İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/109 E. 2025/104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/109
- Karar No
- 2025/104
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/109 Esas - 2025/104
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/109 KARAR NO : 2025/104
DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 08/03/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 Yazım Tarihi: 15/04/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "2008 yılında kurulmuş ... çapında büyük bir tanınırlık elde etmiş, perakende satış yapan, ...'nin en yaygın zincir market şirketidir. Müvekkil Şirket, 28 Nisan 2008 tarihinde ... markasıyla ilk marketini açmıştır. ...’na göre, Dünya’nın en hızlı büyüyen ilk 10 perakende şirketi arasındaki %100 yerli sermayeli tek Türk şirketi olup, listede 6.sırada yer almaktadır. Müvekkil, “...” esas ibareli markalarını ... nezdinde tescil başvurusunda bulunarak koruma altına aldırmıştır. Davalının markasının tescilinin talep edildiği 35. sınıf, Müvekkil’e ait markaların da tescilli olduğu sınıfları alt kategori olarak içermektedir. Dolayısıyla davalı yan “...” marka ibareli ürünlerinin satışını işbu ortak olan 35. sınıfın alt kategorilerinde yapma imkânı bulacaktır. Nitekim ortalama bir tüketici tarafından markette yan yana satışı yapılacak bu ürünlerin de karıştırılma ihtimali haklı olarak ortaya çıkacaktır. Davalı şirket her ne kadar uyuşmazlık konusu markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı olduğunu iddia etmiş olsa da markalar arasında bulunan görsel-işitsel anlamsal benzerliğin yanında davalı markasının tescil edilmesiyle dağıtım kanallarının benzer olması sebebiyle benzer olan dağıtım kanalları yönünden mal ve hizmetler de aynı olacaktır. Dolaysıyla, markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken dağıtım kanalları benzerliği de dikkate alınmalı, davalı tarafın tescilini istediği 35. sınıfın altında yer alan, Müvekkil’in tescilli olduğu sınıflar çıkarılmalıdır. Davalı marka sahibi adına tescili istenen ... sayılı “...” markasının müvekkilin " ...’’ " esas unsurlu ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, markaların mal/hizmet sınıfının aynı olduğu, tüketici kitlesi tarafından markaların birbirine karıştırılması, seri marka algısı yarattığını,markasının tanınmış olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkini talep etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davaya konu edilen marka başvurusu ile itiraza mesnet olarak gösterilen markalar arasında mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tüketici kitlesi tarafından markaların birbirine karıştırılmayacağını, seri marka algısı yaratılmadığını,markaların farklı olduğunu, davalının amacının davacıya zarar vermeye yönelik olmayıp davacının markasını kullanmaya yönelik olmadığın belirterek,davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04/01/2024 tarihinde davacı tarafa e-tebliğ edildiği, davacının da SMK 160/6 maddesi ve 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/03/2025 arihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;" Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında yüksek olmayan benzerlik düzeyinin yanı sıra başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler ile itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunan malların aynı/aynı tür mal/hizmetler olmamasını birlikte dikkate alan Kurul, başvuru kapsamında kalan hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle iş bu itirazın reddi gerekmiştir.İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ... +... (...) ... (...)
03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; "Davaya konu olan ... sayılı “... ”marka başvurusu ile davacının mesnet olan yukarıdaki tabloda bilgileri verilen ...” ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu, Davalının dava konusu edilen 03. Sınıfta yer alan Tüm mallar ile 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; 03, 29, 30 ve 32. SINIFTAKİ “TÜM MALLARIN bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetleri ile davacının yukarıdaki tabloda gösterilen markalarının kapsamındaki mallar ile BENZER/İLİŞİKLİ/BAĞLANTILI olduğu dikkate alındığında bu hizmetler yönünden markalar SMK 6/1 maddesindeki iltibas tehlikesi oluşacağı," şeklinde ifade edilmiştir. Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; ... kararı iptalinde; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "... +... " ve "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi heyeti raporundaki sayfa 4-5 teki tabloya göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 35. Sınıftaki 03, 29, 30, 32. Sınıfa ait tüm malların satış hizmetleri yönünden KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; (dava bütünüyle ... kararının iptali şeklinde açıldığı) İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialar açısından davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait "... +... " ve "... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının "... +... " ve "... " ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bunun dışında kalanlar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Hükümsüzlük talebinde ise ; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "... +... " ve "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi heyeti raporundaki sayfa 4-5 teki tabloya göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 35. Sınıftaki 03, 29, 30, 32. Sınıfa ait tüm malların satış hizmetleri yönünden KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; (dava kısmen hükümsüzlük olarak açıldığı) İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialar açısından davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait "... +... " ve "... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının "... +... " ve "... " ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki 03, 29, 30, 32. Sınıfa ait tüm malların satış hizmetleri yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, (bu kısımlardan dava kabul) 3-... kararının iptaline yönelik açılan davanın diğer kısımlar yönünden REDDİNE, 4-Hükümsüzlük yönünden açılan davanın KABULÜNE, 5-Dava konusu ... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki 03, 29, 30, 32. Sınıfa ait tüm malların satış hizmetleri yönünden MARKANIN KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 8-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 9-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 415,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.842,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 5.921,30 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.26/03/2025
Katip ... Hakim ... E İmzalıdır E İmzalıdır