İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/133 E. 2025/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/133
- Karar No
- 2025/276
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/133 Esas - 2025/276
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/133 KARAR NO : 2025/276
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 05/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Yazım Tarihi: 13/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“Davacının ‘09, 14, 25, 28 ve 35. sınıflarda tescilli başkaca ‘’...’’ ibareli markalarının bulunduğunu, ’...’’ markasının ... sayılı tanınmış marka statüsünde korunduğunu,’...’’ ibareli kelime olarak hiçbir anlamı bulunmayan yaratılmış bir sözcük olduğu ve geniş bir koruma alanına sahip olduğunu, yaratılan en ufak bir benzerliğin dahi markanın ayırt ediciliğini zedelenmesine yol açacağını, “...’’ markasının dayalı ayırtediciliğinin bulunduğu ve Davacının tescile dayalı ve kullanımdan kaynaklanan kazanılmış hakka ve öncelik hakkına sahip olduğu; Davalı tarafa ait ‘’...’’ ibareli markanın ... nezdinde 09., 14., 25., 28. ve 35. sınıflarda tescili için yapılan başvuruya karşı davaya konu bu markanın ‘’...’’ markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek ve karışıklık yaratacak derecede benzer olması ve tescil sınıflarının aynı olması nedenleriyle ilişkilendirilme, karıştırma ihtimalinin bulunması ve başvurunun kötü niyetli olması sebebiyle yaptıkları itirazın 26.12.2023 tarih ve .... sayılı ... kararıyla reddedildiğini, ‘’...’’ markasının tanınmış marka olarak korunmasının markalar arasındaki benzerliği daha da pekiştirdiğini, dava konusu markanın tescili ve kullanımı durumunda müvekkil markasıyla ortalama tüketicilerce ilişkilendirileceğini ve seri marka algısı yaratacağını, davaya konu marka başvurusu tescil ettirilerek Davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanmak istendiğinden başvurunun kötüniyetli ollduğu ve ... kararının 05.01.2024 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini” ifade ederek, dava konusu 26.12.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptali ile tescili halinde ... sayılı ‘’...’’ ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davalının marka başvurusunun mal ve hizmet sınıfları bakımından ....kodlarına ilişkin olduğunu, davacının markasına ilişkin sınıf ve hizmet bakımından farklı olduğunu, Davacı “...” ibaresi kelime olarak “...” markasıyla kelime ve çağrışım gücü anlamında hiçbir çağrışım yaratmadığını; markaların sadece “....” harflerinin ortak olması karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali olduğunu göstermeyeceğini; Davacı tarafın tanınmış marka statüsünde korunduğu belirtilen .... markası ile başvuru markası arasına şekil, karakter ve sınıfı bakımından oldukça ayırt edici bir şekilde farklılık bulunduğunu; markalar arasında şekil, karakter ve sınıf bakımından görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırtedici bir şekilde farklılık olduğunu, çalışma ve kullanım alanlarının birbirinden farklı olduğunu, kötüniyetinin söz konusu olmadığını, davalı markasının kendine özgü bir marka olduğunu” ifade ederek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın kurum nezdinde ileri sürdüğü, mesnet markaları (....) arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/6 maddesine göre isim ve diğer fikri hak iddiası ile SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği, (hükümsüzlük talebi açısından dava dilekçesinin 3 ve 4. Sayfasında belirtilen davacıya ait markaların dikkate alınması gerektiği) noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 05/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 05/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itirazın incelendiği; ilgili tüketicilerin "..."ibareli başvuru ile "..." ibaresini baskın/esas unsur olarak içeren itiraz gerekçesi markayı farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği, başvuru ile itiraza gerekçe markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı; başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı; itiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıt sunulmadığından başvurunun kötüniyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığı” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; .... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ...
24/03/2025 Tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE," (1) Davaya konu ... Kararıyla 20.10.2022 tarih ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen “09. Sınıf: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cddvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri” ve konu “14. Sınıf: Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)” mallarının, Davacının yayıma itiraza mesnet ... sayılı markasının kapsamında olan birebir AYNI MAL niteliği taşıdığı gibi; başvuru markasının tesciline karar verilen 25. sınıfa konu “ Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler , çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler” mallarının ise, Davacının aynı markasının kapsamındaki 24 ve 26. sınıflara konu mallarla ve 40 ve 45. sınıflara konu hizmetlerle BENZER MAL niteliğinde olduğu; (2)“...” ibareli başvuru markasının, Davacının ... sayılı “...” markasıyla görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, kavramsal olarak da uzaklaşmadığı ve dolayısıyla, nihai tüketicilerden oluşan ilgili alıcılar nezdinde yukarıdaki 9, 14 ve 25. sınıflara konu AYNI ve BENZER mallar bakımından SMK 6/1 kapsamında iltibas olasılığının, karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğu; (3)Başvuru markasının tescil edildiği “25. Sınıf:Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler” ile konu “28. Sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar” mallarının ve “35. Sınıf:Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler , ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi ) hizmetleri” nin de, Davacının hükümsüzlük talebine mesnet .... sayılı “...” markalarının kapsamında olan birebir AYNI MAL ve HİZMET niteliği taşıdığı; “...” markasının, Davacının “...” kelimesinden ibaret bu markalarıyla görsel ve işitsel olarak benzer olduğu; kavramsal olarak da uzaklaşmadığı ve dolayısıyla, başvuru markasının davacının bu markalarıyla da iltibas olasılığı sebebiyle SMK 6/1 kapsamında hükümsüzlük şartlarının bulunduğu; (4)SMK 6/3 kapsamında, Davalının başvuru tarihi 20.10.2022 tarihinden önce, Davacı tarafından ne “...” ne de “...” markasının, başvuru markasını tesciline karar verilen 09, 14, 25, 28 veya 35. sınıflara konu herhangi bir mal veya hizmet bakımından piyasada varlığı gözlemlenebilecek/ticari etki oluşturabilecek şekilde fiilen markasal kullanımına, bu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici hale getirildiğine ve gerçek hak sahibi sıfatı kazanıldığına dair itiraz veya dava aşamasında sunulmuş hiçbir delile rastlanmadığı; (5)SMK 6/6 kapsamında, dosya münderecatında, davalının başvuru tarihinden önce, Davacının ... veya ... ibareli ticaret ünvanı, işletme adı, internet alan adı, telif, tasarım ve benzeri diğer bir fikri veya sınai mülkiyet hakkına sahibi olduğuna ve bu nevi bir hakkın başvuru markasının tesciline karar verilen 09, 14, 25, 28 veya 35. sınıf herhangi bir mal veya hizmet bakımından ticari etki yaratacak şekilde fiilen kullanımına dair itiraz veya dava aşamasında sunulmuş hiçbir delile rastlanmadığı; (6)SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında, “...” markasının çikolata, çikolata kaplamalı/dolgulu ürünler bakımından 18.04.2016 tarih ... sayılı ... Kararıyla tespit edilen tanınmışlık düzeyinin davalının başvuru tarihi 20.10.2022 itibarıyla korunduğu; ancak, başvuru markasının bu gıda mallarıyla sektörel olarak uzak olduğundan Davacı markasıyla ilişkilendirilmeyeceği 09, 14, 25, 28 veya 35. sınıflara konu mal ve hizmetler bakımından tescili ve kullanımı halinde, potansiyel Alıcıların Davacı markasını refleks halinde hatırlayarak, bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; (7)SMK 6/9 kapsamında Davacının kötüniyet itirazına ilişkin iddia, delil ve tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; "şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ve davalı şahıs vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Davalı marka başvurusundaki "..." te yer alan "..." şeklindeki baskın ses yönlendirmesi davacıya ait "..." daki " ... " ses tonundan bariz şekilde farklı olduğundan hedef tüketici grubu olan ortalama tüketicilerde " ..." "... " şeklindeki taraf markalarını karıştırmaları mümkün görülmediği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " ... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Davacı tarafın " ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın " ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/07/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır