak ve ve takip tarihine kadar işlemiş faiz 23.991,21 TL faiz olmak üzere 72.291,21 TL üzerinden konu ve talep ettiği, harcın 48.300,00 TL den yatırıldığı, 23.991,21 TL işlemiş faiz talepleri nedeniyle 21/05/2018 tarihinde 409,71 TL tamamlama harcı yatırıldığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalarda dikkate alınarak; öncelikle davalının takip dosyasına yapmış olduğu Yetki itirazı değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki cari hesap alacağından kaynaklanmış olması nedeni ile alacaklının ikamet mahkemesinin Yetkili olması nedeni ile İİK 50 yollaması ile TBK 89 maddesi gereğince Yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede her ne kadar davacı defterlerinin TTK 64 ve devamı maddelerine göre usulüne uygun tutulmamış ise de davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhine delil olma özelliği taşıdığı, davalı şirketin tüm yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olarak defterlere kaydedildiği tespit edilmiş olmasına nazaran, usulüne uygun olarak tutulan davalı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağının 46.711,76 TL olduğu, davacının işlemiş faiz miktarının 24.232,21 TL olarak hesaplandığı, talebiyle bağlı kalınarak işlemiş faiz alacağının 23.991,21 TL olduğu tespit ve kabul edilmekle; davanın kabülü ile davalının ---------- İcra Müdürlüğü' nün ---------- E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 46.711,76 TL asıl alacak, 23.991,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.702,97 üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: DAVANIN kısmen KABULÜ kısmen reddi ile; 1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü' nün ----------- E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 46.711,76 TL asıl alacak, 23.991,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.702,97 üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 2-Davalının İİK 67/2 md gereğince inkar edilen ve likit bulunan 46.711,76 TL nin %20 si oranında tazminat ile mahkumiyetine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazla istemin reddine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 4.829,72 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 463,45 TL, tamamlama harcı 409,71 TL harcın mahsubu ile toplam 3.956,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1.588,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılmış dava açılırken peşin olarak yatırılan 463,45 TL, tamamlama harcı 409,71 TL ve 27,70 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacının yaptığı yargılama gideri olarak tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 9.175,00 TL yargılama giderinden davanın kabulüne tekabül eden toplam 8.973,42 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olarak 122,75 TL yargılama giderinden davanın reddine tekabül eden 2,70 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/22, K. 2025/1010, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-22-e-2025-1010-k-ccc3ad1b3cc3