İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1039 E. 2026/305 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1039
- Karar No
- 2026/305
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1039 Esas KARAR NO : 2026/305 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 30/12/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki sonucu tadilat, onarım ve bakım işlerine ilişkin 12/03/2024 tarihli --------- numaralı 660.000,00 TL tutarlı ve 15/03/2024 tarihli --------- numaralı 300.000,00 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin faturalardan kaynaklı borcunu ödememesi üzerine--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe karşı itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, davalı tarafından faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen fatura, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil etmekte olduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında davalı şirket aleyhine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak ---------- Arabuluculuk Bürosu --------- sayılı dosya kapsamında yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulü ile --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı dosyasındaki itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız itirazından ötürü lehlerine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 04/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından düzenlenen faturaların müvekkili şirkete hiçbir şekilde ulaşmadığını, davacı tarafın davaya konu faturalara ilişkin işleri gerçekleştirdiğini iddia etmediğini ve müvekkili şirketin davacı taraftan davaya konu iş kapsamında hiçbir hizmet almadığını, davacı tarafından kesilen faturaların neye istinaden kesildiği belirli olmadığını, Vergi Usul Kanunu kapsamında yasal süre içerisinde kesilip kesilmediğinin de anlaşılmadığını, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, fatura içeriklerinin hem miktar hem de içerik yönünden neye göre kesildiğinin ispatlanması gerektiğini belirterek haksız ve somut dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı taraf kötü niyetli olduğundan müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davaya konu takibin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabı ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabı --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası -21/08/2025 tarihli bilirkişi raporu -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 21/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait incelenen ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 01.11.2024 tarihinde 660.000,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın 660.000,00 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 01.11.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. -Mahkememiz dosyasının 22/01/2026 tarihli celsesinin ara kararı gereği Davalı şirket yetkilisi --------- Belediye Başkanlığı'nı temsilen ---------- yemin metninin HMK 228 maddesi şerhi tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği, ----------- Mahkememizin 02/04/2026 tarihli celsesinde hazır bulunduğu ve "Davacı şirketin, yetkilisi olduğum ----------Ş.'den 15.03.2024 tarihli ---------- numaralı 300.000,00 TL tutarlı faturaya istinaden borçlu olmadığına, bu faturaya karşılık davacı şirketten herhangi bir hizmet alınmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemin eda ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki anlaşma gereği tadilat , onarım ve bakım işinden kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine tadilat , onarım ve bakım işi açıklamasıyla düzenlenen 660.000,00 Tl'lik ve 300.000,00 Tl'lik iki adet faturaya dayalı 960.000,00 Tl'nin alacağının tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Davacı taraf verilen hizmetlere karşılık fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise davacı taraftan davaya konu iş kapsamında hiçbir hizmet almadığını, davacı tarafından kesilen faturaların neye istinaden kesildiği belirli olmadığını savunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. ---------- sayılı ilamı; "...--------- sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. --------- sayılı, --------- sayılı, --------- sayılı, ---------- sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davanın konusunun, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 2 adet toplam 960.000 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup; Mali Müşavir bilirkişinin Mahkememize sunduğu bilirkişi raporunda davacı ve davalı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturaların kayıtlı olduğu, davalı yan tarafından ödeme yapılmadığının kayıtlı olduğu ,davalı yanın ticari defterlerinde; takibe konu davacı yan tarafından davalı yana düzenlen 12.03.2024 tarihli --------- no.lu 660.000,00 TL tutarlı faturanın, davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu edilen diğer fatura olan 15.03.2024 tarihli ---------- no.lu 300.000,00 TL tutarlı faturanın ise davalı yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı, kayıtlı olan fatura yönünden, davalı şirket tarafından faturaya itiraz edildiğine ilişkin somut belge bilginin bulunmaması nedeniyle fatura içeriği hizmetin, davalı yanın kabulünde olduğuna ilişkin karinenin oluşacağı aksinin dosya kapsamında yer almadığı tespit edilmiştir. Davalı şirket vekili kayıtlı fatura yönünden işbu hizmeti almadığına ilişkin tanık dinletme ve keşif yapılması talebinde bulunmuş ise de miktar itibariyle ticari defterlerde kayıtlı faturanın aksinin tanık ile ispatının mümkün olmadığı , fatura bedellini ödediğini ispatlaması gerektiği, bu hususta fatura bedeli olan 660.000,00 TL tutarlı borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalı yanın ticari defterlerinde gözüken davacı borcunun belgeye dayanıp dayanmadığı da anlaşılmadığından, davacı yanın ticari defterleri ile örtüşmeyen davalı yanın dönem başı defter alacağınında, takibe konu fatura borcundan mahsup edilemeyeceği, tüm bu hususlar topluca değerlendirildiğinde davacı şirketin 660.000,00 TL tutarında alacağını talep edebileceği davalı yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmayan takibe konu edilen diğer fatura olan 15.03.2024 tarihli ---------- no.lu 300.000,00 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki bakım onarım hizmetinin davacı yan tarafından davalı yana verildiğinin ispata muhtaç olduğu, davacı vekilinin yemin deliline dayanmış olması nedeniyle yemin delilinin hatırlatıldığı ve yemin teklifinde bulunduğu, davalı şirket yetkilisi ------- Belediye Başkanlığı'nı temsilen ----------- Mahkememizin 02/04/2026 tarihli celsesinde hazır bulunduğu ve yetkilisi olduğu ---------Ş.'nin 15.03.2024 tarihli --------- numaralı 300.000,00 TL tutarlı faturaya istinaden borçlu olmadığına, bu faturaya karşılık davacı şirketten herhangi bir hizmet alınmadığına dair yemin eda etmiş olup bu hususta aksine dosya kapsamında her hangi bir delil yer almadığı anlaşılmış olup; davanın kısmen kabulü ile, davalının ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 660.000,00TL fatura alacağı üzerinden aynı şartlarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davacı lehine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 660.000,00TL fatura alacağı üzerinden aynı şartlarda DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 132.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 45.084,60 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 11.594,40 TL harçtan ve 4.800,00 TL icra peşin harcından mahsubu ile bakiye 28.690,20 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 105.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 9.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 270,00 TL, KEP gideri 11,20 TL, dosya masrafı 25,00 TL olmak üzere toplam 9.306,20 TL'nin kabul ve ret oranına hesaplanan 6.398,01 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 11.594,40 TL olmak üzere toplam 12.022,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.475,00 TL'sinin davalı taraftan, 1.125,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin ve davalı şirket yetkilisi ----------- Belediye Başkanlığı'nı temsilen ----------yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2026