İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/145 E. 2025/375 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/145
Karar No
2025/375
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/145 Esas - 2025/375

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/145 KARAR NO : 2025/375

DAVA : 1-Marka ...sayılı ... Kararı İptali - Hükümsüzlük 2-Marka Tecavüzü, Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi DAVA TARİHİ : 26/03/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 Yazım Tarihi: 20/10/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 1928 yılından beri ilaç üretimi ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, bu faaliyetlerini davalı ... nezdinde tescilli 400’den fazla marka altında sürdürdüğünü, bu markalardan ...,.... sayı ile tescilli olanların “...” ibareli markalar olduğunu, davalı firmanın “...” ibareli markasının tesciline karşı davacının bu markalarına dayalı olarak dosyaladığı itirazların diğer davalı ... tarafından nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, taraf markalarının esas unsurları olan “...” ve “...” kelimeleri arasında tek bir harf değişikliğinin olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin olduğunun kabulünün gerektiğini, “...” markasının ilaç sektöründe davacı ile özdeşleşmiş ve tanınmış bir marka olduğunu, bu ibarenin davacının ticaret unvanının ayırıcı unsurunun baş harflerinden oluşturulmuş özgün bir ibare olduğunu, davalının “...” markasının davacının “...”li seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin yüksek olduğunu, ayrıca dava konusu edilen markanın tescili halinde davalının davacının yıllar içinde oluşturduğu ticari itibarından haksız bir fayda elde edeceğini, davalının kendisine marka olarak davacının tescilli ve tanınmış markalarına bu derecede benzer bir ibareyi seçmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... ...’nın dava konusu edilen 22.01.2024 tarihli ve ...sayılı kararının iptaline ve ...sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne, davalın eyleminin Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabet nedeniyle Tespiti, Önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde açılmadığından usulen reddinin gerektiğini, davalının 2005 yılından günümüze kadar kişisel bakım, ilaç, eczacılık ve kozmetik ürünleri sektöründe faaliyet göstermekte olan itibarlı bir firma olduğunu, davalının “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek istemesinin sebebinin bu ibarenin davalının kurucu ortağı olan ...’in kızı ...’in soyadı olduğunu, ayrıca taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı, davacının bir tek ... sayılı markasının 03. Sınıfa giren emtialar yönünden tescilli olduğunu, ayrıca uyuşmazlık konusu olan emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinçli bir kesim olduğunu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı .... sayılı markaları yönünden davalının kullanım ispatı talebinin bulunduğunu, davalının davacı aleyhine haksız rekabet ve davacı markalarına tecavüz oluşturan herhangi bir eyleminin bulunmadığını, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 1-Davalı firmanın ...başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ... sayılı tescilli markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, Türk Patent'in ...Sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, hükümsüzlük talebi açısından davacı tarafın yukarıda belirtilen mesnet markasına ilaveten dava dilekçesinde geçen diğer tescilli markalarına bağlı SMK 6/1 maddesine göre taraf markaları arasında iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının hükümsüzlük talebi açısından yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu, 2-Dava dilekçesinde belirtilen davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, anlaşılmıştır. ... kararının 26/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 26/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “...İnceleme sonucunda, başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, ret gerekçesi markaların ise esas unsuru olarak "..." ibaresini içerdiği tespit edilmiştir. Kelime markalarında tüketicilerin dikkati özellikle kelimenin başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaşmakta olup, markaların başlangıç kısmındaki benzerlik tüketicilerin markaları benzer bulmasında önemli etken oluşturmaktadır. ....'nın yerleşik içtihadına göre de, markanın başlangıç kısmı, genellikle bitiş kısmına göre görsel olarak daha fazla etkiye sahiptir. Söz konusu hususlar dikkate alındığında, başvuru markasının kısa bir kelimeden oluşması ve kelimenin de "...." ibaresiyle başladığı ve bu haliyle ret gerekçesi markadan farklılaştığı düşünüldüğünden başvuru ile ret gerekçesi markanın görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları görüşüne varılmıştır. Sayılan nedenlerle itirazın kabulü gerekmiştir. İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir. ... iptalinde Davalı başvuru Markası Davacı Markası ....

13/01/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE;" Hükümsüzlük talepli dava özelinde; davacının .... sayılı markalarının kullanıldığının dava dosyası kapsamında yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilemediği, bu yüzden de davacının bu markalarına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki bir korumadan yararlanamayacağı, Davacının ... sayılı markası özelinde, karşılaştırılan markaların/ işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, Davacının ... sayılı markası özelinde, dava konusu edilen markanın kapsamına giren 05. Sınıftaki emtiaların tamamı yönünden emtia ayniyeti şartının da gerçekleştiği, Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin değişiklik gösterdiği, bu hususta bir genelleme yapılamayacağı , Yukarıda yer alan değerlendirmeler neticesinde, gerek ... kararının iptali, gerekse hükümsüzlük talepli davalar yönünden, davacının .... sayılı markası özelinde, 05. Sınıfa giren emtialar yönünden, karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin somut olayda kısmen bulunduğu, davacının diğer markaları ve dava konusu edilen markanın kapsamına giren 03. Sınıftaki emtialar yönünden ise bulunmadığı, Hükümsüzlük talepli dava özelinde; davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının hükmüne bir etkisinin olamayacağı, Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, Dava konusu edilen 22.01.2024 tarihli ve ...sayılı ... kararının, yukarıdaki (5) nolu bentteki değerlendirme ile kısmen çeliştiği/uyumlu olmadığı, Davacının markanın hükümsüzlüğü talebinin, yukarıdaki (5) nolu bentte yer yer verilen değerlendirme ile kısmen çelişmediği/uyumlu olduğu, "şeklinde ifade edilmiştir.

15/05/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE; "Dava konusu edilen markanın (sadece) tescilinin, davacının tescilli markalarından doğan haklarının ihlali fiili ile örtüşmediği ve haksız rekabet olarak da nitelendirilemeyeceği, Davacının itirazları doğrultusunda, Kök Raporumuzda değişiklik yapılması gereken bir husus bulunmadığı, "şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: ... kararı iptalinde; Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, markalar arasında yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Hükümsüzlük talebi açısından; Davalının "... " ibareli markası ile davacıya ait "..." ve diğer ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... "ve diğer ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, markalar arasında yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Neticeden ... iptali ve hükümsüzlük davası reddedilmiştir. (Marka Tecavüzü /haksız rekabet açısından) Davacı taraf vekili tescilli marka hakkının davalı taraf kullanımı nedeniyle marka tecavüzü oluştuğunu ileri sürmektedir. Dosyaya sunulan kanıt ve belgelere göre davalı tarafın davacıya ait tescilli markaların kapsamında olan mal/hizmet açısından herhangi bir şekilde markasal kullanımı olduğu kanıtlanmadığı,(nitekim bilirkişi heyet raporunda bu husus "tescilli bir marka sahibinin markasından doğan haklarının ihlal edildiğinden bahsedilebilmesi için, ortada markasal bir kullanım olması gerekmektedir. Halbuki davacı taraf, dava dosyasına, davalının markasal kullanımlarına ilişkin herhangi bir belge/delil sunmamıştır. Bir markanın/işareti/tanıtma vasıtasının tescil edilmesinin/tescil edilmeye çalışılmasının, yukarıda yer verilen açık mevzuat hükümleri kapsamında, bir “marka hakkının ihlali/marka hakkına tecavüz” olarak nitelendirilmesi mümkün görülmemektedir. Bu yüzden de; dava konusu edilen markanın (sadece) tescilinin, davacının tescilli markalarından doğan haklarının ihlali fiili ile örtüşmediği değerlendirilmiştir. "şeklinde de izah edildiği) sırf marka başvurusu yapma marka tecavüzü olarak algılanmayacağı, kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere marka başvursunda iltibas koşulu da oluşmadığı kanaatiyle Marka tecavüzü - haksız rekabet istemli açılan davanın reddine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-... Kararının iptali - Hükümsüzlük talepli açılan davanın reddine, 2-Marka tecavüzü - haksız rekabet istemli açılan davanın reddine, ( ... Kararının iptali - Hükümsüzlük talepli açılan davada;) 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, ( Marka tecavüzü - haksız rekabet istemli açılan davada;) 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca; ... Kararının iptali - Hükümsüzlük talepli Dava Yönünden; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 6-AAÜT uyarınca; Marka tecavüzü - haksız rekabet istemli açılan Dava Yönünden; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı firmaya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 29/09/2025

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/145, K. 2025/375, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-145-e-2025-375-k-a7454e40fd41