İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1027 E. 2026/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1027
- Karar No
- 2026/541
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1027 Esas KARAR NO : 2026/541
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARŞI DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARŞI DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile Müvekkili firma arasında taşıma ilişkisine dayanan bir ticari ilişki mevcut olduğu, Her ne kadar taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu izahtan vareste dahi olsa, bir an için taşıma sözleşmesinin yazılı olarak yapılmadığı düşünülse dahi, Türk Ticaret Kanunu m. 856/2 uyarınca eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karine olarak kabul edilmekte olduğu, Söz konusu emtianın satıcısının yurtdışında bulunması nedeniyle ilgili taşımada tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen CMR Konvansiyonu uygulama alanı bulacağını, eşyanın taşıyıcıya teslimi CMR Konvansiyonu md. 4 ve 5 uyarınca da taşıma sözleşmesinin varlığına karine teşkil etmekte olduğu, bu durumda somut olayda taraflar arasında usulüne uygun olarak kurulmuş taşıma sözleşmeleri ve ticari ilişki mevcut olduğu, Müvekkili Şirket ile davalı şirket, davalı şirkete ait emtiaların Türkiye'den Almanya'ya taşınması konusunda anlaşmış olduklarını, Müvekkili Şirketin işbu dava konusu taşımada taşıma işleri organizatörlüğü görevini ifa etmiş olup taşımanın gerçekleştirilmesi için tüm çabayı sarf etmiş olduğu, Müvekkili Şirketin organize etmiş olduğu taşıma gerçekleştirilmiş, emtia hasarsız ve tam bir şekilde davalı tarafından belirtilen adrese teslim edilmiş olduğu, bu anlamda taraflar arasında kurulmuş olun taşıma sözleşmesine istinaden taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamakta olduğu, Taşınan emtia varış noktası olan Almanya'ya 20/06/2023 tarihinde imza karşılığında teslim edilmiş olup, davalı taraf, süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunmamış, CMR 32/1'e göre; "Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren" bildirilmesi gerekmekte olduğu, Müvekkili Şirketin taşıma işinin usulüne uygun ifasından sonra davalı şirket adına konu taşımaya ilişkin 09/04/2023 tarihli ... seri numaralı 992,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura, 20/05/2023 tarihli ... seri numaralı 235,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura, 20/05/2023 tarihli ... seri numaralı 773,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura, 07/05/2023 tarihli .... seri numaralı 1.250,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura tanzim edilmiş, davalı şirket tarafından faturanın içeriğine itiraz edilmemiş, TTK md.21/f2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” gereği fatura içeriği kesinleşmiş olduğu, Belirtilmiş olan faturalardan bir kısmı davalı tarafça ödenmiş olup Müvekkil Şirketi tarafından ödenmemiş olan bakiye tutar için cari hesap ekstresine dayalı icra takibi başlatılmış olduğu, Davalı Şirket, kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine haksız olarak itiraz etmiş, takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, Davalarının kabulüne, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibin kaldığı yerden devamına, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Almanya kurulu bulunan ... and ... firmasının müvekkili şirketten çeşitli boyut ve ebatlarda alüminyum profil sipariş vermesi üzerine, kendilerine 07/06/2023 tarihli ... nolu fatura ile 23.290,00 Euro tutarında mal satışı gerçekleştirmiş olduğu, Satışa konu olan malların yurt dışındaki adrese teslimi için F .... nolu Dolaşım Belgesi düzenlenmiş ve Avrupa Birliği sınırları içinde gümrük işlemi görecek olan nakliyeye ilişkin ... numarası alınmış olduğu, Söz konusu ihraç edilen emtianın, ... and ... firmasının, ... Almanya adresine taşınması için davacı ... Lojistik Anonim Şirketi ile anlaşma sağlanmış, İhraç edilen emtiaların davacı nakliye firmasına ait TIR'a yüklenmiş ve kendisine .... nolu Dolaşım Belgesi, Gümrük Beyannamesi ve ihraç edilen emtiaya ilişkin e-fatura teslim edilmiş olduğunu, Bu belgeler doğrultusunda ihraç edilen emtianın teslim edileceği tüm adres bilgileri ile teslimat ve gümrük işlemleri için yapılması gereken işlemler davacı nakliye şirketine detaylı olarak bildirilmiş olduğu, Nakliye aracı Almanya'ya ulaştığında; müvekkil şirket ile anlaşmalı gümrük firması ... firması ile temasa geçilecek, Gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra ise taşınan mallar alıcı ... Aluminium Industry and ... şirketinin 10999 Leuschnerdamm 11/Berlin Almanya adresine teslim edileceğini, Dava konusu edilen yükün çıkış tarihi 07/06/2023 olup, genellikle Almanya'ya yapılan taşımalara ilişkin nakliye süresi 10 gün olduğu. bununla beraber gümrükte yaşanabilecek sorunlarla bağlantılı olarak bu sürelerin 1-2 gün daha uzayabilmekte olduğu, bu nedenle yükün tahmini teslim tarihi 19/06/2023 olarak taraflar arasında kararlaştırılmış olduğu, Bu bakımdan müvekkili şirketin, 15/06/2023 tarihinde davacı nakliye şirketine mail yolu ile taşınan yükün nerede olduğunu sormuş, Davacı nakliye firmasından verilen cevapta; taşınan yükün 19/06/2023 tarihinde adresine teslim edileceği cevabı alınmış olduğu, 19/06/2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından tekrar nakliye firması ile iletişime geçilerek, yükün teslim edilip edilmediği sorulmuş ancak bu maile yanıt alınamamış olduğu, Davacı müvekkili şirketin göndermiş olduğu maile 22/06/2023 tarihinde yanıt vermiş; yükün 21/06/2023 tarihinde adrese teslim edildiğini iletilmiş olduğu, Bunun üzerine müvekkili şirket, malın teslim edildiğinin teyit edilmesi amacıyla alıcı .... and ... şirketi ile temasa geçmiş ancak kendilerinden yükün kendilerine ulaşmadığı bilgisi alınmış olduğu, Aynı gün davacı nakliye şirketi ile yapılan birkaç yazışmadan sonra davacının, teslim evrakını mail olarak müvekkili şirkete göndermiş olduğu, Davalı tarafından gönderilen teslim evrakı incelendiğinde; taşınan emtianın müvekkilinin talimatları doğrultusunda .... gümrük firması aracılığı ile ...and ... şirketine teslim edilmesi beklenirken, müvekkili şirketin hiç tanımadığı, aralarında ticari ilişki bulunmayan ... adlı gümrük şirketi tarafından 20/06/2023 tarihinde gümrük işlemlerinin yapıldığı daha sonra ... adlı şirkete taşınan yükün 21/06/2023 tarihinde teslim edildiği anlaşılmış olduğu, Davacının, müvekkili şirket tarafından kendisine verilen tüm talimatlara aykırı bir şekilde davranan nakliye şirketine derhal itirazda bulunmuş ve hatanın ivedilikle giderilmesini istemiş olduklarını, ancak müvekkil şirket tarafından yapılan tüm bu itirazlara rağmen, davacı nakliye firması tarafından müvekkil şirkete gönderilen 23/06/2023 tarihli mail ile "... firmalarının lojistik süreçlere dahil olduğu durumlarda maalesef bu yönde bir problemle karşılaşma olasılığımız olduğu, Şu anki sürece dair herhangi bir problem yaşanmayacağı ve alınan yanlı vekalet ile işlem yapılmayıp, doğru vekalet ve yetkilendirme ile acentemizin işlemlere devam edileceği bildirilmiştir. İşlemlere devam edebilmek adına, tarafınızla iletişime geçen yurt dışı acentemiz ..... yetkilileri ile sürece devam edilmesi için desteklerinizi rica edebilir miyim lütfen." şeklinde ikrar mahiyetinde ve fakat taraflarınca kabulü mümkün olmayan, hiç bir mazeret olarak kabul edilemeyecek mail ve açıklamalarla sorumluluktan kurtulma gayreti içine girmiş olduklarını, Üstelik davacının ağır kusuru nedeniyle ortaya çıkan zarar neticesinde, davacının basiretli bir tacir gibi müvekkili şirketin mağduriyetinin gidermesi beklenirken, müvekkili şirketin hiç tanımadığı, aralarında ticari ilişki bulunmayan bir firma ile sürece devam etmeleri müvekkili şirketten talep edilmiş olduğu, Müvekkilinin, ticari iş ahlakına sığmayan bu taleple birlikte, hiç tanımadığı bir gümrük firması ve malları teslim alan yabancı şirketin insafına bırakılmış olduğu, bu yabancı şirket de ihraç edilen malları müvekkili şirkete geri teslim etmemiş olduğunu, davacı nakliye firmasının ağır kusurlu olduğunu, Müvekkil şirket tarafından ihraç edilen malların, alıcısı yerine başka bir firma tarafından teslim alınması üzerine müvekkili şirket tarafından ağır kusurlu olan davacı nakliye şirketi ve ... gümrük şirketine 11/07/2023 tarihli ihtarname keşide edilmiş olduğu, işbu ihtarnamenin davacı şirkete 18/07/2023 tarihinde tebliğ olmuş olduğunu, Davacının aradan çekilerek muhatap alınmasını istediği ... gümrük firması ile yapılan uzun süren yazışmalarda, sorunun çözülmesi ve malların alıcı ... şirketine iade edilmesi istenmiş, ancak bahsi geçen gümrük firması; her seferinde sorunu düzelteceklerini belirtmelerine rağmen, sorunu çözmemişler ve taşınan malları alıcıya teslim etmemiş olduklarını, Üstelik şu an da Almanya kayıtlarında, taşınan malın ithalatçısı ... ve teslim alan da ... firması olduğunu, bu durum gerek Almanya gerekse Türkiye Cumhuriyeti gümrük mevzuatına açıkça aykırı olduğu, zira müvekkil şirketin vermiş olduğu Gümrük Beyannamesinde ithalatçı ... firması gözükürken, söz konusu malların ... firmasına ihraç edilmiş gözükmekte olduğu, yapılan ticarete ilişkin mevzuata aykırılık da davacının yapmış olduğu hukuka aykırı fiil neticesinde ortaya çıkmış olduğunu, CMR kapsamında taşınan eşyaların nakliye şirketince kayıp edilmesi sebebiyle, müvekkili şirketin davacıya icra takibine konu edilen taşıma ücreti borcu bulunmamakta olduğu, Davacı tarafından keşide edildiğini iddia edilen ve taraflarına tebliğ edilmemiş olan faturalar incelendiğinde taşıma hizmeti yapılmadan önce düzenlenmiş olduğu görülmekte olduğunu, bu nedenle taşıma işleminden önce davacı tarafça kesilen ancak müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olan faturalara müvekkili şirketin itiraz etme imkanı bulunmamakta olduğu, Kabul ve çelişki anlamına gelmemekle birlikte, faturaların tebliğ edildiği varsayılsa bile; faturaların düzenlenme tarihi itibariyle taşınması istenen yükün, henüz davacıya teslim edilmemiş, taşıma hizmeti de gerçekleşmemiş olduğu, Müvekkilinin taraflar arasında anlaşılan taşımaz hizmetinin gereği gibi ifa edilmeyeceğini, taşıma öncesinde bilmesi mümkün olmayacağını, bu nedenlerle de davacının iddiasının aksine, müvekkili şirketin faturalara 8 gün içinde itiraz edilmesinin beklenmesi de hayatın olağan akışına ters olduğu, Malın üçüncü kişiye teslim edildiği, ayıplı hizmet verildiği ve bu nedenle söz konusu durumun düzeltilmesi gerektiğine ilişkin yasal süre içerisinde 11/07/2023 tarihli ihtarname ile davacı şirkete ihbarda bulunulmuş olduğu, Bu nedenlerle, kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi taleplerinde bulunmuş, Karşı dava yönünden ise Müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın, davacı/karşı davalı şirket tarafından tazmin edilmesine, bunun için HMK 109 maddesi uyarınca fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL kısmi maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmekte olduklarını, Karşı davaları ile ilgili olarak davacı/karşı davalı nakliye firması tarafından taşınan ... numaralı fatura, dolaşım belgesi ve Gümrük Beyannamesinde görülen 4 paletten oluşan, toplam ağırlığı 1.959,42 kilogram olan ve değeri 23.290,00 Euro olan alüminyum malzemenin davacı/karşı davalı nakliye şirketince pervazsızca hareketi sonucunda kayıp etmesi sebebiyle oluşan zarardan CMR kapsamında davacı/karşı davalı sorumlu olup, müvekkili şirketin zararını tazmin etmekle mükellef olduğu, Davacı/karşı davalının açmış olduğu haksız, yasal dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı itirazın iptali davasının, taşıma masraflarından sorumlu tutulmamaları sebebiyle reddine, Kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı/karşı davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Haklı karşı davalarının kabulüne, Davacı/karşı davalıdan HMK 109 maddesi uyarınca fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL kısmi maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili’nin Karşı Dava’ya cevap Dilekçesinde özetle; davacının, karşı dava dilekçesinin ekine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı eklememiş olması HMK gereğince dava şartı yokluğu olduğu, bu sebeple davacının karşı davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesine karar verilmesi gerekmekte olduğu, Davalı / Karşı Davacının karşı dava dilekçesi incelendiğinde ise davacı tarafın talebi ve talebin dayanağı dava dilekçesinden anlaşılabilmekte olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde zararının 23.290,00 EUR olduğu, Davacı taraf işbu davayı tam eda davası olarak açabilecekken hukuka aykırı bir şekilde kötü niyetli olarak belirsiz alacak davası olarak açmış olduğunu, hukuki yararı bulunmadığından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, hiçbir şekilde Müvekkili Şirketin sorumluluğunu ya davacı tarafın hak sahipliğini kabul anlamına gelmemek kaydı ile, meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin emtianın teslim tarihinin 21/06/2023, huzurdaki davanın ise 28/01/2025 tarihinde ikame edilmiş olduğu, işbu davaya konu taşımada taleplerin bu kapsamda zamanaşımına uğramış olduğunu, Davalı tarafın cevap dilekçesinde taşıma sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediğini ve malların doğru adrese teslim edilmediğini iddia etmiş olduğu, Müvekkili Şirket emtiaları eksiksizce doğru adrese teslim etmiş olup uyuşmazlık sehven yapılan bir hatadan ortaya çıkmış olduğu, Müvekkili Şirketin sisteminde yapılan veri girişinde alıcı firma unvanına sehven teslimat yapılacak firmanın unvanı girilmiş, bu sebeple çıkış ihbarında, yurt dışı gümrük acentesi tarafından teslimat yapılacak firma ... olarak dikkate alınmış, akabinde söz konusu hatalı işlemin ivedilikle önüne geçilerek teslimat firması vergi yükümlülüğü ile karşı karşıya kalmamış, ... and ... adına işlemlerin yapılabilmesi için gümrüğe revize basvurusu yapılmış, .... firmasından vekalet alınmış, tüm işlemler eksiksizce tamamlanmış olduğu, sonuç olarak taşınan emtia alıcı ... firmasının belirttiği adrese, teslimat yapılacak ....p firmasına sorunsuz bir şekilde teslim edilmiş olduğu, Teslimat işlemi gerçekleştirildikten sonra Almanya Gümrüğünde düzeltme işlemleri takip edilmiş olup Almanya Gümrüğü tarafından taşımanın sorunsuz bir şekilde teslim alındığı bilgisi alınmış olduğu, akabinde davalı tarafa .... şirketinden vergi ödemesi için kesilen fatura iletilmiş olup ve .... şirketinin Almanya Gümrüğüne başvurup KDV iadesini alabileceği belirtilmiş olduğu, tüm bunlara rağmen davalı şirket Müvekkili Şirkete ödemeleri gereken navlun ücretini ödemeyi reddetmiş olduklarını, Tüm bu hususlar dikkate alındığında, Müvekkili Şirket tarafından taşıma işlemini eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş ve malların davalı tarafından belirtilen adrese teslim edilmiş olduğu, ancak davalı tarafından ödenmesi gereken navlun ücretinin Müvekkili Şirkete ödenmemiş olduğu, CMR Konvansiyonu md.23 gereği Taşıyıcının eşyanın zıyaı dolayısıyla ödeyeceği tazminatı sınırlandırılmış olduğu, Müvekkili şirkete karşı açılmış olan bu haksız ve hukuka aykırı karşı davanın öncelikle arabuluculuğun tamamlanmaması sebebi ile usulden reddini, esasa girilmesi durumunda da Müvekkili Şirketin dava konusu taşımada görevini eksiksizce yerini getirmesi ve hasara sebebiyet vermemesine istinaden esastan reddini Sayın Mahkemeden talep ettiklerini, itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne, Davalı/Karşı Davacı'nın davasının hak düşürücü süre itirazları doğrultusunda reddine karar verilmesini talep etmiştir. .
Davalı karşı davacı vekilinin 17.03.2026 tarihli ıslah dilekçesinde; taraflarınca dava konusu alacak taleplerinin işbu dilekçe ile ıslah yapılmak suretiyle arttırılmakta olduğunu, davacı/karşı davalının müvekkilinden alacağı olduğu kanaatine varılması halinde söz konusu alacağın 2.601,03 Euro - 600,00 Euro = 2.001,03 Euro olduğunun kabul edilmesini talep ettiklerini, ayrıca, takas ve mahsup talebinde bulundukları bir kere daha mahkemeye beyan ederek, hüküm kurulurken bu hususun dikkate alınmasını talep ettiklerini,bu bağlamda, takas ve mahsup yapılması halinde, davacı/karşı davalının müvekkilinden talep edebileceği herhangi bir alacağı kalmayacak olması sebebiyle sayın mahkemece asıl davanın reddine, taraflarınca ikame edilen karşı davanın ise 23.290-euro - 2.001,03-euro = 21.288,97 euro karşılığı olan 1.077.622,11-TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, son olarak, yapmış oldukları açıklamalar doğrultusunda, müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet vermemek adına fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutarak şimdilik huzurdaki davaya konu alacaklarını ıslah ettiklerini bildirdiklerini, dava değerinin 1.000- TL olduğunu, takas ve mahsup sonrası müvekkilinin alacağı 21.288,97 Euro'dur. (23.290-EURO - 2.001,03-EURO = 21.288,97-EURO), ıslah tarihi itibariyle 1 Euro = 51.0876-TL (Islah tarihi itibariyle Merkez Bankası'nın efektik satış kuru dikkate alınmış olduğunu,) 21.288,97 Euro X 51.0876,00.TL = 1.087.602,38-TL,1.087.602,38-TL - 1.000-TL = 1.086.602,38-TL arttırılan harca esas değer, 1.087.602,38-TL davanın toplam değeri, dilekçe ekinde, TL olarak talep edilen yabancı para alacağı ile ilgili ıslah yapılırken ıslah tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kurunun dikkate alınması gerektiğine dair Yargıtay kararlarını da dilekçe ekinde Mahkemeye sunduklarını, Mahkemeye, ıslah talepleri doğrultusunda taraflarınca ıslah harcı yatırıldığını da beyan eder, asıl davanın reddini, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etiklerini beyan ederek mahkemece takas ve mahsup talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını, takas ve mahsup yapılması halinde davacı/karşı davalının alacağı kalmadığı için asıl davanın reddini, Kötü niyetli olarak icra takibini başlatan davacı/karşı davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla karşı davanın ıslah doğrultusunda şimdilik 1.087.602,38-TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası celbedilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, taraflara ait BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve ticari defterler üzerinde ve tazminatın varlığı ve miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya sunulan 03/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacının 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalının 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, usulüne uygun tutulmuş olduğu, Tarafların ticari defterleri ve inceleme sırasında sunulan Faturalar ve Ödeme belgeleri dikkate alındığında, Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş E-Faturalarının EUR Bazında düzenlenmiş olduğu ve Fatura bedelinin Döviz bazında ödeneceği, Döviz faturalarının TL ödenmesi durumunda " ... Bankası Gişe Satış Kuru" baz alınacağı kararlaştırılmış olduğu, E-Faturaların Merkez Bankası EUR Alış kuru üzerinden düzenlenmiş olduğu, Davacı tarafından davalı yana 2022 Yılında KDV Dahil Tutarı 3.128,90 EUR (58.081,30 TL) olan 4 Adet E-Fatura, 2023 Yılında KDV Dahil Tutarı 6.717,49 EUR (158.700,84 TL) olan 10 Adet E-Fatura, 2024 Yılında KDV Dahil Tutarı 275,00 EUR (9.023,96 TL) olan 1 Adet E-Fatura olmak üzere kümülatif olarak KDV Dahil Tutarı 10.121,39 EUR (225.806,10 TL) olan 15 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, Davalı tarafından davacı yana yapılmış toplam ödeme tutarı olan 168.075,94 TL’nin EUR karşılığının 7.520,36 EUR olduğunun değerlendirilmiş olduğu, Ticari defterlere ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Davacı/karşı davalının, icra takip tarihi olan 14/03/2024 tarihi itibariyle, Davalı/karşı davacı yandan (10.121,39 EUR-7.520,36 EUR) 2.601,03 EUR Alacaklı olduğu değerlendirilmiş olduğu, İlk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman Davacı/karşı davalı alacağının Davacı/karşı davalı tarafından Davalı/karşı davacıya düzenlenmiş 20.04.2023 tarihi ile 31.01.2024 tarihleri arasında düzenlenmiş 7 Adet E-Fatura tutarının ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı tarafından davacı yana yapılmış son ödeme tarihinin 19.06.2023 tarihi olduğu, Tarafların ticari defterlerine göre, davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacı yana düzenlenmiş tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş bir iade veya fiyat farkı vs faturaya tarafların ticari defterlerinde ve Davacı/karşı davalı yanın bağlı olduğu Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinde rastlanmamış olduğu, Davalı/karşı davacı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde aşağıdaki Davalı/karşı davacı tarafından 07/06/2023 tarihli ... Almanya şirketine düzenlemiş 23.290,-EUR Tutarlı ... Numaralı E-Faturanın sunulmuş olduğu, işbu faturanın davalı/karşı davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olduğu, Davalı/karşı davacı ticari defterlerine göre, Davalı/karşı davacının ... şirketine 31.12.2023 tarihi itibariyle .... no.lu hesapta 1.944.616,03 TL ve .... no.lu hesapta 64.232,04 TL olmak üzere toplam 2.008.848,07 TL borçlu oldukları, bu tutarın Verilen Sipariş Avansları hesabına virman yapılmış olduğu, Sipariş avansları ana hesapta takip edildiği için 2024 yılında Verilen Sipariş Avansları bakiyesinde değişiklik olup olmadığı anlaşılamamış olduğu, 2024 yılı çalışmaları nedeniyle de davalı/karşı davacının .... şirketinden 31.12.2024 tarihi itibariyle 747.868,87 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, Metalurji Ve Malzeme Mühendisliği yönünden, 07/06/2023 tarihli ... Almanya şirketine düzenlemiş 23.290,-EUR Tutarlı ... Numaralı E-Faturanın içeriği Profillerin toplam tutarı olan 23.290,00 EUR miktarının kadri maruf bir değer olduğu, Lojistik değerlendirme Sonucu, Davalı ... işletmesinin, dava dışı Almanya’da yerleşik .... işletmesine 23.290 Euro bedelli emtia satışı sonucunda ihracat satış faturası düzenlediği, ilgili satış faturasının yansıttığı satış sözleşmesinin ihracatçı tarafının ... olduğu, Satış faturasındaki DAP teslim şekli kaidelerine uygun şekilde ...’nin satışı yapılan 4 kap 1.952,42 kg. ağırlıktaki emtianın taşınması için, dosyada mevcut olan CMR senedi, mail yazışmaları ve beyanlar doğrultusunda davacı/karşı Davalı ... ile anlaştığı, ... İşletmesi’nin bu sürecin AKDİ TAŞIYICISI olduğu, Davacı yanın dava dilekçesindeki alacak iddiasına dayanak yaptığı faturaların …518, 1191, 787, 786 numaralı olduğu, fatura detayları incelendiğinde 4 faturanın da Karayolu Taşıma Navlunu açıklamalı, davalı ... ’nin göndereni olduğu, Almanya’da yerleşik farklı alıcılara farklı araçlar ile yapılacak taşıma işlerine ilişkin olduğunun gözlendiği, Davalının 23.290 Euro bedelli satış faturası içeriğindeki 4 kap emtianın taşınmasına ilişkin bu faturalar ile organik bir bağ gözlenemediği, zira satış faturasının ilgili faturaların tarihlerinden 2 ay sonra (Haziran 2023) dönemine ait olduğunun gözlendiği, Bu yönüyle davacının mevcut davadaki temel talebinin navlun faturalarının ödenmemesi iddiasına dayandığının anlaşıldığı, Bu doğrultuda bir taşıyıcının CMR Konvansiyonu kapsamına giren tüm taşımalarda, CMR Md.17/1 kapsamında değerlendirilecek bir zararın söz konusu olduğuna ilişkin iddia ve ispat unsuru sunulmadığı sürece CMR Md.1/1 ve TTK Md.850/1-2 uyarınca ücret talep etme hakkı olduğu, 518, 1191, 787, 786 numaralı fatura bedellerine ilişkin bu yönde, teslimin gerçekleşmediği veya taşıma konusu olan ürünlerin zarara/hasara uğradığı zayi olduğu iddiasına ve ispat işlevine ilişkin veri gözlenmediği, bu açıdan görüşümüzce davacının ilgili faturaların alacağına hak kazanacağının değerlendirildiği; Karşı Dava yönünden ise; Davalının 23.290 Euro bedelli satış faturası konusu 4 kap emtianın yanlış alıcıya taşıyıcı hatası sonucunda teslim edildiği iddiası olduğu; Bakıldığında 23.290 Euro bedelli satış faturasının dayandığı taşıma sürecine ilişkin sunulan CMR Senedi içeriğinde Alıcı hanesinde dava dışı ... işletmesi olduğu, ilgili işletmenin de Almanya’daki varış noktasında alıcı adına beyanda bulunan gümrük yetkilisi olarak hareket ettiği, Bunun beyanlar ve dosyadaki mail yazışmalarının yanı sıra; dosyada Almanca içerikli olarak bulunan ... numaralı ve 20.06.2023 tarihli doküman içeriği serbest çevirisine bakıldığında4; Zollamt Rheine (Rheine Gümrük Ofisi)’ne verilen ve .... Sahibi, ... ise Temsilci olarak gümrüğe beyanda bulunan taraf olduğu bilgisini içeren belge ile de anlaşıldığı, Davacı/Karşı Davalı ....’un beyanlarında sehven alıcı ile ilgili hatalı kayıt oluşturulduğunu bildirdiği, ancak malın nihayetinde doğru alıcı olan ... GMBH’ e teslim edildiğini beyan ettiği, davalı/karşı davacı ...’nin ise yükün .... ’ya teslim edilmediğini bildirdiği, bu uyuşmazlık noktasında yapılan değerlendirmede; CMR Md.9/1 ve Md.30/1 içeriği gözetildiğinde taşıyıcının doğru alıcıya teslimini yansıtan bir taşıma senedinin dosya kapsamında gözlenmediği, mail yazışmaları içeriğinden de doğru alıcıya teslim ve gümrük süreçlerindeki hatayı düzeltme eğiliminde hamleler izlense de ...’ya teslimi ortaya koyan somut bir verinin dosya kapsamında gözlenmediği, dolayısıyla görüşümüzce mevcut tabloda ilgili yüklerin doğru alıcıya (...’ya) teslim edildiğinin ispata muhtaç kaldığı kanaati oluştuğu, CMR Md.29/1 uyarınca taşıyıcının kendi kabulüyle de sehven kayıt hatasından kaynaklanan ve devam eden operasyonel uygulamada yanlış alıcıya teslim edildiğini beyan ettiği, sonrasında doğru alıcıya teslimi ispata muhtaç bıraktığı süreç sebebiyle görüşümüzce CMR Md.23/3 kapsamında sınırlı sorumluluk hakkından yararlanamayacağı, dolayısıyla görüşümüzce taşıyıcının karşı dava açısından zarar tutarı (23.290 Euro )’dan sorumlu olacağı, Sayın mahkemenin aksi görüşü olabileceği durum için rapor içerisinde C3.1. başlığı altında sınırlı sorumluluk irdelemesinin ayrıca yapıldığı, Esas Dava yönünden Davacı/karşı davalı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı/karşı Davalı yan’ın, icra takip tarihi olan 14/03/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %4,00 oranında ve değişen oranlarda işleyecek 1 Yıla Kadar Vadeli Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami EURO Mevduat Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan asıl dava, taraflar arasındaki uluslararası karayolu tayıma sözleşmelerinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası iken açılan karşı dava uluslararası karayolu taşıma sözleşmesi kapsamında ayıplı ifa nedeniyle oluşan hasarın tazminine yönelik maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasında uzun yıllardır süregelen uluslararası taşıma sözleşmeleri doğrultusunda açık hesap ilişkisi bulunduğu, Davacı/ karşı davalının taşıma sözleşmelerinde akdi taşıyıcı sıfatının ve Davalı/ karşı Davacının malı gönderen satıcı/ihracatçı sıfatının olduğu, tarafların Euro bazlı çalıştıkları, asıl davaya dayanak icra takibine konu faturalar ve taşıma sözleşmeleri ile karşı davaya konu ayıplı ifa nedeniyle hasarın oluştuğu iddia edilen taşıma sözleşmesinin aynı olmadığı, bu nedenle öncelikle asıl dava incelenecek olursa, Davacının navlun ücretlerini talep ettiği 4 adet faturadan dolayı bakiye alacak talebinde bulunduğu, icra takibine konu müşteri ekstresi ve faturaların dava dilekçesinde aynen " davalı şirket adına konu taşımaya ilişkin 09/04/2023 tarihli ... seri numaralı 992,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura, 20/05/2023 tarihli ... seri numaralı 235,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura, 20/05/2023 tarihli ... seri numaralı 773,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura, 07/05/2023 tarihli ... seri numaralı 1.250,00 EUR bedelli, "Kara Nakliye Ücreti" açıklamalı fatura tanzim edilmiş, davalı şirket tarafından faturanın içeriğine itiraz edilmemiş, Belirtilmiş olan faturalardan bir kısmı davalı tarafça ödenmiş olup Müvekkil Şirketi tarafından ödenmemiş olan bakiye tutar için cari hesap ekstresine dayalı icra takibi başlatılmış olduğu" şeklinde açıklanıp somutlaştırılarak delillendirilmiş olduğu, asıl davaya konu faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olup Davalı tarafça iade veya itiraz edilmemiş olduğu, Davalı tarafın yaptığı ödemeler dikkate alındığında İlk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman Davacı alacağının Davacı/karşı davalı tarafından Davalı/karşı davacıya düzenlenmiş olan 20.04.2023 tarihi ile 31.01.2024 tarihleri arasında düzenlenmiş 7 Adet E-Fatura tutarının ödenmemiş olduğu, ödenmeyen faturaların 20.04 2023 tarihli ... seri no'lu 41.03 Euro bedelli, 12.06.2023 tarihli .... seri no'lu 600.00 Euro bedelli, 19.09.2023 tarihli ... seri no'lu 350.00 Euro bedelli, 20.09.2023 tarihli ... seri no'lu 250,00 Euro bedelli, 15.12.2023 tarihli ... seri no'lu 300,00 Euro bedelli, 29.12.2023 tarihli .... seri no'lu 785,00 Euro bedelli ve 31.01.2024 tarihli ... seri no'lu 275,00 Euro bedelli faturalar olduğu, 20.04 2023 tarihli .... seri no'lu 41.03 Euro bedelli fatura hariç diğer faturaların asıl davaya konu edilmediği, toplam 2.560,00 Euro bedelli faturaların dava konusu edilmemiş olmaları ve davaya konu 09/04/2023 tarihli .... seri numaralı 992,00 Euro bedelli, 20/05/2023 tarihli ... seri numaralı 235,00 Euro bedelli,, 07/05/2023 tarihli .... seri numaralı 1.250,00 Euro bedelli fatura miktarlarının ödenmiş olmasından dolayı asıl davanın 2.560,00 Euro alacak talebi yönünden esastan reddedilmesi gerektiği, 20.04 2023 tarihli ... seri no'lu bakiye kısmı 41.03 Euro bedelli fatura yönünden ise Davacı/ karşı davalının alacaklı olduğu fakat bu talep yönünden de Davalı/ karşı Davacının takas/ mahsup talebinin bulunmakta olduğu, karşı dava gerekçesinde açıklanacağı üzere Davalı/ karşı Davacının ayıplı ifa edilen taşıma sözleşmesi kapsamında tazminat alacağının olması nedeniyle tarafların karşılıklı ve muaccel alacakları bulunduğundan Davalı/ karşı Davacının takas/ mahsup talebinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği ve böylelikle açılan itirazın iptali davasında Davacının alacağı kalmayacağından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, Davacının kötü niyetle hareket ettiği kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine hükmedildiği, ispatlanan ve kabul edilen asıl alacak talebi likit ve belirlenebilir olduğundan bu kısma yönelik icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden ise davanın esasına girilerek incelenmesinde, davalı/Karşı Davacı tarafından kesilen 07-06-2023 tarihli ve ... seri no'lu 23.290,00 Euro bedelli ihracat faturasında alıcısının ... olan toplamda 4 kap , Brüt 1.952,42 kg. ağırlığında emtianın DAP teslim şekli ile satılmış olduğu, mal satış faturasının dosyada mübrez olduğu, DAP teslim şekli uyarınca satıcı ve malı gönderecek Karşı davacının masrafları kendisine ait olmak üzere, malların belirlenen teslim yerine, kararlaştırılan noktaya kadar taşınmasını sağlamak zorunda olduğu, emtiaların taşınması hususunda taraflar arasında taşıma sözleşmesinin yapıldığı, mallar Türkiye'den Almanya'ya taşınacağından uluslararası karayolu taşıma sözleşmesi söz konusu olup uyuşmazlık halinde CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, teslim adresi hususunda Davacı/ karşı davalı akdi taşıyıcının bilgilendirildiği ve ihracat belgeleri, ATR, Gümrük beyannameleri ve mail yazışmaları ile sabit olduğu, Davacı/ karşı davalının karşı davaya cevap dilekçesinde beyan ettiği üzere "uyuşmazlık sehven yapılan bir hatadan ortaya çıkmış olduğu, Müvekkili Şirketin sisteminde yapılan veri girişinde alıcı firma unvanına sehven teslimat yapılacak firmanın unvanı girilmiş, bu sebeple çıkış ihbarında, yurt dışı gümrük acentesi tarafından teslimat yapılacak firma .... olarak dikkate alınmış, akabinde söz konusu hatalı işlemin ivedilikle önüne geçildiği,,," şeklinde taşıma sürecinin açıklandığı ve malın eksiksiz olarak alıcıya teslim edildiğini ifade ettiği, buna göre yapılan sistemsel hata ve kusurların karşı davalının da kabulünde olduğu, mail yazışmalarına göre durumun düzeltilmeye çalışıldığı, yapılan ayıplı ifanın karşı Davacı tarafından süresinde ihbar edilmiş ve sonrasında da ek olarak ihtarnamenin keşide edilmiş olduğu, karşı Davalı her ne kadar doğru alıcıya malın tesliminin gerçekleştirildiğini beyan etmiş ise de bu hususta dosyaya somut delil ibraz edilmediği, doğru alıcıya DAP teslim koşulu gerçekleşmediği ve malın tam kaybı söz konusu olduğundan akdi taşıyıcı olan karşı davalının CMR 23/3 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk halinden faydalanmasının mümkün olmadığı, zarar tutarının 23.290 Euro olup zarardan karşı davalının CMR hükümleri uyarınca sorumlu olacağı, Davalı/ karşı davacının karşı dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi gözetildiğinde açılan karşı davanın kabulüne ve 1.087.602,38-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN 2.560 Euro alacak yönünden alacak itirazın iptali davasının esastan reddine Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 41,03 Euro alacak yönünden açılan itirazın iptali davasında takas mahsup talebinin kabulü ile hüküm kurulmasına yer olmadığına, Kabul edilen (1.441,54-TL) alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan tahsiline, B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN Davanın KABULÜNE, 1.087.602,38-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, Asıl Dava Yönünden: 1-Alınması gereken 732,00- TL karar harcından, 1.168,02-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 436,02-TL bakiye harcın davacıya iadesine, 2-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 1.168,02-TL peşin harç olmak üzere 1.595,62-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 280,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 4,42-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere vb) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.507,21-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 56,79-TL'sinin davalıdan, 3.543,21-TL'sinin ise davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Karşı Dava Yönünden: 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 74.294,12-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 73.678,72-TL karar harcının asıl dosya davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 169.140,36-TL vekalet ücretinin asıl dosya davacısından alınarak asıl dosya davalısına verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince asıl dosya davalısı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı ve 18.744,00-TL ıslah harç olmak üzere 19.359,40-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin asıl dosya davacısından alınarak asıl dosya davalısına verilmesine, 4-Asıl dosya davalısı tarafından yapılan 30.000,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere vb) asıl dosya davacısından alınması ile asıl dosya davalısına verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) asıl dosyada davacı karşı dosyada d avalı vekili ve asıl dosyada davalı karşı davada davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪