İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/398 E. 2025/255 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/398
- Karar No
- 2025/255
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/398 Esas - 2025/255
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/398 KARAR NO : 2025/255
DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/06/2025 Yazıldığı Tarih : 12/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Karşı taraf markası “...” ibaresinden oluşmaktadır; “....” ilgili markanın sektör bilgisini içeren bir kelime olduğundan tali unsur olarak ele alınacaktır; bunun yanında davacıya ait ... ibaresinin yanına “....” harfi konmak suretiyle değişiklik yaratılmak istenmişse de işbu husus markalar arasındaki iltibas tehlikesini ortadan kaldırmamakta ve ayrıca karşı tarafın “...” ibareli kullanımı davacı seri markalarından biri imajını vermektedir; bu sebeple karşı tarafın markasının SMK 6/1 kapsamında reddi gerekmektedir; davaya konu marka 01,16, 31, 35 ve 40. sınıflarda başvuruya konu edilmiştir ve davacı markaları ise bu sınıfların ve emtia/hizmetlerin tamamında hali hazırda tescilli durumdadır; tüketici nezdinde “...” ibaresi sadece ve sadece davacıya ait markayı akla getirmektedir; bu nedenle “...” ibaresi davacı ile özdeşleşmiş ve tanınmış bir marka haline gelmiştir; SMK 6/5 madde hükmü gereğince ... kararının iptal edilmesi gerekmektedir; davacıya ait marka tescillerinden basiretli tacir sıfatı ile haberdar olduğu bilinen davalı yanın, aynı marka ibaresi ile aynı sınıflarda tescil alabilmek amacı ile başvurmuş olmasının, davacıya ait senelerdir kullanılmakta olan bir markaya iltibas derecesinde bir markanın tescil edilmesi .... hükümleri uyarınca haksız rekabet yaşanmasına zemin hazırlayacaktır” ifade edilerek ....’nun ...sayılı KARARININ İPTALİNE, Davaya konu ... no’lu markanın tescil edilmesi durumunda HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: .... 'nun davacının, davalı taraf marka tesciline yaptığı itirazın reddine ilişkin kararında da belirtildiği gibi davacının itiraz gerekçesinde "..."esas unsurlu markaların bazı harflerinin ortak olduğu görülmekle birlikte, her iki ibarenin de kısa işaretlerden olması dikkate alındığında tüketicilerin itiraza konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılanacağı, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer değildir; davaya konu markaların konusu birbirleri ile hiç bir ilgisi olmayan konulardır, örneğin davalı, ... markası ile üzüm koruma kâğıdı imal etmektedir; zaten şirketin adında ambalaj olduğu yazılıdır; davacının markası ise Seramik, porselen gibi inşaatta kullanılan malzemelerdir; davacının markası ile davalının markası arasında ''...'' ile başlamasından başka benzer hiç bir yön bulunmamaktadır; marka tescilindeki görsel ile davalının markasının marka tescili göresi arasında uzaktan yakından hiç bir alaka yoktur.” ileri sürerek, açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesneti markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 30/07/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 20/09/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ...sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun......... sayılı "... ", ........ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. .......Yukarıda verilen bilgiler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru ile itiraz gerekçesi "..." esas unsurlu markaların bazı harflerinin ortak olduğu görülmekle birlikte, her iki ibarenin de kısa işaretlerden olması dikkate alındığında tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayacağı kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar, ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... ...
Bilirkişi raporunda ÖZETLE; 1) Karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, 2) Karşılaştırılan markaların mal/hizmet listeleri açılarından da benzer olduğu, 3) Dava konusu ... sayılı ... ibareli markanın, davacı yan mesnet markaları (özellikle ... sayılı ... ile ... sayılı münhasıran ... ibareli markaları) arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, 4) Dosya içeriğinde kötüniyeti gösterir somut bir delile rastlanılmadığı, 5) Kötüniyet, hükümsüzlük ve ... iptali konularının hukuki niteliği yüksek olması bakımından Sayın Mahkeme’ye bırakıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden Bilirkişi heyet raporunda sayfa 5 ve devamı sayfalardaki tabloda " tüm emtialarda" gösterildiği şekilde emtia benzerliği oluştuğu, İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının emtia benzerliği oluşan " ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının emtia benzerliği olan " ..." ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının ".... " ibareli başvuru markalı malları/hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan " ..." ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ise ; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak; bu durumlar yukarıda izah edilen SMK 6/1 maddesindeki iltibası ortadan kaldırmadığından neticeden davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... Kararının iptaline, 3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde .... yazı yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000 TL bilirkişi ücreti, 155,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.582,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 30/06/2025
Katip .... E-imza
Hakim .... E-imza