İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/105 E. 2025/763 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/105
- Karar No
- 2025/763
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil Konya ili ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... Ada ... Parsel ile ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlarında ki elma ağaçlarına Dolu, Don, Fırtına, Hortum, Yangın, Heyelan Deprem, Dolu Kalite Kaybı, Sel ve su baskını, Taşıt Çarpması Teminatlarını kapsayan Bitkisel Ürün Sigortaları yaptırdığını, İş bu sigortalar davalı acentesi olan ... ... Sigorta Aracılık Hizmetleri... aracılığıyla davalı karşı taraf olan ... Tarım Sigortaları Havuzu İşletmesi A.Ş nezdinde 23/02/2022 tarihli , ... nolu Bitkisel Ürün Sigortaları (Dolu paket+Don) imzaladığını, Davacı müvekkil söz konusu arazilerde bulunan ağaçlarına bakım ve besleme yönünden büyük bir titizlikle ilgilendiğini, Ancak 08/04/2022 tarihinde davacı müvekkile ait olan Konya ili ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... Ada ... Parsel ile ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlarda meydana gelen don olayı (poliçeler kapsamında bulunan) nedeniyle ürünlerinde DON hasarı meydana geldiğini, Meydana gelen zarar neticesinde müvekkil davalıya karşı ... hasar nolu 11/04/2022 tarihli ve ... hasar nolu 09/05/2022 tarihli hasar bildirimlerini yaptığını, Ancak davalı şirket çalışanları tarafından yapılan keşif sonucu herhangi bir zararın meydana gelmediği sonucuna ulaşıldığını, Davalı şirket çalışanları tarafından yapılan bu yanlış değerlendirme üzerine davacı müvekkili tarafından davaya konu taşınmazlarda meydana gelen zarara ilişkin Bozkır Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyası ile delil tespiti sağlandığını, Bu tespit sonucunda ise müvekkile ait 2 taşınmazda don zararı nedeniyle toplamda 15.120 kg verim kaybı olduğu tespiti yapıldığını, Söz konusu meydana gelen don zararının karşı taraf Sigorta Şirketi tarafından poliçe kapsamında karşılanması gerektiğini, Davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000,00TL meydana gelen zararın ( zarar miktarı tam ve net tespit edildiğinde artırılmak üzere) zarar tarihi olan 08/04/2022 itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, Yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Mahkememiz ara kararı uyarınca resen görevlendirilen bilirkişi Hayati Talas, Nedim Olgun ve Bahadır Kutlu tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporundan özetle: "01/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları 2022 ile Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Sigortası Tarife Ve Talimatları 2022 'nin Tarım Sigortaları Havuzunun işleticisi olan ...'e ait ... numaralı davacı/sigortayı ettiren/sigortalı ... ile sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. nin acentesi ... Sigorta Aracılık Hizmetleri ... arasında düzenlenen Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ve ekleri tarafımızdan incelenmiştir. Tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki kanaat hasıl olmuştur. Bilirkişi kurulumuzca don zararının olduğu iddia edilen dönemde fiilen yerinde inceleme yapılamadığından, ... tarafından görevlendirilen ekspertizlerin 15/04/2022, 14/05/2022 ve 18/05/2022 tarihli ekspertiz raporları ve değerlendirmelerine ait dosyada mevcut fotoğraflar ile değişik iş dosyası incelendiğinde; don nedeni ile verim kaybının söz konusu olmadığı, ancak raporlarda belirtilen fizyolojik etkilerden dolayı verim kaybının oluşabileceği, oluşan zararın teminat kapsamında olmadığı kanaatine varılmıştır." Görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Aynı bilirkişiler EK rapordan özetle; "bilirkişi kurulumuzca talep edilen ve dava dosyasına eklenen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğünce gönderilen 2022 yılı Nisan ayı sıcaklık bilgileri ve dava dosyası ayrıntılı olarak incelenmiş, davacı vekilinin itirazları değerlendirilmiş ve kök raporumuzda değişiklik yapılmaması kanaatine varılmıştır." Görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Dava; "Sigorta" davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Sigorta davası açmıştır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi gereğince; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. " şeklinde düzenleme yapıldığı, 6100 Sayılı HMK'nın 190. Maddesi gereğince; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında, Somut olayda davacı, davasını ispat edememiştir. D.iş dosyası raporu ile Mahkememizce alınan rapor da uyumlu olup, zarar ispat edilememiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı davacının, davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 427,60-TL Peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, 7-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip Hakim