İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/150 E. 2025/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/150
- Karar No
- 2025/234
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/150 Esas - 2025/234 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/150 KARAR NO : 2025/234
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 12/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2025
TALEP: Davacı vekili 29/03/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 99 018236, 140280, 123752, 98086 sayılı "... şekil", "...", "...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2022/132149 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; “...” markasının ilk defa müvekkili tarafından 1976 yılında kullanılmaya başladığını, 1986 yılında ise marka olarak tescil edildiğini, “...” markasının T/02541 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, markaların aynı seriden olduğunun düşünüleceğini, “...” ibaresinin Latincede “tarım, ziraat” anlamına geldiğini ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, daha önceden yapılan yargılamalarda Yargıtay tarafından “... .... .... .... .... .... .... .... ” markalarının müvekkiline ait markalarla benzer bulunduğunu, davaya konu markada esaslı unsurun “...” olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış marka olması sebebiyle SMK’nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, 2024-M-1466 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, markaların karşılaştırmalarında önemli olanın bütün olarak bıraktıkları izlenim olduğunu, davaya konu markanın “...” ve “...” kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, “...” ibaresinin ön plana çıkartılmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şahsa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2022/132149 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından alınan 2024-M-1466 sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın 2022/132149 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, TÜRKPATENT'in 2024-M-1466 sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 29/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 29/03/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/132149 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı Ayhan KAHRAMAN’ın, dava konusu markasını 29, 30 ve 32. Sınıfta tescili için, Türk Patent ve Marka Kurumu’na marka tescil başvurusunda bulunduğu, markanın 2022/132149 başvuru numarasını aldığı görülmüştür. Türk Patent ve Markalar Dairesi’nin, davacı muterizin itirazının reddine dair kararının tebliğini müteakip davacı muteriz tarafından bu kez Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na itirazda bulunulduğu, itiraz üzerine Türk Patent YİDK tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, 25/01/2024 tarihinde verilen 2024-M-1466 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'in 2024-M-1466 sayılı kararında; "2022/132149 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 99 018236, 140280, 123752, 98086 sayılı "... şekil", "...", "...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvurunun tüm unsurları ile birlikte bir bütün olarak ele alındığında, itiraz gerekçesi markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunmadığı görüşüne varılmıştır. Bu tespit ve "..." ibaresinin gündelik ve ticari hayatta yaygın olarak kullanımı bulunan ayırt edicilik vasfı nispeten zayıf bir unsur olması dikkate alındığında, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, T-291/09 sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (2022/132149) 29 / 30 / 32. sınıflar.
Davacı Markaları "... şekil", "...", "...", "...", "... çocuk", "... fresko", "pastorize ... ayran", "... kefir" (99 018236, 140280, 123752, 98086, 99/011071, 95/010785, 91/010654, 87/099196) 05 / 29 / 30 / 31 / 32. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 06/05/2025 havale tarihli raporda özetle; "1- Taraf markalarının benzer olmadıkları, 2- 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, 3- 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, 4- 6769 sayılı SMK’nın 6/9. maddesi bağlamında takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, ek heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2022/132149 başvuru numaralı davalı başvurusunun 29 / 30 / 32'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. "30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez "32: Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 99 018236, 140280, 123752, 98086, 99/011071, 95/010785, 91/010654, 87/099196 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05 / 29 / 30 / 31 / 32. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu durumda; davaya konu marka başvurusunda yer alan “Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” dışındaki tüm malların, davacının 2009/55608 sayılı marka hariç sair markalarda aynı/aynı tür olarak yer aldığı, çekişmeli “Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” davacı yan markaları kapsamında açık olarak sayılmamış olsa da alkolsüz içecekler sınıfında yer alan “tonikler” grubundaki ürünlerden türetilmiş ürünleri içinde barındırması ve “Alkolsüz içecekler” grubunda olmalarına bağlı, benzer olduğu tespit edilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, çekişme konusu mallar, gıda emtiaları olup bu emtiaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin düşük olduğu kanaatine varılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından, davalıya ait davaya konu markanın, beyaz zemin üzerine “...” ibaresinden oluştuğu, markada yer alan “O” harfinde ve “İ” harfinde “yaprak” şeklinin kullanıldığı, markanın özel yazı fontu ile oluşturulduğu, markada herhangi bir unsurun ön plana çıkartılmadığı görülmekle esaslı unsurunun bir bütün olarak “...” olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı muterizin itirazına mesnet markalardan 2004/13921 ve 2004/13920 sayılı markaların “... .... .... ” olduğu görülmüştür. Davacının sair markalarının ise “...” markası çerçevesinde oluşturulan markalar olduğu, bu ibare her ne kadar davacı adına tekil olarak da tescilli olsa da bir kısım markalarda yer alan “SÜT”, “KEFİR”, “REÇEL” gibi unsurların harc-ı alem olması karşısında markaların esaslı unsurunun “...” olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu bilgi ve açıklamalar doğrultusunda, taraf markaları her ne kadar ortak “...” ibaresi içerse de davalı başvurusunda bu ibarenin ön plana çıkartılmış olması, markanın yazı fontu ve şekil unsurları itibariyle oluşturulan kompozisyonunun ve tertip tarzının farklı olması, “...” ibaresi için yaygın kullanım olduğu söylenebilirse de aynı durumun “...” ibaresi için de söylenebilecek olması zira “…....” yahut “...….” şeklinde sicilde başkaca markaların da bulunması karşısında markalar arasında görsel benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. İşitsel benzerlik açısından, taraf markalarının kelime unsurlarının Türkçe’de “Ag-Ro-...” ve “...” biçiminde telaffuz edilecek olmaları, “...” ibaresinden kaynaklı benzerliğin, ibarenin markaların sonunda olması karşısında taraf markaları arasında işitsel benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kavramsal benzerlik açısından, “...” kelimesinin “Tarımsal” anlamına geldiği, “...” kelimesinin ise “Güzel Kokulu” anlamına geldiği, “...” şeklindeki dava konusu markanın ise doğrudan bir karşılığının bulunmadığı görülmekle markaların kavramsal olarak benzer olmadıkları kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, taraf markalarının benzer olmadığı ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2025