İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1041 E. 2026/618 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1041
Karar No
2026/618
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1041 Esas KARAR NO : 2026/618

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İstanbul ilinde faaliyet göstermekte olup davalı firma ile çeşitli zaman dilimlerinde bir çok alım satım faaliyeti gerçekleştirdiğini, davalı taraf ile yapılan ticarette, tekstil ürünlerinde kullanılan yapıştırıcılar, deri, deri tozu, monta çivisi, ayakkabı tabanı, suni deri gibi çeşitli tekstil ve ayakkabı ürün satımları gerçekleştiğini, 15/09/2022 - 29/08/2023 tarihleri aralığında toplamda 85.418.000,00 TL tutarında taraflar arasında ticaret gerçekleştiğini ve bu tutarda fatura kesildiğini, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası üzerinden yapılan görüşmelerde davalı taraf ile anlaşma zemini sağlanamadığını, yapılan ticaret nedeniyle davalı tarafça bugüne kadar müvekkili şirkete sembolik sayılacak bir ödeme yapılmış olup alacağın çok büyük bir kısmının halen ödenmediğini, davalı tarafın her seferinde toplu bir şekilde ödeme yapacağını ifade ederek kararlaştırılan ödeme tarihini ötelediğini, zaman kazanmaya çalıştığını, Arabuluculuk görüşmelerinde ödemelerin yapıldığı belirtilmişse de taraflarına yapılmış bir ödeme bulunmadığını, şayet davalı taraf ödeme yapıldığını iddia ediyorsa bu ödemelerin kimlere, ne tutarda, hangi tarihlerde yapıldığına dair belgelerini sunmaları gerektiğini, zira taraflar arasındaki ticaretten dolayı şirketi temsile yetkili veya ödeme almaya yetkili bir kişiye yapılmış bir ödeme bulunmadığını, faturaların tarafların ticari defterlerine işlenmiş durumda olduğunu, aynı zamanda söz konusu faturalara davalı tarafça yapılmış bir itiraz da bulunmadığını iddia ederek; davanın kabulü ile davalının temerrüte düşürüldüğü arabuluculuk son tutanak tarihi olan 07/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle şimdilik Hmk 109 uyarınca 1.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ikame olunan işbu davanın konusunun davacının alacaklı olduğunu iddia etmesinden kaynaklandığını, dava dilekçesinde yazılı hususların kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından ... arabuluculuk numarasıyla başvuru yapıldığını ve bu başvuruda davacı tarafından 111.039.606,00-TL alacaklı olduklarını beyan ederek talepte bulunduklarını, .... tarihli arabuluculuk tutanağı ile de anlaşmaya varılamadığını, likit bir alacak talep eden davacı tarafın ise ikame olunan işbu davada dava dilekçesinde "15/09/2022 - 29/08/2023 tarihleri aralığında toplamda 85.418.000,00 TL tutarında taraflar arasında ticaret gerçekleşmiş ve bu tutarda fatura kesilmiştir." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu beyana rağmen dava değerinin dilekçede 1.000,00-TL olarak gösterildiğini, ticari alacak olduğu iddia edilen faturaya dayalı alacaklar likit alacak olduğundan davacı tarafça belirlenebilir alacaklardan olduğunu, dolayısıyla bu konuda davacı taraftan izahat istenmesi ve eksik harcın tamamlanması gerektiğini, öte yandan davacı tarafından açılan davada dayanılan delillerin açıkça ve ayrıca gösterilmediğini, sunulacağı belirtilen delillerin de süresinde sunulmadığını, davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, müvekkili tarafından davacı yan ile olan ticari ilişki süresince tüm borcun ödendiğini ve resmiyete yansıdığını, yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporlarıyla da bu hususun sabit olacağını savunarak; aleyhe ikame olunan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ticari fatura kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı savunması kapsamında borcun ödenip ödenmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İkitelli, Başakşehir ve Pendik Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı şirket yetkilisi tarafından 05/02/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan faturalar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davaya konu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususları ile dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 17/07/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; .... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan faturalardan kaynaklı alacağının tahsili talebinden ibaret olduğu, davacı şirket ticari defter ve belgeleri ile ilgili olarak; davacı şirket vekili Av. ... ile ticari defterlerin iletilmesi hususunda iletişime geçilmiş olmakla birlikte, davacı şirket vekili tarafından “Talep ettiğiniz müvekkil şirkete ait defterler ve diğer belgeler kayıp olduğu için tarafımızca temin edilememiştir. Bu sebeple sunulamamaktadır.” Şeklinde bilgi verildiğinden davacı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davalının 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davacı şirket müdürü tarafından dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete 52 adet toplamda 86.418.743,86 TL fatura düzenlendiği, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2022 yılı BA formlarında davalının davacıdan 6 adet toplamda 7.115.661,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2023 yılı BA formlarında davalının davacıdan 46 adet toplamda 68.071.412,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2024 yılı mal/hizmet alımına ilişkin bildirim bulunmadığı ve davacı şirketin BS bildirimi ile uyumlu olduğu, bu itibarla davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 2022 ve 2023 yılları düzenlenen tüm faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete muhtelif tarihlerde toplamda 86.418.743,86 TL çek ile ödeme yapıldığı ve mezkur ödemelerin vadelerinde tahsil edildiği; neticeten; davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin davacı şirket faturalarından mahsubu sonucunda dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. ...., T. ...., ..., ..., ve ...'den; bilirkişi raporunda belirtilen çeklerle ilgili ödeme bilgileri ile çeklerin ibraz anındaki arkalı önlü suretleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, banka cevabi yazıları, 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen mal ve hizmet alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek iş bu alacağın tahsili talepli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, yukarıda özetlenen denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davacı şirket müdürü tarafından dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete 52 adet toplamda 86.418.743,86 TL fatura düzenlendiği, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2022 yılı BA formlarında davalının davacıdan 6 adet toplamda 7.115.661,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2023 yılı BA formlarında davalının davacıdan 46 adet toplamda 68.071.412,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2024 yılı mal/hizmet alımına ilişkin bildirim bulunmadığı ve davacı şirketin BS bildirimi ile uyumlu olduğu, bu itibarla davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 2022 ve 2023 yılları düzenlenen tüm faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete muhtelif tarihlerde toplamda 86.418.743,86 TL çek ile ödeme yapıldığı ve mezkur ödemelerin vadelerinde tahsil edildiği; neticeten; davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin davacı şirket faturalarından mahsubu sonucunda dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, davalı vekili tarafından çek bilgilerinin dosyaya ibraz edildiği, ilgili bankalara yazılan müzekkere cevaplarında çek ödemelerinin davacı şirket yetkisine yapıldığının anlaşıldığı, çek ödeme bilgileri dikkate alındığında davalı ticari defter ve kayıtlarını doğrular nitelikte olduğu ve bu itibarla 86.418.743,86 TL davacı şirkete ödeme yapıldığının sabit olduğu ve bu durumda davalının 86.418.743,86 TL davacıya ödediğini ispatladığı ve ispat yükünün davacı tarafa geçtiği, davacı tarafın ödemenin aksini usule uygun delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla; davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı görülmekle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra re'sen taraflara iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026

Katip ... ¸¸

Hakim .... ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1041, K. 2026/618, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1041-e-2026-618-k-6ba245dfe55c