İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/206 E. 2025/109 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/206
- Karar No
- 2025/109
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/206 Esas - 2025/109 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/206 KARAR NO : 2025/109
.... DAVA : Marka ... Kararının İptali DAVA TARİHİ : 30/04/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin, hizmet sektöründe faaliyet gösteren ... İnşaat, ... Güvenlik, ... Temizlik, ... Yönetim, ... Otomotiv ve ... firmalarını bünyesinde barındırdığını, 09.04.2015 tarih ve .... tescil numaralı ''...'' markasının ... Holding Anonim Şirketi’nin ortaklarından.... ortağı olduğu ... Özel Güvenlik Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, Davaya konu ''...'' markası, hizmet sektöründe faaliyet gösteren bahse konu firmaların ve Müvekkil Şirket ... Holding'in ticari unvanlarının da esas unsurunu oluşturduğunu, davalının, hem.... kaydındaki firmalarının iş konusundan hem de ticari unvanlarından anlaşılacağı üzere, sınırlı olarak bina teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, ''... yönetim'' marka başvurusunda davalının itiraz ettiğini, .... tarafından bu itirazın kısmen kabul edildiğini, davalı ... Bina’nın, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin sadece bir kısmını kullandığını, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak itirazın değerlendirilmesi gerekirken....'nın sadece aynı sınıflandırmaya tabii olması sebebiyle marka tescil başvurusunu reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... Bina’nın,.....kayıtlarından ve ticari unvanlarından da anlaşıldığı üzere sınırlı olarak bina teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil Şirketi ... Holding’in ise gayrimenkul, otomotiv ve güvenlik gibi alanlar başta olmak üzere hizmet sektörünün çeşitli alanlarında faaliyet gösterdiğini, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 19/2. Maddesi kapsamında, itiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin bir kısmı için kullanıldığı hallerde itirazın sadece kullanıma konu mal ve hizmetlerle sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, aksi söz konusu olduğu takdirde kanunun amacına aykırı hareket edilerek incelemenin sınırı aşılarak mülkiyet hakkında tecavüz teşkil edeceğini, müvekkili Şirket ... Holding ile Davalı ... Bina farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, tüketicilere sundukları mal ve hizmetlerin de tamamen birbirinden farklı olduğunu, bu durum karşısında, mal veya hizmetlerin aynılığından ya da benzerliğinden söz edilemeyeceğini, Yargıtay, Kanun'un 6/1. maddesine göre yapılan incelemelerde farklı mal ve hizmetler açısından da inceleme yapılabilmesi için, itiraz edenin, Kanun'un 6/5. maddesi kapsamında tanınmışlık düzeyinin yüksek olmasını aradığını, davaya konu ''... yönetim'' markasının, müvekkili şirket ... holding'in ticari unvanının asli unsuru olduğunu, müvekkili şirketin tanınmışlık düzeyi yüksek ve çeşitli alanlarda faaliyet gösteren prestiji yüksek bir şirket olduğunu, ''...'' tabirini faaliyetlerinin ve tanıtımının asli unsuru haline getirmiş ve piyasada bu şekilde tanındığını, öncelik hakkı sahibi olduğunu, Google’a sadece ''...'' ibaresi yazıldığında sadece ... Holding ve ortaklarına ait iştirak şirketlerin internet sitesi olan ''... Group'' çıktığını, Yargıtay’ın, marka tesciline konu tabiri, önceden beri marka veya sair tanıtma işareti olarak kullanan kişinin bu markanın kullanımından alıkonulamayacağını kabul ettiğini, Müvekkil Şirketin ulusal ve uluslararası piyasada çeşitli alanlarda bilinirliği ve tanınmışlığı göz önüne alındığında davaya konu ''... yönetim'' markasını kullanmaktan men edilemeyeceğini, taraf markaları arasında İlişkilendirilme ihtimali bulunmadığı gibi herhangi bir benzerlik de bulunmadığından dolayı karıştırılmasının mümkün olmadığını, logoları incelendiğinde herhangi bir benzerlik olmadığını, "yönetim" ibaresi ile tamamen ayırt edicilik sağlandığını, görsel işitsel ve anlmasal açıdan markaların farklı olduğunu beyan ederek 08.03.2024 tarih ve .... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarında ... ibaresinin aynen yer aldığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket dilekçeleriyle özetle, davacının ileri sürmüş olduğu kullanmaya ilişkin iş bu iddiası hukuk, teknik ve usulen yerinde olmadığını, ...'nın karara itirazın incelenmesi aşamasında taraflarca ileri sürülen iddia ve cevaplar kapsamında karar verdiğini, davacının ... aşamasında böyle bir iddiası da olmadığından dava aşamasında da dinlenemeyeceğini, taraf markalarının değerlendirmeye tabi tutulmadan bile görsel, işitsel açıdan aynı olduklarının ortada olduğunu, ... ibaresinin müvekkili markasının asli ve esas unsurunu oluşturduğunu, davacı markasında yer alan yönetim kelimesi her iki marka arasındaki benzerlik değerlendirmesinde ayırt ediciliği olmayan ve herkes tarafından kullanılabilen bir kelime de olmasından kaynaklı markaların benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağını, taraf emtia listelerinin aynı olduğunu, ... kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... nolu ... markasını mesnet mesnet gösterilerek SMK 6/1 maddesine dayanarak itiraz ettiği, ... tarafından markalar benzer bulunarak “SINIF KODU 19 Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. SINIF KODU 36: Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. SINIF KODU 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) SINIF KODU 37: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. SINIF KODU 42: Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi.Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç).Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri. bakımından kısmen reddedildiği, davacı tarafından bu karara itiraz edildiği, davalının karşı görüş sunduğu ve .... ...'nın 08.03.2024 tarih ve... sayılı kararı ile; İtirazın kısmen kabulüne ve "19. SINIF:Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. ,36. SINIF:Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. ,37. SINIF:İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. " nin başvuruya iadesine oybirliği ile karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER ; MARKALAR ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ; Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Dava konusu marka başvurusunda kalan hizmetler davalı markasında aynen yer almaktadır. Bu noktada SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği koşulu sağlanmış durumdadır.
İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. Taraf markaları incelendiğinde, her iki markanın da kelime+şekil markası olduğu, markaların esas unsurlarının ... ibaresi olduğu, daha çok detaylı bir inceleme yapmadan dahi markaların esas unsurlarının aynı olduğu, İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında ortak yer alan ... ibaresinin Türkçede bilinen bir anlamı bulunmamakta,.... tamam anlamına gelmekte, pek tabii ki bu dilin ülkemizde bilinmeyeceği için husumet konusu ibarenin yaratım bir ibare olarak algılanacağı, bu nedenle anlamsal bir karşılaştırmanın yapılamayacağı, ancak yine de esas unsurlar bakımından ayniyet içerdikleri için tüketici zihninde bir birliktelik sağlanacağı, İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markaları aynı ibare ile başlamaktadır. Soldan sağa okuma prensibi gereğince aynı seslerle başladığı için fonetik benzerlik kaçınılmaz olacaktır. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Davacı markası kelime+şekil markası olduğu, şekil unsurunun bir yuvarlağın içerisinde stilize bir yazım biçimi ile A ve G harflerinin yazılmasıyla oluşturulduğu, ... ibaresinin hemen altında yönetim ibaresinin yer aldığı, gerek anlam açısından gerekse daha küçük konumlandırma açısından bu ibarenin tali unsur olduğu, davalı markasının da şeklinde kelime+şekil markası olduğu, avuç içi gibi bir figürün içerisinde ev şeklinin yer aldığı, şekil unsurunun hemen altında büyük harflerle ... ibaresinin yer aldığı, taraf markalarının şekil unsurlarının farklı olduğu ancak taraf markalarında ... ibaresinin baskın unsur olması nedeniyle harfsel benzerlik bulunduğu ve yine kullanılan yeşil renk nedeniyle bir çağrışım yapabileceği düşünülmekte, bu nedenle düşük de olsa görsel bir benzerlik olduğu, Sonuç olarak, markaların bütünsel açıdan değerlendirilmesinde; taraf markaları arasında anlamsal ve fonetik açıdan yüksek derecede benzerlik bulunduğu, bu nedenle görsel farklılıkların bertaraf edilebileceği, her ne kadar bahse konu hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu değerlendirilse de, markalar arasında ayniyet içeren esas unsur benzerliği karşısında tüketicinin, farklı markalar karşısında olduğunu anlasa dahi, eskiden bildiği markanın görselinin yenilendiği veyahut markasının serisi olarak algılayabileceği, markalar/firmalar arasında idari/ekonomik bir birlikteliğin bulunduğu kanısına varabileceği bu nedenle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Netice itibariyle, Dava konusu markada yer alan hizmetler ile davacı markalarında yer alan hizmetlerin ayniyet taşıdığı, Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, ... kararının hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13.03.2025
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır