İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/93 E. 2026/102 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/93
- Karar No
- 2026/102
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/93 Esas KARAR NO: 2026/102 DAVA: Çek İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/02/2023 KARAR TARİHİ: 12/02/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yetkili hamili bulunduğu;-----tarafından keşide edilen ---- tarafından keşide edilen --- tarihinde ------- kargo yoluyla gönderilmek üzere cirolandığı çeklerin kargo aşamasında kaybolduğu, çeklerin davacı tarafından bulunamaması üzerine ------ Sayılı dosyası ile çek iptali davası --- tarihinde ikame edildiği, teminat karşılığında ---- tarihinde mahkemece ödeme yasağı konulduğu, davaya konu çeklerin yargılama sürecinde muhataba ibraz edildiğinden -------- tarihli duruşma zaptının 2 numaralı ara kararı ile taraflarına çeklerin istirdadı davası açmak üzere süre verildiği, çek bedelleri icra tehdidi altında ödendiğinden bu aşamada çeklerin istirdadı davası açmakta davacının hukuki menfaati bulunmadığından çek bedellerinin istirdadı davasının ikame edildiği, davaya konu---- tarafından keşide edilen ---- bedelli çek olup işbu çek davacı şirket tarafında --- gönderilmek üzere -------- irsaliye numarası ile teslim edildiği, çeklerin davacı şirkete verildiğine ilişkin çek giriş bordroları ile çeklerin davacı elinden çıktığına ilişkin çek çıkış bordroları ile ----- ait fatura ve cari hesap ekstresinin dilekçe ekinde sunulduğu, davacıdan sonra gelen ciranta olan ------- Yetkilileri ve vekilleri dosyaya tarafımızla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, kaşelerinin taklit edildiğini ve imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ---- tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirket tarafından müvekkile ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP / TALEP :Davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirketin temsilcisi duruşmalara katılmamış; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, --- Kayıtları, --- Formları, ----Cevabı, --- Kayıtları, Çek fotokopisi, --- Soruşturma Sayılı Dosyası --- Kayıtları,------sayılı dosyası, Sayılı dosyası, Davacının Ticari Defter ve Belgeleri, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 6102 Sayılı TTK'nin 763.maddesi gereğince rıza dışında elden çıkan çeke ilişkin olarak aynı yasanın 790 ve 792. maddeleri mucibince çek hamiline karşı açılmış çek iade/çek bedelinin iadesi davası (istirdat) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak taraf teşkilinin sağlandığı ve dilekçeler aşamasının tamamlandığı anlaşılmakla dava şartları da incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın davacı vekililinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri yerine getirilmiş ve araştırılacak bir husus bulunmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince; mahkememizde açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalı davaya süresinde yanıt vermediğinden HMK'nin 128. maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmış, incelenip değerlendirilmiştir. Buna göre öncelikle mahkememizce davacı şirket ile davaya esas çekin arkasında yer alan ikinci ciranta ve doğal olarak devam eden cirantalar arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişki olmadığı anlaşılmıştır. Ne var dava konusu çekin emrine düzenlendiği, çekin arkasındaki ilk cironun davacıya ait olduğu, çekin zayi olduğu iddiasıyla hasımsız şekilde iptal davası açıldığı, mahkemece ödeme yasağı kararı verildiği, çekin ibrazı üzerine istirdat davası açılması için davacıya süre verildiği, çekteki cirolarının düzgün ve birbirini takip ettiği görülmüştür. Davacının cirosu beyaz ciro olup, bu ciro ile sonraki cirantanın çeki iktisap ettiği görülmüştür. Dava ise çeki ibraz eden son ciranta hamile karşı yöneltilmiştir. Çekin istirdadı davası, çeki ağır kusurlu veya kötü niyetle iktisap eden hamile karşı açılabilir. Dosya kapsamındaki açıklamalardan çekin lehdar olan davacı tarafından ciro edildiği, beyaz ciro ile sonraki cirantanın iktisabının bulunuğu ve çekteki ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nin 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK'nin 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nin 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK'nin 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa... ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir.------- Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Bu davada ispat yükü HMK'nın 190. maddesine göre davacıya aittir. Davacı çekin yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat edeceği gibi, davalının da iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispat etmelidir. Davalının cevap vermemesi veya çek iptali davasında ödeme yasağı kararı verilmesi ve ilan yapılması ispat yükünü değiştirmemektedir. Davacının cirosunun beyaz ciro olması nedeniyle sonraki cirantanın iktisabının korunması gerektiği gibi, araya giren cirolar dikkate alındığında, çekteki hakkın birbirini takip eden cirolardan anlaşılması karşısında, davalının çek cirantaları arasındaki ticari ilişkileri tahkik ederek çeki iktisap etmesi beklenemez. Görüldüğü üzere TTK'nın 792.maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nin 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. TTK'nin 677.maddesi gereğince imzaların bağımsızlığı ilkesi ve son ciro beyaz ciro olduğundan, çeki başka kişilerden de alan kişinin iktisabının TTK'nın 682 vd. maddelerine göre korunması gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde 4721 Sayılı TMK'nin 6. ve 6100 Sayılı HMK'nin 190, maddeleri gereğince ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir. ------6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 512,33 TL harçtan mahsubuyla bakiye 219,67 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026