İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/210 E. 2025/181 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/210
Karar No
2025/181
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/210 Esas - 2025/181 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/210 KARAR NO : 2025/181

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 03/05/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkiline ait .... events ibareli başvurunun, davalı itirazı sonucunda reddedildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, redde mesnet markalardan .... markasının kullanımı ispat edilemediğinden itiraz aşamasında dikkate alınmadığını, davaya konu markalarda yer alan “...” ibaresinin birçok kişi tarafından kullanılabilen ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, ibarenin koruma alanının da dar olması gerektiği, davalı kurum nezdinde bu ibare ile çok sayıda marka bulunduğunu, emtia listesi bakımından ilgili tüketici kitlesinin dikkatli ve seçici olduğunu, markalar arası iltibas ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını beyan ederek 01.03.2024 tarih ve.... sayılı kararın iptali ile .... başvuru numaralı ve "... events" marka başvurusunun devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarına bir bütün olarak bakıldığında bıraktıkları intibanın, görsel, işitsel ya da kavramsal yönden karıştırılacak şekilde benzer olduklarını, ilk kelime olarak “....” ibaresinin yer aldığını, vurgunun ilk hecede/kelimede olduğunu, “events” ibaresinin ön plana çıkarılmadığını ve tanımlayıcı olduğu hususları göz önüne alındığında başvuru markasının itiraza mesnet markadan görsel, işitsel veya anlamsal olarak yeterli düzeyde ayırt edici niteliği haiz olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkili firmanın gelişme potansiyeli olan erken aşama teknoloji girişimlerine, finansman ve ürün-pazar uyumu, strateji, fiyatlama, pazarlama, yeni müşterilere erişim, ekibin geliştirilmesi, finansal planlama, satış kanalları geliştirme, globale açılma, yeni yatırımcılara erişim gibi birçok alanda destek sağlayan bir girişim sermayesi yatırım ortaklığı şirketi olduğunu, bu alanda tanınan bir şirket olduğunu, dava konusu .... ibaresi olduğunu, markanın SMK 6/6 anlamında da reddinin gerektiğini, markaların telaffuz, şekil ve anlam olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, müvekkil’nin organizasyon ve etkinlikler için ayrı bir hizmet sunduğu veya Müvekkil ile Davacı şirket arasında idari – ekonomik bir bağ olduğu izlenimi yarattığını, davacının müvekkili markası tanınmışlığından yaralanarak haksız kazanç elde etmesine sebep olacağını, müvekkil’nin tanınmış markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, tescilli olduğu mal ve hizmetler ile yakın ilişkide olmadığını ve günlük hayatta kullanılan sözcüklerden oluşmadığını, Kaldı ki, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük kabul edilse dahi, Müvekkil Şirket sektöründe tanınmış bir şirket olması sebebiyle tanınmışlık seviyesi, müvekkil’nin markalarının ve ticari unvanında da yer alan “...” ibaresinin davacı’nın markası ile karıştırılma ihtimalini arttırdığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... numara ile 42. sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” hizmetleri için marka tescil başvuruda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 12.04.2022 tarih ve 394 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davalı tarafından startershub ibareli markalarını mesnet gösterilerek 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayanılarak itiraz edildiği, davacı tarafından karşı görüş sunulduğu, .... nolu marka için kullanım ispatı talep edildiği ve davalı tarafından kullanım ispatı sunulmadığı, .... nolu markanın SMK 6/1 kapsamında dikkate alınmadığı ve ... nolu marka ile benzerlik bulunduğunun tespiti ile başvurunun reddine karar verildiği, davacının bu karara yeniden itiraz ettiği ve davacı itirazlarının .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dava konusu marka başvurusu ile ilgili olarak heyetimize verilen görevlendirme kapsamında dikkate alınması gereken 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim ... nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Dava konusu marka başvurusunda yer alan hizmet davalı markasında aynen yer almaktadır. Bu noktada SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği koşulu sağlanmış durumdadır. İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI ; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. Somut olayda, ilgli hizmet sınıfı, günlük ihtiyaçtan ziyade spesifik bir nedenle ihtiyaç duyulan, görece pahalı, işin uzmanlarından destek alınması gereken hizmetlerden olup, bu hizmete ihtiyaç duyan tüketicinin belli bir araştırma yapacağı düşünülmekte bu nedenle tüketici dikkat seviyesinin yüksek olacağı, Taraf markaları incelendiğinde, her iki markanın da kelime markası olduğu, markaların esas unsurlarının ... ibaresi olduğu, daha çok detaylı bir inceleme yapmadan dahi markaların esas unsurlarının aynı olduğu, İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında ortak yer alan ... ibaresinin İngilizce bir kelime olduğu ve “merkez” anlamına geldiği görülmüştür. Her ne kadar davacı bu ibarenin herkes tarafından bilinen, kullanılan bir kelime olduğunu ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunu beyan etmekteyse de heyetimiz bu görüşü paylaşmamaktadır. Zira yabancı dilde kullanılan bir ibarenin zayıf olarak sayılabilmesi için günlük yaşam dilinde sıklıkla kullanılması gerekip, tüketici tarafından bu ibarenin anlamının bilinmesi gerekmektedir. Örnek olarak shop,baby,car gibi ibareler tüketicinin sıklıkla karşılaştığı ibarelerdendir. Keza davacı markasında yer alan events ibaresi de artık dilimize yerleşmiş ve yazıldığı şekliyle kullanıldığı bilinmektedir. ... ibaresinin henüz kullanım açısından yaygınlaşmadığı değerlendirilmektedir. Kaldı ki, anlamını bilen tüketici nezdinde de “merkez” anlamının bahse konu hizmetler bakımından bir tanımlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu noktada ayırt ediciliğinin düşük olduğunu söylemek mümkün değildir. İlgili ibarenin anlamını bilen tüketici nezdinde anlamsal birliktelik kolaylıkla sağlanacakken, anlamını bilmeyen tüketiciler nezdinde de aynı ibare karşısında oldukları direk olarak algılanacaktır. Davalı markasında yer alan Starters ibaresinin markanın görselinde oldukça geri planda kaldığı, bazı hallerde okunamayacağı ya da gözden kaçırılabileceği düşünülmekte bu nedenle anlamsal bir açıdan farklılık yaratacak bir eklenti olmadığı değerlendirilmektedir. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Davalı markasının başında Starters ibaresi yer almasına karşın yukarıda yapılan değerlendirmeye istinaden bu ibarenin teleffuz dahi edilmediği durumlar olabileceği, taraf markalarının soldan sağa okuma prensibi gereğince aynı ibaleri içerdiği bu nedenle fonetik benzerlik olduğu, Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Davacı markasının kelime markası olduğu, ... ibaresinin oldukça büyük yazıldığı, altında daha silik bir renkte ve küçük fontla events ibaresinin yer aldığı, davalı markasının ise yine büyük ve kalın bir fontla ... ibaresinin yer aldığı, H harfinin içerisinde oldukça küçük bir şekilde beyaz harflerle starters ibaresinin yer aldığı, markalardaki tek farkın kullanılan ve font olduğu ki bu farklılığın görsel değerlendirme açısından bir öneminin bulunmadığı, bu noktada markaların görsel açıdan benzer olduğu, Sonuç olarak, markaların bütünsel açıdan değerlendirilmesinde; taraf markaları arasında anlamsal, fonetik ve görsel açıdan yüksek derece bir benzerlik bulunduğu, her ne kadar bahse konu hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu belirtilmişse de, markalar arasında neredeyse ayniyet içeren benzerlik karşısında tüketici dikkat seviyesinin dahi markalar arasındaki farklılıkları algılayamaya yetmeyeceği, farklı markalar karşısında olduğunu anlasa dahi, eskiden bildiği markanın görselinin yenilendiği veyahut markasının serisi olarak algılayabileceği, Netice itibariyle, Dava konusu markada yer alan hizmetler ile davacı markalarında yer alan hizmetlerin ayniyet taşıdığı, Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK kararının iptal koşullarının oluşmadığı kanaatlerine ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30.04.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/210, K. 2025/181, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-210-e-2025-181-k-66056c538578