İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/116 E. 2025/674 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/116
- Karar No
- 2025/674
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/116 Esas - 2025/674 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/116 Esas KARAR NO : 2025/674
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarihli dava dilekçesinde özetle; ...... ... İşl. Ltd. Şti. Uhdesinde bulunan "... Büyükşehir Belediyesi İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajları, Gölleri Rekreasyon Alanları ve Tesislerin Bakım- Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında, geçmiş dönemlerde yukarıda yazılı taşeron firmalarda çalışan ve... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına karşı Arabuluculuk Başvurusu sonucunda anlaşma ile neticelenen ... (... .... .... ) lehine hükmedilen arabuluculuk anlaşması sonucu taraflarınca ödenmiş olan, davalı taşeron şirketlerle davacı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca davacı idare tarafından ödenen işçilik alacakları ve arabuluculuk ücreti için toplam 10.340,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ilgili taşeron şirketlerden rücuen tahsili gerektiğini, ancak diğer sorumlu taşeron şirketlerden... .... .... .... .... .... .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. İle 1.000,00 TL ve Menar Peyz. Mim. Müh. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle 2.000,00 TL ödenmesi konusunda haricen anlaştıklarını ve toplam 3.000,00 TL ödemenin alındığını, Davalının ise usulüne uygun tebliğe rağmen arabuluculuk toplantısına katılmadığını, usulüne uygun tebliğe rağmen mazeretsiz olarak arabuluculuk toplantısına katılmamanın sonuçlarının da uygulanması gerektiğini, davacı şirketin, taşeron davalı şirket işçisine... Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenen tutarı hakedişlerinden kesilmek suretiyle ödemek zorunda kaldığını, Sayın Mahkemece yaptırılacak Bilirkişi İncelemesi ile davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin davalı şirketle yapılan Hizmet Alım Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri ile Eki Teknik Şartnameler (Ek-4) uyarınca, davalı şirketin dava dışı işçiye 4857 Sayılı İş Kanununun ilgili maddeleri uyarınca, ödemekle sorumlu oldukları miktarların tespiti ile davalının davacı tarafından ödenen tutardan sorumlu olduğu miktarların belirlenerek belirlenecek miktarlar kadar hüküm altına alınmasını talep ettiklerini; fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin... Büyükşehir Belediyesi tarafından davacı şirketin hakedişinden kesinti yapılan 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Dava, işçilik alacakları ve arabuluculuk ücretinin rücuen tazminine ilişkindir. Usulüne uygun dayanılan deliller, dava dışı işçi ...'ın hizmet döküm cetveli, davaya konu hizmet alım sözleşmeleri ile eki şartnameler ile ...'dan dava dışı işçiye ilişkin ödeme dekont ve ara buluculuk ücretine dair belgeler celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı yan 01/07/2025 tarihinde davasını ıslah ederek ıslah harcını yatırmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir tümüyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler gereğince, davacının dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu olduğu bedellerin Kıdem Tazminat net 1173,44 TL, İhbar Tazminatı net 2000 TL, arabuluculuk ücreti net 340,00 TL, toplam Net 1513,44 TL olduğunu rapor etmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 23/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir tümüyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler gereğince, davacı şirketin, dava dışı... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca davacının hak edişinden mahsup edilerek, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve arabuluculuk ücretinin 3.098,52 TL'sini son alt işveren davalı ... Enerji Üretim Mekanik Tesisat Elektrik Makina İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nden talep edebileceği rapor edilmiştir. ... .... .... .... .... .... .... karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrYargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca ... .... .... .... .... .... .... ... .... Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde;Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu, dosyaya kazandırılan ödeme belgeleri ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ...'ın alt işveren olan davalı şirket bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı işçilik alacaklarının, ara buluculuk süreci sonucunda davacı tarafça ödendiği, mahkememizce incelenen taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 8.maddesinde açıkça ''Yüklenici firma çalıştırdığı kendi personelinin iş yasasından ve sair yasalardan kaynaklanan her türlü hak ve alacaklardan ,ücret ,fazla mesai alacağı ,yıllık ücreti izin alacağı ,ulusal ve genel tatil alacağı vs.den sorumludur. Bununla ilgili Yüklenici firmanın alacağı ceza vb. uygulamalar ...'ya rücu edilemez "düzenlemesi karşısında ,bu sözleşme ile tarafların bağlı bulunduğu, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarından asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın aldırılan ek rapora göre kıdem tazminatı ,ihbar tazminatı ve ara buluculuk ücretlerinin toplanması ile birlikte son işveren olan davalıdan toplam 3098,52 TL'nin , davacının hak edişinden kesinti tarihi olan 25/08/2022 tarihli ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek ,aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-3.098,52 TL'nin ödeme tarihi olan 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan (kabul edilen miktar da nazara alınarak) 3.098,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,6 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 855,20 TL harç tutarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.049,50 TL posta masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.549,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacının yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/09/2025