İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/150 E. 2025/265 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/150
- Karar No
- 2025/265
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/150 Esas - 2025/265
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/150 KARAR NO : 2025/265
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Yazım Tarihi: 12/07/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Davacının 1971’de kurulmuş Türkiyenin ilk 500 büyük firması içerisinde yer alan ilaç üreticisi bir firma olduğu; beşeri ilaç, intravenöz serum ve ilaç etken maddesi ürettiği; Davalının ... numaralı "..." ibareli başvurusunun Davacının ... sayılı "..." ibareli markasının serisi, başka bir versiyonu olduğu ve firmaların bağlantılı olduğu hissi oluşturduğu; ... markasının kulakta bıraktığı etki ile ... markasının kulakta bıraktığı etki aynı olduğu; markalar arasındaki farkın okunuşları birebir aynı "C" harfinin "K" harfiyle değiştirilmesi ve ilaveten "..." ekinin getirilmesi olduğu; ortalama tüketicinin kelimenin ilk hecesine, kelimenin diğer kısımlarına nazaran daha büyük dikkat verdiği; .../... sözcükleri aynı diziliş sırası ile yer almasının bir sonucu olarak görsel ve işitsel benzerlik arz ettiği, markaların esas unsurları birebir aynı olduğu; "aynı anlama gelen" bir ibareyi seçmesindeki niyetin izaha muhtaç olduğu; itiraz konusu markanın, Davacının ana faaliyet alanı olan 05. sınıfı tescil edilmek istendiği; iki marka da aynı/benzer mal ve hizmetleri sağladıkları için aynı/benzer satış kanallarından sunulacağı; ... markasının ilk kez Davacı tarafından yaratıldığı, itiraz olunan markanın başvuru tarihinden çok önce tescil ettirildiği ve uzun yıllara dayanan kullanımla piyasada maruf hale getirildiği için Davacının anılan markanın gerçek hak sahibi olduğu” öne sürülerek; “5.sınıftaki tüm emtialar ve 3. sınıfa dahil 5. sınıftaki 5/1, 5/2 mallarının satışı hizmetleri için ....31/01/2024 tarih ve ... sayılı kararının iptal edilmesine ve 5. sınıftaki tüm emtialar ve 3. sınıfa dahil 5.sınıftaki 5/1, 5/2 mallarının satışı hizmetleri için ... numaralı "..." ibareli markaya ilişkin tescil kararının (belgelendirme kararının) iptaline veya tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davalının ... bölgesinde temizlik ürünleri üretim ve pazarlamasını yaptığı, ... başvuru numaralı "..." ibareli markayla ilgili başvurusuna itirazı üzerine Davacı markasının varlığından haberdar olduğu; ... ve ... kararında, Davacı itirazlarının esas ret sebebinin geçmiş 5 yıllık fiili kullanımın ispat edilememesi olduğu; markaların ..., görüntü, harf dizimi, fonetik bakımdan farklılıklar bulunduğu, iki ibare bir bütün halinde farklı anlamlar ifade ettiği ve karıştırılma ihtimalinin olmadığı; Davalının öncelikle temizlik ürünleri üretim ve satış faaliyetleri ile uğraştığı ve tali olarak tamamlayıcı tıp alanında bitkisel ilaç üretimiyle ilgilendiği; Tarafların marka arasında karışıklığa sebep olacak şekilde benzerliğin bulunmadığı ve faaliyet alanlarında önceliklerinin farklı olduğu dikkate alındığında kötüniyetin bulunmadığının açık olduğu” öne sürülerek; davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 19/2 maddesi kapsamında davacının itiraz mesnedi markası açısından kullanım ispatını yerine getirip getirmediği, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 02/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım ve kötüniyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelendiği; Başvuru sahibinin yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın tescilli oldukları tüm mal/hizmetler için kullanımının ispatını talep ettiği, İtiraza mesnet olan markanın tescil tarihinden başvurunun yapıldığı tarihe kadar 5 yıllık süre dolmuşolduğundan kullanımın ispatı uygulamasına konu olabilecek bir marka olduğu ve yapılan bildirimin ardından ilgili dönemdeki ciddi markasal kullanımın ispatı amacıyla muterizin bir takım bilgi ve belgeler sunduğu, ... "Marka, kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır" şeklinde karar verdiği; ... tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan inceleme sonucunda, muterizin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgeler çerçevesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi markaların kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış, belirtilen markaların 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmediği ve ... tarafından söz konusu markalar hakkında verilen kararın yerinde görüldüğü; md. 6/3 gerekçeli itiraz sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde incelendiğinde başvuru kapsamında kalan mallar ya da benzerleri için ihtilafa konu markanın ya da benzerinin işbu başvurunun tarihinden önce ... tarafından marka olarak ciddi biçimde kullanılageldiğini gösterir nitelikte bilgi ve belgeye rastlanmadığı; Başvurunun kötüniyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötüniyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötüniyet iddiasına dayalı itirazın kabul edilmediği” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. 3'üncü fıkrası ise; "Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmünü içermektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası .... (...) .... 03,05. Sınıf 05. Sınıf 07/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE; " (1)SMK 6/1 kapsamında, ...” esas unsurlu ... sayılı başvuru markasının, Davacının ....sayılı “...” esas unsurlu markasıyla bütünsel genel izlenimde görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdığı; taşıdığı bir anlam itibarıyla kavramsal olarak uzaklaşmış bir marka olmadığı ve aynı/aynı tür veya benzer mallar bakımından iltibas yaratabileceği; (2)SMK 19/2 kapsamında, Davalının itiraz aşamasında süresinde ve usulüne uygun fiili markasal kullanımının ispatı talebinde bulunup bulunmadığının tespit edilemediği; (3)Davalının itiraz aşamasında süresinde ve usulüne uygun fiili markasal kullanımının ispatı talebinde bulunmamış olması halinde, başvuru markasının tesciline karar verilen “05/ Insan ve hayvan saglıgı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, Tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” mallarının, Davacı markasının kapsamında olan aynı/aynı tür mallar olduğu gibi, başvuru markasının 5. sınıfta tesciline karar verilen “Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay dis yapıstırma ve tamir maddeleri”, “Hijyen sağlayıcı ürünlerden tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri”, “Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler” “Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” ile 3. sınıfta tesciline karar verilen “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kisisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç), Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Dis bakımı ürünleri: dis macunları, dis parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan agız gargaraları” mallarının Davacı markasının 05. Sınıf mallar ile benzer mal niteliği taşıdığı ve iltibas olasılığının bulunduğu; (4)Davalının itiraz aşamasında süresinde ve usulüne uygun fiili markasal kullanımının ispatı talebinde bulunduğunun kabulü halinde; dosya münderecatında SMK 19/2 uyarınca 22/03/2017-22/03/2022” döneminde ... markalı bir ürünün piyasada herhangi bir satış noktasında fiilen gözlemlenebildiğine/satışa sunulduğuna dair delile rastlanmadığı; (5)Davalının itiraz ve/veya huzurdaki davada fiili markasal kullanımının ispatı talebinde bulunduğunun kabulü halinde, Davacının itiraz aşamasında sunduğu 31.03.2022 tarihli ve 31.12.2022 tarihli Mal Satış Faturaları, 16.01.2023 tarihli .... (.... 17.11.2020 ve 20.03.2022 tarihli Yazıları ve 15.05.2020 tarihli youtoube görselinin, SMK 25/7 uyarınca, Davacı tarafından, 29.03.2019 29.03.2024” döneminde, ... markasını multi vitamin kombinasyonundan oluşan tıbbi müstahzar/ilaç emtiasına ilişkin sembolik olmayan ve piyasada gözlemlenebilecek şekilde fiili markasal kullanımı ispatladığı; (6)Başvuru markasının 5. sınıfta tesciline karar verilen “İnsan ve hayvan saglıgı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, Tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları, Davacının fiili markasal kullanımını ispatladığı ilaç emtiası ile aynı/aynı tür mal, başvuru markasının 5. sınıfta , Hijyen sağlayıcı ürünlerden Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri”,maddeler” “ tesciline karar verilen “Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay dis yapıstırma ve tamir maddeleri” Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” ve başvuru markasının 3. sınıfta tesciline karar verilen “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kisisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç), Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Dis bakımı ürünleri: dis macunları, dis parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan agız gargaraları” malları ile Davacı markasının kapsamındaki ilaç emtiası ile benzer mal niteliği taşıdığı ve bu mallar bakımından iltibas olasılığının bulunduğu; (7)Davacının karar iptal veya hükümsüzlük talebinin 03. Sınıf malları kapsayıp kapsamadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğu; (8)SMK 6/3 kapsamında, dosya münderecatında, Davalı markasının başvuru tarihi/22.03.2022’den önce, Davacı tarafından başvuru markasının esas unsuru olan ... ibaresinin veya ... ibaresinin dahi, başvuru markasının tesciline karar verilen 03 ve 05. sınıf herhangi bir mal bakımından sembolik olmayan fiili markasal kullanımla ayıredici hale getirildiği ve böylece gerçek haksahibi sıfatının kazanıldığına dair delile rastlanmadığı; (9)SMK 6/9 kapsamında Davacının kötüniyet itirazına ilişkin tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında 5.nci sınıfta emtialar benzese de markalarda biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ...+..." ibareli ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının " ...+... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ....sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Davacı tarafın ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 02/07/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır