İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/107 E. 2025/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/107
- Karar No
- 2025/165
- Karar Tarihi
T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/107 Esas - 2025/165 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/107 KARAR NO : 2025/165
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 08/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
TALEP: Davacı vekili 08/03/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2015/72979 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "perlopin" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2021/109343 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; davacının 2000 yılından bu yana sağlık sektöründe faaliyet gösteren yerli bir firma olarak “...” markasını halihazırda, 2014 yılında Sağlık Bakanlığından aldığı ilaç ruhsatı kapsamında aktif olarak kullandığını, dava konusu edilen markanın davacının bu markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, zira her iki markanın da birer kelime markası olarak üçer heceden oluştuğunu, başlangıç ve bitiş hecelerinin de aynı olduğunu, orta hecedeki farklılığın taraf markalarını farklı kılmaya yetmediğini, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca tarafların her ikisinin de ilaç sektöründe faaliyet gösteren firmalar olduğunu, bu durumun taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini daha da arttırdığını, davalı firmanın davacının tescilli markasına bu derecede benzer bir markayı kullanmasının haksız rekabet de yaratacağını ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, ayrıca taraf markalarının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: 1967 yılında kurulan davalı şirketin Türkiye'nin en köklü ilaç üreticilerinden biri olduğunu, ... nezdinde tescilli 150'nin üzerinde markası bulunduğunu, bu markaları arasında huzurda dava konusu edilen 2021 109343 sayılı “PERLOPİN” ve 2021/122401 sayılı “PERLOPİN PLUS” markalarının da yer aldığını, davacının somut uyuşmazlıkta bu markalarından kaynaklanan kazanılmış bir hakkının bulunduğunu, ayrıca davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı 2015/72979 sayılı “...” markasını kullanmadığını, yani davalının davacının bu markası yönünden huzurdaki davada kullanmama def’i ileri sürüyor olduğunu, davacının marka işlem dosyasına sunduğu kullanım ispatına ilişkin delillerin de yetersiz olduğunu, ayrıca da taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, taraf markalarının bazı ortak harfleri içermesi nedeniyle markalar arasında iltibas olduğunun ileri sürülmesinin gerçekçi bir yaklaşım olmadığını ve marka hukukunun temel ilkelerine de aykırı düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2021/109343 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 2021/109343 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, ...'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 04/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 08/03/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2021/109343 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı firmanın 05.08.2021 tarihinde 05. Sınıfa giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "perlopin" ibareli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 27.12.2021 tarihli ve 387 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine davacı şirketin SMK m. 6/1 hükmüne ve 2015 72979 sayılı markasına dayalı olarak, “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler” yönünden tesciline (kısmen) itiraz ettiği, davalının bu itiraz üzerine davacının itirazına mesnet aldığı markasının tescilli olduğu emtialarda kullanıldığını ispat etmesini talep ettiği, davacının bu talep üzerine marka işlem dosyasına, dava dosyasına da sunmuş olduğu; davacının “...” markalı 0.3 ve 0.15. mg.lık ürünlere ilişkin 2014 yılında verilmiş iki ayrı ruhsat belgesini ve kısa ürün bilgilerini, TİTCK veri tabanından ve RxMedia programında yer alan, davacıya ait “...” markalı ürünlerin görsellerini, 2019-2022 yılları arasında davacı tarafından kesilmiş, “...” markalı çok sayıda ilacın satışına ilişkin 22 sayfalık fatura örneğini sunmuş olduğu, davacının bu itirazını ve sunduğu belgeleri inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 07.11.2022 tarihli ve 220852693 sayılı kararı ile markalar benzer görülmediğinden, davacının itirazını reddettiği ve bu meyanda davacının markasının “insan sağlığı için ilaçlar” emtialarında kullanıldığının ispat edilebildiğini belirttiği, bunun üzerine davacı firmanın itirazını aynı markaya ve aynı hükme dayalı olarak tekrar ettiğini ve bu itirazın da ...’in huzurda dava konusu edilen YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
... YİDK'in ... sayılı kararında; "2021/109343 başvuru numaralı "perlopin" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2015 72979 sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... Karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli ret kararına karşı yapılan itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın tertip tarzı itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talep ve delillerinin incelenmesine gerek görülmemiştir. Son olarak, itiraz sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "perlopin" (2021/109343) 05. sınıf.
Davacı Markaları "..." (2015 72979) 05. sınıf.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 02/08/2024 havale tarihli raporda özetle; "1) Davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının “bir cins ilaç”ta ciddi biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebildiği, 2) Karşılaştırılan işaretlerin/markaların işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı, 3) Dava konusu edilen30 emtiaların tamamı yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği,
4) Dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken düşük olmadığı, 5) (2) ve (4) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 6) Dava konusu edilen 25.01.2024 tarihli ve ... sayılı YİDK kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu, 7) Davacının kısmi hükümsüzlük talebinin bu değerlendirmeler ile çeliştiği/uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.
Mahkememizce farklı uzman bilirkişi heyetinden alınan 11/02/2025 havale tarihli raporda özetle; "Davacı tarafından 05. sınıfta yer alan ve iptali ile hükümsüzlüğü talep edilen İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler davalı marka başvurusunda aynen yer alsa da ilgili tüketicinin uzman doktor ve eczacılardan oluştuğu dikkate alındığında; markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimaline ortadan kaldırmaya yeterli olduğu, markaların SMK 6/1 Uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı" ifade edilmiştir.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 12/03/2025 havale tarihli ek raporda özetle; "Davacı itirazlarının kök raporumuzda bildirmiş olduğumuz görüşlerimizi değiştirecek mahiyette olmadığı Davacı tarafından 05. sınıfta yer alan ve iptali ile hükümsüzlüğü talep edilen İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler davalı marka başvurusunda aynen yer alsa da ilgili tüketicinin uzman doktor ve eczacılardan oluştuğu dikkate alındığında; markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimaline ortadan kaldırmaya yeterli olduğu, markaların SMK 6/1 Uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
KULLANMAMA DEF'İ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre; yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde, uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispata davet müessesi düzenlenmiştir. İtiraz sahibi/davacı tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. Marka mevzuatında “ciddi biçimde kullanma” kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir. Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek mahiyette bir benzerliğin bulunup bulunmadığı değerlendirmesine geçmeden önce, “kullanmama def’i” yönünden inceleme yapılacaktır. Zira kullanımı ispatlanan markalar, sadece kullanımı ispatlanan mal ve hizmetler bakımından dikkate alınacaktır. Somut olayda, davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu fatura örneklerinden, ilaç ruhsatlarından ve satışta olan ilaçları gösteren veri tabanlarına ait çıktılardan, davacının “...” ibaresini, böcek sokması veya ısırması, fındık veya diğer gıdalar, ilaçlar ve diğer alerjenlerle idyopatik veya egzersizle oluşan akut alerjik reaksiyonların acil tedavisine yarayan, beyaz reçete ile satılan bir cins ilaçta markasal hüviyette, gerekli tarih aralığında, tesciline uygun olarak yoğun bir biçimde kullandığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile tevsik edilebildiği değerlendirildiğinden, davacının 2015 72979 sayılı markasının tescilli olduğu “insan sağlığı için ilaçlar” yönünden SMK m. 6/1 hükmüne esas bir korumadan yararlanabileceği kanaatine varılmıştır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "perlopin" ibareli ve 2021/109343 başvuru numaralı davalı başvurusunun 05'inci sınıftaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "05: İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler." İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2015/72979 sayılı davacı markasının kapsamında da yine 05. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu durumda; davacının markası, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen “insan sağlığı için ilaçlar” yönünden zaten korunmaktadır. Dolayısıyla bu emtia özelinde, somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca, dava konusu edilen diğer emtia olan “tıbbi amaçlı kimyasal ürünler”in de, aslında “ilaç”ın tanımı olduğu, yani farklı şekilde ifade edilmiş hali ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta, dava konusu edilen emtiaların tamamı yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, çekişme konusu mallar, tıbbi ürünler olup yerleşik Yargıtay kararları ile bu emtiaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu kanaatine varılmıştır. Bu noktada bu sınıftaki kimi ürünlerin doğrudan son tüketici tarafından eczane vb. yerler dışında da ulaşılabilir olduğu inmekteyse de, işbu aşamada tarafların markalarını hangi sınıflarda kullandı; etmemektedir. Zira bu sınıfta tescil alınması sonrasında markanın ilgili emtialardan hangisi üzerinde kullanılacağı konusunda marka sahibine bir kısıtlama getirilemeyecektir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu marka siyah renkte küçük harflerle yazılmış "Perlopin" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markası ise düz yazı karakteri ile büyük harflerle siyah renkte "..." kelimesinden oluşmaktadır. Taraf markalarında ortak harfler ve heceler yer aldığı, iki markanın da düz yazı karakteri ile oluşturulmuş kelime markası olduğu değerlendirildiğinde, markaların görsel açıdan düşük derecede benzer olduğu anlaşılmıştır. İşitsel benzerlik açısından dava konusu marka başvurusu Perlopin olup, üç hece halinde per-lo-pin olarak okunacak ve telaffuz edilecektir. Davacı markası ise ... olup; yine üç hece halinde pe-ne-pin olarak okunacak ve telaffuz edilecektir. Markaların harf sayıları ve hece dizilimleri farklıdır. Son hecelerinin okunuşu aynı olmakla birlikte, markaların işitsel olarak zayıf bir benzerlik taşıdığı görülmektedir. Kavramsal (anlamsal) benzerlik açısından dava konusu perlopin ve ... ibareli markalar bir bütün halinde herhangi bir anlam taşımamaktadır. Bu nedenle markalar arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı anlaşılmıştır. ... ilacı kullanma talimatında 0.3mg/0.3 ml İ.M enjeksiyonluk çözelti içeren oto enjektör olarak açıklanmıştır. İlacın endikasyonu ise “Epinefrin böcek sokması veya ısırması, fındık veya diğer gıdalar, ilaçlar ve diğer allerjenlerle bilinmeyen sebeplerle ve egzersizle oluşan anaflaksilerin (vücudun alerji oluşturan maddelere karşı verdiği çok şiddetli yanıt, ani aşırı duyarlılık) acil tedavisinde endikedir.” şeklinde ifade edilmiştir. Davalı markası olan PERLOPİN adı ile üretilmiş ve satışı yapılan bir ilaç veya tıbbi amaçla kullanılan herhangi bir ürün bulunmadığı anlaşılmıştır. Karşılaştırılan markalardan birisi hayvan sağlığına ilişkin ilaç olsa da insan sağlığına ilişkin ilacın reçeteli satılması karşısında bir harf bile farklı olsa, ortalama tüketicilerinin doktor ve eczacılar olduğu gözetildiğinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. TİTCK https://www.titck.gov.tr/kubkt ve “Rx MediaPharma İnteraktif İlaç Bilgi Kaynağı 2025" veri tabanları incelendiğinde uyuşmazlık konusu davacının ilaç markası olan ... isimli ilacın epinefrin etkin maddesi içeren ve reçete ile satılan bir ilaç olduğu görülmüştür. Yukarıda yapılan detaylı açıklamalar uyarınca davacı tarafından 05. sınıfta yer alan ve iptali ile hükümsüzlüğü talep edilen "İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünleri" davalı marka başvurusunda aynen yer alsa da ilgili tüketicinin uzman doktor ve eczacılardan oluştuğu dikkate alındığında; markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimaline ortadan kaldırmaya yeterli olduğu, markaların SMK 6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması nedeniyle, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2025