İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/184 E. 2025/209 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/184
- Karar No
- 2025/209
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/184 Esas - 2025/209
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/184 KARAR NO : 2025/209
DAVA : Marka .... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 28/05/2025 Yazım Tarihi: 22/06/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının babası ...’ın 1975 yılından itibaren “...” unvanı altında emlak ticareti yaparken davacının da 1998 yılından itibaren babasının yanında çalıştığını, o yıllarda öğrenci olduğu için sigorta kaydının yapılmadığını, davacının 2007 yılında babasının yanından ayrılarak kendi adına ... ticareti yapmaya başladığını, babasını onurlandırmak için de babasının da iznini alarak “...” unvanı altında işlerini yürüttüğünü, 2022 yılına kadar da bu isim altında faaliyet gösterdiğini, bu tanıtma vasıtasının marka olarak da tescili için huzurdaki uyuşmazlığa konu olan marka başvurusunu dosyaladığını, davacının babasının Mayıs 2021’te sağlığının bozulduğunu ve işlerini sürdüremediğini, davacının kardeşi davalı ...’ın da o dönemlerde ....’deki avukatlık bürosunu kapatarak babasının “...” unvanı ile yürüttüğü bürosuna geldiğini ve avukatlığı buradan yürütmeye çalıştığını, aynı zamanda bu ticaret unvanı altında ... ticareti de yapmaya başladığını, 2023 yılında da babanın hastalığı ağırlaşınca eşinin adına vergi dairesine başvurarak aynı adreste bu kez de eşi ... adına “... ...” unvanı ile simsarlık yapmaya başladığını, ...’ın e-devlet şifresi elinde olduğundan bunu kullanarak davacının huzurda dava konusu edilen marka başvurusuna babası adına itiraz ettiğini, halbuki o tarihlerde babanın ölüm döşeğinde olduğunu, babanın 2023 yılında öldüğünü, davalının itirazlarına mesnet aldığı “...” unvanı ile davacının “...” ibareli markasının benzer dahi olmadığını, ayrıca davalı şahsın bu unvan üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunmadığını, halbuki davacının "..." olarak 2007 yılından beri faaliyet gösterdiğini, zaten de davalının 2023 yılında başlayan kendi faaliyetlerinde “... ...” unvanını tercih ettiğini ileri sürerek, ... ...’nın dava konusu edilen 19.02.2024 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Şahıs ... Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: ...’ın davalının babası olduğunu, bu şahsın 45 yıldan uzun süredir emlakçılık faaliyeti ile iştigal ettiğini, davacının eşinin iflası nedeniyle babasının yanına döndüğünü ve babasının işletmesinde çalışmaya başladığını, sonrasında ayrılarak eşi ... ile birlikte “...” unvanlı firmayı kurduğunu, ...'ın rahatsızlanması ve tedavi sürecinde davacının bunu fırsat bilerek dava konusu edilen marka müracaatını dosyaladığını, ancak bu tarihte dahi ticareti faaliyetlerini “...” adı altında sürdürdüğünü, ...'ın durumu öğrenmesi üzerine bu marka başvurusuna itiraz ettiğini ve tescilini engellediğini, davacının basiretli bir tacir olarak sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, babasının ismini marka olarak seçmesinin ve kendi adına tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olmadığını, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddini talep etmiştir. Diğer Davalılara usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davacı tarafın ... başvuru sayılı "..." ibareli marka başvurusunun muris ...'ın itirazı üzerine, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK 6/6 maddesine göre isim ve ünvan hakkı , SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı gerekçeleri ile davacı başvurusunun nihai olarak reddi konusunda verilen ... ... Sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 21/02/2024 tarihinde davacı tarafa e-tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “.....Yapılan incelemede, yayına itiraz eden gerçek kişi tarafından "..." ibareli markanın eskiye dayalı kullanımını ispat mahiyetinde 2012 yılına ait 2 adet olmak üzere çeşitli faturaların sunulduğu bu faturaların ... komisyonculuğu hizmetinden ibaret olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda yer alan prensipler doğrultusunda yayına itiraz sahibi gerçek kişi tarafından sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, başvurunun eşya listesinde yer alan uyuşmazlık konusu hizmetler ile aynı veya benzer hizmetler için yayına itiraz sahibinin, başvurunun başvuru tarihinden önce itiraz konusu ibarenin aynı veya benzeri için ticaret sırasında tescilsiz şekilde aktif ve yoğun kullanımının bulunduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla başvuru hakkında 6/3 kapsamında eskiye dayalı kullanım gerekçesine dayanılarak yapılan itirazın kabulü gerekmiştir. Takiben 6769 s. SMK'nın 6 (6) bendi uyarınca kişi hakları gerekçesine dayalı itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK'nın 6 (6) bendi "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir" hükmünü amirdir. Yapılan incelemede başvurunun asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin itiraz sahibinin ismi ve soy isminden ibaret olduğu ve işbu başvuruda yer alan "..." ibaresinin başvuru konusu markanın kullanılacağı sektörü işaret eden tanımlayıcı bir ibare olduğu tespit edildiğinden başvurunun 6(6) bendi kapsamında da reddi gerektiği iddiası haklı görülmüştür. Son olarak, kötü niyet gerekçesine dayalı itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, itiraz sahibi ...isimli gerçek kişinin işbu başvurunun sahibi ... isimli gerçek kişinin babası olduğu sunulan belgeler ve çekişme konusu kişiler tarafından itiraz ve karşı görüş dilekçelerinde beyan edilmiştir. İtiraz sahibinin kendi gerçek kişi ismi olan ...ismi ile .... siciline 18/07/2000 tarihinde kayıtlı olduğu ve itiraz sahibine ait .... tüm emlakçılar meslek odası kayıt belgelerinin sunulduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, başvurunun kapsamını oluşturan "... komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri." ile itiraz sahibi gerçek kişinin faaliyet gösterdiği sektörün ayniyet arz etmesi; başvuru sahibinin basiretli bir tacir olarak sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, babasının ismi olan "..." esas unsurlu bir markayı seçerek kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunmasının, itiraz gerekçesi muteriz markasının varlığından haberdar olmaksızın söz konusu olamayacağı, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu bağlamda, başvuru sahibinin herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin söz konusu markayı tescil ettirme girişiminin iyi niyetli kabul edilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve itirazın kabulü gerekmiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleri bakımından kabulü gerekmiştir. KARAR; İtirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. 11/03/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE;"1)Davalıların “gerçek hak sahipliği” iddiasının, dava konusu edilen markanın tesciline bir engelinin olamayacağı, 2)Davalıların müteveffa babalarının, ... nezdinde karara itirazı dosyaladığı tarihte sağlık durumunun böyle bir itirazda bulunmasına uygun olmadığı, dolayısıyla “isim ve soy isminden kaynaklanan hakları”nı davacıya/kızına karşı koruma iradesinin olup olmadığı tespit edilmeden, SMK m. 6/6 hükmü kapsamında bir korumanın uygulanıp uygulanamayacağı yönünde bir kanaat oluşturulamadığı, 3)Davacının marka seçiminin, ticari dürüstlük kurallarına ve hayatın olağan akışına uygun düştüğü düşünülmekle birlikte, “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, "Şeklinde ifade edilmiştir.. GEREKÇE; SMK 6/3 maddesi açısından; Davacı taraf 36.ncı sınıfta " ... komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. " emtiaları açısından ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu yapmıştır. ...'ın gerek davacının gerekse davalıların müşterek babası olduğu iddia ve savunmadan anlaşılmaktadır. Marka işlem dosyası içeriğinde itiraz sahibi ...adına düzenlenen fatura (2012 yılına ait 2 adet olmak üzere çeşitli faturaların) ve sair belgelerde gayrımenkul ve emlak sektöründe ...ibaresinin ticaret sırasında tescilsiz şekilde aktif ve yoğun kullanımı bulunduğu anlaşıldığı, nitekim davacı da beyanında " babası ...’ın 1975 yılından itibaren “...” unvanı altında emlak ticareti yaparken davacının da 1998 yılından itibaren babasının yanında çalıştığını, o yıllarda öğrenci olduğu için sigorta kaydının yapılmadığını, " ifade ettiğinden babasının emlak sektöründe uzun süre çalıştığını doğruladığı; davaya konu edilen 06.01.2022 tarihinde başvurusu yapılan "..." ibareli markanın kapsamındaki emtialar açısından onu marka olarak engelleyebilecek tarzda yayına itiraz sahibinin ...şeklinde ticaret hayatında önceye dayalı yaygın nitelik ve yoğunlukta markasal kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği , bu davada SMK 6/3 maddesindeki nisbi red sebebi ( koşulu) oluştuğu; SMK 6/6 maddesi açısından; Yasa metninde " Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " şeklinde bir tanımlama getirilmiş olup yayına itiraz sahibinin gerek davacının gerekse davalıların müşterek babası olduğu iddia ve savunmadan ayrıca nüfus kaydından anlaşılmaktadır Diğer yönden ...adına düzenlenen fatura (2012 yılına ait 2 adet olmak üzere çeşitli faturaların) ve sair belgelerde gayrımenkul ve emlak sektöründe ...ibaresinin ticaret sırasında tescilsiz şekilde aktif ve yoğun kullanımı bulunduğu anlaşılmakta olup davacının kendi ismi olmayan babasına ait ismi babasının kullandığı emlak sektöründe almak istemesi itiraz eden murise ait isminden kaynaklı başvurunun SMK 6/6 maddesindeki nisbi red sebebi ( koşulu) oluştuğu; SMK 6/9 maddesi açısından; Davacı taraf 36.ncı sınıfta " ... komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. " emtiaları açısından ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu yapmıştır. ...'ın gerek davacının gerekse davalıların müşterek babası olduğu iddia ve savunmadan ayrıca nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mirasçılardan sadece birinin (davacının) diğerlerinin (davalıların) rızasını almadan murise ait daha önce emlak sektöründe ( itiraz sahibinin kendi gerçek kişi ismi olan ...ismi ile ....siciline 18/07/2000 tarihinde kayıtlı olduğu ve itiraz sahibine ait .... tüm emlakçılar meslek odası kayıt belgelerinin sunulduğu dosya içeriğinden tespit edilmiştir. ) kullanılan ve kullanıldığı da bilinen ( nitekim davacı da beyanında " babası ...’ın 1975 yılından itibaren “...” unvanı altında emlak ticareti yaparken davacının da 1998 yılından itibaren babasının yanında çalıştığını, o yıllarda öğrenci olduğu için sigorta kaydının yapılmadığını, " ifade ettiğinden ) "..." ibaresinin marka olarak seçilip başvurusu yapılması muterizin kendi adını taşıyan tescilsiz kullanılan markasının varlığından haberdar olunduğu, buna rağmen aynı ibareyi seçip başvuru yapma iyiniyetli bir davranış olmadığı değerlendirildiği; Tüm bu sebeplerle ... kararı iptali davası reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 düşümü ile bakiye 187,80 davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma ve Davalı ... 'a eşit şekilde verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin ve davalılardan ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 28/05/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır