İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/139 E. 2025/195 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/139
- Karar No
- 2025/195
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/139 Esas - 2025/195 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/139 KARAR NO : 2025/195
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 17/03/2020 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2025
TALEP: Davacı- karşı davalı vekili 17/03/2020 harç tarihli asıl dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkilinin yıllardır mobilya tasarım, imalatı ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini ve tasarımlarını tescil ettirdiğini, bu kapsamda 2017 05870/25.01 ve 25.02 sayı ile tescilli masa tasarımlarının bulunduğunu, ... .... .... D.İŞ sayılı dosyasında davalı yana ait internet sitesindeki ürün görseli üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını ve davalının müvekkili tasarımlarından kaynaklanan haklara tecavüzünün tespit edildiğini, tarafların arabuluculuk görüşmelerinde sonuç alamadıklarını ileri sürerek, tecavüzün kaldırılması ile SMK 150, 151/1 ve 151/2-a uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, tasarım tecavüzüne karar verilmesi durumunda ürünlerin imhasını, D.İş dosyasındaki masrafların da tahsilini talep ve dava etmiş, 08/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle: Asıl dava yönünden davacının davasına mesnet gösterdiği ... sayılı tasarım ile müvekkiline ait tasarımın fotoğraflardan karşılaştırılmasının mümkün olmadığını, ürünlerin bir araya getirilip değerlendirilmesi gerektiğini, taraf tasarımları arasında görsel ve teknik anlamda benzerlik bulunmadığını, ürünlerin masa ayaklarının birbirinden farklı olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin karşılığının hesaplanabilir olmayıp farazi iddialara dayandığını savunmuş, karşı dava dilekçesinde ise davacı/karşı davalının ... sayılı tasarımının dava dışı Çağın Büro Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 2014/05313-1 ve 3 sayılı tasarımlarından intihal edildiğini, davacı/karşı davalının ... sayılı tasarımının yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmayıp gerek yurt içinde gerek yurt dışında mukim birçok şirket tarafından tasarım tescil tarihinden önce üretilip piyasaya sürüldüğünü, davacının 2017/05868-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 numaralı tasarımlarının da kendi emeği olmayıp Temiz Metal Raf Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin 2014/07983-1 tasarım numarası ile tescil işleminin gerçekleştirildiğini, davacının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığını belirterek, karşı davanın kabulüne, asıl davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 04/11/2021 tarih ve 2020/103 E., 2021/375 K. sayılı kararla ÖZETLE; "...davacı/karşı davalıya ait ... sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların, davalı/karşı davacı tarafından hükümsüzlüğe mesnet olarak gösterilen yerli ve yabancı tasarımlardan farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabilecekleri ve bu nedenle dava dosyası kapsamında davacı/karşı davalıya ait ... sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu ve tasarım koruması kapsamında kaldığı, yönetici masası modellerinde tasarımcının seçenek özgürlüğünün yüksek olduğu, genel izlenim itibariyle davalı/karşı davacının "Mile Yönetici Masası" ürünü ile davacı/karşı davalının ... sıra numarası ile tescilli “masa” tasarımı arasında yüksek oranda benzerlik bulunduğu ve davalı ürününün davacı tasarımı karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, davacının adına tescilli ve dava konusu yapılan 2017/05868 sayılı tasarıma tecavüz teşkil eden fiillere ilişkin delil sunulmadığı, dava dosyasında, davalı eyleminden kaynaklı davacının aktifinde azalma veya pasifindeki çoğalmaya ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunamadığı, ispat edilmediği için davacının fiili zararının hesaplanamayacağı ve maddi tazminat hesabında değerlendirmeye alınamayacağı, davalı şirket 04.12.2017 tarihinde kuruluş işlemleri tamamlanarak tescil edildiğinden 04.12.2017-17.03.2020 tarihleri arası dönem için davacı lehine maddi tazminat hesabı yapıldığı, davalı şirketin 2017 yılı döneminde 9.964,26-TL faaliyet kârı elde ettiği, 2018, 2019 ve 2020 yılı 1. geçici vergi faaliyet dönemlerini zarar ile kapattığı, bu durumda tasarım ihlali dolayısıyla davacının yoksun kaldığı elde edeceği muhtemel gelirin ticari defterlerden tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığından TBK'nın 50/2 ve 51/1. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece 9.964,26-TL olarak hesaplandığı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan tasarım sahibi tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 2017 05870/25 sıra numaralı tasarıma yapılan tecavüzün önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasına, 9.964,26-TL maddi, 9.000,00-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Belirtilen Mahkememiz kararının davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nce 02/12/2022 tarih ve 2021/2071 E. 2024/254 K. Sayılı ortadan kaldırma ilamında ÖZETLE; "Hükümsüzlük talebiyle açılan karşı dava bakımından karşı davacı tarafça sunulan deliller hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenmiş ve dava konusu çoklu tasarımların mesnet gösterilen yerli ve yabancı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, karşı davacı tarafça anılan rapora itiraz edilmiş ve karşı davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren 06.12.2020 tarihli dilekçede üç ürün görseli sunulmuştur. Ancak, söz konusu görsellere ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Oysa, mutlak yenilik kriteri kamu düzenine ilişkin olup, karşı davacı tarafça rapora itiraz dilekçesinde sunulan delillerin de dikkate alınması gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/03/2014 tarih ve 2013/16220 E.-2014/5310 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenle, ilk derece mahkemesince, karşı davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunulan delillerin incelenmemesi doğru bulunmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davalı-karşı davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
YENİ DEĞERLENDİRME Yukarıda belirtilen BAM ortadan kaldırma ilamında işaret edilen hususlar dikkate alınarak; Mahkememizce 23/05/2024 tarihli celsede; "... BAM 20. Hukuk Dairesi 2021/2071 Esas 2024/254 Karar sayılı kararı doğrultusunda davalı karşı davacı vekilince sunulan 3 ürün görselinin incelenip mutlak yenilik değerlendirmesi ile kamu düzeninden olduğundan taraf vekillerince sunulan delillerle bağlı kalınmaksızın mutlak yenilik incelemesi yapılmak üzere dosyanın evvelce alınan raporda mevcut bilirkişi heyetine tevdine," şeklindeki ara karar ile bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve alınan 30/07/2024 ve 29/01/2025 tarihli raporlar, dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 30/07/2024 havale tarihli raporda özetle; "1- Karşı davacının 06.12.2020 tarihli dilekçesinde bulunan görsellerden 2014/07983-1 tescil numarasıyla belirtilen kitaplık görseline Heyetimiz tarafından ulaşılamadığı, bu nedenle de yenilik araştırmasında dikkate alınamadığı; 2- Dava konusu 2017/705870- 25 no’lu tasarımın, 2014/05313-1 ve 3 no’lu tasarımlar karşısında yeni olmadığı; 3- Karşı davacının dilekçesinde belirttiği https://www.pinkrosehome.com / metal-kitaplik-safirmese---rese-rl-13275, https://www.vivense.com / vega-5-rafli-kitaplik-mermer- desen--siyah-modeli.html ve https://www.koctas.com.tr/atlantik-metal-ayakli-kitaplik/p/1000388239 web adreslerinde ulaşılamadığı ve bu nedenle de tasarımların kamuya sunulma tarihlerinin belirlenemediği ancak 2017/05868-12 no’lu tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne mesnet gösterilen görseller karşısında yeni olmadığı; 4- Mutlak yenilik araştırmasında ilgili tasarımların yenilik niteliği etkileyecek bir görsele ulaşılamadığı;" ifade edilmiştir.
Belirtilen rapora taraf vekillerince yapılan itirazlar ve BAM ortadan kaldırma ilamı öncesinde alınan raporla oluşan çelişki dikkate alınarak; Mahkememizce oluşturulan ara karar ile bilirkişi heyetine "BAM 20. Hukuk Dairesi 2021/2071 Esas, 2024/254 Karar sayılı ortadan kaldırma ilamında işaret edilen 2014/07983-1 sayılı mesnet tasarımın evvelce alınan raporda incelenmediği, ortadan kaldırma kararı sonrasında alınan raporda incelendiği anlaşılmakla; ancak evvelce alınan bilirkişi raporunda yeni ve ayırt ediciliği tespit olunan (06/12/2020 tarihli dilekçede 3 ürün görseli belirtilmiş ve hükümsüzlük talebi bakımından incelenmediğini ortadan kaldırma kararında açıkça belirtildiği anlaşılmakla), ürünlerin incelendiği mesnet tasarımların dosya kapsamında alınan iki bilirkişi raporunda da incelenip bu kere alınan son raporda yeni olmadığı yönünde görüş bildirildiği, böylelikle raporlar arasında çelişki doğduğu anlaşılmakla, asıl davada davacı vekilinin yeni heyetten rapor talebinin kabulü ile rapor alınmasına, alınacak raporda asıl ve karşı davadaki iddia ve savunmalar incelenerek öncelikle hükümsüzlük talepli dava bakımından kapsamlı inceleme ve araştırma yapılarak; yeni ve ayırt ediciliği tespit olunan/olunmayan tasarımlara ilişkin hangi rapordaki görüşe hangi sebeple iştirak edildiğinin ya da edilmediğinin açıkça gerekçelendirilerek rapor hazırlanması" görevi verilmiştir.
Belirtilen görevlendirme kapsamında uzman bilirkişi heyetinden alınan 29/01/2025 havale tarihli raporda özetle; "Davalı karşı davacı tarafça sunulan 06/12/2020 tarihli dilekçede yer verilen önceki tarihli tasarımlar ve muhtelif internet sitesi linkleri üzerinden yapılan incelemede dava konusu ... sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların yeniliğini ortadan kaldırıcı mutlak bir delilin mevcut olmadığı" ifade edilmiştir.
Mahkememizce öncelikli olarak İstinaf Mahkemesi’nin kaldırma karar gerekçesini oluşturan “karşı davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren 06.12.2020 tarihli dilekçede üç ürün görseli”nin değerlendirmesi yapılmıştır. Davalı – karşı davacı vekili; karşı davalının 2017/05870- 25 tescil numaralı ürünün ekli delil olarak sunulan ürünlerden yola çıkarak yapıldığı ve ayırt edicilik kazandırtan masa ayaklarının bire bir benzer olduğunu, 2014/05313-1,3 tasarım numarası ile dava dışı Çağın Büro Mobilya Tic. ve San. Ltd. Şti., 07.07.2014 tarihinde tasarımlarını kendi adına tescil ettirdiğini, bahsi geçen tasarımların 2017/705870- 25 sayılı tasarımın yeniliğini ortadan kaldırdığını, karşı davalının 2017/05868- 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28 numaralı tasarımlarının da kendi emek ve sermayesinin ürünü olmadığını, 2014/07983- 1 sayılı tasarımın dava konusu 2017/05868-12 sayılı tasarımın yeniliğini ortadan kaldırdığını, https://www.pinkrosehome.com/metalkitaplik- safirmese---rese-rl-13275 , https://www.vivense.com/vega-5-rafli-kitaplikmermer-desen--siyah-modeli.html,https://www.koctas.com.tr/atlantik-metal-ayaklikitaplik/p/1000388239 linklerinde yer alan tasarımların dava konusu tasarımların yeniliğini ortadan kaldırdığını ileri sürmüştür.
Dava dışı Çağın Büro Mobilya Ticaret ve San. Ltd.'ye ait 2014/05313-3 ve 2014/05313-1 no’lu tescilli tasarımlar; Temiz Metal Raf Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne ait 2014/07983- 1 no’lu tasarım; https://www.pinkrosehome.com / metal-kitaplik-safirmese --- rese-rl-13275, https://www.vivense.com/ vega-5-rafli-kitaplik-mermer-desen --siyah-modeli.html ve https://www.koctas.com.tr/atlantik- metal-ayakli-kitaplik/p/1000388239 web adreslerinde yer alan tasarımlardır.
Davacı - karşı davalıya ait ... sıra numaralı masa tasarımı ile mesnet 2014/05313-1,3 sıra numaralı tasarımların karşılaştırıldığında; davacı yanın 25 sıra sayılı masa tasarımı standart dikdörtgen yapıda genel bir forma sahip olarak, ahşap bir tabla (üst yüzey) ve kare şeklinde ana çerçeveye sahip metal profilden oluşan bir taşıyıcı iskelet ile tabla altından dışa doğru eğik bir yapıda tasarlanmış ve metal iskeletin ön ayaklarına sabitlenmiş ahşap bir ara panelden (siperlik) oluşmaktadır. Kare formda, metal yapılı ve yan yüzeyi oluşturacak şekilde oluşturulmuş ince yapıdaki iskelet aynı zamanda ayak görevini üstlenmiş olup metal formun içerisinin geometrik şekillerden oluşan kesmeler ve kaynaklar içerdiği görülmüştür. Ayaklardaki bu yapılar incelendiğinde metal profilin üst yatay kenarı ile ön dikey kenarı arasında küçük bir üçgen kesit yer alırken, bu üçgen kesiti meydana getiren profilden ters ayak köşesine yakın bir noktaya ayrıca bir kesit daha inmektedir. Hükümsüzlük talebine gerekçe gösterilen 1 numaralı tasarım da yine dikdörtgen yapıda genel forma sahip olup yine dava konusu tasarım gibi iki metal iskelet ayak arasında ahşap tabla bulunmaktadır. Anılan tasarımda da d ava konusu tasarımdaki gibi bir ara panel (siperlik) yer alırken, aralarındaki fark dava konusu tasarımda ara panel, üst tabla ile birleşik ve üst tabla ile uyumlu şekilde tam kapalı ahşap formda iken, redde mesnet tasarımda ara panel ile üst tabla arasında boşluk olup ahşap görünümden farklı bir profile yer verilirken, bu ara panelin eğim açısı dava konusu tasarıma göre daha dik olup metal iskelet üzerindeki iç kesimde yer alan profillerden birine sabitlenmiştir. Keza yine 1 numaralı tasarımda kare formda, metal yapılı ve fakat dava konusu tasarımdakinden çok daha kalın bir iskelet ile oluşturulmuş yanal ayaklar yer alırken, bu iskelet yapısı metal profillerin farklı şekillerde konumlandırılması ile beş parçalı, karmaşık kesimli bölmeler oluşturacak şekilde bölünmüştür. Hükümsüzlük talebine gerekçe gösterilen 3 numaralı tasarımda, dava konusu tasarımdaki gibi bir ön ara panel yer almazken, kare formda metal çerçeveden oluşan yanal ayaklar ve ahşap bir üst tabla tasarımda kullanılmıştır. Anılan tasarımda da metal çerçevenin üst yatay kenarının ortan bölümünden ayak köşesine inecek şekilde bir profile yer verilmiş olup bu profilin tam orta noktasından bu defa ters ayağa doğru indirilen bir başka metal profile daha yer verilerek yan yüzeyin alt kısmında bir üçgen oluşacak şekilde toplam üç parçalı bir profil oluşturulmuştur. Bu tespitler çerçevesinde metal iskelet ayaklar üzerinde ahşap renkte tablo ile yaratılan dikdörtgen profilli masa tasarımlarının mutat özelliklerde tasarımlar oluşu gözetildiğinde, bu tür tasarımlar açısından ortaya konulan farklılıkların, ortak özelliklerden daha önce bilgilenmiş kullanıcı algısını etkileyeceği, zira ortak özelliklerin zaten harcı alem nitelikte unsurlar oldukları, gerek metal iskelet, gerek ahşap tabla, gerekse de masanın bir ön panel ile kısmen kapalı yüzeye sahip olması mutat nitelikteki uygulamalar olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte dava konusu çalışma masaları açısından seçenek özgürlüğü şüphesiz mevcut ise de ilgili sektörde yıllardır var olan ve artık mutat mahiyette kabul edilebilecek temel formlarda çok sayıda birbirinden farklılaşmış tasarım da vardır. Bu halde davalı – karşı davacı yanca 06.12.2020 tarihli dilekçesinde dayandığı tasarımlardan 2014/05313 -1 sayılı tasarımdaki ortak özelliklerin mutat niteliği, farklılaşan özelliklerinin ise bütünsel algıya etkileri gözetildiğinde, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıran bir belge olarak görülmesi mümkün olmamıştır. 06.12.2020 tarihli dilekçede bahsi geçen bir diğer tasarım ise 2014/07983- 1 sayılı tasarım olarak gösterilmiş olup aşağıda görseline yer verilen tasarımın, ihtilafa konu herhangi bir tasarım ile bir ilişkisi tespit edilebilmiş değildir. Bu noktada davalı – karşı davacı tarafça dayanılan belge numarasının hatalı gösterilmiş olabileceği değerlendirilerek dilekçede bahsi geçen Temiz Metal Raf Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi üzerinden bir araştırma TÜRKPATENT kayıtları üzerinden yapılmış ise de herhangi bir sonuç elde edilememiştir. Yine aynı dilekçede bahsi geçen https://pinkrosehome.com/metalkitaplik- safirmese---rese-rl-13275 linki, rapor tarihi itibariyle herhangi bir içerik ihtiva etmemektedir. Her ne kadar davalı – karşı davacı yanın dilekçesinde bir kitaplık tasarım görseline yer verilmiş ise de anılan tasarımın kamuya ne zaman sunulduğu belirsizdir. Yine aynı dilekçede bahsi geçen https://www.koctas.com.tr/atlantikmetal- ayakli-kitaplik/p/1000388239 linki, bilirkişi raporu tarihi itibariyle herhangi bir içerik ihtiva etmemektedir. Her ne kadar davalı – karşı davacı yanın dilekçesinde bir kitaplık tasarım görseline yer verilmiş ise de anılan tasarımın kamuya ne zaman sunulduğu belirsizdir. Dolayısıyla anılan tasarım, dava konusu tasarımdan sonraki tarihli olarak da kamuya sunulmuş bir tasarım olma riski taşımaktadır. Dolayısıyla 06.12.2020 tarihli davalı – karşı davacı dilekçesinde yer verilen internet linkleri üzerinden sağlıklı bir inceleme yapılması mümkün olmadığı gibi bahsi geçen ürünlerin de dava konusu tasarımların 12.09.2017 başvuru tarihinden daha evvel kamuya sunulmuş ürünler olup olmadığının mutlak bir şekilde tespiti mümkün olmadığından doğrudan davalı -karşı davacı yanca sunulan görseller üzerinden bir inceleme de yapılmamıştır.
MUTLAK YENİLİK İNCELEMESİ Somut uyuşmazlık konusu gibi birbirine benzer nitelikte on binlerce tasarımın mevcut olduğu ve estetik unsurları ile ön plana çıkan ürünler itibariyle dava konusu her bir tasarımın yeniliği ortadan kaldırıcı, kamuya sunum tarihleri somut olarak belgeli bir dokümanın bilirkişi heyetince tespitinin mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Buradaki yenilik araştırması, standart ve basit bir araştırma ile dava konusu tasarımların yeniliğini kırıcı dokümanların varlığının tespit edilmesinin mümkün olması halinde bu dokümanların yansıtılmasıdır. Davalı karşı davacı tarafça sunulan 06/12/2020 tarihli dilekçede yer verilen önceki tarihli tasarımlar ve muhtelif internet sitesi linkleri üzerinden yapılan incelemede dava konusu ... sıra numaralı ve 2017 05868/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 sıra numaralı tasarımların yeniliğini ortadan kaldırıcı mutlak bir delilin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Asıl Davada Yoksun Kalınan Kazanç ve Maddi Tazminat Yönünden Değerlendirme Yoksun kalınan kazanca ilişkin belirtilen üç yöntemden ilk hesaplama yöntemi 6769 sayılı SMK’nin 151/2-a maddesinde belirtilen “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre” tespitidir. Bu yöntem dahilinde bir hesaplama yapabilmek için sınai mülkiyet hakkına tecavüzün olmadığı farazi bir ortam yaratılır ve bu ortamda sınai mülkiyet hakkı sahibinin hakkını kullanmak ile elde edeceği muhtemel gelir hesap edilir (Karan/Kılıç, s. 521). Bu maddeye göre yapılacak hesaplama esas itibariyle sınai mülkiyet hakkı hakkı sahibinin ticari kayıt ve defterleri, ticari faaliyetinin hacmi ve markasının değeri gibi unsurlara dayanacaktır. Öte yandan tasarım sahibi, tasarımı kullanarak gelir elde ederken, pazarlama becerisini, işletme verimliliğini, satış sonrası servis hizmetlerini ve benzeri unsurları da kullanmaktadır (Tekinalp, s. 502). Bununla birlikte tasarım sahibinin elde edeceği muhtemel gelir hesaplanırken mütecavizin ticari faaliyetinin boyutunun da incelenmesi gerekebilecektir. Zira tasarım hakkı sahibinin muhtemel geliri, mütecavizin eyleminin boyutu ile de ilgilidir. Dolayısıyla 6769 sayılı sayılı SMK’nin 151/2-a maddesine göre hesaplama yapılırken gerekirse her iki tarafın ticari kayıtları uzman hesap bilirkişilerince incelenerek öncelikle tecavüzün boyutu belirlenmeli, bu belirlemeden sonra marka sahibinin geçmiş yıllardaki ticari faaliyeti ürün fiyatları, satış performansı, kâr marjı gibi unsurlara göre marka sahibinin muhtemel gelirinin hesaplanmasına çalışılmalıdır. Netice itibariyle 6769 sayılı SMK m.151/2-a çerçevesinde davalı şirket 04.12.2017 tarihinde kuruluş işlemleri tamamlanarak tescil edildiğinde 04.12.2017-17.03.2020 tarihleri arası dönem için davacı lehine maddi tazminat hesabı yapılmıştır. Davalı şirket 2017 döneminde 9.964,26 TL.Faaliyet kaır elde etmiş, 2018,2019 ve 2020 yılı 1.geçici vergi faaliyet dönemlerini zarar ile kapatmıştır. Bu durumda tasarım ihlali dolayısıyla davacının yoksun kaldığı elde edeceği muhtemel gelir, bilirkişi raporu uyarınca ticari defterlerden tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığından BORÇLAR KANUNU 50/2 ve 51/1 maddesi uyarınca davalının eylemlerinin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, tasarımın gelirin oluşumuna etkisi, tasarımın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile kusurun ağırlığı, tasarımımın ekonomik önemi, tasarım hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, ürünlerin orjinal olması gibi unsurlar nazara alınarak maddi tazminat mahkememizce 9.964,26 TL olarak hesaplanmıştır. SMK hükümleri gereğince, tasarım hakkı tecavüze uğrayan tasarım sahibi tecavüz fiilleri nedeniyle manevi tazminat isteyebilir. Eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu gözlenmektedir. SMK'nın 149/1-ç maddesiyle tasarım hakkına tecavüz vuku bulduğunda manevî tazminata karar verilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır. Tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 9.000,00.-TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, BAM kararı, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu tasarımların mesnet ... sıra numaralı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı ve davalının davacının tasarım hakkını ihlal ettiği kanaatine varılmakla, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalının davacı adına tescilli ... sıra numaralı tasarıma yapılan tecavüzün önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasına, 3-9.964,26 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 187,86 TL harcın mahsubu ile 427,54 TL bakiye karar harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 9.964,26TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 9.000,00TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen maddi tazminat yönünden davalı karşı davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 35,74TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalı karşı davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 9.000,00TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı karşı davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 24.439,06 TL yargılama giderinden payına düşen 12.219,53 TL'nin davalı karşı davalıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, kalanının davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına, B) 1-Karşı davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile 561,00 TL bakiye karar harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davacı karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 3-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı karşı davalı vekilinin yüzüne karşı davalı karşı davacı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025
Davacı karşı davalı Masraf Dökümü: İlk Masraf 250,06.-TL Posta Masrafı 1.185,50.-TL Bilirkişi Ücreti 22.000,00.-TL Islah Harcı 154,00-TL Toplam 23.589,56.-TL
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/121 Değişik iş sayılı dosyasında yapılan davacı karşı davalı Masraf Dökümü: Posta Masrafı 49,50.-TL Bilirkişi Ücreti 800,00.-TL Toplam 849,50.-TL