İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/141 E. 2025/170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/141
Karar No
2025/170
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/141 Esas - 2025/170

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/141 KARAR NO : 2025/170

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 Yazım Tarihi: 02/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin yoğun olarak ev ürünleri ve tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkilinin başvuru markasına karşı davalı firmalar tarafından itiraz edildiğini, müvekkili markasının reddine karar verildiğini, müvekkilinin itirazlarının da ....'nun ... sayılı kararı ile reddedildiğini, markaların karıştırılmayacağını, "..." ibaresinin .... "ev" anlamına geldiğini, markalarda bulunan diğer unsurların markaları yeteri kadar uzaklaştırdığını, halihazırda "..." ibaresini içerir 465 adet marka bulunduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... ... kararının iptalini ve markanın tescil işlemlerinin başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden devamını talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili ÖZETLE; Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE; Davacının dava dilekçesinin açık ve net olmadığını, bir markanın tesciline yönelik olarak nelerin gerekli olduğunun kanunda açıkça sayıldığını, bir markanın tescili için diğer bir başka kişi veya kişilerin tescil edilmiş olan markalarına tecavüz edilmemesi ve ticari menfaatlerinin zedelenmemesinin esaslı ve bilinen en önemli şartlardan biri olduğunu, ayrıca tescil esnasında sadece markanın isim benzerliğine değil, görsel, biçimsel, anlamsal ve varsa ses olarak benzer olup olmadığı da nazara alınması gerektiğini, aynı şekilde alıcı grupların özellikleri ve kimler olduğu, ticari faaliyet konusu da bütünün bir parçasını oluşturmada en önemli kriterler içerisinde olduğunu, tüm bunlar nazara alındığında kurum tarafından yapılan incelemenin yeterli ve doğru bir inceleme olduğunun açıkça görüldüğünü, değildir. Nitekim öncelikle bahse konu iddia olunan markanın müvekkil ile ilgili olarak doğrudan irtibatı ve illiyetinin ortaya konulması gerektiğini, bu nedenle davacının bu hususta delilleri ortaya koyarak dava dilekçesini müvekkil firma yönünden net olarak açıklaması gerektiğini, davacı tarafın bu hususu dava dilekçesinde açıklayamadığını, bu yönüyle de müvekkili firma yönünden davanın husumet yokluğundan dolayı reddinin gerektiğini, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve beyanında ÖZETLE; Gerek müvekkil şirketin gerekse de diğer davalının itiraza mesnet markaları ile davacının tescilini talep ettiği ... başvuru numaralı "..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali dahil ayniyet derecesinde benzerlik ve iltibas tehlikesi olduğunu, "..." ibaresi ... da "ev" anlamına geliyor ise de bu ibarenin ne ...'da (....'nın ana dil olarak konuşulduğu ülkeler de buna dahil) ne de Türkiye'de ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu söylemenin marka hukuku bakımından hiçbir dayanağı bulunmadığını, • Markaların benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, .... adresinden ayrıntılı bilgi alınabileceğini, davacının markasını müvekkilinin tescilli markaları ile birebir aynı sektörde aynı tüketici kesimine karşı kullanacağını, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmaların itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmeği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 23/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 25/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ....sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. .....Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile redde gerekçe olan ve detayları yukarıda belirtilen markaların, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bunun yanısıra, başvuru ile ret gerekçesi markaların eşya listesi kapsamında, aynı/aynı tür mallar/hizmetlerin yer aldığı belirlenmiştir. Markaların benzerliği ve mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile ret gerekçesi markalar arasında, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığından, .... verilen karar yerinde görülmüştür. Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. ", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları

....

11/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; "1) Dava konusu mal ve hizmetlerin, red gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, 2) Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, 3) Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, 4) Dava konusu ... sayılı ... kararının iptali koşullarının oluştuğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı firma vekillerinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "... ...+... " ibareli marka başvurusu ile davalılara ait " ... ... " ,"... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden başvurunun kapsamındaki emtiaların davalı taraf markasındaki emtialarla aynı/benzer/ilişkili olduğu bilirkişi raporunun sayfa 6-17 deki kırmızı taralı kısım ile gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "... ...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıların " ... ... " ,"... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalıların " ... ...","... " ibareli tescilli markalı malların/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "... ...+... " ibareli başvuru markalı malları/hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalıların tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı da oluşabileceğinden ve taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Nihayetinde kurum kararı doğru olduğundan davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.07/05/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/141, K. 2025/170, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-141-e-2025-170-k-81a131ddca82