İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1010 E. 2026/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1010
- Karar No
- 2026/116
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 3- 4- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacılar vekili 25/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan ...'ın davalı şirkette nakliye şoförü olarak çalıştığını, 19/01/2024 tarihinde diğer davalı ... ile birlikte Eskişehir iline giderken yolda ihtiyaç molası için durduğu sırada yolcu koltuğunda bulunan davalı ...'un sürücü koltuğuna geçerek aracı daha düzenli park etmek istediği sırada yol kenarında bulunan levhaya çarpması sonucu levhanın murisin üzerine düştüğünü ve murisin kaldırıldığı hastanede 20/01/2024 tarihinde vefat ettiğini, davalı ... hakkında açılan Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının halen devam ettiğini, meydana gelen kaza sonucu tutulan kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda davalı ...'un tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, murisin emekli olduğunu, davalı şirkette kayıt dışı olarak şoförlük yaptığını, SGK kaydının bulunmadığını, maaşlarının şirket yetkilisinin şahsi hesabından ödendiğini, murisin 2023 yılı Aralık ayı maaşının 28.000,00TL, 2024 yılı Ocak ayı maaşının ise 35.000,00TL olduğunu, ölümü sonucu Ocak ayından 19 günlük çalışma bedeli karşılığında mirasçısı olan davacı ... ...'a 23.000,00TL olarak ödendiğini, müvekkili ...'ın murisin eşi olduğunu ve murisin desteğinden ömür boyu yoksun kaldığını, yine müvekkili ...'ın 27 yaşında olup %70 engelli olduğunu ve murisin desteğinden ömür boyu yoksun kaldığını, diğer müvekkillerinin de babaları olan murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin murisin ölümü ile derin üzüntü içerisinde olduklarını, manevi olarak da zor durumda olduklarını, davalı sigorta şirketlerinin de ZMMS ve Kasko poliçesi kapsamında sorumluluklarının bulunduğunu beyanla öncelikle davalı şirket ve davalı ...'un taşınır ve taşınmazları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, mahkememizce alınacak bilirkişi raporları ile tespit edilen bedel üzerinden ileride arttırılmak üzere şimdilik her bir müvekkili için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 4.000,00TL maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir müvekkili için 400.000,00'er TL olmak üzere toplam 1.600.000,00TL manevi tazminatın davalı araç maliki şirket, davalı ... ve kasko poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.'den, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesine karşı vermiş olduğu 05/02/2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davalı şirket vekilinin manevi tazminata ilişkin itirazlarının yersiz olduğunu, kasko poliçesi kapsamında ZMMS poliçesi devamı niteliğinde sorumluluklarının bulunduğunun açık olduğunu, yine manevi tazminat kapsamında da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun olduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirildiğini, bu itirazlarının da yerinde olmadığını, murisin gelir durumuna ilişkin belge olmadığı iddialarının da asılsız olduğunu, emekli maaşına ilişkin banka hesap hareketlerini gösterir belgelerin ve davalı şirketten almış olduğu maaşları gösterir hesap bilgilerinin dosyaya sunulduğunu, müvekkillerinin murisin desteğine muhtaç olduklarının açık olduğunu, bu hususta dava dilekçesinde gerekli açıklamaların yapıldığını, müvekkillerinden ... 'ın da %70 engelli olduğunu, bu durumuna ilişkin engelli raporunun da dosyada mevcut olduğunu beyanla dava dilekçelerindeki talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, davalılar ... ve ... Nakliyat şirketi vekilinin cevap dilekçelerine karşı vermiş olduğu 10/02/2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin cevap dilekçelerindeki beyanlarını kabul etmediklerini, oluşan kazada murisin kusursuz olduğunun gerek kaza tespit tutanağında gerekse de ceza davasında alınan kusur raporunda ortaya çıktığını, müvekkillerinin murisinin kusursuz olduğunun açık olduğunu, müvekkillerinden ... 'ın da %70 engelli olduğunu, bu durumuna ilişkin engelli raporunun da dosyada mevcut olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş tutarlar olduğu iddiasınına da katılmadıklarını, müvekkillerinin yaşamış olduğu acının ve ülkenin ekonomik şartları dikkate alındığında talep edilen bedellerin makul olduğunu, davalı şirketin ekonomik durumunun yerinde olduğunu, talep edilen manevi tazminat bedelinin şirket için düşük bir bedel olduğunu ve hakkaniyete uygun olduğunu, davalıların yersiz ve mesnetsiz itirazlarının dikkate alınmaması gerektiğini beyanla dava dilekçelerindeki talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesine karşı vermiş olduğu 19/02/2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığını, taleplerinin zamanaşımı süresi içinde olduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirildiğini, bu itirazlarının da yerinde olmadığını, murisin gelir durumuna ilişkin belge olmadığı iddialarının da asılsız olduğunu, emekli maaşına ilişkin banka hesap hareketlerini gösterir belgelerin ve davalı şirketten almış olduğu maaşları gösterir hesap bilgilerinin dosyaya sunulduğunu, davalı ...'un oluşan kazada tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazadaki kusur durumunun ortada olduğunu, müvekkillerinin murisin desteğine muhtaç olduklarının açık olduğunu, bu hususta dava dilekçesinde gerekli açıklamaların yapıldığını, müvekkillerinden ... da %70 engelli olduğunu, bu durumuna ilişkin engelli raporunun da dosyada mevcut olduğunu beyanla dava dilekçelerindeki talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 30/01/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan raporlar doğrultusunda dava dilekçesinde talep etmiş oldukları tazminat taleplerini müvekkili ... yönünden 2.381.552,54TL'ye, müvekkili ... yönünden 1.335.833,75TL'ye arttırdıklarını beyanla maddi tazminat yönünden bu bedeller üzerinden karar verilmesini talep etmiştir. CEVAPLAR: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 15/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kasko poliçesi kapsamında davaya konu aracın sigortacısı olduğunu, manevi tazminat taleplerine ilişkin müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usulüne uygun yapılmadığını bu nedenle öncelikle dava şartı yokluğundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesi için murisin davacılara desteği olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacılardan ...'ın 39 yaşında, ... ...'ın da 35 yaşında olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre herhangi bir maddi tazminat hak edişlerinin bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınması gerektiğini, uygulanması gereken faizin ticari faiz olamayacağını yasal faiz olabileceğini beyanla açılan davanın müvekkili yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili 18/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olduğunu, söz konusu kazada müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, yargılama sırasında alınacak raporlarla da bu durumun ortaya çıkacağını, aracın hem ZMMS kapsamında hem de KASKO poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, maddi ve manevi zararlardan sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunduğunu, davacıların talep ettiği tazminatlar bakımından murisin gelir durumunun ve ailesine bakıp bakmadığının araştırılması gerektiğini, dosya kapsamında aktüerya hesap bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, davacılardan ... 40, ... ...'ın 35 yaşında olup her ikisininde çalışmakta olduğunu, muris babalarının desteğine ihtiyaçlarının bulunmadığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda destek tazminatı talep etme haklarının olmadığını, davacılardan ...'ın engelli olduğu iddiasına ilişkin engellilik durumunu gösterir rapor aldırılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarlar olup sebepsiz zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğini, davacıların ihtiyati haciz taleplerinin de yerinde olmadığını, ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, usul ve yasaya uygun olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 21/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin olay anında murisin yanında yol arkadaşı olarak araçta olduğunu, murisin lavabo ihtiyacı için aracı yol kenarına uygun olmayan bir şekilde trafik levasına çarpmak suretiyle park etmesi üzerine müvekkilinin aracı daha düzgün park etmek için sürücü koltuğuna geçerek aracı hareket ettirdiğini, bu sırada tabelaya çarptığını, bu çarpma sonucu araçtan indiği sırada murisin yerde hareketsiz olarak yattığını gördüğünü, hemen yardım etmek üzere yanına gittiğinde başında kanlar olduğunu gördüğünü, yoldan geçen bir şahsın durmak suretiyle murise müdahale ettiğini, yine kontrol noktasındaki polis memurunun da yardım etmek üzere olay yerine geldiğini, murisin ambulansla hastaneye kaldırıldığını ancak hastanede hayatını kaybettiğini, müvekkilinin iyi niyetli bir şekilde aracı daha uygun bir şekilde park etmek istemesi üzerine bu elim kazanın yaşandığını, müvekkilinin yakın arkadaşı ve dostu olan murisin kaybettiğini, müvekkili hakkında Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan davanın halen devam ettiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, söz konusu kazanın taksirle meydana geldiğini, davacıların talep ettiği tazminatlar bakımından murisin gelir durumunun ve ailesine bakıp bakmadığının araştırılması gerektiğini, dosya kapsamında aktüerya hesap bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, davacılardan ... 40, ... ...'ın 35 yaşında olup her ikisininde çalışmakta olduğunu, muris babalarının desteğine ihtiyaçlarının bulunmadığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda destek tazminatı talep etme haklarının olmadığını, davacılardan ...'ın engelli olduğu iddiasına ilişkin engellilik durumunu gösterir rapor aldırılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarlar olup sebepsiz zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğini, davacıların ihtiyati haciz taleplerinin de yerinde olmadığını, ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, usul ve yasaya uygun olmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 05/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava başvuru şartı olun müvekkili sigorta şirketine başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin sigorta poliçesi kapsamında sınırlı sorumluğunun bulunduğunu, davaya konu kazaya ilişkin kusur durumunun mahkememizce usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, iş bu davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, murisin davacılara destek olduğu hususunu ispatlanmasının zorunlu olduğunu, davacıların hem hayatın olağan akışına hem de Yargıtay içtihatlarına göre destek alacaklısı olmadıklarının açık olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, dosya kapsamında alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinden hesap raporu aldırılması gerektiğini, dosya kapsamında murisin gelir durumunu gösterir bir belgenin mevcut olmadığını, bahsi geçen gelir iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin talep edilen faiz bedelinden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla açılan davanın müvekkili yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Nakliyat Petrol Tarım ve Ticaret Limited Şirketi vekili 22/02/2025 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında alınan kusur raporuna itiraz ettiklerini, ceza dosyasında alınan kusur raporunun hukuk hakimini bağlayamayacağını, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, sigorta şirketlerinin maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin teminat limitleri kapsamında sorumlu olduklarını, davacılardan ...'ın 40, ... ...'ın da 35 yaşında olup her ikisininde çalışmakta olduğunu, murisin desteğini ihtiyaçlarının bulunmadıklarını, tazminat talep etme haklarının olmadığını, diğer davacı ... içinde engel durumunu gösterir rapor aldırılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş bedeller olup sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, davalı sigorta şirketlerinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler, UYAP sisteminden kazaya karışan araçların trafik sicil kayıtları alınmış, Konya SGK İl Müdürlüğünden davacılara ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, Emniyet müdürlüklerinden davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat dosyası aracılığıyla 5 kişilik İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten kusur raporu alınmış, aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden hesap raporu alınmıştır. Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekilerinin mahkememiz dosyası davacısı ..., sanığının mahkememiz dosyası davalılarından ... olduğu, taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. DAVANIN NİTELİĞİ: Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 19/01/2024 tarihinde, davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan davalı ... Ltd. Şti. adına tescilli ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araç dışında yaya olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini belirterek tüm davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı ve ayrıca davalı ... Sigorta A.Ş. haricindeki diğer davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. TARAFLAR ARASINDAKİ ÇEKİŞME: Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacıların uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, hatır taşıması indiriminin uygulanıp uygulanamayacağı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kaza tarihinde geçerli olacak şekilde düzenlediği bir İMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı, tazminata karar verilecek olur ise işletilecek faizin türünün ve başlangıç tarihinin ne olacağı hususları ihtilaflıdır. YÜRÜRLÜKTEKİ MEVZUAT VE GENEL AÇIKLAMA: 2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. 2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. 6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu eylem sonucu oluşan zarar ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu bir kişinin ölümü sonucunda ölenin yardımından mahrum kalanlara ödenecek bir tazminat türüdür. Bu tazminatın kaynağı olan 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir. Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtılması da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Davacılar, davaya konu trafik kazasında vefat edenin eşi ve çocukları olup, müteveffanın ölümüyle destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. ZAMANAŞIMI DEFİİ: Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794). Buna karşılık, özel bir kanun hükmünün, özel olarak zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK m. 72 uygulanmaz. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı fiil bazen, hem sorumluluğu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak BK 60/II (6098 sayılı TBK m. 72/I), özel olarak da KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır. Burada üzerinde durulması gereken, 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya Güvence Hesabı) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nın 10.10.2001 gün ... , HGK'nın 16.04.2008 gün, ... , HGK'nın 05.06.2015 gün ... ... ve HGK'nın 16.09.2015 gün, ... , ... , HGK'nın 10.06.2015gün, ... -... sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir). Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 15 yıldır. Davaya konu trafik kazası 19/01/2024 tarihinde meydana gelmiş, eldeki dava ise 25/12/2024 tarihinde, yani uzun ceza zamanaşımı süresi dolmadan önce açılmıştır. Bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... Ltd. Şti. adına tescilli olduğu ve kaza sırasında sürücüsünün davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta şirketinin 10/07/2023- 10/07/2024 tarihli ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde geçerli sakatlanma/ölüm ve sağlık/tedavi gideri teminat limitlerinin 1.800.000,00'er TL olduğu dosya kapsamına celp olunan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Hal böyle olmakla yukarıda yer verilen yasa hükümleri ve poliçe genel şartları nazarında davalılar ... Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıların tazminat taleplerinden sorumlu oldukları anlaşılmıştır. ... SİGORTA A.Ş. AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Her ne kadar davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından "genişletişmiş filo kasko poliçesi" adıyla kaza tarihine denk gelen dönemde 23/06/2023 tarihli ... poliçe numaralı bir kasko poliçesi düzenlendiği görünmekte ise de, kaza tarihinde davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerini teminat altına alan bir ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaza tarihinden sonra adı geçen sigorta şirketi tarafından 04/03/2024 tarihli ilave bir İMMS poliçesi düzenlenmiş ise de, dava konusu kaza 19/01/2024 tarihinde meydana geldiğinden İMMS poliçesinin meydana gelen zararı teminat altına almadığı anlaşılmıştır. Davacılar talebini ihtiyari mali sorumluluk poliçesine dayandırdığından ... Sigorta A.Ş. açısından davacıların maddi ve manevi tüm tazminat taleplerinin reddi gerekmiştir. İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat dosyası aracılığıyla mahkememize sunulan İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetçe hazırların 05/09/2025 tarihli raporda özetle; "...1-Dosya içinde trafik kaza raporu ve olay yeri krokisi mevcuttur. Olay yeri meskun mahal olup yol orta refüj ile ayrılmış, tek yönlü, asfalt kaplama. Hava açık, görüş normal, zemin kuru. Krokide aracın banketi aşarak yaya kaldırımına çıkması sırasında trafik levhasına çarptığı gösterilmiş, trafik kaza raporunda davalı sürücünün olayda KTK 67.maddesine aykırı hareketi nedeni ile kusurlu olduğu, davacılar murisinin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından ceza davası sırasında olay yeri CD görüntüleri de incelenerek verilen raporda, davalı sürücünün KTK 67. maddesine aykırı hareketi nedeni ile olayda asli kusurlu olduğu, davacılar murisinin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. 2-Davalı sürücü ... ceza davası sırasında vermiş olduğu savunmasında;“nakliye işinde birlikte çalıştığı arkadaşı ... ile onun kullandığı kamyonda Selçuk Üniversitesi kampüs kavşağını geçmelerinden sonra arkadaşının ihtiyacı için olay yerinde durup araçtan indiğini, kendisinin daha sonra aracı kullanıp yolun sağ kenarındaki aracı daha güvenli yere almak isterken sağ tarafında kör noktasındaki levhaya çarptığını, hemen durup araçtan indiğini ve arkadaşını yerde gördüğünü beyan etmiştir. Davalı ... vekili tarafından yapılan itirazda; “Müvekkilimiz iyiniyetle aracın trafiği tehlikeye düşürmemesi için yolun kenarına nizami bir şekilde park etmek gayesiyle aracı hareket ettirdiği sırada doğrudan müteveffaya değil, yol kenarındaki levhaya çarpması ve levhanında müteveffaya vurması sonucu ölümlü kaza meydana gelmiştir”, açıklaması yapılmıştır. 3-Karayolları Trafik Kanununun Araç Manevralarını Düzenleyen Kurallar ile ilgili 67.maddesinde; a)Sürücülerin park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek veya bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. Davalı sürücü ... belirtilen kurallara aykırı şekilde yolun sağındaki aracı banketten de öteye yaya kaldırımına sevk etmek istediğinden, her ne kadar bu hatalı davranışını iyi niyetle aracın daha güvenli alana çekilmesi amacıyla yapmış ise de, gerekli özeni göstermeyip tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu yol dışında bulunan levhaya çarptığından kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu görülmüştür. 4-Davacılar murisi ... olay sırasında kaplama dışında olup tamamen yaya kaldırımında bulunduğu sırada aracın çarptığı levhanın başına çarpması ile kazaya maruz kaldığından olayda kusuru görülmemiş olup kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmamaktadır. SONUÇ:Yukarda belirtilen hususlar neticesinde; 1-Davalı sürücüsü ... olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurludur. 2-Davacılar murisi ... olayda kusursuzdur..." kanaatleri bildirilmiştir. İTÜ heyetince düzenlenen kusur raporunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile kazanın oluş şekline uygun olması dikkate alınarak hükme esas alınması gerekmiş ve bu kabulden hareketle davalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, müteveffanın ise kusurunun bulunmadığı neticesine varılmıştır. Aktüerya hesap uzmanı bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan 06/01/2026 tarihli raporda özetle; "...1- Davacılar: Desteğin eşi ... ;17.10.1962 doğumlu olup, vefat tarihinde ; (61) yıl (3) ay (3) günlük olduğundan (61) yaşında, Pmf 1931 yaşam tablosuna göre vefat tarihi itibari ile kalan bakiye ömrü (14) yıl (2) ay (24) gündür. Davacı eşin 14.04.2038 tarihine kadar yaşama olasılığı bulunmaktadır. Davacı eşin destek süresi destek eşin bakiye ömür süresi ile aynı olduğundan 14.04.2038 tarihinde destek süresi sona erecektir. Desteğin oğlu ... ;... doğumlu olup, vefat tarihinde 38 yıl 5 ay, 9 gün yani;38 yaşındadır. Davacı 09.04.2008 tarihinde de evlenmiştir. Davacı Yargıtay kararlarına göre destek alacak yaştan büyük olduğundan destek payı ayrılarak tazminat hesabı yapılmamıştır. Nitekim Yargıtay .Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarih ve ... E,... K sayılı kararında; Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir.” şeklinde karar vermiştir. Nitekim benzer bir dosya da Yargıtay .Hukuk Dairesi 19.09.2022 tarih ve ... E,... K sayılı kararında ‘‘1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze- defin gideri istemine ilişkindir. Desteğin çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü dikkate alınarak denetime elverişli şekilde belirlenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca normal şartlarda erkek çocuklar 18, kız çocukları 22 yaşına kadar, kız çocuklarının yüksekokul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek tazminatı alabileceklerdir. ... doğumlu olan davacı, ... doğumlu desteğin kızı olup, olay tarihinde 22 yaşın üzerindedir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının fiili durumuna göre boşanmış ve reşit bir kadın olduğu ve tazminat talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince; nüfus kayıt örneğinden destek annenin eşi ve diğer çocuklarının vefat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Davacının, desteğin ölüm günündeki yaşına göre destek alabileceği yaş sınırını geçtiği anlaşıldığından, annesinden destek almadan yaşamını sürdürebileceğinin kabulü gerekir. Destek ile birlikte oturmak ve bekar olmak, tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Çalışmasını engelleyen bir özrü veya sağlık sorunu olduğu konusunda somut bir kanıt bulunmayan davacının destekten yoksun kaldığı kabul edilemez. İtiraz Hakem Heyetince açıklanan olgular gözetilerek, davacının destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.’’ denilmiştir. Desteğin oğlu ... ;11.08.1990 doğumlu olup, vefat tarihinde 33 yıl 5 ay, 9 gün yani;33 yaşındadır. Davacı Yargıtay kararlarına göre destek alacak yaştan büyük olduğundan destek payı ayrılarak tazminat hesabı yapılmamıştır. Desteğin kızı ... ; 22.06.1997 doğumlu olup, kaza tarihinde 26 yıl, 6 ay, 28 günlük olduğundan kaza tarihinde (27) yaşındadır. Pmf1931 Yaşam tablosuna göre kaza tarihi itibari ile kalan bakiye ömrü (39) yıl (10) ay (29) gündür. Davacının 19.12.2063 tarihine kadar yaşama olasılığı bulunmaktadır. Bu Yargıtay kararına göre desteğin kızı ...’ın 22 yaşına kadar destek alması gerekirdi. Ancak dosya içinde bulunan Konya Numune Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunun 16.01.2007 tarihli raporuna göre %70 oranında engelli olduğu tespiti yapılmıştır. Dosyamızda hesaplama yapılırken davacının bakiye ömrü olan 19.12.2063 tarihinde sona erecektir. Ancak destek babanın bakiye ömrü 05.08.2043 de sona ereceği için davacı eşin de 14.04.2038 tarihinde destek süresi bitecektir. Nitekim benzer bir dosyada Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E. ... Kararında Nitekim benzer bir dosyada Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E. ... Kararında ‘‘Dosya içeriğinden trafik kazası nedeniyle vefat edenin çocukları olan davacı ... ’ın 1975 doğumlu, bekar ve özürlü olduğu, davacı ... ’in 1983 doğumlu, bekar ve özürlü olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece desteğin 1970 doğumlu ve evli kızı ... ’in dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında destek tazminatı alamayacağı yönünde yapılan tespit doğru ise de, özürlü çocuklar ... ve ... ’in müteveffa babanın desteğine muhtaç olacakları açık olup, davacılar ... ve ... ’in davacı anne ... ile birlikte destekten yoksun kalma tazminatı alma durumuna göre hesaplanan ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına uygun bulunan 19.06.2012 tarihli ek aktüerya raporundaki tazminat miktarlarının esas alınarak karar verilmesi gerekirken, davacılar ... ve ... ’in destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddi doğru olmamıştır.” Denilmiştir. 1)Pmf1931 Yaşam Tablosuna göre; a)ZMMS Poliçe Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: Davacı ... için 1.145.301,29TL destekten yoksun kalma tazminatı Davacı ... için 654.698,71TL destekten yoksun kalma tazminatı Olmak üzere toplam 1.800.000,00TL b)ZMMS Poliçe Limiti(1.800.000,00TL) dışında kalan tutar: Davacı ... için 879.542,67TL destekten yoksun kalma tazminatı Davacı ... için 502.780,75TL destekten yoksun kalma tazminatı Olmak üzere toplam 1.382.323,42TL c)Genişletilmiş Filo Kasko Poliçesi İMMS teminat limitinin 4.000.000,00TL olduğu, 2)Trh2010 Yaşam Tablosuna göre; a)ZMMS Poliçe Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar: Davacı ... için 1.153.174,36TL destekten yoksun kalma tazminatı Davacı ... için 646.825,64TL destekten yoksun kalma tazminatı Olmak üzere toplam 1.800.000,00TL b)ZMMS Poliçe Limiti(1.800.000,00TL) dışında kalan tutar: Davacı ... için 1.228.378,18TL destekten yoksun kalma tazminatı Davacı ... için 689.008,11TL destekten yoksun kalma tazminatı Olmak üzere toplam 1.917.386,29TL c)Genişletilmiş Filo Kasko Poliçesi İMMS teminat limitinin 4.000.000,00TL olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVACILAR ... ... VE ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEPLERİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Desteğin oğlu davacı ... 11.08.1990 doğumlu olup, vefat tarihinde 33 yaşındadır. Desteğin oğlu davacı ... ise 11.08.1985 doğumlu olup, vefat tarihinde 38 yaşındadır. Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Adı geçen davacılar kaza tarihinde 25 yaşından büyük olduğundan destek tazminatı taleplerinin reddi gerekmiştir. DAVACILAR ... VE ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEPLERİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacı ... desteğin eşi olduğundan diğer davacı Rümeysa Acar ise desteğin yukarıda belirtilen bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere özürlü çocuğu olduğundan destek tazminatı talepleri yerindedir. DESTEK ZARARI TAZMİNATININ HESAPLANMASINDA HÜKME ESAS ALINMASI GEREKEN YAŞAM FORMÜLÜNÜN TRH 2010 YA DA PMF 1931 YAŞAM FORMÜLLERİNDEN HANGİSİNİN OLMASI GEREKTİĞİNE İLİŞKİN OLARAK YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Konuya ilişkin Yargıtay . Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin olarak vermiş olduğu, 30/05/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararında; "... KTK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir. TBK'nın 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. TBK'nın "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Sürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Dairemiz içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Buna göre haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemeler bulunmasının da genel ilkelerden ayrılmak için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı da bu yöndedir.) Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı ile ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının belirlenmesi için bakiye ömrün belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına dair içtihat değişikliğine gidilmiş olup istikrarlı şekilde bu yönde kararlar verilmeye devam edilmektedir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu edilen iki husus hakkında da hem sürücü, hem işleten, hem de sigorta şirketleri açısından Daire uygulaması aynı şekildedir. Dolayısıyla uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir. KARAR: Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE... " şeklinde karar verilmiştir. Yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında da değinildiği üzere, Trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekmektedir. Bu durumda tazminat davalarında zarar hesabında birliğin sağlanması ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi göz önüne alındığında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacaktır. Dava konusu olayda da, aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesap edilen zarar miktarına göre davacılar ... ve ...'ın destek zararlarının esas alınması gerekmiştir. DAVA KONUSU KAZADAKİ MÜTERAFİK KUSUR DURUMU YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, müteveffa, araç dışında yaya olarak beklediği sırada aracın hareket etmesi ve yol üzerinde bulunan trafik levhasının üzerine düşmesi sonucu vefat etmiştir. Müteveffanın alkollü veya ehliyetsiz sürücünün kullandığı aracın kendisine çarpması üzerine vefat etmesi gibi bir durum vukuu bulmamıştır. İTÜ heyetince düzenlenen raporda da müteveffanın bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. DAVALILAR ... VE ... LTD. ŞTİ.'NE YÖNELİK MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME; TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda; davacılar ile davalıların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu, müteveffa ile davacılar arasındaki yakınlık derecesi, olay sonrasında duyulan manevi acı hususları dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin adı geçen davalılar yönünden tam kabulü gerekmiştir. BELİRLENEN TAZMİNATLARA İŞLETİLECEK FAİZ TÜRÜ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME: Konuya ilişkin Konya BAM . Hukuk Dairesinin 20/06/2025 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "...Kazaya konu davalı sigortalara sigortalı ... plakalı sürücünün kullandığı araç ruhsatında yük nakli amaçlı ticari kamyonet olduğu belirtilmiş olmakla, ıslah dilekçesinde de hükmedilecek tazminatlara ticari faiz uygulanması talep edilmiş bulunup, avans faizine hükmedilmesi yerine yasal faize hükmedilmesinde yasal isabet bulunmamakla, buna yönelik davacı taraf istinafının kabulü gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda, kazaya karışan ... plakalı aracın araç ruhsatında yük nakli amaçlı ticari kamyonet olduğu belirtilmiş olmakla ve dava dilekçesinde ve ayrıca bedel arttırım dilekçesinde avans faizi talep edilmiş olmakla belirlenen tazminatlara uygulanacak faiz türünün avans faizi olması gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacılar vekili davalı araç sürücüsü ile işleten için faiz başlangıcının kaza tarihinden değil, müteveffanın vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren olmasını talep ettiğinden hüküm davacının talebine bağlı olarak oluşturulmuştur. ... Sigorta A.Ş. yönünden ise tazminat ödemesi için yapılan ihbardan itibaren geçen 8 iş günlük sürenin sonunda 26/02/2024 tarihinden itibaren faizin işlemeye başlayacağı karar altına alınmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-a)DAVACI ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ İLE; 2.381.552,54TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli ölüm/sakatlanma teminat klozu ve garame hesabı kapsamında 1.153.174,36TL(faiz ve ferileri hariç) ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26/02/2024 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... yönünden davacının talebiyle bağlı kalınarak desteğin vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)DAVACI ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİNİN DAVALI ... SİGORTA A.Ş. YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-a)DAVACI ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ İLE; 1.335.833,75TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli ölüm/sakatlanma teminat klozu ve garame hesabı kapsamında 646.825,64TL (faiz ve ferileri hariç) ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26/02/2024 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... yönünden davacının talebiyle bağlı kalınarak desteğin vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)DAVACI ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİNİN DAVALI ... SİGORTA A.Ş. YÖNÜNDEN REDDİNE, 3-DAVACI ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİNİN TÜM DAVALILAR YÖNÜNDEN REDDİNE, 4-DAVACI ... ...'IN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİNİN TÜM DAVALILAR YÖNÜNDEN REDDİNE, 5-a)DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ İLE; 400.000,00TL manevi tazminatın, davacının talebiyle bağlı kalınarak desteğin vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN DAVALI ... SİGORTA A.Ş. YÖNÜNDEN REDDİNE, 6-a)DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ İLE; 400.000,00TL manevi tazminatın, davacının talebiyle bağlı kalınarak desteğin vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN DAVALI ... SİGORTA A.Ş. YÖNÜNDEN REDDİNE, 7-a)DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ İLE; 400.000,00TL manevi tazminatın, davacının talebiyle bağlı kalınarak desteğin vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN DAVALI ... SİGORTA A.Ş. YÖNÜNDEN REDDİNE, 8-a)DAVACI ... ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ İLE; 400.000,00TL manevi tazminatın, davacının talebiyle bağlı kalınarak desteğin vefat tarihi olan 20/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)DAVACI ... ...'IN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN DAVALI ... SİGORTA A.Ş. YÖNÜNDEN REDDİNE, 9-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00TL arabuluculuk giderinin, iş bu davadaki arabuluculuğun son dönemdeki Yargıtay uygulaması gereği ihtiyari arabuluculuk olarak kabul edilmesi sebebiyle (Bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 253.934,66TL ve manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 109.296,00TL olmak üzere toplam alınması gereken 363.230,66TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 5.478,47TL harç ile yargılama sırasında alınan 12.689,90TL tamamlama harçları toplamı olan 18.168,37TL harcın mahsubu ile bakiye 345.062,29TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta şirketinin 1.800.000,00/5.317.386,29 oranında hesaplanan 116.807,79TL'den davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna), 11-Davacılar tarafından yapılan 2.273,80TL başvuru harçları, dava açılırken peşin olarak alınan 5.478,478TL ile yargılama sırasında alınan 12.689,90TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 20.442,17TL harcın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı ... Sigorta şirketinin 1.800.000,00/5.317.386,29 oranında hesaplanan 6.919,92TL'den davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna), 12-Davacılar tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı, 4.055,60TL ihtiyati haciz harçları, 35.000,00TL bilirkişi ücretleri ve 2.562,00TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 41.678,40TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (5.317.386,29/5.319.386,29) 41.662,73TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı ... Sigorta şirketinin 1.800.000,00/5.317.386,29 oranında hesaplanan 14.103,34TL'den davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna), kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 13-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 351.417,36TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (davalı ... Sigorta şirketinin 1.153.174,36/2.381.552,54 oranında hesaplanan 170.160,21TL'den davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna), 14-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 205.016,73TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (davalı ... Sigorta şirketinin 646.825,64/1.335.833,75 oranında hesaplanan 99.271,39TL'den davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna), 15-Davacı ... için AAÜT'nin 13/4 maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 16-Davacı ... için AAÜT'nin 13/4 maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 17-Davacı ... için AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 18-Davacı ... ... için AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 19-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 64.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 20-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 64.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 21-Davacı ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 64.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 22-Davacı ... ... için AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 64.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Nakliyat ... Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 23-Davacı ... için AAÜT'nin 10/3 maddesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 24-Davacı ... için AAÜT'nin 10/3 maddesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 25-Davacı ... için AAÜT'nin 10/3 maddesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 26-Davacı ... ... için AAÜT'nin 10/3 maddesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, 27-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 28-İş bu davanın basit usule tabi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun 321/2. maddesi gereğince gerekçeli kararın herhangi bir talep aranmaksızın, re'sen dava taraflarına tebliğine, (Yargıtay HGK. ... E., ... K., Ankara BAM . H.D. ... E. ... K., Konya BAM .HD. ... E, Adana BAM . HD ... E, İstanbul BAM . HD. ... E , Ankara BAM .HD ... E ... K) Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/02/2026
Başkan Üye Üye Katip