İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/105 E. 2025/150 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/105
Karar No
2025/150
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/105 Esas - 2025/150

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/105 KARAR NO : 2025/150

DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 07/03/2024 KARAR TARİHİ: 28/04/2025 Yazıldığı Tarih : 26/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin 2002 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarından biri olan ve toplamda 100 kampüsü ile halihazırda eğitim faaliyetlerine devam eden “...” nın sahibi ve işleteni olduğunu, Müvekkili şirket tarafından oldukça yaygın ve şirket için ayırt edici nitelikte bulunan “...” ibaresinin ... numarası ile adına tescil edildiğini, Akabinde ... A.Ş. tarafından ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescilinin talep edildiğini Müvekkili şirket tarafından işbu başvurunun yayımına yapılan itirazın ... 6769 sayılı SMK'nın 6/1 bendi uyarınca kabul edilerek, başvurunun reddine karar verildiğini, İşbu karara karşı ... A.Ş., tarafından yapılan itirazın ... sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki red kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ... kararında başvuru sahibinin müktesep hakkı olduğuna ilişkin kanaatine varılmasına sebep olan ... sayılı ve "..." ibareli markanın başvurusu sahibi tarafından kullanılmadığını, Dava konusu ... başvuru nolu “...” ibareli markanın ... başvuru nolu marka ile tamamen aynı olduğunu ve tekrar marka olarak nitelendirilmesi gerektiğini, Bir markanın tekrar marka olarak değerlendirilmesi için, ilk markanın kullanılmamış olması, ikinci markanın ilk marka ile aynı olması, markaların aynı mal ve hizmeti kapsaması ve ikinci markanın ilk markanın hoşgörü süresinin bitiminden kısa süre sonra yapılması gerektiğini, İtiraza konu ... başvuru nolu markanın işbu koşulların tamamını taşıdığını, SMK m.9.1’ hükmü gereğince; Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğini, Tescil tarihinden beri kullanılmayan ... sayılı ve "..." ibareli markanın iptaline ve sırf 5 yıllık kullanım süresini uzatmak amacıyla kötüniyetle yapılan ... sayılı ve “...” ibareli başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, İş bu hususta benzer sayılabilecek “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü için açılan davada ikinci markanın kötüniyetle yapıldığı yönünde verilen yerel mahkeme kararının ..... Hukuk Dairesince onandığını, İtiraza konu markanın müvekkili şirkete ait markalar ile benzer olmasının yanı sıra, kötü niyetli olarak kanunda öngörülen 5 yıllık süreyi dolanmak amacı ile yapıldığından bahse konu ... kararının hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu ... kararının ve davalı şirketin müktesep hakka dayandığı ... sayılı ve "..." ibareli markanın iptalinin gerektiğini, Müvekkili şirketin ekte sundukları marka listesinden görüleceği üzere söz konusu figüratif unsurlar ve renk kombinasyonları ile mal ve hizmetler açısından “...” ibaresi üzerinde müvekkili şirketin müktesep hakkı olduğunu, Her ne kadar ... kararında başvuru sahibinin itirazının kabulüne karar vermişse de itiraza konu marka ile müvekkili şirkete ait markanın benzer olduğu hususunun bu kararda kabul edildiğini, Davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 13 Mayıs 2016 tarihinde akdedilen sözleşme gereğince davalının 41. sınıfta marka başvurusunda bulunamayacağını yükümlendiğini, İşbu sözleşmeye ek olarak aynı taraflar arasında düzenlenen ek protokol uyarınca davalı şirketin 16 Mayıs 2016 tarihinden sonra yapacağı K-12 faaliyetleri ile ilgili marka sınıflarında (09, 16, 25, 35, 41, 43. sınıflar ve bu sınıflar dışında olmakla birlikte K-12 faaliyetleri ile ilgili diğer alanlar) yapacağı “...” ibareli marka başvurularına müvekkili şirket tarafından itiraz edebileceğinin açıkça düzenlendiğini, Bu nedenle davalının bahsedilen sınıflar dışında yapacağı marka başvurularına itiraz hakkının müvekkili şirkete geçtiğini iddia ederek ... kararının ve ... sayılı markanın iptali ile ... sayılı marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçesinde ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Huzurdaki davanın ... karar iptali ile birlikte ... başvuru/tescil nolu "...” ibareli markanın iptalinin de talep edildiğini, SMK’nın 26. Maddesi uyarınca kullanılmamaya ilişkin iptal taleplerinin 2024 yılı itibariyle ... nezdinde yapılması gerekirken Sayın Mahkeme huzurunda yapılmasının usulden reddi gerektireceğini, Müvekkili şirketin başta ... olmak üzere, .... sektörlerinde faaliyet gösteren güçlü kuruluşları ve eğitim alanındaki köklü iştirakleri ile Türkiye’ye değer katan 20’nin üzerinde kurumsal markayı temsil ettiğini, Müvekkili şirketin uzunca süredir kullanılan markalarında bu markaların asli unsuru olan "..." ibaresini muhafaza ettiğini ve böylece tüketici nezdinde yarattığı izlenimin korunmasını amaçladığını, Müvekkili şirketin “...” ve “...” esas unsurlu ve ibareli birçok seri markanın maliki olması nedeniyle “...” ibareli markalar üzerinde öncelikli ve kazanılmış hak sahibi olduğunu, Müvekkili şirketin 2007 yılından beri “...” ibareli ve esas unsurlu seri markalarını yoğun ve ciddi surette kullandığını, Bunun yanında “...” ibareli markaların ilk olarak müvekkili şirket adına tescil edildiğini ve uzun yıllardır yapılan yatırımlar ile tanınmış marka haline getirildiğini, Müvekkili şirkete ait markaların esas unsurunu oluşturan ‘...’ ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin 1998 yılından buyana ticaret unvanının da kök unsuru olduğunu, Davalı kurum kayıtları kontrol edildiğinde ... sayılı "...” markasının müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, Davacı şirkete ait markalı ile müvekkili markalarının görsel ve işitsel yönden benzer bulunma ve tüketici kesimi tarafından karıştırılma ihtimalinin olmadığını, Müvekkiline ait "..." ibareli markada birçok renk bulunmasının yanı sıra bir binanın çatısı şeklindeki tasarım ve “...” şeklindeki tali unsurun da yer aldığını, SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede esas alınacak ortalama tüketici kitlesinin dikkatli ve seçici olması nedeniyle markalar arası iltibas ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Davaya konu ... kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, savunarak işbu davanın reddini talep ettiği görülmektedir.

MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. "Dava dilekçesinde ... sayılı markanın kullanılmaması nedeniyle iptali istemli açılan dava 6769 sayılı SMK 26. Maddesi, Geçici 4 . Madde , 192/1 a maddeleri kapsamında 10/01/2024 tarihinden itibaren bu konudaki talepler hakkında ... görev ve yetkili olduğundan bu davanın TEFRİK edilerek ayrı esasa kaydı yapılmasına, Ayrı esas üzerinden (.... esas) bu davanın görev yönünden usulden reddine, ... markanın kullanılmaması nedeniyle iptal istemli açılan davada harç yatırılmadığından 2024 yılı tarifesi uyarınca 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davacıdan tahsiline, " şeklinde karar tesis edildiği görülmüştür. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın.... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluşup oluşmadığı, başvuru markasının davalı firmaya ait ... sayılı marka dolayısıyla müktesep hak oluşturup oluşturmadığı, bu konu ile ilgili .... nihai olarak verdiği ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 14/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 07/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.

... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. İnceleme sonucunda, başvuru ile itiraza mesnet gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak, başvuru sahibinin, işbu başvuru kapsamında yer alan hizmetlerde tescilli ... ve “...” ibareli markası bulunduğu, anılan markanın işbu başvuru ile figüratif unsurlar ve renk kombinasyonları dahil aynı olduğu ve bu nedenle, söz konusu hizmetler bakımından başvuru sahibinin müktesep hakkı olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde, başvuru sahibinin müktesep hakkı göz önüne alındığında, işbu başvuru hakkında ... verilen ret kararı yerinde görülmemiş ve başvuru sahibi itirazının kabulü gerekmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde özetlenebilir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...+ ... (...) ...+ ...

Önceki markası ...+ ... (...)

13.02.2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda " Yukarıda yer alan tabloda belirtildiği üzere dava konusu marka başvurusunun 35/1,2,3,4 ve 41. sınıf hizmetler ile 35/5. Sınıf hizmetler içerisinde 19. sınıf emtialar bakımından yapıldığı görülmektedir. Davacının itiraza gerekçe markasının ise 16, 18, 25, 28, 35/5. Sınıf (01-34) tüm emtialar ile 35/1,2,3,4, 41 ve 43. Sınıf hizmetler bakımından tescilli olduğu görülmüştür. Dolayısıyla tarafların markalarının kapsamındaki emtia ve hizmetler karşılaştırıldığında dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki bütün emtia ve hizmetlerin davacının tescilli markasının kapsamındaki emtia ve hizmetlerle aynı/benzer olduğu görülmüştür. Taraf markaları görsel olarak incelendiğinde her ne kadar markalarda “... ve ...” gibi başka ibareler bulunsa da bu ibarelerin ayırt ediciliği düşük, sektör, tür, yer ismi belirten ibareler olmaları nedeniyle markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin dava konusu marka başvurusunda aynen yer aldığı ve markada dominant bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraf markaları görsel olarak karşılaştırıldığında her iki taraf markalarında “...” ibaresinin koyu yeşil küçük harflerle yazılması, markaların ağırlıklı olarak yeşil tonlarından oluşması ve markalarda bulunan ... unsurlarının markaları birbirinden ayırt edici kılacak kadar “...” ibaresinin önüne geçmediği bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel benzerliğin bulunduğu düşünülmektedir. Taraf markaları anlamsal olarak değerlendirildiğinde ise taraf markalarının esas unsuru olan ... ibaresinin “kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü” anlamına geldiği ve markalarda aynı anlamda kullanıldığı, davalının markasında yer alan “...” ve davacının markasında yer alan ve “mağaza” anlamına gelen “...” ibaresinin “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük, tanımlayıcı ibareler olması nedeniyle markalar arasında anlamsal benzerliğin de olduğu anlaşılmıştır. Taraf markaları fonetik olarak değerlendirildiğinde ise markaların vurgunun üzerinde bulunan baskın unsurunun “...” ibaresi olması nedeniyle fonetik benzerliğin de sağlandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı tarafın marka başvurusu ile davacının itiraza gerekçe markasının SMK’nın 6/1 maddesi anlamında görsel, anlamsal ve fonetik olarak benzer olduğu ve taraf markalarının esas unsuru olan “...” ibaresinin taraf markalarında aynı renk tonlarında ve ön planda kullanılması nedeniyle ilgili tüketici kitlesi olan bilinçli tüketici kitlesinde bile markaların aynı işletmeden geldiği ve birbirinin devamı olduğu yönünde izlenim oluşturabileceği dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin de bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davalının ... Sayılı Önceki Markası Yukarıda yer verilen davacı tarafın çekişme konusu olmaktan çıkmış (en az 5 yıldır tescilli olan) markası incelendiğinde iş bu markanın “...” ibaresinden oluşan ve 35/1,2,3,4, 35/5-19 ve 43. Sınıflarda tescilli bir marka olduğu görülmüştür. İş bu marka ile dava konusu ... sayılı ...+ ... ibareli marka karşılaştırıldığında ise markaların figüratif olarak birebir aynı olduğu ve aynı emtia/hizmetleri kapsadığı, dolayısıyla takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının müktesep hak iddiasının gerekli kriterleri taşıdığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak heyetimizce tüm dosya üzerinden yapılan değerlendirmede taraf markalarının SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu görüşüne varılsa da; hukuki takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere, davalının önceki tarihli ... sayılı “...” ibareli markası üzerinde müktesep hakkı bulunması nedeniyle dava konusu marka başvurusunun benzerlik nedeniyle reddedilemeyeceği düşünülmektedir. Davacı sayın vekilinin iş bu davada ... sayılı markanın kullanılmama nedeniyle iptalini de talep ettiği ve Sayın Mahkemenin 06.11.2024 tarihli ara kararı ile marka iptali talebinin tefrik edilerek .... Esasa kaydedildiği görülmüştür. SMK’nın 9. Maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde markanın Kurum tarafından iptal edilebileceğine ilişkin SMK’nın 29. Maddesinin yürürlük tarihi 10.01.2024 tarihi olup, bu tarihten sonra markanın kullanılmama nedeniyle iptali taleplerinin Kurum nezdinde yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla hukuki takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere ... kararının verildiği tarihte tescilli olan bir markanın sonradan hükümsüz kılınması/iptali kararın geçersiz sayılmasına sebep olmayacağından ve heyetimize bu yönde bir görevlendirme de verilmediğinden raporda davacının müktesep hak iddiasında olduğu ... sayılı markanın ciddi bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı hususunda bir değerlendirmede bulunulmamıştır. SONUÇ; •Dava konusu ... sayılı "...+ ... " ibareli marka ile davacı şirketin ... sayılı ibareli markasının SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca başvuru kapsamındaki 35 ve 41. Sınıf tüm hizmetler bakımından benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, •Davalı tarafın ... sayılı "...+ ... " ibareli marka üzerinde aranan kriterleri taşıması nedeniyle müktesep hakkı bulunduğu, •... ...’nın 13.02.2024 tarih ve ... sayılı kararı ile heyetimizin değerlendirmelerinin çelişmediği/aynı yönde olduğu ve bu nedenle Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının itirazının reddi yönündeki ... kararının iptali şartlarının oluşmadığı,"şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ; davalı firma vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+ ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...+ ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla birlikte davalının "...+ ..." ibareli (...) Önceki tescilli markası karşısında yukarıda açıklanan ilkelere göre bu markanın varlığı başvuru markası açısından müktesep oluşturduğu; Anılan marka için görevsizlikle gönderilen Kullanmama nedeniyle verilebilecek iptal kararı ise bu davaya konu edilen ... kararını etkilemeyeceği; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,

4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 28/04/2025 Katip .... Hakim .... E-imza E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/105, K. 2025/150, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-105-e-2025-150-k-cf2884392e1c