İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/176 E. 2026/624 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/176
- Karar No
- 2026/624
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/176 Esas KARAR NO : 2026/624 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ili ... ilçesinde davalı ... ... ... ... Ltd. Şti.'nin maliki ve ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın önünde duraklayan dava dışı ...plakalı araca çarpmış, araç savrularak önünde duraklayan müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, bu araçta önünde duraklayan diğer dava dışı ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucu 4 araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'nin 2918 sayılı KTK'nun 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) maddesini ihlal etmesi neticesinde oluşan trafik kazasına doğrudan sebebiyet verdiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, müvekkilin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı oluşmasının yanında kazanç kaybı da oluştuğunu belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL araç değer kaybı, ... TL kazanç kaybı bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını beyanla; davacının dilekçesinde yer verdiği iddialarının kabulünün mümkün olmadığı gibi dikkat edilir ise dosya kapsamında iddiaları destekler hiçbir somut delil bulunmadığını, HMK 190 gereği ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, yani davacı yan iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı her ne kadar davalı ...’in sevk ve idaresindeki aracın kusuru nedeniyle zararının doğduğunu ileri sürmüş ise de, bu konuda herhangi bir delil dosya kapsamında yer almadığını, dosyada yer alan tespit ve tutanaklar tamamen davacı tarafından beyan ve tanzim edilmiş evraklar olduğunu, davacı yanın iddialarını destekleyen, objektif ve itibar edilebilir somut bir delilin var olmadığı gözetildiğinden açılan haksız ve dayanaksız davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını beyanla; somut olayda, davacı tarafından talep edilen bu ikame araç bedel davacının tespit edebileceği likit bir alacak talebi olduğundan usul yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından KTK 97. maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dilekçesinde yer verdiği iddialarının kabulünün mümkün olmadığı gibi dikkat edilir ise dosya kapsamında iddiaları destekler hiçbir somut delil bulunmadığını, HMK 190 gereği ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, yani davacı yan iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı her ne kadar davalı ...’in sevk ve idaresindeki aracın kusuru nedeniyle zararının doğduğunu ileri sürmüş ise de, bu konuda herhangi bir delil dosya kapsamında yer almadığını, dosyada yer alan tespit ve tutanaklar tamamen davacı tarafından beyan ve tanzim edilmiş evraklar olduğunu, davacı yanın iddialarını destekleyen, objektif ve itibar edilebilir somut bir delilin var olmadığı gözetildiğinden açılan haksız ve dayanaksız davanın reddini savunmuştur. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. ... şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Antalya Servis İşletmeleri Odasına yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ticari kazanç kaybı istemine ilişkindir. Davanın niteliği gereği Tramer'e müzekkere yazılarak dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine, müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının kazaya karışan aracına ilişkin kaza tarihinden önce bildirilen yıllık geliri ve gelire esas ödenen verginin bildirilmesi istenmiş ve müzekkere cevabı ile ilgili belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Trafik kazalarından kaynaklı araç değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2022 tarih ve 21252/5913 sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur. Değer kaybı ve kusur yönünden; Sigorta bilgi ve gözetim merkezinden kazaya dair belgelerin ve davacıya ait aracın kaza tarihinden önce başka kazaya karışıp karışmadığına dair belgelerin celbedildiği, araçların malik sorgulamalarının dosya içine alındığı, sigorta şirketine başvuru ve sonrasında sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyasının dosya içine alındığı, tüm dosya kapsamında; davacıya ait araç ile davalıya ait araçlar arasında gerçekleşen ... tarihli trafik kazası bulunduğu, tarafların kusur oranlarının tespiti ve alacak bulunup bulunmadığı noktasında hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun bildirildiği, alınan raporun kaza tespit tutanağının tespiti ile uyum içinde olduğunun görüldüğü, değer kaybına yönelik bilirkişi tarafından kaza öncesi aracın değeri ile kaza sonrası tamir edilmiş değeri arasında azalma olacağının ve kaza nedeniyle davacının aracında ... TL değer kaybı meydana geleceğinin belirtildiği, sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin ödeme yapılmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun hukuka ve denetime elverişli ve dosya mündericatına uyumlu olması nedeniyle hükme esas alındığı, davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. Kazanç kaybı istemi yönünden; Davacının kaza tarihinden tamir edildiği tarihe kadar aracı kullanamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybına ilişkin tazminat istemi hususunda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın tamiri için gerekli olan 15 günlük makul süre mahkememizce uygun görülmüş ve esas alınmıştır. Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce gönderilen davacıya ait kaza tarihi öncesindeki ... takvim yılına ilişkin gelir gider dökümleri mahkememize gönderilmiş ve bilirkişi tarafından bu cevaba göre hesaplama yapılmıştır. Mahkememizce resmi nitelikteki vergi dairesi kayıtlarının aksinin ispatlanamadığı hususu gözetilerek, davacının beyan ettiği vergi dairesi kayıtları esas alınarak yapılan hesaplamaya göre tespit edilen ... TL ticari kazanç kaybı bulunduğu kabul edilmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/425 Esas, 2021/1595 Karar) Davalıların araçta meydana gelen değer kaybı ile davacının kaza nedeniyle uğramış olduğu kazanç kaybından araç işleteni ve sürücüsü olmaları sebebiyle müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varılmış, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. Faiz başlangıcı ve türü yönünden; gerçek kişi sürücü ve işleten şirkte yönünden kaza tarihinden itibaren, her ne kadar davalıya ait aracın kullanım tarzı otobüs olsa da davacı tarafında değer arttırım dilekçesi ile yasal faiz uygulanması talebinde bulunduğu hususu dikkate alınarak yasal faiz uygulanması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davadan önce arabulucuya başvurulduğu görülmekle, Bakanlık bütçesinden karşılanan arabulucu ücretinin kimden tahsil edileceğine dair; Antalya BAM 13. HD'nin 2025/383 esas, 2026/65 karar sayılı ilamı ile Ankara BAM 26. HD'nin 2025/546 esas, 2025/876 karar sayılı ilamı uyarınca, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18. fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı, yine davalı sürücü/işleten hakkındaki davanın 6098 sayılı TBK'nin 49 ve devamı maddeleri uyarınca haksız fiil hükümlerine dayalı olarak açıldığı ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davalı sürücü/işleten yönünden arabuluculuk dava şartı bulunmadığı, bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği gözetilerek, arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE; 1-... TL değer kaybı bedeli ve ... TL kazanç kaybı bedeli toplamı ... TL'nin; davalılardan kaza tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL başvuru harcı ve ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ve sonradan tamamlanan toplam ... TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti, gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle henüz sarf kararı düzenlenmeyen ancak tarifeye göre hesaplanan ... TL'nin davalı ... ... ... ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza